Geri Dön

Lokal ileri meme kanseri tedavisinde biyolojik faktörlerin rolü

The Role of biological factors in management of locally advanced breast cancer

  1. Tez No: 99048
  2. Yazar: NESLİHAN CABIOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF.DR. TEMEL DAĞOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Genel Cerrahi, Onkoloji, General Surgery, Oncology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2000
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

84 ÖZET Bu çalışmada, antrasiklin içerikli neoadjuvan kemoterapi (FAC veya EEC) görmüş 34 lokal ileri meme kanserli hastanın tümör dokularında ER, PG, Ki-67, c-erbB-2, p-53, bcl-2 ve HSP-27 proteinlerinin expresyonu incelenerek, bulgular hastalara uygulanan neoadjuvan kemoterapiye cevaba, genel ve hastahksız sağkahm sonuçlarına göre değerlendirilmiştir. 25'i KT öncesi, 15'i KT sonrası olmak üzere 40 parafin kesitte spesifik antikorlar kullanılarak yapılan immünohistokimyasal analizlerde; inflamatuvar meme kanserli hastalarda noninflamatuvar vakalara göre c-erbB-2 ve HSP-27 pozitifliği ve yüksek c-erbB-2/p53 koekspresyonu daha fazla; PR ve bcl-2 pozitifliği ise daha az sıklıkta bulunmuştur. Kemoterapiye cevapsızlarda kemoterapi sonrası yüksek HSP-27 ekspresyonu daha fazlayken; 44 yaş altı, TLI'si yüksek, bcl-2 negatif vakalarda lokal nükslerin daha sık olduğu bulunmuştur. P-53 ve c-erbB-2/p53 koekspresyonu pozitif vakalarda ise lokal nükssüz sağkahm oranlan daha düşük bulunmuştur. Yüksek NG'li, c-erbB-2 pozitif, HSP-27 pozitif ve ER/PR negatif vakalarda sistemik metastazlar daha sık gözlenirken, yüksek c-erbB-2/p53 ve yüksek p53/HSP-27 pozitif, ER veya PR negatif vakalarda ise nüksler daha fazladır. Genel sağkahm çokdeğişkenli analizlerinde; yüksek TLI, NG, HG, ve erbB-2 pozitif hastalarla ER/PR negatif olanlarda GSO diğer faktörlerden bağımsız olarak daha düşük bulunurken, aksine ER pozitif hastalarda hem GSO, hem de HSO daha yüksektir. Aynı şekilde hastahksız sağkahm analizlerinde ER/PR negatifliği ve KT sonrası yüksek HSP-27 ekspresyonu kötü prognostik faktör olarak belirlenmiştir.85 Sonuç olarak, bu çalışmada c-erbB-2'nin diğer faktörlerden bağımsız olarak kötü prognostik faktör olduğu, c-erbB-2 pozitif hastaların antrasiklinli kemoterapilerden fayda görmediği; HSP-27'nin ise antrasiklin direncinde ve metastazların gelişmesinde rol oynabileceği düşünülmektedir. Lokal ileri meme kanserinde kötü prognostik hastalarda genel sağkalım oranlarının yanısıra meme koruyucu cerrahi girişimlerinin de arttırılabilmesi için ek taksan ve Herceptin gibi yeni alternatif tedavi protokollerinin gündeme gelmesi gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Beyin metastazları tedavisinde radyocerrahi

    Başlık çevirisi yok

    SAİT ŞİRİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    NöroşirürjiGata

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

  2. Lokal ileri meme kanserinde neo-adjuvant kemoterapi

    Primary chemotherapy for locally advanced breast cancer

    KEMAL DOLAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Genel Cerrahiİstanbul Üniversitesi

    PROF.DR. MUSTAFA KEÇER

  3. Lokal ileri meme kanserlerinde uygulanan neoadjuvan kemoteropinin in vitro ve in vivo sonuçlarının karşılaştırılması

    Comparison of the results of in vivo and in vitro neoadjuvan chemotherapy for locally advanced breast cancers

    M. ALİ ASLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Genel Cerrahiİstanbul Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ABDULLAH İĞCİ

  4. Meme kanserinde oksidatif aktive, onkogenler ve tümör markerlerinin tümör evrelerine göre karşılaştırılması

    Comparison of oxidative activity, onkogenes and tumor markers in breast cancer of different stages

    HASAN HANSEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Genel Cerrahiİstanbul Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYHAN BİLGİN