Anterior omuz çıkığı olan hastalarda radyografilerin kemik defektlerini saptamadaki tanısal değeri: Bilgisayarlı tomografi ile karşılaştırmalı bir çalışma
Diagnostik value of radiographs in detecting bone defects in patients with anterior shoulder dislocation: A comparative study with computed tomography
- Tez No: 986531
- Danışmanlar: PROF. DR. CELAL KATI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
- Anahtar Kelimeler: Omuz çıkığı, glenoid kemik defekti, Hill-Sachs lezyonu, omuz grafi, Shoulder dislocation, glenoid bone loss, Hill-Sachs lesion, shoulder radiography
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ondokuz Mayıs Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, acil serviste tespit edilen anterior omuz çıkığı olan hastalarda glenoid ve humerus başı kemik defektlerinin sıklığını ve düzeyini belirlemek, ayrıca standart radyografilerin bu defektleri saptamadaki değerini bilgisayarlı tomografi (BT) ile karşılaştırmaktır. Hastalar ve Yöntem: 2015–2024 yılları arasında acil servise başvuran ve anterior omuz çıkığı saptanan hastaların direkt radyografi ve BT görüntülemeleri retrospektif olarak incelendi. Radyografik değerlendirmede gerçek anteroposterior (AP), aksiller grafi ve BT görüntülemeleri kullanıldı. BT görüntüleme altın standart olarak kabul edildi. Glenoid kemik kaybı yüzey alanı yöntemi, humeral kayıp ise humeral oran yöntemi ile hesaplandı. Klinik olarak anlamlı kemik kaybı eşiği %20 olarak belirlendi. Tanısal performans; duyarlılık, özgüllük, pozitif prediktif değer (PPD) ve negatif prediktif değer (NPD) ile değerlendirildi. Bulgular: 91 hastanın %60,4'ünde sağ, %39,6'sında sol omuz etkilenmiş olarak görüldü. Tekrarlayan çıkıklarda glenoid ve humerus başı kemik defektleri daha sık bulundu. İlk çıkıklarda olguların %56,8'inde glenoid defekt izlenmiş olup, bunların yalnızca %5,4'ü >%20 düzeyindeydi. Tekrarlayan çıkıklarda ise defekt oranı %90,7'ye yükseldi ve %14,8'inde klinik olarak anlamlı (> %20) kayıp saptandı. Hill-Sachs lezyonları ilk çıkıklarda %83,8 oranında görülürken, tekrarlayan çıkıklarda tüm hastalarda mevcut olup %42,6'sı >%20 düzeyindeydi. Glenoid defektinde AP grafi ile duyarlılık %50, özgüllük %93,8 iken; AP+Aksiller grafi kombinasyonunda duyarlılık %83,5, özgüllük %97,8 olarak bulundu. Humeral defektlerin radyografik tespitinde duyarlılık düşük görüldü (AP %6,3; AP+Aksiller %16,7), ancak özgüllük yüksek bulundu (AP %91,5; AP+Aksiller %97,1). Sonuç: Anterior omuz çıkığı olan hastalarda tekrarlayan çıkıklar, hem glenoid hem de humeral kemik kayıplarıyla daha yüksek düzeyde ilişkilidir. Tek başına AP grafi glenoid defektleri saptamada yetersiz kalırken, aksiller grafi eklenmesiyle birlikte yüksek tanısal doğruluk elde edilmektedir. Bu nedenle glenoid defektlerde AP ve Aksiller grafinin birlikte kullanımı şüpheli olguları belirlemede değerli bir tarama yöntemi olabilirken, humeral defektlerin saptanmasında radyografilerin duyarlılığı düşüktür. Humerus başı veya glenoidde şüpheli lezyonların saptandığı durumlarda, BT kullanımı lezyonun boyutunu daha net ortaya koyarak tanısal doğruluğu belirgin şekilde artırmaktadır.
Özet (Çeviri)
Objective: This study aimed to evaluate the prevalence and severity of glenoid and humeral head bone defects in patients presenting to the emergency department with anterior shoulder dislocation and to compare the diagnostic accuracy of standard radiographs with computed tomography (CT) in detecting these defects. Patients and Methods: Patients who presented to the emergency department between 2015 and 2024 with a diagnosis of anterior shoulder dislocation and who underwent both direct radiography and computed tomography were retrospectively analyzed. Radiographic evaluation included true anteroposterior (AP) and axillary views. CT imaging was considered the reference (gold) standard. Glenoid bone loss was quantified using the surface area method, while humeral head bone loss was calculated using the humeral ratio method. A threshold of 20% bone loss was defined as clinically significant. Diagnostic performance parameters, including sensitivity, specificity, positive predictive value (PPV), and negative predictive value (NPV), were calculated. Results: Of the 91 patients included in the study, 60.4% had involvement of the right shoulder and 39.6% of the left shoulder. Glenoid and humeral head bone defects were significantly more prevalent in patients with recurrent dislocations. In first-time dislocations, glenoid defects were identified in 56.8% of cases, with only 5.4% exceeding the clinically significant threshold of 20%. In contrast, glenoid defects were present in 90.7% of recurrent dislocations, with 14.8% demonstrating clinically significant bone loss. Hill-Sachs lesions were detected in 83.8% of first-time dislocations, whereas all patients with recurrent dislocations exhibited Hill-Sachs lesions, 42.6% of which exceeded 20% bone loss. For the detection of glenoid defects, AP radiographs demonstrated a sensitivity of 50% and a specificity of 93.8%. The combination of AP and axillary views improved sensitivity to 83.5% and specificity to 97.8%. Radiographic detection of humeral head defects showed low sensitivity (AP: 6.3%; AP + axillary: 16.7%) but high specificity (AP: 91.5%; AP + axillary: 97.1%). Conclusion: Recurrent dislocations in patients with anterior shoulder dislocation are associated with a higher degree of both glenoid and humeral bone loss. While AP radiographs alone are insufficient for detecting glenoid defects, the addition of axillary views improves diagnostic accuracy.Therefore, combined AP and axillary radiographs may serve as an effective screening tool for suspected glenoid bone loss. However, the sensitivity of radiographs for detecting humeral head defects remains limited. In cases with suspected glenoid or humeral head lesions, CT imaging significantly enhances diagnostic accuracy by providing precise assessment of lesion size.
Benzer Tezler
- Anterior omuz instabilitesi olan hastalarda glenohumeral eklemin morfolojik parametrelerinin radyolojik olarak değerlendirilmesi
Radiological evaluation of the morphological parameters of the glenohumeral joint in patients with anterior shoulder instability
SEBATİ BAŞER CANBAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Ortopedi ve TravmatolojiErciyes ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MAHMUT ARGÜN
- Travmaya bağlı anterior omuz instabilitesi gelişen hastalarda tek anterior portalle bankart onarımı sonuçlarımız
Our results of the si̇ngle anterior portal bankart repair in patients developed anterior shoulder instability with trauma
RAMAZAN PARILDAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Ortopedi ve TravmatolojiGaziantep ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ BURÇİN KARSLI
PROF. DR. ORHAN BÜYÜKBEBECİ
- Erişkinlerde ön çapraz bağ yaralanmalarında hill sachs lezyonu benzeri kemik iliği ödemi paterninin sıklığı ve ek yaralanmalarla ilişkisi
The frequency of hill sachs lesion-like bone marrow edema pattern in anterior cruciate ligament injuries in adults and its relationship with concomitant injuries
ULAŞ YAVUZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Ortopedi ve Travmatolojiİstanbul Üniversitesi-CerrahpaşaOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET CAN ÜNLÜ
- Tekrarlayan anterior omuz çıkıklı sporcu olmayan hastaların artroskopik tedavisinde tek ankor yeterliliğinin erken dönem sonuçları
Investigate the short-term results of the purse-string method of treatment in non-athletic patients with recurrent traumatic anterior dislocations by using a single anchor
EYYÜP SERDAR YALVAÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Ortopedi ve TravmatolojiDicle ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MEHMET GEM
- Glenoid versiyon ve inklinasyon açılarının travmatik omuz çıkığı ile ilişkisi
The relationship between glenoid version and inclination angles with traumatic shoulder dislocation
FUAD ALAKBARLI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İSMAİL EMRE KETENCİ