Sürdürülebilir kalkınma kapsamında biyoekonomi politikaları: Gelişmekte olan ülke örnekleri
Bioeconomic policies within the scope of sustainable development: Examples of developing countries
- Tez No: 988780
- Danışmanlar: DOÇ. DR. NURTAÇ YILDIRIM
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Ekonomi, Economics
- Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir kalkınma, Biyoekonomi, Biyoekonomi politikaları, Gelişmekte olan ülkeler, Sustainable development, Bioeconomy, Bioeconomy policies, Developing countries
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: İktisat Teorisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu tez çalışması, sürdürülebilir kalkınma kapsamında biyoekonomi politikalarının gelişmekte olan ülkelerdeki uygulamalarını incelemeyi amaçlamaktadır. Küresel çevresel krizler, kaynak kıtlığı ve iklim değişikliği, kalkınma politikalarının sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda yeniden şekillendirilmesini zorunlu hâle getirmiştir. Bu bağlamda sürdürülebilir kalkınma, yalnızca ekonomik büyümeyi değil, aynı zamanda çevresel korunma ve toplumsal refahı da merkeze alan çok boyutlu bir dönüşüm sürecini ifade etmektedir. Günümüz politika yapıcıları için sürdürülebilir kalkınmanın uygulanabilirliğini sağlayacak araçlardan biri de biyoekonomi yaklaşımıdır. Biyoekonomi; biyolojik kaynakların yenilenebilirlik ilkesi temelinde üretim, tüketim ve teknoloji sistemlerine entegre edilmesini hedefleyerek, ekonomik kalkınma ile çevresel sürdürülebilirlik arasında köprü kurmayı amaçlamaktadır. Vaka çalışmada ele alınan ülkeler şunlardır: Brezilya, Hindistan, Kenya, Endonezya, Güney Afrika, Meksika, Kolombiya, Filipinler, Bangladeş, Vietnam, Peru, Fas ve Türkiye. Her ülke, biyoekonomi politikalarının farklı sektörlerdeki yansımaları üzerinden analiz edilmiştir. Brezilya örneği enerji, tarım ve ormansızlaşmanın önlenmesi politikaları çerçevesinde değerlendirilmiş; Hindistan'da atık yönetimi ve kırsal kalkınma ilişkisi ele alınmıştır. Kenya, biyoenerji sistemleri ve topluluk katılımı boyutuyla analiz edilirken; Endonezya'da palm yağı üretimi ile koruma alanları arasındaki sürdürülebilirlik dengesi incelenmiştir. Güney Afrika'da biyoteknolojik uygulamalar, tarım sektörü ve atık yönetimi ekseninde bir değerlendirme yapılmıştır. Meksika örneğinde, tarım-gıda atıkları ve deniz biyoekonomisi ilişkisi öne çıkarken; Kolombiya'da kahve atıklarının değerlendirilmesi ve yerel katılım süreçleri analiz edilmiştir. Filipinler'de biyoyakıt politikalarının biyoçeşitlilik üzerindeki etkileri; Bangladeş'te ise biyogaz projeleri ve doğal elyaf kullanımının sürdürülebilir kalkınmaya katkıları ele alınmıştır. Vietnam'da su ürünleri ve tarımda yenilikçi uygulamalar değerlendirilmiş; Peru'da ise biyoçeşitlilik temelli doğal ürün stratejileri incelenmiştir. Fas'ta tarımsal sürdürülebilirlik ve biyoteknolojik gübre üretimi politikaları; Türkiye'de ise biyoenerji yatırımlarının yerel kalkınma ile olan ilişkisi mercek altına alınmıştır. Bu kapsamlı analiz, biyoekonomi politikalarının gelişmekte olan ülkelerde nasıl şekillendiğini, hangi alanlarda uygulandığını ve sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle ne ölçüde uyumlu olduğunu ortaya koymaktadır. Ülke bazlı değerlendirmeler, biyolojik kaynakların etkin kullanımı, yerel halkın katılımı, teknolojik altyapı, düzenleyici çerçeve ve sosyoekonomik etkiler gibi çok yönlü kriterlerle yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, biyoekonominin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik açıdan da kalkınmaya katkı sunduğunu göstermektedir. Ancak politika tutarlılığı, kurumsal kapasite, izleme mekanizmaları ve yerel ihtiyaçlara duyarlılık, biyoekonomik dönüşümün başarısı için belirleyici faktörlerdir. Sonuç olarak, bu tez çalışması, gelişmekte olan ülkelerde biyoekonomi politikalarının sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde nasıl yapılandırıldığını, hangi tematik alanlara odaklandığını ve uygulama düzeyinde ne tür başarılar ve zorluklarla karşılaştığını ortaya koymaktadır. Bugular, biyoekonominin çevresel kaynakların verimli kullanımının ötesinde; yerel kalkınmayı destekleyen, istihdam yaratan ve sosyoekonomik eşitsizlikleri azaltma potansiyeli taşıyan bütüncül bir kalkınma stratejisi olduğunu göstermektedir. Ancak bu potansiyelin hayata geçirilebilmesi için ülkelerin kendi özgün bağlamlarına uygun, katılımcı ve çok paydaşlı politika yapım süreçlerini benimsemeleri büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, biyoekonominin sürdürülebilir kalkınmadaki rolü yalnızca teknik bir dönüşüm değil, aynı zamanda kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi, toplulukların sürece aktif katılımı ve uluslararası iş birlikleriyle desteklenmesi gereken çok katmanlı bir dönüşüm olarak değerlendirilmelidir.
Özet (Çeviri)
This thesis aims to examine the implementation of bioeconomy policies within the framework of sustainable development in developing countries. Global environmental crises, resource scarcity, and climate change have necessitated the reshaping of development policies in line with sustainability principles. In this context, sustainable development refers to a multidimensional transformation process that centers not only on economic growth but also on environmental protection and social welfare. One of the tools that policymakers today rely on to ensure the feasibility of sustainable development is the bioeconomy approach. Bioeconomy aims to bridge economic development and environmental sustainability by integrating biological resources into production, consumption, and technological systems based on the principle of renewability. The case study covers the following countries: Brazil, India, Kenya, Indonesia, South Africa, Mexico, Colombia, the Philippines, Bangladesh, Vietnam, Peru, Morocco, and Turkey. Each country is analyzed through the reflections of bioeconomy policies across different sectors. The Brazilian example is evaluated within the framework of energy, agriculture, and deforestation prevention policies; in India, the relationship between waste management and rural development is addressed. Kenya is analyzed with respect to bioenergy systems and community participation; in Indonesia, the sustainability balance between palm oil production and conservation areas is examined. South Africa is assessed through biotechnological applications, the agricultural sector, and waste management. The Mexican case highlights the relationship between agricultural-food waste and marine bioeconomy; Colombia analyzes coffee waste valorization and local participation processes. In the Philippines, the effects of biofuel policies on biodiversity are discussed; in Bangladesh, the contributions of biogas projects and natural fiber use to sustainable development are examined. Vietnam evaluates innovative practices in aquaculture and agriculture; Peru studies biodiversity-based natural product strategies. Morocco's agricultural sustainability and biotechnological fertilizer production policies, as well as Turkey's bioenergy investments in relation to local development, are also scrutinized. This comprehensive analysis reveals how bioeconomy policies are shaped in developing countries, the sectors in which they are implemented, and their compatibility with sustainable development goals. Country-specific evaluations are conducted based on multifaceted criteria such as efficient use of biological resources, local community participation, technological infrastructure, regulatory frameworks, and socio-economic impacts. According to the research findings, bioeconomy contributes not only environmentally but also socially and economically to development. However, policy coherence, institutional capacity, monitoring mechanisms, and sensitivity to local needs are critical factors determining the success of bioeconomic transformation. In conclusion, this thesis elucidates how bioeconomy policies are structured within the sustainable development framework in developing countries, which thematic areas they prioritize, and the types of successes and challenges encountered at the implementation level. The findings indicate that bioeconomy represents a holistic development strategy that goes beyond efficient use of environmental resources, supporting local development, generating employment, and reducing socio- economic inequalities. Nonetheless, realizing this potential requires countries to adopt participatory and multi-stakeholder policy-making processes suited to their unique contexts. In this regard, the role of bioeconomy in sustainable development should be regarded not only as a technical transformation but also as a multi-layered process supported by strengthening institutional capacities, active community engagement, and international cooperation.
Benzer Tezler
- Türkiye'de odun hammaddesine dayalı döngüsel biyoekonomi politikalarının makroekonomik analizi
Macro economic analysis of wood raw materials based circular bioeconomy policies in Turkey
MEHTAP KOÇ
Doktora
Türkçe
2023
Ormancılık ve Orman Mühendisliğiİstanbul Üniversitesi-CerrahpaşaOrman Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KENAN OK
- Sürdürülebilir kalkınma kapsamında Kars ili ekonomik kaynaklarının değerlendirilmesi:Turizm örneği
Assessment of economical sources in Kars in terms of sustainable development:The sample of tourism
ÜSTÜNER BAKİ
- Sürdürülebilir kalkınma kapsamında Madra Dağı'nın doğal ve beşeri kaynaklarının değerlendirilmesi
Evaluation of natural and cultural resources of Mount Madra in terms of sustainable development
ALPER UZUN
- Sürdürülebilir kalkınma kapsamında Türkiye'de enerji verimliliğinin ekonomik açıdan analizi
Economic analysis of energy efficiency in Turkey in the context of sustainable development
HATİCE KARAKAYA
- Sürdürülebilir kalkınma kapsamında ekoturizmin Muğla ilinin ekonomik kalkınmasına etkileri
The effects of ecotourism on the economic development of Mugla province in the scope of sustainable development
ONUR YILDIZ
Doktora
Türkçe
2019
EkonomiMuğla Sıtkı Koçman Üniversitesiİktisat Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NURSEN VATANSEVER DEVİREN