Büyük azı keser hipomineralizasyonu bulunan dudak damak yarığı hastalarında oral mikrobiyota
Oral microbiota in cleft lip and palate patients with molar-incisor hypomineralization
- Tez No: 990152
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MÜESSER AHU YILMAZ
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: Dudak damak yarığı, büyük azı keser hipomineralizasyonu, oral mikrobiyota, Cleft lip and palate, molar incisor hypomineralization, oral microbiota
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Marmara Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Pedodonti Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, dudak damak yarığı (DDY) olan ve büyük azı keser hipomineralizasyonu (BAKH) bulunan çocuklarda oral mikrobiyota yapısının değerlendirilmesi ve bu iki gelişimsel defektin mikrobiyal ekosistem temelinde ortak veya farklılıklarının belirlenmesidir. Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel çalışma, 2023-2024 yılları arasında Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı'nda yürütülmüştür. Çalışmaya toplam 60 çocuk dahil edilmiştir ve bireyler dört gruba ayrılmıştır: Grup 1: BAKH (+), DDY (–); Grup 2: DDY (+), BAKH (–); Grup 3: Diş çürüğü ve dudak damak yarığı bulunmayan; Grup 4: BAKH (+), DDY (+). Tüm katılımcılardan tükürük örnekleri toplanmış, DNA izolasyonu sonrasında 16S rRNA geninin V3–V4 bölgeleri amplifiye edilerek Illumina MiSeq platformunda dizileme yapılmıştır. Elde edilen diziler DADA2 algoritması ile analiz edilmiş, taksonomik sınıflandırma SILVA v138 veritabanına göre gerçekleştirilmiştir. Alfa ve beta diversite indeksleri ile mikrobiyal zenginlik ve farklılıklar istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Cins düzeyinde BAKH ve DDY'nin birlikte bulunduğu Grup 4'te göreceli bolluk açısından en yüksek bulunan cinsler sırasıyla Streptococcus (%9,18), Prevotella (%1,85) ve Veillonella (%1,72) olarak belirlenmiştir. Tür düzeyinde Haemophilus parainfluenzae en baskın tür olarak bulunmuştur. Grup 1'de cins düzeyinde göreceli bolluk açısından en yüksek bulunan cinsler sırasıyla Streptococcus (%8,46), Prevotella (%4.36) ve Veillonella (%3.61) bulunmuş, tür düzeyinde Prevotella melaninogenica baskın olarak belirlenmiştir. Cins düzeyinde Grup 2'de göreceli bolluk açısından en yüksek cinsler sırasıyla Streptococcus (%10,37), Rothia (%5,68), Actinomyces (%1,58) ve Neisseria (%2,06) olarak bulunmuş, Rothia mucilaginosa baskın tür olmuştur. Grup 3'te cins düzeyinde göreceli bolluk açsından en yüksek bulunan cinsler sırasıyla Streptococcus (%7,6), Neisseria (%2,23), Prevotella (%2,26) ve Veillonella (%1,98) olarak belirlenmiş ve tür düzeyinde Haemophilus parainfluenzae en baskın bulunmuştur. Sonuç: DDY ve BAKH ağız mikrobiyotasını farklı mekanizmalarla, fakat benzer yönde etkileyerek disbiyotik bir mikrobiyal denge oluşturmaktadır. Bu bulgular, gelişimsel dental defektlerin yalnızca morfolojik değil, mikrobiyolojik düzeyde de ağız sağlığını etkilediğini göstermekte ve bu hasta grubunda erken koruyucu yaklaşımların önemini vurgulamaktadır.
Özet (Çeviri)
Objective : This study aimed to evaluate the oral microbiota composition in children with cleft lip and palate (CLP) and molar incisor hypomineralization (MIH), and to determine the shared or distinct microbial ecosystem alterations caused by these two developmental defects. Materials and Methods : This cross-sectional study was conducted between 2023 and 2024 at the Department of Pediatric Dentistry, Marmara University Faculty of Dentistry. A total of 60 children were included and assigned to four groups: Group 1: MIH (+), CLP (–); Group 2: CLP (+), MIH (–); Group 3: Children without dental caries and cleft lip/palate; Group 4: MIH (+), CLP (+). Saliva samples were collected from all participants, and following DNA isolation, the V3–V4 regions of the 16S rRNA gene were amplified and sequenced using the Illumina MiSeq platform. Sequence data were analyzed with the DADA2 algorithm, and taxonomic classification was performed using the SILVA v138 database. Alpha and beta diversity indices were used for statistical assessment of microbial richness and variation. Results : At the genus level, the most abundant genera in Group 4, in which both MIH and CLP were present, were Streptococcus (9.18%), Prevotella (1.85%), and Veillonella (1.72%), respectively. At the species level, Haemophilus parainfluenzae was identified as the dominant species. In Group 1, the most abundant genera at the genus level were Streptococcus (8.46%), Prevotella (4.36%), and Veillonella (3.61%), while Prevotella melaninogenica was determined to be the dominant species. At the genus level in Group 2, the most abundant genera were Streptococcus (10.37%), Rothia (5.68%), Neisseria (2.06%), and Actinomyces (1.58%), with Rothia mucilaginosa identified as the dominant species. In Group 3, the most abundant genera at the genus level were Streptococcus (7.6%), Prevotella (2.26%), Neisseria (2.23%), and Veillonella (1.98%), and Haemophilus parainfluenzae was the dominant species at the species level. Conclusion : CLP and MIH affect the oral microbiota through different mechanisms but in a similar direction, leading to a dysbiotic microbial balance. The microbiota of the group without dental caries and without CLP was found to be well-balanced and highly diverse. These findings indicate that developmental dental defects influence oral health not only morphologically but also at the microbiological level, emphasizing the importance of early preventive approaches in this patient population..
Benzer Tezler
- Büyük azı keser hipomineralizasyonu bulunan çocuklarda bilgisayar kontrollü ve geleneksel lokal anestezinin ağrı ve anksiyeteye etkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effects of computer-controlled and traditional local anesthesia on pain and anxiety in children with molar incisor hypomineralization
BEYZA GÜNAYDIN
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2025
Diş HekimliğiTokat Gaziosmanpaşa ÜniversitesiPedodonti Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ CANAN BAYRAKTAR NAHİR
DR. ÖĞR. ÜYESİ NECİBE DAMLA ŞAHİN
- Konya ili ve çevresinde yaşayan çocuklarda büyük azı-keser hipomineralizasyonu etiyolojisinin incelenmesi
Investigation of etiology of molar-incisor hypomineralization in children living in konya and surroundings
ASLI SELOĞLU
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2021
Diş HekimliğiSelçuk ÜniversitesiPedodonti Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ FİRDEVS KAHVECİOĞLU
- Büyük azı keser hipomineralizasyonu kaynaklı kesici diş opasitelerinin iki farklı minimal invaziv yaklaşımla maskelenmesinin çocukların ve ebeveynlerinin estetik algıları üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effect of masking molar-incisor hypomineralization opacities in anterior teeth with two different minimally invasive approaches on the aesthetic perceptions of children and parents
CEREN DEMİRALAY
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2025
Diş HekimliğiPamukkale ÜniversitesiÇocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ARİF BOLACA
- Büyük azı keser hipomineralizasyonundanetkilenmiş daimi dişlerde farklı simanlarkullanılarak uygulanan paslanmaz çelikkronların klinik başarısının değerlendirilmesi
Evaluation of the clinical success of stainlesssteel crowns applied using different cements inpermanent teeth affected by molar-incisorhypomineralization
ESMA ATIŞ
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2024
Diş HekimliğiAfyonkarahisar Sağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BURCU GÜÇYETMEZ TOPAL
- Büyük azı keser hipomineralizasyonlu dişlerde uygulanan farklı deproteinizasyon protokollerinin rezin esaslı restoratif materyallerin bağlantısına etkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effects of different deproteinization protocols on the bond strength of resin-based restorative materials in molar incisor hypomineralization-affected teeth
GÖKCE ÇİÇEK BOYALI
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2024
Diş HekimliğiAnkara ÜniversitesiÇocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FİRDEVS TULGA ÖZ