Aile öyküsü pozitif meme kanserli hastalarda nüks oranı toplum sıklığından yüksek midir?
Recurrence rates in breast cancer patients with a family history: Are they higher than in the general population?
- Tez No: 988261
- Danışmanlar: PROF. DR. MAHMUT MÜSLÜMANOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
- Anahtar Kelimeler: meme kanseri, aile öyküsü, nüks, profilaktik mastektomi, sağkalım, Aile, Genetik danışma, Mastektomi, breast cancer, family history, recurrence, prophylactic mastectomy, survival, Family, Genetic counseling, Mastectomy
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
AMAÇ : Meme kanseri kadınlarda en sık görülen malignitedir ve aile öyküsü pozitifliği meme kanseri için önemli bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Aile öyküsüne dayandırılarak istenen genetik testlerin yaygınlaşmasıyla birlikte unilateral ve bilateral risk azaltıcı cerrahi oranları belirgin şekilde artmıştır. Ancak yalnızca aile öyküsüne dayanarak uygulanan agresif cerrahi yaklaşımların gerekliliği halen tartışmalıdır. Bu çalışmada amacımız aile öyküsü pozitif meme kanserli hastalarda nüks paternlerini ve klinik sonuçları incelemek, ayrıca bu hastaların nüks riskinin toplum verileriyle karşılaştırıldığında farklılık gösterip göstermediğini değerlendirmektir. YÖNTEM: Çalışmaya 1 Ocak 2007- 31 Mart 2021 tarihleri arasında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Meme Cerrahi Kliniği'nde meme kanseri tanısıyla ameliyat edilen, aile öyküsü pozitif olan ve en az 5 yıllık takibini tamamlanmış hastalar incelendi. Hastaların demografik, klinik ve patolojik özellikleri kaydedildi. Nüksler lokal, bölgesel, sistemik ve kontralateral olarak sınıflandırıldı ve elde edilen bulgular literatürdeki geniş toplum tabanlı seriler ile karşılaştırıldı. İstatistiksel analizlerde SPSS 27 ve R 4.1.2 yazılımları kullanıldı. Sağkalım analizleri Kaplan-Meier yöntemi ile yapılmış olup, p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen 278 hastanın ortalama yaşı 52,3 ± 12,5 saptandı. Bu hastaların %15,8'i 40 yaşın altındaydı. Birinci derece akrabada meme kanseri öyküsü %29,5 oranında tespit edilirken, yüksek riskli aile öyküsü (≥2 birinci derece veya <40 yaşta birinci derece akraba) %9,4 olarak saptandı. Hastaların %32'si evre I , %49'u evre II ve %19'u evre III hastalığa sahipti. Moleküler alt tip dağılımında en sık görülen alt tip %68 ile lüminal HER2 negatif tümörlerdi. Lüminal HER2 pozitif olgular %10,4, lüminal olmayan HER2 pozitif olgular %6,5 oranında izlenirken, üçlü negatif (triple negatif) alt tip %15 oranında izlendi. Neoadjuvan kemoterapi %22,3 hastaya uygulandı. Medyan 96 aylık takip süresinde lokal nüks oranı %2,2 (n=6) olarak gözlendi. Meme koruyucu cerrahi uygulanan hastalarda lokal nüks oranı %2,2 iken (n=4), mastektomi yapılanlarda %2 (n=2) olarak kaydedildi. Sistemik nüks oranı ise %8,6 olarak belirlendi. Beş yıllık hastalıksız sağkalım (DFS) %90,9 hastalığa özgü sağkalım (DSS) ise %97,6 olarak hesaplandı. Standartlaştırılmış insidans oranı (SIR) analizleri, aile öyküsü pozitif meme kanseri hastalarında lokal-bölgesel nüks (SIR: 1.07; %95 GA: 0.59– 1.93; p=0.754), meme nüksü (meme koruyucu cerrahi sonrası) (SIR: 1.32; %95 GA: 0.49–3.51; p=0.555) ve kontralateral kanser riski (toplam SIR: 1.28; %95 GA: 0.71–2.30; p=0.391) açısından genel popülasyonla karşılaştırıldığında anlamlı bir artış göstermedi. Özellikle 5 yıllık kontralateral kanser riski beklenenin altında bulundu (SIR: 0.83; %95 GA: 0.27–2.58; p>0,999). SONUÇ: Çalışmamızın sonuçları, ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan hastalarda doğru tedavi ile lokal nüks ve kontralateral meme kanseri gelişim riskinin, toplum sıklığına göre anlamlı bir artış göstermediğini ortaya koymuştur. Bu bulgular, yalnızca aile öyküsüne dayanarak genetik test istemenin ve bilateral/unilateral risk azaltıcı cerrahi uygulamalarının gerekli olmadığını, güncel adjuvan tedavilerle aile öyküsü olmayan hastalarla benzer sağkalım sonuçlarının elde edilebileceğini göstermektedir.
Özet (Çeviri)
AIM: Breast cancer is the most common malignancy in women, and a positive family history is considered an important risk factor. With the widespread use of genetic testing based on family history, unilateral and bilateral risk-reducing surgeries have markedly increased. However, the necessity of such aggressive surgical approaches based solely on family history remains controversial. The aim of this study was to investigate recurrence patterns and clinical outcomes in breast cancer patients with a positive family history and to evaluate whether their recurrence risk differs from population-based data. METHODS: Patients who underwent surgery for breast cancer at Istanbul University, Istanbul Faculty of Medicine, Breast Surgery Clinic between January 1, 2007 and March 31, 2021, had a positive family history, and completed at least 5 years of follow-up were included. Demographic, clinical, and pathological characteristics were recorded. Recurrences were classified as local, regional, systemic, and contralateral, and the findings were compared with large population-based series in the literature. Statistical analyses were performed using SPSS 27 and R 4.1.2 software. Survival analyses were conducted using the Kaplan-Meier method, with p<0.05 considered statistically significant. RESULTS: The mean age of the 278 patients included in the study was 52.3 ± 12.5 years, with 15.8% being under 40 years of age. A first-degree family history of breast cancer was detected in 29.5% of patients, while high-risk family history (≥2 first-degree relatives or a first-degree relative diagnosed under the age of 40) was identified in 9.4%. Stage distribution revealed 32% stage I, 49% stage II, and 19% stage III disease. The most common molecular subtype was luminal HER2-negative tumors (68%). Luminal HER2-positive cases accounted for 10.4%, non-luminal HER2-positive cases for 6.5%, and triple-negative cases for 15%. Neoadjuvant chemotherapy was administered to 22.3% of patients. During a median follow-up of 96 months, the local recurrence rate was 2.2% (n=6). Local recurrence occurred in 2.2% (n=4) of patients who underwent breast-conserving surgery and in 2% (n=2) of those who underwent mastectomy. The systemic recurrence rate was 8.6%. Five-year disease-free survival (DFS) was 90.9%, and disease-specific survival (DSS) was 97.6%. Standardized incidence ratio (SIR) analyses showed no significant increase in local-regional recurrence (SIR: 1.07; 95% CI: 0.59–1.93; p=0.754), breast recurrence after breast-conserving surgery (SIR: 1.32; 95% CI: 0.49–3.51; p=0.555), or contralateral breast cancer risk (overall SIR: 1.28; 95% CI: 0.71–2.30; p=0.391) compared to the general population. Notably, the 5-year contralateral breast cancer risk was found to be lower than expected (SIR: 0.83; 95% CI: 0.27–2.58; p>0.999). CONCLUSION: Our results demonstrate that, in patients with a family history of breast cancer, appropriate treatment does not lead to a significantly increased risk of local recurrence or contralateral breast cancer compared to the general population. These findings indicate that genetic testing and bilateral/unilateral risk-reducing surgeries are not necessary solely on the basis of family history, and comparable survival outcomes can be achieved with modern adjuvant therapies.
Benzer Tezler
- Postmenopozal meme kanseri hastalarında adjuvanaromataz inhibitörlerinin vücut kitle indeksine göre sağkalıma etkisi
The effect of adjuvant aromatase inhibitors on survival according to body massindex in postmenopausal breast cancer patients
ÖZLEM ŞAFAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
OnkolojiKocaeli Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DEVRİM ÇABUK
- Kesitsel çalışma: Üçlü negatif meme kanserinde androjen reseptörünün prevelansı ve prognostik önemi
Başlık çevirisi yok
ELİF SILA YELİM
- Meme koruyucu cerrahi uygulanmış meme kanserli hastalarda görüntüleme bulgularına göre biyopsi gerektiren lezyonların değerlendirilmesi
The evaluation of the lesions requesting biopsies according to imaging results in breast carcinoma patients having breast conservative surgeries
EBRU TORUN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık BakanlığıRadyodiagnostik Ana Bilim Dalı
UZMAN Z. SUMRU COŞAR
- Triple negatif meme kanserli olgularda androjen reseptörü ekspresyonu ve prognoza etkisi
Androgen receptor expression in triple-negative breast cancer cases and its effect on prognosis
MERVE AYDIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
İç HastalıklarıKaradeniz Teknik Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EVREN FİDAN
- Meme kanserli hastaların çok yönlü değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
AYLİN ACAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Genel CerrahiSağlık Bilimleri ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ORHAN ALİMOĞLU