Geri Dön

Komplementsätze im Türkischen

Türkçe Tümleç Yan Cümleleri

  1. Tez No: 993741
  2. Yazar: HATİCE COŞKUN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MARCEL ERDAL
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Türk Dili ve Edebiyatı, Turkish Language and Literature
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2011
  8. Dil: Almanca
  9. Üniversite: Johann-Wolfgang-Goethe-Unıversıtat
  10. Enstitü: Yurtdışı Enstitü
  11. Ana Bilim Dalı: Türkoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Türk Dili Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu doktora çalışması, Türkçe tümleç yan cümlelerini ele almaktadır. Tümleç yan cümlesi terimi, burada bir ana yükleme özne veya nesne işleviyle bağlı bir önermenin dilbilgisel ifadesini karşılamaktadır. Türkçe tümleç yan cümleleri, yüklemlerinin çekimlilik esasına göre iki çeşittir. Yüklemleri sıfatfiil ekleri -DIG, -(y)AcAG ve isim-fiil ekleri -mAk/-mA ve -(y)Iş ile adlaşanlar çekimsiz tümleç yan cümlelerini oluşturur. Yüklemlerinin çekimli karakterini koruyarak diye ve ki gibi bağımsız dil birimleriyle ya da böyle bir bağlayıcı birim olmadan bir ana cümle yüklemine bağlananlar da çekimli tümleç yan cümlelerini oluştururlar. Çekimsiz yapıda olanlar aynı zamanda tümleç yan cümlelerinin kurallı dizgesini oluşturur. Aşağıdaki tabloda köşeli ayraç içinde yer alan cümleler tümleç yan cümleleridir. I. ÇEKİMSİZ temel cümle → [tümleç yan cümlesi] + ana cümle (1) Ali makale yazıyor. -DIG (1a) [Ali makale yaz-ma]-ya ¬başladı. -(y)ACAG (1b) [Ali'nin makale yaz-dığ-ın]-ı biliyorum. -mAk/-mA (1c) [Ali'nin makale yaz-ış-ı] akademik tarafını öne çıkardı. -(y)Iş II. ÇEKİMLİ [tümleç yan cümlesi] + ana cümle (2) Ali makale yazıyor. diye (2a) [Ali makale yazıyor] diye biliyorum. Ø (2b) [Ali makale yazıyor] sanırım. ki (2c) Biliyorum ki [Ali makale yazıyor]. Ø (2d) Sanırım [Ali makale yazıyor]. Gerek 1960'lara uzanan sözdizimsel çalışmalar gerek 1990'lardan sonra anlambilimsel ve sözdizimsel etkileşime dayanan çalışmalar, önemli tartışmaları başlatmıştır. Bu tartışmalar tümleç yan cümlelerinin dağılımını belirleyen ölçütleri belirleme bakımından çok önemlidir. Söz konusu çalışmalar her seferinde bu ölçütleri biraz daha netleştirmeye çalışırken koydukları sınırlarla, ya da çözümlemelerde kalan soru işaretleriyle başka çalışmalara çıkış noktası olmuşlardır. O yüzden her çalışma bu tekâmül sürecinde ayrı bir değere sahiptir. Bununla birlikte bu süreçteki çalışmaların ortak birkaç özelliğine değinmek gerekir: i. Her iki yaklaşım, olgusallık ayrımında çekimsiz tümleç yan cümlelerini şekillendiren -DIG ve -(y)AcAG sıfat-fiill ekleri ve -mAk/-mA isim-fiil ekleri üzerinde yoğunlaşmıştır. -(y)Iş isim-fiilini de böyle bir dağılıma dahil eden çalışmalar sınırlı kalmıştır. ii. Her iki yaklaşım, hem tümleç yan cümleleri hem de bunların bağlı olduğu ana cümlelerin sadece olumlu bildirim kipleri üzerinden yapılan çözümlemelere dayanmaktadır. Özellikle ana cümle eylemindeki olumsuzluk anlamının tümleç yan cümlesi üzerindeki etkisi, hem olgusallık hem de olumsuzlamanın kapsamı (scope) açısından belirleyici bir role sahiptir. Buna rağmen tümleç yan cümlelerinde olumsuzluk üzerine yapılan çalışmalar da aynı şekilde sınırlı kalmıştır. iii. Yine her iki yaklaşımın çalışmaları arasında soru unsuru taşıyan tümleç yan cümleleri ya da bunların soru anlamı içeren ana eylemlerine yönelik yapılan çalışmalar sınırlı kalmıştır. Yukarıda değinilen sınırlılıklar Türkçe tümleç yan cümleleri üzerine yaptığımız doktora çalışmasına çıkış noktası olmuştur. Çalışmanın önemli bir kısmında soru cümleleri tümleç yan cümlelerine dönüşürken oluşan sözdizimsel ve anlamsal dönüşüm ele alınmıştır. Bunun yanı sıra tümleç yan cümlesi ve ana cümle düzlemindeki olumsuzluk ifadeleri ve olumsuzlamanın kapsamı da çalışmada incelenmiştir. Gerek soru cümleleri gerek olumsuzluk ifadeleri incelenirken, yüklemi çekimli tümleç yan cümleleri de, en az çekimsiz tümleç yan cümleleri kadar çözümlemelerde yer almıştır. Özellikle -(y)Iş'lı tümleç yan cümlelerine, soru cümleleri ve olumsuzluk anlamının incelendiği iki ana bölümde, olgusallık ayrımı noktasında yapılan deneysel testlerde ve çözümlemelerde diğer tümleç yan cümleleri gibi yer verilmiştir. -(y)Iş'lı tümleç yan cümlelerinin taşıdığı olgusal değer gösterilerek olgusallık ayrımının dayandırıldığı ölçütlerin yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır

Özet (Çeviri)

This doctoral dissertation addresses Turkish complement clauses. The term complement clause here refers to the grammatical expression of a proposition subordinated by a main predicate as subject or object. Turkish complement clauses are of two kinds, based on whether their predicates are inflected or not. Those whose predicates are nominalized through participial suffixes -DIK, -(y)AcAK and deverbal nominal suffixes -mAk/-mA and -(y)Iş constitute non-finite complement clauses. Those that preserve the finite character of their predicates and are attached to a main clause predicate either with independent units such as diye and ki, or without such a binding unit, form finite complement clauses. The non-finite ones at the same time constitute the regular system of complement clauses. In the table below, the bracketed sentences are complement clauses. I. NON-FINITE basic clause → [complement clause] + main clause (1) Ali makale yazıyor. -DIG (1a) [Ali makale yaz-ma]-ya ¬başladı. -(y)ACAG (1b) [Ali'nin makale yaz-dığ-ın]-ı biliyorum. -mAk/-mA (1c) [Ali'nin makale yaz-ış-ı] akademik tarafını öne çıkardı. -(y)Iş II. FINITE [complement clause] + main clause (2) Ali makale yazıyor. diye (2a) [Ali makale yazıyor] diye biliyorum. Ø (2b) [Ali makale yazıyor] sanırım. ki (2c) Biliyorum ki [Ali makale yazıyor]. Ø (2d) Sanırım [Ali makale yazıyor]. Both the syntactic studies dating back to the 1960s and the studies after the 1990s focusing on the interaction between semantics and syntax have initiated important debates. These debates are crucial for establishing the criteria that determine the distribution of complement clauses. While these studies have each sought to clarify such criteria further, the boundaries they set or the unresolved questions left in their analyses have served as starting points for subsequent research. Therefore, every study holds a distinct value within this evolutionary process. That said, a few common characteristics of the studies in this process should be noted: i. Both approaches have concentrated on participial suffixes -DIK and -(y)AcAK, and deverbal nominal suffixes -mAk/-mA, which shape non-finite complement clauses in terms of factivity. Studies that also include the nominal form -(y)Iş within this distribution remain limited. ii. Both approaches base their analyses solely on declarative affirmative moods, both in main and complement clauses. Yet, the presence of negation in the main clause predicate plays a decisive role regarding both factivity and the scope of negation. Despite this, studies on negation in complement clauses have likewise remained limited. iii. Again, among both approaches, studies on complement clauses containing interrogative elements, or on their relation to matrix clauses with interrogative meaning, are scarce. The limitations mentioned above constitute the starting point for our doctoral study on Turkish complement clauses. A significant part of the dissertation focuses on the syntactic and semantic transformation that arises when interrogative sentences turn into complement clauses. Furthermore, expressions of negation and the scope of negation in both complement and main clauses are examined. In analyzing interrogatives and negation, finite complement clauses have been included in the analyses to the same extent as non-finite ones. In particular, complement clauses formed with -(y)Iş have been considered in both main chapters focusing on interrogatives and negation, respectively, as well as in experimental tests and analyses conducted with respect to factivity. By demonstrating the factual value carried by -(y)Iş complement clauses, it has been emphasized that the criteria on which factivity distinctions rest need to be reconsidered.

Benzer Tezler