Hemodiyaliz hastalarında kalıcı kateter ve arteriovenöz fistülün(AVF) beslenme enfeksiyon ve hemodiyaliz yeterlilik üzerine etkilerinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effects of permanent catheter and arteriovenous fistula (AVF) on nutrition, infection, and hemodialysis adequacy in hemodialysis patients
- Tez No: 985494
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MEHMET USTA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Hemodiyaliz, Arteriovenöz Fistül, Kalıcı Kateter, Enfeksiyon, Hemodialysis, Arteriovenous Fistula, Permanent Catheter, İnfection
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Bursa Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Hemodiyaliz (HD) uygulanan kronik böbrek yetmezliği hastalarında damar erişim yolu seçimi, tedavinin başarısı ve uzun dönem prognoz açısından büyük önem taşımaktadır. Arteriyovenöz fistül (AVF), uzun ömürlü ve düşük komplikasyon oranına sahip bir erişim yolu olarak kabul edilirken; kalıcı kateter kullanımı, özellikle enfeksiyon başta olmak üzere birçok komplikasyon açısından risk oluşturmaktadır. Bununla birlikte, HD hastalarında beslenme durumu ve diyaliz yeterliliği, mortalite ve morbiditeyi doğrudan etkileyen temel belirleyicilerdir. Malnütrisyon ve yetersiz diyaliz, enfeksiyon gelişimi ve inflamasyonla yakından ilişkilidir. Bu çalışmanın amacı, HD tedavisi gören hastalarda kullanılan damar erişim yollarından arteriyovenöz fistül ve kalıcı kateterin enfeksiyon gelişimi, beslenme durumu ve HD yeterliliği üzerindeki etkilerini karşılaştırmaktır. Gereç –Yöntem: Çalışmamız yapılırken 2022-2024 yıllarında HD merkezimizde takipli 18 yaşından büyük, altı aydan uzun süredir kalıcı HD kateteri veya AVF'den HD tedavisi almakta olan 75 hasta dahil edilmiştir. Hasta dosyalarından demografik özellikler (yaş, cinsiyet), primer hastalıklar (DM, HT,vb.), HD başlama zamanları, HD vasküler erişim (VA) şekli, haftalık HDHseansları ile süresi durumları değerlendirildi. Son 3 yıl içinde (2021-2024) hastaneye yatış sayısı, hangi bölüme yattıkları ve sebepleri, mevcut otomasyon sistemi üzerinden epikrizleri ile değerlendirildi. Enfeksiyon açısından hastaların son üç yıl içindeki kültür (kan, idrar, diğer kültür) üremeleri incelendi. Son altı ay içindeki güncel vücud kitle indeksleri (VKİ), prealbümin, albümin, B12, folik asit, lipid profilleri, elektrolit değerleri beslenme açısından değerlendirilmek için incelendi. Sistemde bulunan son altı ay içindeki üç ortalama KT/V ve URR (üre reduction ratio) değerleri HD yeterlilik değerlendirilmesi için incelendi. Bulgular: Çalışmamıza 75 hasta (37 kadın, 38 erkek) dahil edilmiştir. Venöz erişim yolu, 41 hastada (%54,67) AVF, 34 hastada (%45,33) ise kalıcı kateter (10 subclavıen ven, 24 juguler ven) olarak belirlenmiştir. Hastaların 57'sinde (%76,00) en az bir kez hastaneye yatış öyküsü mevcuttur. Yatış nedenleri incelendiğinde; en sık hipervolemi/ödem (%26,67), diğer enfeksiyonlar (%24,00) ve dispne (%17,33) tespit edilmiştir. Bunları kateter/AVF sorunları (%12,00), serebrovasküler olaylar (%9,33) izlemiştir.Kan kültüründe üreme oranı (p=0,042) ve diğer kültürlerde üreme oranı (p=0,020) kalıcı kateter grubunda anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Albümin (p=0,009), prealbümin (p=0,007), total demir bağlama kapasitesi (TDBK) (p=0,025), parathormon (p=0,011) ve hemoglobin (p=0,008) düzeyleri ise AVF grubunda daha yüksek saptanmıştır. Buna karşılık, kalsiyum (p=0,020), HDL (p=0,036) ve CRP (p=0,016) düzeyleri kalıcı kateter grubunda daha yüksektir. HD yeterliliği açısından değerlendirildiğinde, Kt/V ve URR değerleri bakımından AVF ve kalıcı kateter grupları arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Sonuç: Bu çalışmanın bulguları, AVF kullanan hastalarda beslenme göstergelerinin (albümin, prealbümin, hemoglobin vb.) daha iyi, enfeksiyon oranlarının ise daha düşük olduğunu ortaya koymaktadır. Kalıcı kateter kullanan hastalarda enfeksiyon sıklığı ve inflamasyon belirteçleri anlamlı olarak daha yüksektir. Buna karşın, her iki grup arasında HD yeterliliği açısından fark gözlenmemiştir. Sonuç olarak, mümkün olan hastalarda venöz erişim yolu olarak otojen AVF'nin tercih edilmesi, enfeksiyon riskinin azaltılması ve beslenme durumunun korunması açısından daha uygun görünmektedir. Tüm kılavuzlar ilk seçenek olarak damar erişim yolu için AVF önermekte olup bizde ilk tercih olarak AVF'yi önermekteyiz fakat ; özellikle 65 yaş üstü bireylerde ve koroner arter hastalığı, diyabet veya obezite gibi komorbiditeleri bulunan hastalarda AVF olgunlaşma oranlarının daha düşük olması, yaşam beklentisinin az olması gibi nedenlerden dolayı damar erişim yolu tercihinde bireysel hasta bazlı karar verilmelidir. Bu alanda çok merkezli randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
Özet (Çeviri)
Aim: In patients with chronic kidney disease undergoing hemodialysis, the selection of a vascular access route plays a crucial role in determining treatment success and long-term prognosis. Arteriovenous fistula (AVF) is considered the preferred access type due to its durability and low complication rate, whereas the use of a permanent catheter is associated with an increased risk of various complications, particularly infections. Moreover, nutritional status and dialysis adequacy are key determinants that directly influence morbidity and mortality among hemodialysis patients. Malnutrition and inadequate dialysis are closely linked to infection development and systemic inflammation. The aim of this study is to compare the effects of arteriovenous fistula and permanent catheter use on infection incidence, nutritional status, and dialysis adequacy in patients receiving maintenance hemodialysis therapy. Materials and Methods: This study included 75 patients over the age of 18 who were followed at our hemodialysis center between 2022 and 2024 and had been receiving hemodialysis treatment via a permanent catheter or AVF for more than six months. Data obtained from patient records included demographic characteristics (age, sex), primary diseases (e.g., diabetes mellitus, hypertension), initiation time of hemodialysis, type of vascular access (VA), and weekly session frequency and duration.Hospitalization data from the past three years (2021–2024) were reviewed through the electronic medical record system, including the number of admissions, admitting departments, and reasons for hospitalization. Microbiological culture results (blood, urine, and other cultures) from the last three years were analyzed to assess infection status.Nutritional status was evaluated using data from the past six months, including body mass index (BMI), prealbumin, albumin, vitamin B12, folic acid, lipid profile, and electrolyte levels. Three average KT/V and URR (urea reduction ratio) values from the last six months were examined for HD adequacy assessment. Results: A total of 75 patients (37 females, 38 males) were included in the study. Vascular access was established via AVF in 41 patients (54.67%) and via permanent catheter in 34 patients (45.33%), including 24 jugular and 10 subclavian vein catheters. Fifty-seven patients (76.00%) had a history of at least one hospitalization. The most common causes of hospitalization were hypervolemia/edema (26.67%), other infections (24.00%), and dyspnea (17.33%), followed by catheter/AVF complications (12.00%) and cerebrovascular events (9.33%). Positive blood culture rates (p = 0.042) and other culture positivity rates (p = 0.020) were significantly higher in the permanent catheter group. Serum albumin (p = 0.009), prealbumin (p = 0.007), total iron-binding capacity (TIBC) (p = 0.025), parathyroid hormone (PTH) (p = 0.011), and hemoglobin (p = 0.008) levels were significantly higher in the AVF group. In contrast, calcium (p = 0.020), HDL cholesterol (p = 0.036), and C-reactive protein (CRP) (p = 0.016) levels were higher in the catheter group. No significant difference was found between the two groups in terms of dialysis adequacy, as assessed by Kt/V and URR values. Conclusion: The findings of this study demonstrate that patients using arteriovenous fistulas (AVFs) have better nutritional indicators (albumin, prealbumin, hemoglobin, etc.) and lower infection rates compared to those using permanent catheters. Conversely, infection frequency and inflammatory markers (CRP) were significantly higher among patients with central venous catheters. However, there was no significant difference between the two groups in terms of dialysis adequacy.In conclusion, whenever possible, the use of autogenous AVF should be preferred as the vascular access method, as it appears to reduce infection risk and better preserve nutritional status. Although current guidelines recommend AVF as the first-line option for vascular access, individual patient-based decisions should be made—particularly for individuals over 65 years of age or those with comorbidities such as coronary artery disease, diabetes mellitus, or obesity, in whom AVF maturation rates are lower and life expectancy is reduced. Further multicenter, randomized controlled studies are needed to better define optimal vascular access strategies in this patient population.
Benzer Tezler
- Hemodiyaliz hastalarında kalıcı kateter ve arteriyovenöz fistülün mortalite, hospitalizasyon ve biyokimyasal veriler üzerine etkilerinin retrospektif değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of the effects on mortality, hospitalization and biochemical data of the tunneled catheter and arteriovenosis fistulas in hemodialysis patients
SERHAT ÇELİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET DENİZ AYLI
- Arteriovenöz fistülü ve kalıcı hemodiyaliz kateteri olan hemodiyaliz hastalarında akut faz reaktanlarının karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
ÖMER FARUK AYDIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Aile HekimliğiSağlık BakanlığıAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
UZMAN ŞENNUR KÖSE
- Kronik böbrek yetmezliği hastalarında hemodiyaliz girişi için oluşturulan kalıcı damar yollarının açık kalma sürelerinin belirlenmesi ve bu süreye etkisi olan faktörlerin araştırılması
Determining the surveys of long term intravenous access that are formed for hemodialysis at the chronic renal failure patients and searching factorcs that affect these surveys
ÖZDEM KAVRAZ TOMAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
NefrolojiKaradeniz Teknik Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞÜKRÜ ULUSOY
- Kalıcı hemodiyaliz kateterlerinin etkinliği ve uzun dönem sonuçları
Effectivity and long term outcomes of the permanent hemodialysis catheters
TANER ARPACI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
Radyoloji ve Nükleer TıpMersin ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ALTAN YILDIZ
- Hemodiyaliz hastalarında vasküler giriş yollarının çok yönlü değerlendirilmesi
The multi direction assesment of vascular access in hemodialysis patients
AHMET HİLMİ KARABİBER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
NefrolojiOndokuz Mayıs Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NUROL ARIK