Geri Dön

Intended use of proceeds and post-ipo performance: Evidence from Turkey

Gelirlerin amaçlanan kullanımı ve halka arz sonrası performans: Türkiye'den kanıtlar

  1. Tez No: 990841
  2. Yazar: ASLI NİLGÜN AYYILDIZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. JALE ORAN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Maliye, İşletme, Finance, Business Administration
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: İşletme Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Muhasebe Finansman (ingilizce) Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışma, halka arz prospektüslerinde belirtilen elde edilen gelirlerin kullanımı bölümü ile Borsa İstanbul'da listelenen şirketlerin 2013-2020 yılları arasındaki uzun vadeli hisse senedi performansı ile halka arz sonrası operasyonel performansı arasındaki ilişkiyi araştırmaktadır. Genellikle prospektüste özetlenen halka arz şirket hikayesi, yatırımcı karar alma sürecinin temel belirleyicilerinden biridir ve“gelir kullanımı”bölümü bu anlatının merkezi bir bileşenini oluşturur. Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayınlanan prospektüslerden elle toplanan verileri kullanarak, halka arz şirketlerini beyan edilen fon kullanımına göre üç kategoriye ayırdık: yatırım (INVEST), borç geri ödemesi (DEBT) ve işletme sermayesi (WC). Örneklem, 20'si yatırım odaklı, 10'u borç geri ödeme odaklı ve 9'u işletme sermayesi odaklı olmak üzere toplam 39 yeni halka arz edilmiş firmadan oluşmaktadır. Bulgularımız, tüm şirketlerin halka arz sonrası varlık büyümesi yaşadığını ve yatırım odaklı şirketlerin diğer şirketlere göre üç yıl içinde toplam varlıklarında önemli ölçüde daha fazla artış elde ettiğini göstermektedir. Ayrıca, beklentilerle uyumlu olarak, yatırım odaklı firmalar halka arz sonrası dönemde yatırım harcamalarını önemli ölçüde artırmaktadır. Beklenmedik bir şekilde, yatırım odaklı şirketler, birincil amacı işletme sermayesi olan şirketlerden daha fazla işletme sermayesini arttırmıştır. Bu, yatırımlar tamamlandıktan sonra faaliyet dönemine geçmek için daha fazla işletme sermayesine ihtiyaç duyulduğunun bir göstergesidir. Halka arz gelirlerinin temel kullanım amacının borç ödemeleri olduğunu belirten şirketlerin, borç ödeme planı belirtmeyen ihraççılara kıyasla ihraç öncesi kaldıraç oranları daha yüksektir. Borç geri ödemesi yapmayı planlayan şirketler başlangıçta borç seviyelerini düşürse de, dinamik dengeleme teorisiyle uyumlu şekilde hedef borç seviyelerine kademeli bir dönüş gerçekleştirerek, halka arz sonrası üç yıl içinde kaldıraçlarını iki katına çıkarma eğilimindedirler. BIST100 endeksine göre al-ve-tut anormal getirilerine (BHAR) dayalı uzun dönem getiri analizi, yatırım odaklı firmaların 6 aydan 2 yıla kadar piyasadan daha üstün performans gösterdiğini ortaya koymaktadır. Borç azaltan firmalar da önceki literatürün aksine 1 ila 2 yıllık aralıkta ortalamanın üzerinde anormal getiriler sergilemektedir. İşletme sermayesine odaklanan firmalar yalnızca 6 aylık dönemde pozitif anormal getiriler göstermektedir. 3 yıllık BHAR analizinde anlamlı bir sonuca ulaşılamamıştır. Hisse senedi getirilerine ilişkin analizlerin ardından, operasyonel karlılığın toplam varlıklara ve satışlara oranlanması yoluyla elde edilen, sektör düzeltilmiş karlılık ölçütleri kullanılarak halka arz sonrası faaliyet performansı incelenmektedir. Her iki ölçüte göre de firmalar halka arz öncesinde güçlü bir faaliyet performansı sergilemekte, ancak halka arz sonrasında bu performansın belirgin biçimde zayıfladığı görülmektedir. Firmalar halka arz öncesinde sektör ortalamalarının hafif üzerinde performans gösterirken, bu göreli üstünlük zaman içinde ortadan kalkmakta ve halka arz sonrası yıllarda negatife dönmektedir. Bu durum, sektör genelindeki eğilimlerden bağımsız olarak firma bazlı faaliyet performansında kalıcı bir bozulmaya işaret etmektedir. Söz konusu zayıflama, halka arz gelirlerini ağırlıklı olarak borç geri ödemesinde kullanan firmalarda daha belirgin ve süreklidir. Bu bulgu, borç aşımı (debt overhang) ve vekalet (agency) teorileriyle tutarlı bir şekilde yorumlanabilirken, yatırım ve işletme sermayesi amaçlı firmalarda operasyonel performansındaki düşüş daha sınırlı veya daha az tutarlı bir görünüm sergilemektedir. Bu sonuçlar, halka arz gelirlerinin kullanım amacının firma davranışlarını ve yatırımcı sonuçlarını nasıl etkileyebileceğine dair yeni kanıtlar sunarak, gelişmekte olan piyasalardaki IPO literatürüne katkı sağlamaktadır.

Özet (Çeviri)

This study examines the relationship between the intended use of proceeds in IPO prospectuses and the long-run stock performance and post-IPO operating performance of companies listed on Borsa Istanbul between 2013 and 2020. The IPO equity story, often outlined in the prospectus, is a key determinant of investor decision-making, with the“use of proceeds”section forming a central component of this narrative. Using hand-collected data from prospectuses published on the Public Disclosure Platform (KAP), we classify IPO firms into three categories based on their declared use of funds: investment (INVEST), debt repayment (DEBT), and working capital (WC). The sample comprises 39 publicly listed firms, of which 20 are classified as investment-oriented, 10 as debt-repayment-oriented, and 9 as working-capital-oriented. Our findings show that all firms experience asset growth post-IPO, with investment-oriented firms achieving significantly greater increases in total assets within three years. Furthermore, investment-oriented firms, in line with expectations, substantially increase capital expenditures following the IPO. Unexpectedly, investment-oriented firms also expand their working capital more than those whose primary objective is working capital. This is an indication that more working capital is needed to transition to the operating period after investments are completed. Issuers that declare debt reduction as their main intended use of IPO proceeds tend to have significantly higher pre-issue leverage ratios than those that do not disclose debt repayment plans. While debt-reducing firms initially lower debt levels, they tend to double their leverage within three years post-IPO, indicating a gradual return to target debt levels in line with dynamic trade-off theory. Long-run stock performance measured using buy-and-hold abnormal returns (BHARs) relative to BIST100 index, reveals that investment-oriented firms outperform the market over 6-month to 2-year periods. Debt-reducing firms also exhibit above-average abnormal returns in the 1- to 2-year range, contrary to prior literature. Firms prioritizing working capital exhibit positive abnormal returns, although the effect is confined to the first six months after listing. No significant results are found in the 3-year BHAR analysis. Following the stock return analysis, we extend our analysis to firms' operating performance following the IPO. To account for industry effects, we compute adjusted profitability metrics based on operating income relative to total assets and to sales. Across both measures, IPO firms display strong operating performance prior to going public. However, this advantage weakens considerably once they become publicly traded. While firms slightly outperform their industry peers before issuance, this relative advantage dissipates and turns negative after the listing, indicating a persistent deterioration in firm-specific operating performance. The decline is most pronounced and persistent among firms that allocate IPO proceeds primarily to debt repayment, consistent with debt overhang and agency-based explanations, whereas investment- and working-capital-oriented firms experience comparatively milder or less consistent operating performance declines. These results enhance the emerging market IPO literature by providing new evidence on how the intended use of proceeds can influence firm behavior and investor outcomes.

Benzer Tezler

  1. Kentsel kıyı alanlarının yeniden canlandırılması: İstanbul Limanı'na ilişkin bir öneri

    The revitalization of urban waterfront: A proposal for İstanbul Harbor

    BURÇAK ERKMEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Kentsel Tasarım Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURAN ZEREN GÜLERSOY

  2. Türkiye'de özelleştirme

    Başlık çevirisi yok

    HASAN KILIÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    EkonomiMarmara Üniversitesi

    PROF.DR. İLHAN ULUDAĞ

  3. Mimari tasarımın şiddeti ve karşı stratejiler

    Violence of architectural design and counter strategies

    TUĞÇE ALKAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SIDIKA ASLIHAN ŞENEL

  4. Türkülerin dinamik yapısını oluşturan olguların öğretiminde izlenecek bir yaklaşım önerisi: Orta Anadolu ağzı örneği

    A recommendation for an approach to teaching the phenomenons which form that the dynamic structure of turkus: Central Anatolia example

    ERHAN USLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Müzikİstanbul Teknik Üniversitesi

    Müzikoloji ve Müzik Teorisi Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    PROF. DR. NİLGÜN DOĞRUSÖZ DİŞİAÇIK

  5. The use of gamification to enrich the park experience for the visitors: Istanbul Atatürk urban forest park case study

    Ziyaretçilerin park deneyimini zenginleştirmek için oyunlaştırma kullanımı: İstanbul Atatürk kent ormanı örneği

    SARVIN ESHAGHI

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2022

    Peyzaj Mimarlığıİstanbul Teknik Üniversitesi

    Peyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MUHAMMED ALİ ÖRNEK