Geri Dön

Türk hukukunda suçsuzluk karinesinin hukuki sonuçları

The legal consequences of the presumption of innocence in Turkish law

  1. Tez No: 986486
  2. Yazar: SEYFİ HAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İLHAN ÜZÜLMEZ
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Hukuk, Law
  6. Anahtar Kelimeler: Ceza muhakemesi hukuku, Law of criminal procedure
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Suçsuzluk karinesi, bir kişinin suçluluğu hukuka uygun delillerle ispat edilip mahkeme kararıyla kesinleşinceye kadar suçsuz sayılmasını öngören temel bir hukuk ilkesidir. Karine adil yargılanma hakkının ayrılmaz bir unsuru olarak bireyin devletin cezalandırma gücü karşısındaki konumunu belirler ve insan onurunun korunması bakımından merkezi bir değer taşır. Aydınlanma Çağı'nın en önemli kazanımlarından biri olan bu ilke, günümüzde hem ulusal hem de uluslararası düzeyde evrensel bir insan hakları normu olarak kabul edilmektedir. Suçsuzluk karinesi, yalnızca ceza muhakemesi sürecinde bir usul güvencesi olmanın ötesinde, hukuk devletinin temel direklerinden de biridir. Karine uyarınca ispat yükü iddia makamına aittir; sanığın suçsuzluğunu kanıtlama yükümlülüğü yoktur. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi, hukuka aykırı delillerin hükme esas alınamaması kuralı ve susma hakkı da suçsuzluk karinesinin doğal uzantılarıdır. Soruşturmanın başlangıcından hükmün kesinleşmesine kadar hiç kimse hakkında“suçlu”ifadesi kullanılmamalı; kamu otoriteleri ve medya organları, soruşturma veya kovuşturma aşamasında suçluluğu ima eden söylemlerden kaçınmalıdır. Bununla birlikte, karinenin koruma alanı yalnızca ceza yargılaması ile sınırlı değildir. Günümüz hukuk pratiğinde, ceza davasının mahkûmiyet dışında bir hükümle sonuçlanmasının ardından açılan hukuk, idari veya disiplin yargılamaları gibi bağlantılı davalarda, bireyin“suçsuz sayılma hakkı”nın ne ölçüde korunacağı sorusu önem kazanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ceza davasında mahkûmiyet dışında bir karar alan kişiye, aynı fiile dayanan bağlantılı yargılamalarda“fiilen suçluymuş”gibi davranılmasının suçsuzluk karinesine aykırılık teşkil edeceğini vurgulamaktadır. Anayasa Mahkemesi de benzer şekilde, suçsuzluk karinesinin yalnızca ceza muhakemesine özgü usulü güvencelerden ibaret olmadığını, bağlantılı davalarda da gözetilmesi gerektiğini kabul etmektedir. Ayrıca, Türk Ceza Muhakemesi Kanunu'na son yıllarda eklenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi (CMK m.171), basit yargılama usulü (CMK m.251 vd.), seri muhakeme usulü (CMK m.250) gibi düzenlemeler, yargılamanın hızlandırılmasını amaçlasa da suçsuzluk karinesinin uygulanma biçimi bakımından yeni tartışmalar doğurmuştur. Bu alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri, sanığın tam bir yargısal inceleme yapılmadan suçluluğunu kabul etmesi riskini barındırmakta; bu durum da karinenin özüne ilişkin anayasal güvencelerle çelişebilmektedir. Bu çalışma, suçsuzluk karinesini yalnızca ceza muhakemesi sürecine özgü biçimsel bir güvence olarak değil, hukuk düzeninin bütününde bireyin itibarı, kişilik hakları ve yargı bütünlüğü açısından etkili bir anayasal ilke olarak ele almaktadır. Tezin amacı, suçsuzluk karinesinin birinci boyutunu oluşturan ceza muhakemesi sürecindeki koruma mekanizmaları ile ikinci boyutunu oluşturan bağlantılı davalar ve alternatif muhakeme usulleri üzerindeki etkilerini karşılaştırmalı olarak incelemek; bu alanlarda karinenin uygulanmasına yönelik yapısal sorunları tespit etmek ve çözüm önerileri geliştirmektir.

Özet (Çeviri)

The presumption of innocence is a fundamental legal principle that stipulates an individual shall be considered innocent until proven guilty by a court based on evidence obtained lawfully. As an integral part of the right to a fair trial, it protects individuals against the punitive power of the state and safeguards human dignity. One of the most significant achievements of the Enlightenment era, the presumption of innocence is now a universally recognised human rights norm at national and international levels. The presumption of innocence is not only a procedural safeguard limited to criminal proceedings; it is also one of the cornerstones of the rule of law. Under this principle, the burden of proof lies with the prosecution, and the accused is not required to prove their innocence. The benefit of the doubt, the exclusion of unlawfully obtained evidence and the right to remain silent are all natural extensions of this presumption. From the start of the investigation until the final judgement is delivered, nobody should be referred to as 'guilty', and public authorities and the media must avoid making any statements that might imply guilt during ongoing investigations or trials. However, the presumption of innocence does not apply solely to criminal proceedings. In contemporary legal practice, when a criminal case results in a decision not to convict, questions arise as to the extent to which an individual's right to be presumed innocent is protected in civil, administrative or disciplinary proceedings based on the same facts. The European Court of Human Rights (ECHR) has emphasised that treating such a person as 'de facto guilty' in related proceedings constitutes a violation of the presumption of innocence. Similarly, the Turkish Constitutional Court has ruled that this principle must also be observed beyond criminal proceedings, particularly in cases involving related or parallel actions. Moreover, recent amendments to the Turkish Criminal Procedure Code, including the deferral of public prosecution (Art. 171), the introduction of a simplified trial procedure (Art. 251 et seq.) and a summary procedure (Art. 250), aim to enhance judicial efficiency, but have also sparked new debates about the effective application of the presumption of innocence. These alternative procedures carry the risk of the accused being deemed guilty without a full judicial examination, which could conflict with the constitutional essence of the presumption of innocence. This study considers the presumption of innocence to be a comprehensive constitutional principle that safeguards not only individual reputation and personal rights, but also the integrity of the judicial system, rather than merely a procedural guarantee confined to criminal proceedings. The thesis aims to comparatively examine the first dimension of the presumption — its procedural guarantees within criminal trials — and its second dimension, namely its implications in related proceedings and alternative procedures. The thesis will identify structural issues in its implementation and propose potential solutions.

Benzer Tezler

  1. Vergi Hukukunda karineler

    Presumptions in Tax Law

    EDA ÖZDİLER KÜÇÜK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    HukukAnkara Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NAMİ ÇAĞAN

  2. Anayasal bağlamda suçsuzluk karinesi

    Presumption of innocence in the Constitutional context

    ELANUR KONUKSEVER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    HukukDokuz Eylül Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ŞAFAK EVRAN TOPUZKANAMIŞ

  3. Türk Ceza Hukukunda adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu

    The offence of attempting to influence the right to a fair trial in Turkish Criminal Law

    MEHMET KURT

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Hukukİstanbul Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ADEM SÖZÜER

  4. Ceza Hukuku genel ilkelerinin idari cezalara uygulanabilirliği

    Applicability of general principles and practices of the Criminal Law in terms of the administrative sanctions

    İSMAİL YEŞİL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    HukukAnkara Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CÜNEYT OZANSOY

  5. Soruşturmanın gizliliği

    The secrecy of investigation

    GÜNCE ARTANTAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    HukukAnkara Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜNEŞ OKUYUCU ERGÜN