Geri Dön

Ankara'da bir özel hastanede SCORE Türkiye puanına göre hastaların miyokard perfüzyon sintigrafisinin (MPS) ve koroner anjiyografi sonuçlarının metodolojik incelenmesi

Methodological analysis of myocardial perfusion scintigraphy (MPS) and coronary angiography results of patients according to SCORE Türkiye in a private hospital in Ankara

  1. Tez No: 990891
  2. Yazar: ARDI RREKA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. METİN HASDE
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Halk Sağlığı, Public Health
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Gülhane Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Halk Sağlığı Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bulaşıcı olmayan hastalıklar içerisinde tüm ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan iskemik kalp hastalıkları açısından koroner arter hastalığının (KAH) teşhisinde kullanılan SCORE-Türkiye puanına göre miyokard perfüzyon sintigrafisinin (MPS) KAH tanı geçerliliğinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Aralık 2023 ve Kasım 2024 tarihleri arasında Ankara'da özel bir hastanenin kardiyoloji polikliniğine başvuran ve SCORE Türkiye puanına göre yüksek veya çok yüksek riskli olarak değerlendirilen hastalar bu çalışma için hedeflenmiştir. Yüksek ve çok yüksek riskli hastalar SCORE Türkiye sisteminin hesaplanmasına göre yapılmış ve iskemi taraması için non invazif MPS testinde iskemi pozitif olarak değerlendirilen bireyler dikkate alınmış ve toplam 427 gönüllü hasta çalışma için değerlendirilmiştir. Bu bireylerin ileri tetkik olarak altın standart olan invaziv koroner anjiografi görüntüleri değerlendirilmiştir. Veri toplama kapsamındaki ilgili değişkenler hastane bilgi sisteminden elde edilmiştir. Ayrıca çalışmaya katılan hastaların, kilo, boy ve tansiyonlar ölçümleri poliklinik muayene sırasında yapılmıştır. Araştırma kapsamında değişkenlere yönelik toplanan verilerin tanımlayıcı istatistiklerinin gösteriminde frekans, yüzde, ortalama standart sapma kullanılmıştır. Ayrıca gruplar da dağılımlarının gösteriminde grafiklerden faydalanılmıştır. Araştırma kapsamındaki ölçütlerin KAH'ı kestirme yeteneklerinin değerlendirilmesinde duyarlılık (duyarlılık), özgüllük (spesifite), pozitif prediktif değer ve negatif prediktif değer kullanılmıştır (1, 2). Ayrıca risk skorlarının KAH'ı kestirme yeterliliğinin değerlendirilmesini ise ROC analizinden faydalanılmıştır (3). Analizler SPSS 26 yazılım aracılığıyla yapılmıştır (4, 5) Bulgular: Araştırmaya katılan bireylerin cinsiyet dağılımı incelendiğinde, %40,75'inin (n=174) kadın, %59,25'inin (n=253) erkek olduğu görülmüştür. Katılımcıların yaş aralığı 35-90 yıl olup, yaş ortalaması 66,04 (±9,81) yıl olarak tespit edilmiştir. Katılımcıların vücut kitle indeksi (VKİ) aralığı 19,60-45,70 olup, ortalama VKİ 29,59 (±4,61) olarak bulunmuştur. Sigara kullanım durumu açısından, katılımcıların %48,48'i (n=207) sigara kullanmamakta, %51,52'si (n=220) ise sigara kullanmaktadır. Alkol kullanımı açısından ise %85,95'i (n=367) alkol kullanmamakta, %14,05'i (n=60) alkol kullanmaktadır. Beslenme türü tercihlerinde, %28,81'i (n=123) Akdeniz tipi beslenmeyi tercih ederken, %43,33'ü (n=185) karbonhidrat ağırlıklı ve %27,87'si (n=119) protein ağırlıklı beslenmektedir. Tuz kullanım durumu incelendiğinde, %25,53'ü (n=109) tuz kullanmazken, %74,47'si (n=318) tuz kullanmaktadır. Ayrıca araştırmaya katılan bireylerin kardiyovasküler klinik risk faktörleri incelendiğinde, katılımcıların %61,15'inde (n=291) hipertansiyon (HT) olduğu tespit edilmiştir. Geçirilmiş miyokard enfarktüsü (MI) oranı %18,50 (n=79) olarak belirlenmiştir. Katılımcıların %66,51'inde (n=284) hiperlipidemi, %39,11'inde (n=167) diabetes mellitus (DM), %41,46'sında (n=177) KAH öyküsü bulunduğu kaydedilmiştir. Ayrıca, %57,62'sinin (n=246) ailesel genetik risk faktörleri taşıdığı belirlenmiştir. Sistolik kan basıncı değerleri incelendiğinde, bireylerin sistolik kan basıncı aralığının 90-180 mmHg arasında değiştiği ve ortalama sistolik kan basıncının 130,09 mmHg (±15,45) olduğu saptanmıştır. Ek olarak araştırmaya katılan bireylerin kardiyo-metabolik risk faktörleri detaylı bir şekilde incelenmiştir. Katılımcıların LDL kolesterol değerlerinin 29,00-281,00 mg/dL arasında değiştiği ve ortalama LDL seviyesinin 122,32 mg/dL (±39,26) olduğu tespit edilmiştir. Bunların yanında araştırmaya katılan bireylerin kardiyak sonuçları incelendiğinde, miyokard perfüzyon sintigrafisi (MPS) sonuçlarına göre en sık görülen bulgular %20,84 ile (n=89) apeks + anterolateral ve %20,37 ile (n=87) anterolateral defekt olarak tespit edilmiştir. Son olarak da koroner anjiyografi (KAG) bulgularına göre, katılımcıların %56,67'si (n=242) KAH'a sahip değilken, %43,33'ü (n=185) KAH taşımaktadır. Araştırmaya katılan bireylerin koroner arter girişim öyküleri incelendiğinde, katılımcıların %19,20'sinin (n=82) koroner girişim geçirdiği tespit edilmiştir. Türkiye SCORE sonuçlarına göre, katılımcıların skor aralığı 0-63 arasında değişmekte olup, ortalama skor 11,41 (±9,22) olarak belirlenmiştir. Sonuç: Katılımcıların MPS testinin anjiyografik bulguları öngörme performansı incelendiğinde, MPS testinin negatif sonuç verdiği katılımcılar arasında anjiyografi sonuçlarına göre %18,6'sında (n=55) koroner darlık olmadığı (negatif), %9,8'inde (n=13) ise koroner darlık olduğu (pozitif) belirlenmiştir. MPS testinin pozitif sonuç verdiği katılımcılar arasında ise %81,4'ünde (n=240) koroner darlık bulunmamış, %90,2'sinde (n=119) koroner darlık tespit edilmiştir. Bu sonuç, MPS testinin koroner darlık bulunan bireylerin büyük bir kısmını doğru bir şekilde pozitif olarak tanımlayabildiğini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Among non-communicable diseases, ischemic heart diseases rank first among all causes of death. This study aims to examine the results of Myocardial Perfusion Scintigraphy (MPS) and coronary angiography according to the SCORE-Turkey risk SCORE used in the diagnosis of coronary artery disease (CAD). Materials and Methods: This study targeted patients assessed as high or very high risk based on the SCORE-Turkey criteria who visited the cardiology outpatient clinic of a private hospital in Ankara between December 2023 and November 2024. High and very high-risk patients were selected using the SCORE-Turkey system, and those with ischemia-positive results on the non-invasive MPS test were included in the study. A total of 427 voluntary patients were evaluated. Invasive coronary angiography, the gold standard for advanced evaluation, was performed. Relevant variables were collected from the hospital information system. Laboratory data from the past 6 months were retrospectively reviewed from patient files; body weight, height, and blood pressure were measured during outpatient visits. Descriptive statistics such as frequency, percentage, mean, and standard deviation were used to present the data. Graphs were also utilized to display group distributions. Sensitivity, specificity, positive predictive value, and negative predictive value were used to assess the predictive performance of the criteria for CAD (1, 2). Receiver Operating Characteristic (ROC) analysis was used to evaluate the predictive ability of the risk SCOREs for CAD (3). All analyses were performed using SPSS version 26 (4, 5). Results: Among the participants, 40.75% (n=174) were female, and 59.25% (n=253) were male. The age range was 35 to 90 years, with a mean age of 66.04 (±9.81) years. Based on marital status, 16.16% (n=69) were single, and 83.84% (n=358) were married. Employment status revealed that 35.13% (n=150) were unemployed and 64.87% (n=277) were employed. BMI values ranged from 19.60 to 45.70, with a mean of 29.59 (±4.61). Regarding smoking status, 48.48% (n=207) were non-smokers, and 51.52% (n=220) were smokers. Alcohol consumption showed that 85.95% (n=367) did not consume alcohol, while 14.05% (n=60) did. Regarding diet, 28.81% (n=123) followed a Mediterranean diet, 43.33% (n=185) consumed a carbohydrate-based diet, and 27.87% (n=119) had a protein-based diet. As for salt usage, 25.53% (n=109) did not use salt, and 74.47% (n=318) did. When cardiovascular clinical risk factors were analyzed, 61.15% (n=291) had hypertension (HT), and 18.50% (n=79) had a history of myocardial infarction (MI). Hyperlipidemia was present in 66.51% (n=284), diabetes mellitus (DM) in 39.11% (n=167), and a history of CAD in 41.46% (n=177). Additionally, 57.62% (n=246) had a family history of genetic risk factors. Systolic blood pressure ranged from 90 to 180 mmHg, with an average of 130.09 mmHg (±15.45). Cardiometabolic risk factors were also examined in detail. LDL cholesterol levels ranged from 29.00 to 281.00 mg/dL, with an average of 122.32 mg/dL (±39.26). Regarding cardiac outcomes, the most common MPS findings were apex + anterolateral defects (20.84%, n=89) and isolated anterolateral defects (20.37%, n=87). According to coronary angiography (CAG) results, 56.67% (n=242) of participants did not have CAD, while 43.33% (n=185) were diagnosed with CAD. Coronary intervention history showed that 19.20% (n=82) had undergone a coronary procedure. Based on the SCORE-Turkey results, SCOREs ranged from 0 to 63, with a mean of 11.41 (±9.22). Conclusion: Evaluating the predictive performance of the MPS test against angiographic findings revealed that among participants with negative MPS results, 18.6% (n=55) had no coronary stenosis (true negative), while 9.8% (n=13) did have stenosis (false negative). Among those with positive MPS results, 81.4% (n=240) had no coronary stenosis (false positive), while 90.2% (n=119) were correctly identified as having stenosis (true positive). These findings indicate that the MPS test successfully identifies a significant proportion of individuals with coronary stenosis.

Benzer Tezler

  1. Ankara Şehir Hastanesi Evde Sağlık Birimi'ne başvuran hastalara bakım verenlerin bakım yükünün değerlendirilmesi

    Assessment of the care burden of caregivers providing care to patients applying to the Home Health Unit of Ankara City Hospital

    NAZAN MISIRLI YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DR. İREP KARATAŞ ERAY

  2. Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi

    The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma

    HACI HASAN ESEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    PatolojiSelçuk Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK

  3. Türkiye'de göçmen sağlığı hizmetleri & bir merkez örneği

    Immigrant health services in Turkey & example of a center

    TUĞBA BABACAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ TARIK EREN YILMAZ

  4. Çocuk hastalarda ihmale ilişkin risk faktörlerinin ve çocuk hekimlerinin ihmal riskine ilişkin farkındalıklarının son 10 yıldaki değişiminin incelenmesi

    Examination of the risk factors relating to negligence in child patients and the changes in the awareness of the risk of negligence of pediatric physicians in the last 10 years

    CANSU YÖNDEM DEŞER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BETÜL ULUKOL

  5. Tip 2 diyabet hastalarında bakım kalitesi ve tedaviye uyum düzeyi ile yaşam kalitesi ve yatış maliyetleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between quality of care and level of compliance with treatment and quality of life and hospitalization costs in Type 2 diabetes patients

    MEHMET IŞIK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Sağlık YönetimiAnkara Üniversitesi

    Sağlık Kurumları Yönetimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YASEMİN AKBULUT