Geri Dön

Pulmoner embolide lokal ve sistemik trombolitik tedavilerin kanama riski ve prognoz üzerine etkisi

The impact of local and systemic thrombolytic therapies on bleeding risk and prognosis in pulmonary embolism

  1. Tez No: 987114
  2. Yazar: ZEYNEP BERNA UÇAR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYŞE BAHADIR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Pulmoner emboli, trombolitik tedavi, kanama, Pulmonary embolism, thrombolytic therapy, bleeding
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Pulmoner emboli (PE), yüksek mortalite ve morbidite riski taşıyan ciddi bir klinik tablodur. Orta-yüksek ve yüksek riskli PE hastalarında trombolitik tedavi etkili bir reperfüzyon yöntemi olup kanama komplikasyonları nedeniyle klinik pratikte tedavi seçimi güçlük arz etmektedir. Son yıllarda tam doz sistemik trombolitik tedaviye alternatif olarak yarım doz sistemik trombolitik ve kateter yönlendirmeli lokal trombolitik tedavi gibi yaklaşımlar daha sık kullanılmaktadır; ancak bu yöntemlerin güvenlik ve etkinliğine ilişkin veriler sınırlıdır. Bu çalışmanın amacı, orta-yüksek ve yüksek riskli PE hastalarında uygulanan lokal ve sistemik trombolitik tedavilerin majör kanama komplikasyonları ve erken mortalite üzerindeki etkilerini değerlendirmektir. İkincil olarak, minör kanama, hemodinamik iyileşme ve hastanede kalış süresi üzerindeki etkilerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Bu retrospektif tek merkezli çalışmaya, Ocak 2022–Nisan 2025 tarihleri arasında akut pulmoner emboli tanısı ile hospitalize edilen ve ESC/ERS 2019 kılavuzuna göre orta-yüksek veya yüksek risk grubunda sınıflandırılan trombolitik tedavi alan 129 hasta dahil edildi. Trombolitik tedavi ilk 72 saat içinde kateter yönlendirmeli lokal trombolitik tedavi (Grup1), yarım doz (Grup2) veya tam doz sistemik trombolitik tedavi (Grup3) şeklinde uygulandı. Demografik, klinik, laboratuvar ve ekokardiyografik veriler retrospektif olarak değerlendirildi. Kanamalar ISTH kriterlerine göre major ve minör olarak tanımlandı. Primer sonlanımlar majör kanama ve 30 günlük mortalite olarak belirlendi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 129 hastanın 52'si (%40.3) kateter yönlendirmeli trombolitik tedavi (CDT), 28'i (%21.7) yarım doz ve 49'u(%38) tam doz sistemik trombolitik tedavi aldı. Tedavi sonrası tüm gruplarda hemodinamik parametrelerde istatistiksel olarak anlamlı iyileşme izlenmiş, kalp hızı ve şok indeksindeki düzelme tam doz sistemik trombolitik tedavi grubunda istatistiksel olarak anlamlı idi. Yarım doz ve tam doz grupları arasında majör kanama ve 30 günlük mortalite açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmazken, CDT uygulanan hastalarda majör kanama, yoğun bakım gereksinimi ve erken dönem mortalite istatiksel olarak daha düşük bulundu. Çok değişkenli analizde PESI skoru ve hemoglobin düzeyi 30 günlük mortalitenin bağımsız prediktörleri olarak saptandı. Sonuç: Bu çalışma, orta-yüksek ve yüksek riskli pulmoner embolide trombolitik tedavilerin kısa dönemde hemodinamik iyileşme sağladığını göstermektedir. Kateter yönlendirmeli trombolitik tedavi, daha düşük kanama ve erken mortalite oranları ile öne çıkarken, yarım doz ve tam doz sistemik trombolitik tedaviler arasında klinik sonuçlar ve kanama komplikasyonları açısından anlamlı fark izlenmedi. Bu bulgu, uygun hasta grubunda yarım doz sistemik trombolitik tedavinin, kanama güvenliği açısından tam doza alternatif olarak değerlendirilebileceğini düşündürmektedir. Bu konuda prospektif randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Background: Pulmonary embolism (PE) is a serious clinical condition associated with high mortality and morbidity. In patients with intermediate-high and high-risk PE, thrombolytic therapy represents an effective reperfusion strategy; however, treatment selection in clinical practice remains challenging due to the risk of bleeding complications. In recent years, alternative approaches such as reduced-dose systemic thrombolysis and catheter-directed local thrombolytic therapy have been increasingly used as substitutes for full-dose systemic thrombolysis; nevertheless, data regarding their safety and efficacy remain limited. The primary aim of this study was to evaluate the effects of local and systemic thrombolytic therapies on major bleeding complications and early mortality in patients with intermediate-high and high-risk PE. Secondary objectives included comparing the impact of these treatment strategies on minor bleeding events, hemodynamic improvement, and length of hospital stay. Methods: This retrospective, single-center study included 129 patients who were hospitalized with a diagnosis of acute pulmonary embolism between January 2022 and April 2025 and classified as intermediate-high or high risk according to the 2019 ESC/ERS guidelines, all of whom received thrombolytic therapy. Thrombolytic treatment was administered within the first 72 hours as either catheter-directed local thrombolytic therapy (Group 1), half-dose systemic thrombolytic therapy (Group 2), or full-dose systemic thrombolytic therapy (Group 3). Demographic, clinical, laboratory, and echocardiographic data were retrospectively collected and analyzed. Bleeding events were defined as major or minor according to the ISTH criteria. The primary outcomes were major bleeding and 30-day mortality. Results: Of the 129 patients included in the study, 52 (40.3%) received catheter-directed thrombolytic therapy (CDT), 28 (21.7%) received half-dose systemic thrombolytic therapy, and 49 (38.0%) received full-dose systemic thrombolytic therapy. Following treatment, statistically significant improvements in hemodynamic parameters were observed in all groups; however, the improvement in heart rate and shock index was statistically more pronounced in the full-dose systemic thrombolytic therapy group. No statistically significant differences were found between the half-dose and full-dose systemic thrombolytic therapy groups in terms of major bleeding or 30-day mortality. In contrast, patients treated with CDT had significantly lower rates of major bleeding, intensive care unit requirement, and early mortality. Multivariable analysis identified the PESI score and hemoglobin level as independent predictors of 30-day mortality. Conclusion: This study demonstrates that thrombolytic therapies provide short-term hemodynamic improvement in patients with intermediate-high and high-risk pulmonary embolism. Catheter-directed thrombolytic therapy was associated with lower bleeding rates and early mortality, whereas no significant differences in clinical outcomes or bleeding complications were observed between half-dose and full-dose systemic thrombolytic therapies. These findings suggest that, in appropriately selected patients, half-dose systemic thrombolytic therapy may be considered a safer alternative to full-dose therapy in terms of bleeding risk. Further prospective randomized controlled trials are warranted to confirm these results.

Benzer Tezler

  1. Alt ekstremite kronik venöz yetmezliğinde endovasküler lazer ablasyon (evla) tedavisinin etkinliği

    Alt ekstremite kronik venöz yetmezliğinde endovasküler lazer ablasyon (evla) tedavisinin etkinliği

    İBRAHİM AKKUŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Radyoloji ve Nükleer TıpMersin Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALTAN YILDIZ

  2. Hipertansif ve normotansif hastalarda spinal anestezi sonrası hemodinamik etkilerinin karşılaştırılması

    Comparison of the hemodynamic effects of hypertensive and normotensive patients after spinal anesthesia

    MEHMET ŞİRİN YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Anestezi ve ReanimasyonDicle Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MAHİR KUYUMCU

  3. İpsilateral femur ve tibia kırıkları

    Başlık çevirisi yok

    AHMET ÖZKAMALI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Ortopedi ve TravmatolojiDicle Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

  4. Transvezikal prostatektomilerde bupivakain ve ropivakain ile yapılan kombine spino-epidural anestezinin stres yanıt ve postoperatif analjezik gereksinimine etkileri

    The comparison of the effects of ropivacaine and bupivacaine with combined spinal-epidural technique on stress response and postoperative analgesia in patients undergoing transvesical prostatectomy

    IŞIL GÜLAY İLTAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Anestezi ve ReanimasyonAnkara Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. FİLİZ TÜZÜNER

  5. Acil serviste göğüs ağrısı olan hastalarda HEART, EDACS ve TIMI risk skorlarının akut miyokardiyal hasarı öngörmedeki karşılaştırmalı performansı ve inkorporasyon yanlılığının ön tanımlı analizi : Prospektif gözlemsel bir çalışma

    Comparative performance of HEART, EDACS, and TIMI risk scores for predicting acute myocardial injury in emergency department patients with chest pain, with a prespecified analysis of incorporation bias: A prospective observational study

    TALHA ÖZSU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Acil TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERKAN DOĞAN