Geri Dön

Morphological analysis of urban blocks and their impact on urban quality in Mugla city center

Muğla kent merkezindeki kentsel blokların morfolojik analizi ve kentsel kaliteye etkileri

  1. Tez No: 992002
  2. Yazar: MELDA BALABAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. FERAY KOCA
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Şehircilik ve Bölge Planlama, Urban and Regional Planning
  6. Anahtar Kelimeler: Kentsel Blok, Kentsel Kalite, Muğla, Sürdürülebilir Kentsel Biçim Kalitesi, Tipomorfoloji, Muğla, Sustainable Urban Form Quality, Typo-morphology, Urban Block, Urban Quality
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi
  10. Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Kentsel yapı adaları, kentsel biçimin üretildiği, algılandığı ve deneyimlendiği temel morfolojik birimler arasında yer almaktadır. Yapı adaları, yalnızca yapı ve parsellerin fiziksel taşıyıcıları olmakla kalmayıp, sokaklar, parseller ve yapı kütleleri arasındaki ilişkileri düzenleyerek erişilebilirlik, geçirgenlik, mekânsal süreklilik ve gündelik kentsel yaşam üzerinde belirleyici bir rol üstlenmektedir. Kentsel biçimi bina ya da sokak ağı ölçeğinde ele alan geniş bir literatür bulunmasına karşın, yapı adası ölçeğindeki morfolojinin sürdürülebilir kentsel biçim kalitesine katkısı büyük ölçüde analitik olarak yeterince incelenmemiştir. Bu boşluktan hareketle, bu çalışma farklı yapı adası tipolojilerinin biçim temelli kentsel kalite ve mekânsal performans üzerindeki etkilerini, kentsel doku bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma alanı, Osmanlı dönemine ait geleneksel dokudan Erken Cumhuriyet dönemi konut alanlarına, 1960–1980 yılları arasındaki kooperatif yerleşimlerine ve 1980 sonrası planlı ve plansız gelişmelere kadar uzanan katmanlı morfolojik dönemlere sahip olan Muğla kent merkezidir. Çalışma kapsamında, farklı morfolojik özellikleri temsil eden on adet kentsel doku seçilmiş; her biri, heterojen dokuların iç içe geçmesini engellemek ve karşılaştırılabilirliği sağlamak amacıyla 200 metrelik yarıçaplı tampon alanlar ile sınırlandırılmıştır. Bu görece dar analiz sınırı, kentin küçük ölçeğiyle uyumlu olup yapı adası düzeyindeki özelliklerin daha hassas biçimde değerlendirilmesine olanak tanımaktadır. Bulgular, kompaktlık–yoğunluk ve geçirgenlik parametrelerinin tüm kentsel dokular genelinde en yüksek düzeyde sağlanan SUFQ bileşenleri olduğunu; buna karşılık erişilebilirlik ile açık ve yeşil alanların en zayıf kalan boyutlar olarak öne çıktığını göstermektedir. Kentsel dokuların performansı, yasal düzenlemeler, toplumsal koşullar ve kentsel yapı içindeki konumları tarafından şekillenen gelişim süreçlerine bağlı olarak farklılaşmaktadır. Planlı konut dokuları, plansız gelişmelere kıyasla genel olarak daha yüksek SUFQ değerlerine ulaşmakta; özellikle 1940–1980 yılları arasında kamu eliyle geliştirilen konut alanları en yüksek performans gösteren dokular arasında yer almaktadır. Bu durum, özel sektör odaklı kâr baskısının görece sınırlı olması sayesinde, iç yapı adası boşlukları ve yeşil alanların yaya dolaşımıyla bütünleşik biçimde kurgulanabilmesiyle açıklanmaktadır. Bu dokularda yapı adası içi boşluklar, geçiş mekânları olarak işlev görmekte; bu sayede görece büyük ya da uzamış yapı adası formlarının olası olumsuz etkileri telafi edilebilmektedir. Sonuçlar ayrıca, yapı adası büyüklüğünün tek başına kentsel biçim kalitesini belirleyici olmadığını; ancak yüksek uzun blok oranı ve aşırı uzama gibi kritik eşiklerin aşılması durumunda olumsuz etkilerin belirginleştiğini ortaya koymaktadır. Çalışma, özellikle morfolojik olarak katmanlı ve ölçeği sınırlı kentlerde, yapı adası tipolojilerinin birlikte var olduğu bağlamlar için kentsel tasarım ve planlama uygulamalarına yönelik kavramsal ve yöntemsel çıkarımlar sunmaktadır.

Özet (Çeviri)

Urban blocks constitute one of the fundamental morphological units through which urban form is produced, perceived, and experienced. Blocks influence accessibility, permeability, spatial continuity, and daily urban life by mediating the relationships between streets, plots, and built volumes in addition to serving as actual containers for buildings and plots. Block-level morphology has frequently remained analytically underexplored, especially when it comes to its contribution to sustainable urban form quality, despite the fact that a sizable body of literature has studied urban form at the scale of buildings or street networks. In order to close this gap, this study examines how various urban block typologies affect form-based urban quality and spatial performance in the context of urban tissues. The research focuses on the city centre of Muğla, Turkey, a settlement characterized by layered morphological periods ranging from traditional Ottoman fabric to Early Republican residential developments, 1960-1980s cooperative initiatives, and post-1980 planned and unplanned developments. Ten representative urban tissues were selected as case areas, each delineated by a 200-metre radius buffer in order to ensure comparability across different morphological settings while avoiding the overlap of heterogeneous fabrics. The choice of this relatively compact analytical boundary reflects the limited scale of the city and allows for a more precise evaluation of block-level characteristics. Methodologically, the study employs a mixed morphological and configurational approach. Quantitative block indicators—including block area, perimeter, square compactness, elongation, ground space index (GSI), floor space index (FSI), open and green space, and block length ratios—are calculated using GIS-based spatial analysis. By evaluating block-level morphological properties through sustainable urban form quality (SUFQ) indicators, this study reveals how different urban block typologies perform in terms of spatial quality and provides insights into how various block types can achieve improved performance. Rather than advocating the universal imposition of a single block typology associated with high urban form quality, the study emphasizes enhancing sustainable urban quality within existing urban tissues through context-sensitive, guideline-based interventions at the neighbourhood and sub-area scales, specifically at the urban block scale. The findings indicate that compactness &density, and permeability are the most consistently satisfied SUFQ parameters across all urban tissues, while accessibility and the provision of open and green spaces represent the weakest dimensions. Performance levels vary according to the historical development processes of the areas, shaped by legal frameworks, social conditions, and their position within the urban structure. Planned residential tissues generally outperform unplanned ones, with publicly developed housing areas from the 1940s to the 1980s ranking among the highest in overall SUFQ. This is largely explained by the absence of profit-driven development pressures, which enabled the integration of internal green spaces with pedestrian circulation systems. In these tissues, internal block voids function as transitional public spaces, enhancing permeability and compensating for relatively large or elongated block forms. The results further suggest that block size alone does not diminish urban form quality unless critical thresholds, such as a high proportion of elongated blocks and excessive block lengths, are exceeded. The results offer further methodological and conceptual insights for urban design and planning practices, particularly in historically layered cities where block typologies coexist and interact within a constrained urban scale.

Benzer Tezler

  1. A study on urban morphology: The effect of bridges on the spatial configuration of Golden Horn neighborhoods

    Kent morfolojisi üzerine bir çalışma: Köprülerin Haliç yerleşimlerinin biçimlenmesine etkileri

    DEMET YEŞİLTEPE

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2016

    Şehircilik ve Bölge Planlamaİstanbul Teknik Üniversitesi

    Kentsel Tasarım Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE SEMA KUBAT

  2. The relation between venue preference and urban morphology in terms of smart city living

    Akıllı şehir yaşam koşullarında konum tercihi ile morfoloji arasında ilişki

    MARYAM ARSHADI

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2021

    Şehircilik ve Bölge Planlamaİstanbul Teknik Üniversitesi

    Kentsel Tasarım Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NESİP ÖMER EREM

  3. Bir başkentin morfolojik değişimi: Ankara örneği

    The morphological change of a capital: The case of Ankara

    MELİKE BOZ GÜNAY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Kentsel Tasarım Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE SEMA KUBAT

  4. Gecekondu ve yarı gecekondularda morfolojik analiz

    A Morphological analysis on squatters and semi-squatters

    PELİN DURSUN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    PROF. DR. GÜLSÜN SAĞLAMER

  5. Şanlıurfa kentsel siti-Suriçi bölgesi yerleşim morfolojisi ve avlulu konut tipolojisinin incelenmesi: Kurtuluş mahallesi örneği

    Sanliurfa urban site-surici region settlement morphology and investigation of housing typology with court: Example of Kurtuluş neighborhood

    ÖZLEM YÜCEL ERİŞMİŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    MimarlıkMimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NEZİH RECEP AYSEL