Erken rektal kanserde tedavi: Lokal eksizyon
Treatment of early rectal cancer: Local excision
- Tez No: 99373
- Danışmanlar: DOÇ.DR. MAHMUT MÜSLÜMANOĞU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Genel Cerrahi, Onkoloji, General Surgery, Oncology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2000
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Özet yok.
Özet (Çeviri)
74 ÖZET Nisan 1991 - Haziran 2000 tarihleri arasında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'na başvuran uygun kriterler taşıyan distal rektum kanserli 20 (Evre I) hastaya küratif amaçla lokal eksizyon (LE) uygulanmış, ve sonuçlar retrospektif olarak incelenmiştir. Palyatif amaçlı lokal eksizyonlar çalışma dışı bırakılmıştır. 12'si (%60) erkek, 8'i (%40) kadm ve yaş ortalaması 58.7 (30-75) olan hastalar, hematoşezi, rektal ağrı, anemi ve dışkılama alışkanlığında değişiklik yakınmalanyla başvurmuşlardır. Tüm hastalara rektal tuşe ve rektoskopi yapılmış, tümör bölgesinden çok sayıda biyopsi alınarak preoperatif doğru bistopatolojik tanıya ulaşılmıştır. 16 (%80) hastaya kolonoskopi, 4 (%20) hastaya baryumlu kolon grafisi yapılarak senkron tümör olup olmadığı araştırılmış, hiçbir hastada bulunmamıştır. Preoperatif evrelemede 11 (%55) hastada pelvik bilgisayarh tomografi (BT) ve endorektal ultrasonografi (EUS), 5 (%25) hastada pelvik bilgisayarh tomografi (BT) ve endorektal magnetik rezonans görüntüleme (MRI), 4 (%20) hastada da sadece pelvik bilgisayarh tomografi (BT) kullanılmıştır. 7 (%35) hastaya batın ultrasonografi (USG), 13 (%65) hastaya batın BT yapılarak uzak metastaz olup olmadığı araştırılmış, hiçbir hastada bulunmamıştır. Hastaların tümör çaplan 1.3-3cm (ort 2.5cm) arasında değişim göstermiş, sadece 1 hastada tümör çapı 4cm olarak saptanmıştır. Anal verge'den uzaklık ortalama 4.3cm olup 2 ile 10cm arasında değişim göstermiştir. Tümörler şekil ve rektal duvarda yerleşim yerine göre incelendiğinde %75'inin polipoid, %25'inin ülsere olduğu görülmüş, %40'mda anterior, %35'inde posterior, %20'sinde de lateral duvar yerleşimi saptanmıştır. %5 vakada tümör lokalizasyonu tam olarak belirlenememiştir. ? Cerrahi tedavi olarak 17 hastaya transanal lokal eksizyon (LE), 3 hastaya transsakral Kraske girişimi uygulanmıştır. Transanal girişimde anal dilatasyonu takiben otomatik valv ekartörler yerleştirilerek tümör ortaya konulduktan sonra, anal sfinkterm uzun süre gerili kalmamasına dikkat edilerek tümöre lcm mesafeden 4 noktadan askı sütürleri konulmuş, tümör etrafındaki 0.5-lcm'lik normal doku ile birlikte tüm rektal katları içerecek şekilde ve arkasındaki perirektal yağlı doku ile birlikte disk şeklinde çıkarılmıştır. Küçük polipoid tümörlerde eksizyon müsküler tabakaya kadar yapılmıştır.75 Tam-kat eksizyonda oluşan duvar defekti 3/0 Vycril ile çift kat üzerinden primer olarak kapatılmıştır. Piyeslerin histopatolojik incelemesinde 9 (%45) hastada Tl tümör, 11 (%55) hastada T2 tümör saptanmış, 14 (%70) hastada ortalama 2 (range 1-4) lenf nodu çıkarılmış, hiçbir lenf nodunda metastaz saptanmamıştır. 6 vakada tam kat eksizyon yapılmadığı için lenf nodlan değerlendirilememiştir. Tümörlerin 18 (%90) vakada iyi diferansiye, 2 (%10) vakada ise orta diferansiye olduğu bildirilmiştir. 3 (%15) vakada tümörün müsinöz alanlar içerdiği, 4 (%20) vakada ise lenfositik infiltrasyon gösterdiği tespit edilmiştir. Tüm T2 hastalar ve Tl olup T2 şüphesi taşıyan 1 hasta 50 Gy (28 fr) 4 alan radyoterapisi (RT) almış, hiçbir hastaya kemoterapi (KT) verilmemiştir. Transsakral Kraske girişiminde bulunulan 1 (%5) hastada erken postoperatif dönemde rektokütanöz fistül gelişmiş ve konservatif tedavi ile kapanmıştır. RT sırasında 1 (%5) hastada prostatizm gelişmiş, ve RT dozu 3960 cGy'de kesilmiştir. Ortalama 4 yıllık (range 1-9 yıl) takip sonunda 56 ve 58. aylarda 2 (%10) hastada lokal nüks gelişmiş, sistemik yayılım saptanmamıştır. Hastaların tümör özellikleri (çap, duvar tutulumu, diferansiyasyon...) ile lokal nüks arasında istatistiksel anlamlı sonuçlar elde edilmemiştir. Lokal nüks tespit edilen bir hastaya abdominoperineal rezeksiyon (APR), diğerine ise aşağı anterior rezeksiyon (LAR) yapılmış, her iki tümörün de perirektal yağlı dokuda pelvis duvarına yakın nüks ettiği, ancak lenf nodu metastazı olmadığı saptanmıştır. 1 (%5) hasta postoperatif 24. ayda pnömoni nedeniyle ölmüştür. 5 yıllık genel sağkalım %100, 5 yıllık lokal nükssüz sağkalım %78.9'dir.
Benzer Tezler
- Prostat kanseri tanı ve takibinde trus ve trus eşliğinde transrektal prostat biopsisinin yeri
Başlık çevirisi yok
GÜRKAN GECEER
- Kolorektal kanserli olgularda östrojen ve progesteron reseptör ekspresyonunun önemi
The importance of expression of estrogen and progesterone receptors in colorectal carcinomas
FEYZULLAH UÇMAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2000
OnkolojiDokuz Eylül Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ÖMER S. TOPALAK
- Kolo-rectal kanserli hasta ve yakınlarında genetik yatkınlığın araştırılması
The Investigation of genetic predisposition in patients with colorectal cancer and their relatives
BERRİN TUNCA
- Prostat kanserinin tanısında PSA, TRUS ve TRUS eşliğinde prostat biopsisinin klinik uygulamadaki yeri
Başlık çevirisi yok
SONER GÜNEY
- Gebeliğin son üç ayındaki kadınların vaginal, rektal ve üretral örneklerinde B grubu streptokok izole edilme oranı
The incidance of group B streptococcus isolation in vaginal, rectal and urethral samples obtained from pregnant women in last trimestr
MELAHAT KARAKUŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1998
MikrobiyolojiCumhuriyet ÜniversitesiMikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MEMNUNE ERANDAÇ