Geri Dön

Vücut sıvılarının hücre sayımı ve biyokimyasal analizinde tam kan otoanalizörünün performans ve uygulama potansiyeli

Performance and application potential of whole blood autoanalyzer in cell counting and biochemical analysis of body fluids

  1. Tez No: 986165
  2. Yazar: KÜBRA SÖNMEZ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MEDENİ ARPA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Biyokimya, Biochemistry
  6. Anahtar Kelimeler: Plevral efüzyon, peritoneal efüzyon, eksuda, HF-BF, high fluorescence body fluid, hücre sayımı, tümör belirteçleri, Pleural effusion, peritoneal effusion, exudate, HF-BF, high fluorescence body fluid, cell count, tumor markers
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Seröz boşluklarda biriken vücut sıvıları; kardiyovasküler, hepatik, renal, enfeksiyöz ve malign hastalıklar başta olmak üzere çok sayıda sistemik ve lokal patolojinin bir sonucu olarak ortaya çıkabilmektedir. Plevral ve peritoneal efüzyonlar, altta yatan hastalığın patofizyolojisine ilişkin önemli ipuçları sunmakta ve çoğu zaman klinik bulguların erken yansımalarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle seröz vücut sıvılarının laboratuvar değerlendirilmesi, etiyolojik tanının konulması ve klinik yönetimin yönlendirilmesi açısından temel bir bileşen olarak kabul edilmektedir. Vücut sıvılarının değerlendirilmesinde seröz efüzyonların transudatif veya eksudatif özellik göstermesi ve malign hücre içerip içermemesi tanısal yaklaşımın en kritik basamaklarını oluşturmaktadır. Ancak transuda–eksuda ayrımında yaygın olarak kullanılan Light kriterlerinin olguların yaklaşık %20–30'unu hatalı sınıflandırabildiği, malign–benign ayrımında temel yöntemlerden biri olan sitolojik değerlendirmenin ise düşük duyarlılığı nedeniyle özellikle malign efüzyonların erken tanısında yetersiz kalabildiği bilinmektedir. Bu çalışma, güvenilir ve invaziv olmayan bir tanısal yaklaşım geliştirmek amacıyla; kolesterol, LDL, bilirubin, ADA, laktat, CRP, TC-BF ve HF-BF gibi ek biyokimyasal ve hücresel parametrelerin transuda–eksuda ayrımına katkısını; patolojik tanısı bilinen olgularda tümör belirteçleri ile HF-BF'nin malign–benign ayrımındaki performansını; ayrıca manuel optik mikroskopi ile Mindray BC-6000 serisi vücut sıvısı inceleme modunun hücre sayım sonuçları arasındaki uyumu değerlendirmeyi hedeflemektedir. Bu çok yönlü yaklaşım ile seröz efüzyon tanısında daha duyarlı, özgül ve klinik olarak uygulanabilir bir model oluşturulması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Ocak–Haziran 2025 döneminde biyokimya laboratuvarına gönderilen 128 seröz vücut sıvısı örneğini (110 plevral, 18 peritoneal) kapsamaktadır. Patolojik incelemesi olan 115 hastanın 30'u malign, 85'i benign; plevral sıvıların ise Light kriterlerine göre 95'i eksuda, 15'i transudadır. Bu örneklerde biyokimyasal parametreler, tümör belirteçleri, HF-BF ve TC-BF analiz edilmiş; hücresel sayımlar hem manuel optik mikroskobik yöntemle hem de otoanalizör BF moduyla yapılmıştır. İstatistiksel analizler SPSS, MedCalc ve Python programlarıyla yürütülmüş; tanımlayıcı istatistikler standart yöntemlerle raporlanmıştır. Grup karşılaştırmalarında dağılıma göre t-testi veya Mann–Whitney U testi, tanısal değerlendirmelerde ROC analizi kullanılmıştır. Maligniteyi öngören faktörleri belirlemek için tek ve çok değişkenli lojistik regresyon modelleri uygulanmış, kombine model ROC ile doğrulanmıştır. Klinik fayda değerlendirmede Karar Eğrisi Analizi kullanılmıştır. Manuel ve otomatik hücre sayımlarının uyumu Passing–Bablok regresyonu ve Bland–Altman analizleriyle değerlendirilmiştir. Bulgular: Transuda–eksuda ayrımında en yüksek tanısal doğruluk VS total protein (AUC=0.939), VS albümin (AUC=0.912), VS kolesterol (AUC=0.856) ve VS LDH (AUC=0.849) ile elde edilmiş; oran bazlı parametrelerde ise VS/S kolesterol (AUC=0.910) ve VS/S LDL (AUC=0.892) en güçlü göstergeler olmuştur. Malign–benign ayrımında VS CEA (AUC=0.839) ve VS CA15-3 (AUC=0.853) en başarılı belirteçlerdir; HF-BF de anlamlı ayırt edicilik göstermiştir (AUC=0.758). Çok değişkenli lojistik regresyonda VS LnCA15-3, VS LnCEA ve LnHF-BF bağımsız malignite belirleyicileri olarak kalmış; bu üç parametreyle oluşturulan kombine model çok yüksek performans (AUC=0.943) ve %100 duyarlılık, %81.2 özgüllük göstermiştir. Karar Eğrisi Analizi'nde optimal kesim değeri olan 0.16 eşiğinde modelin net faydası 0.340 olarak hesaplanmıştır. Hücre sayımında, otoanalizör BF modu ile manuel mikroskopi arasında mutlak ve yüzde MN, PMN ve toplam çekirdekli hücre sayımında güçlü korelasyon (ρ=0.80–0.96) saptanmış; Passing–Bablok ve Bland–Altman analizleri sonucunda yöntemler arasında yüksek düzeyde doğrusal uyumun yanı sıra güçlü bir korelasyon olduğu gösterilmiştir. Sonuç: Bu çalışma, seröz efüzyonların tanısında biyokimyasal ve hücresel parametreleri birlikte değerlendirerek üç aşamalı kapsamlı bir yaklaşım ortaya koymuştur. İlk olarak, transuda–eksuda ayrımında kullanılan biyokimyasal ve hücresel belirteçlerin literatürle uyumlu ve güvenilir sonuçlar verdiği gösterilmiştir. İkinci aşamada, malign–benign ayrımında tümör belirteçlerinin yanına HF-BF'nin eklenmesiyle oluşturulan hibrit modelin tanısal doğruluğu belirgin şekilde artmış; özellikle HF-BF, VS CEA ve VS CA15-3 kombinasyonunun malign efüzyonlar için yüksek ayırt edicilik sağladığı görülmüştür. Üçüncü aşamada, manuel optik mikroskopi ile tam kan otoanalizörünün BF modu arasında güçlü uyum saptanmış ve otoanalizörün hızlı, standardize ölçümlerle klinik iş akışını kolaylaştırdığı belirlenmiştir. Genel olarak çalışma, seröz efüzyonların değerlendirilmesinde tek bir parametreye dayanmanın yetersiz kaldığını; biyokimyasal belirteçler, tümör belirteçleri ve HF-BF'nin birlikte kullanılmasının tanısal doğruluğu anlamlı şekilde arttırdığını göstermektedir. Bununla birlikte hibrit modelin daha geniş hasta gruplarında doğrulanması gerektiği vurgulanmaktadır.

Özet (Çeviri)

Aim: Serous body fluid accumulation within serous cavities may arise as a consequence of various systemic and local pathological conditions, particularly cardiovascular, hepatic, renal, infectious, and malignant diseases. Pleural and peritoneal effusions provide important insights into the underlying pathophysiology of the disease and often represent one of the earliest clinical manifestations. Therefore, laboratory evaluation of serous body fluids is considered a fundamental component in establishing the etiological diagnosis and guiding clinical management. In the evaluation of body fluids, determining whether serous effusions are transudative or exudative and whether they contain malignant cells constitutes the most critical steps of the diagnostic approach. However, it is well recognized that the widely used Light's criteria may misclassify approximately 20–30% of cases in transudate–exudate differentiation, and that cytological examination, one of the main methods for malignant–benign discrimination, has limited sensitivity and may be insufficient for the early diagnosis of malignant effusions. This study aims to develop a reliable and minimally invasive diagnostic approach by evaluating the contribution of additional biochemical and cellular parameters—including cholesterol, LDL, bilirubin, adenosine deaminase (ADA), lactate, C-reactive protein (CRP), total nucleated cell count (TC-BF), and high-fluorescence body fluid cells (HF-BF)—to transudate–exudate differentiation; by assessing the diagnostic performance of tumor markers and HF-BF in malignant–benign discrimination in cases with known pathological diagnoses; and by investigating the agreement between manual optical microscopy and the body fluid mode of the Mindray BC-6000 series hematology analyzer for cell count results. Through this comprehensive approach, the study aims to establish a more sensitive, specific, and clinically applicable diagnostic model for the evaluation of serous effusions. Materials and Methods: This study included 128 serous body fluid samples (110 pleural and 18 peritoneal) submitted to the biochemistry laboratory between January and June 2025. Among 115 patients with available pathological evaluation, 30 were malignant and 85 were benign; according to Light's criteria, 95 pleural effusions were classified as exudates and 15 as transudates. In these samples, biochemical parameters, tumor markers, HF-BF, and TC-BF were analyzed, and cellular counts were performed using both manual optical microscopy and the body fluid (BF) mode of an automated analyzer. Statistical analyses were conducted using SPSS, MedCalc, and Python software, and descriptive statistics were reported using standard methods. Depending on data distribution, group comparisons were performed using Student's t-test or the Mann–Whitney U test, while diagnostic evaluations were carried out using receiver operating characteristic (ROC) analysis. Univariate and multivariate logistic regression models were applied to identify predictors of malignancy, and the combined model was validated using ROC analysis. Clinical utility was assessed using Decision Curve Analysis. Agreement between manual and automated cell counts was evaluated using Passing–Bablok regression and Bland–Altman analyses. Results: In the transudate–exudate differentiation, the highest diagnostic accuracy was achieved by VS total protein (AUC=0.939), VS albumin (AUC=0.912), VS cholesterol (AUC=0.856), and VS LDH (AUC=0.849). Among ratio-based parameters, VS/S cholesterol (AUC=0.910) and VS/S LDL (AUC=0.892) showed the strongest performance. For malignant–benign discrimination, VS CEA (AUC=0.839) and VS CA15-3 (AUC=0.853) were the most effective markers, and HF-BF also demonstrated significant discriminative ability (AUC=0.758). In multivariate logistic regression, VS LnCA15-3, VS LnCEA, and LnHF-BF remained independent predictors of malignancy. The combined model constructed with these three parameters exhibited excellent diagnostic performance (AUC=0.943), achieving 100% sensitivity and 81.2% specificity. In Decision Curve Analysis, the net benefit of the model was calculated as 0.340 at the optimal threshold probability of 0.16. In cell counting, a strong correlation (ρ = 0.80–0.96) was observed between the analyzer BF mode and manual microscopy for both absolute and percentage MN, PMN, and total nucleated cell counts. Passing–Bablok and Bland–Altman analyses demonstrated a high level of linear agreement and strong concordance between the two methods. Conclusion: This study presents a three-stage, comprehensive diagnostic approach integrating biochemical and cellular parameters in the evaluation of serous effusions. First, biochemical and cellular markers used for transudate–exudate differentiation showed reliable and literature-consistent results. Second, adding HF-BF to tumor markers markedly improved diagnostic accuracy in distinguishing malignant from benign effusions, with the HF-BF + VS CEA + VS CA15-3 combination showing particularly strong discriminative power. Third, strong agreement was observed between the analyzer BF mode and manual optical microscopy, highlighting the analyzer's potential to streamline laboratory workflow through rapid and standardized measurements. Overall, the findings demonstrate that relying on a single parameter or method is insufficient; incorporating biochemical markers, tumor markers, and HF-BF substantially enhances diagnostic accuracy. Nevertheless, validation of the hybrid model in larger and multi-center cohorts is required before routine clinical implementation.

Benzer Tezler

  1. Hemodiyaliz için oluşturulan el bileği düzeyindeki arteriovenöz fistüllerin olgunlaşmasına hematopoetik kök hücre ve endotelyal progenitör hücre düzeyinin etkisi

    The effect of both hematopoietic stem cell and endothelial progenitor cell levels on maturation of created arteriovenous fistulas for hemodialysis in the wrist

    ERAY EROĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    NefrolojiErciyes Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OKTAY OYMAK

  2. Subklinik mastitisin inek sütü osteopontin düzeyine etkisinin araştırılması

    Investigation of the effect of subclinical mastitis on cow milk osteopontin levels

    TOLGA KARAALİ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Veteriner HekimliğiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Veterinerlik Biyokimyası Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜL FATMA YARIM

  3. Hemorajik şok tedavisinde kristalloid tedavisinin böbrek endoteli ve fibrinojen üzerine etkisi

    The effect of crystalloid treatment on kidney endothelium and fibrinogen in the treatment of hemorrhagic shock

    YUNUS YÖN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KEMAL TOLGA SARAÇOĞLU

  4. Terapotik plazma değişimi sırasında kullanılan replasman sıvılarının plazma viskozitesi ve koagülasyon faktörleri üzerine etkileri

    Effects of replacement fluids used for therapeutic plasma exchange on plasma viscosity and coagulation factors

    İBRAHİM TEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    HematolojiAnkara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. ÖNDER ARSLAN

  5. A deep learning architecture for missing metabolite concentration prediction

    Eksik metabolit miktarı tahmini için bir derin öğrenme mimarisi

    SADİ ÇELİK

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2024

    Bilgisayar Mühendisliği Bilimleri-Bilgisayar ve Kontrolİstanbul Teknik Üniversitesi

    Bilgisayar Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALİ ÇAKMAK