Geri Dön

Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenen geç preterm bebeklerde gözlenen morbiditelerin retrospektif değerlendirilmesi

A retrospective analysis of morbidity patterns in late preterm infants hospitalized in the neonatal intensive care unit

  1. Tez No: 984899
  2. Yazar: SERAP ECE ORHAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. DİDEM ARMAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Yenidoğan, Preterm, Geç Preterm, Yenidoğan Yoğun Bakım, Neonate, Preterm, Late Preterm, Neonatal Intensive Care Unit
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

GİRİŞ: Geç preterm bebekler (34⁰/₇–36⁶/₇ gebelik haftaları), term bebeklere benzer görünmelerine rağmen, immatür organ sistemleri nedeniyle önemli morbidite riskleri taşırlar. Bu bebeklerde solunum sıkıntısı, beslenme güçlüğü, hiperbilirubinemi, glisemik instabilite, enfeksiyon ve termoregülasyon bozuklukları gibi komplikasyonlar daha sık görülmekte; bu durum yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatış oranlarını artırmaktadır. Geç preterm bebeklerde görülen morbiditelerin tanımlanması ve yenidoğan yoğun bakım yatış nedenlerinin ortaya koyulması hem klinik yönetim hem de sağlık hizmeti planlaması açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışma, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenen geç preterm bebeklerde görülen morbiditeleri retrospektif olarak değerlendirerek mevcut klinik tabloya ilişkin güncel ve kapsamlı bir bakış sunmayı amaçlamaktadır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmaya hastanemiz yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenmekte olan 34⁰/₇–36⁶/₇ gebelik haftasında doğan toplam 427 geç preterm ve aynı dönemde doğan anne yanında izlenen 51 geç preterm bebek dahil edilmiştir. Bebekler gebelik haftasına göre, 35 hafta altı ve 35 hafta ve üzeri, ve YBÜ'ye yatırılanlar ve anne yanında izlenenler olmak üzere farklı gruba ayrılarak gruplar karşılaştırılmıştır. Tüm olgular solunumsal morbiditeler, metabolik ve hematolojik bozukluklar, enfeksiyöz durumlar, gastrointestinal sistem ve beslenme sorunları açısından kapsamlı biçimde incelenmiştir. Ayrıca klinik seyir, tedavi gereksinimleri, hastanede yatış süreleri değerlendirilerek gruplar karşılaştırılmıştır BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen olguların ortalama gestasyon yaşı 35,69±0,92 hafta olup, olguların %55'i erkek, %45'i kız idi. Gestasyon yaşı ≤35 hafta olan bebeklerde antenatal steroid uygulanması (p<0,01) ve erken membran rüptürü sıklığı ≥35 hafta grubuna kıyasla anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (p=0,018). Aynı grupta YYBÜ'ye yatış oranı (%31,4), solunum desteği gereksinimi (%73,9), invaziv mekanik ventilasyon uygulanma oranı (%35,1), yenidoğanın geçici taşipnesi ve pnömoni sıklığı ile hipotermi, hipoglisemi ve beslenme güçlüğü oranları anlamlı olarak daha yüksek saptanmıştır (p<0,05). ≤35 hafta grubunda kan gazı analizlerinde xii istatistiksel anlamlı düzeyde düşük pH ve daha yüksek PCO₂ değerleri izlenmiştir (p<0,05). Ayrıca bu grupta tam enteral beslenmeye geçiş süresinin anlamlı derecede daha uzun olduğu belirlenmiştir (p<0,001). YYBÜ'de izlenen bebeklerin 1. ve 5. dakika APGAR skorları anne yanında izlenen bebeklere göre daha düşük bulunmuştur (p<0,01). Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde, gestasyon haftasının YYBÜ'ye yatış riskini yaklaşık 8 kat (OR: 8,11; %95 GA: 2,17–30,21; p=0,002), paritenin ise 1,9 kat artırdığı gösterilmiştir (OR: 1,878; p=0,008). SONUÇ: Elde edilen sonuçlar, geç preterm bebeklerin özellikle ≤35 hafta doğan bebeklerin daha yüksek morbidite yüküne sahip olduğu, daha fazla solunum ve metabolik destek gerektirdiği, antenatal risk faktörlerinin bu grupta daha yoğun görüldüğü ve yoğun bakım yatış olasılıklarının anlamlı ölçüde arttığı belirlenmiştir. Anne yanında izlenen bebeklerin daha ileri gestasyon haftasına, daha yüksek APGAR skorlarına ve daha iyi klinik adaptasyona sahip olması, ayrıca gestasyon yaşının yoğun bakımı yatışı için bağımsız risk faktörü olarak bulunması gestasyon yaşının klinik stabiliteyi doğrudan etkileyen önemli bir belirteç olduğunu desteklemektedir. Bu bulgular, geç preterm dönemde özellikle 34–35. gebelik haftasında doğan bebeklerin morbiditeler açısından daha yüksek risk taşıdığını ve bu grubun doğum sonrası izlem algoritmalarında ayrı ve daha dikkatli izlenmesi gereken bir risk kategorisi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Özet (Çeviri)

Background: Late preterm infants (born between 34⁰/₇ and 36⁶/₇ weeks of gestation), although they appear similar to term infants, carry a substantially increased risk of morbidity due to organ system immaturity. Respiratory distress, feeding difficulties, hyperbilirubinemia, glycemic instability, infections, and thermoregulation disorders are more frequently observed in this population, leading to higher rates of admission to the neonatal intensive care unit (NICU). Defining morbidities and identifying the reasons for NICU admission among late preterm infants is of critical importance for both clinical management and healthcare planning. This study aimed to provide an updated and comprehensive evaluation of morbidities among late preterm infants followed in a NICU. Methods: A total of 427 late preterm infants (34⁰/₇–36⁶/₇ weeks of gestation) admitted to our hospital's NICU and 51 late preterm infants born during the same period who did not require NICU admission were included in the study. Infants were classified into two groups according to gestational age (≤35 weeks and >35 weeks) and also according to the site of postnatal care (NICU vs. rooming-in with the mother). All infants were comprehensively evaluated for respiratory morbidities, metabolic and hematologic disorders, infectious conditions, and gastrointestinal and feeding-related problems. Clinical course, treatment requirements, and length of hospital stay were also analyzed and compared between groups. Results: The mean gestational age of the study population was 35.69 ± 0.92 weeks, and 55% of the infants were male, and 45% were female. Infants born at ≤35 weeks of gestation had significantly higher rates of antenatal steroid exposure (p<0.01) and premature rupture of membranes compared with those born at ≥35 weeks (p=0.018). In the ≤35-week group, the NICU admission rate (31.4%), requirement for respiratory support (73.9%), use of invasive mechanical ventilation (35.1%), and the incidences of transient tachypnea of the newborn and pneumonia, as well as hypothermia, hypoglycemia, and feeding difficulties, were all significantly higher (all p<0.05). Blood gas analyses in infants born at ≤35 weeks revealed significantly lower pH values and higher PCO₂ levels (p<0.05). In addition, the time to achieve full enteral feeding xiv was significantly longer in this group (p<0.001). Infants admitted to the NICU had significantly lower 1- and 5-minute APGAR scores compared with those managed alongside their mothers (p<0.01). In multivariable logistic regression analysis, gestational age ≤35 weeks was associated with an approximately eight-fold increased risk of NICU admission (OR: 8.11; 95% CI: 2.17–30.21; p=0.002), while parity was associated with a 1.9-fold increase in NICU admission risk (OR: 1.878; p=0.008). Conclusion: These findings demonstrate that late preterm infants, particularly those born at ≤35 weeks of gestation, carry a significantly higher burden of morbidity, require greater respiratory and metabolic support, and are exposed to antenatal risk factors more frequently, resulting in a markedly increased likelihood of NICU admission. Infants managed alongside their mothers had more advanced gestational ages, higher APGAR scores, and better postnatal adaptation. Moreover, the identification of gestational age as an independent risk factor for NICU admission further supports its critical role as a determinant of clinical stability. Collectively, these results indicate that infants born at 34–35 weeks of gestation represent a particularly vulnerable subgroup and should be considered a distinct high-risk category requiring closer and more individualized postnatal follow-up.

Benzer Tezler

  1. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Yenidoğan Ünitesinde son 10 yılda izlenen pulmoner kanaması olan yenidoğanların retrospektif değerlendirilmesi

    Pulmonary hemorrhage in newborns: A 10-year review at Kocaeli University Neonatology Unit

    AYNA ATAYEVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıKocaeli Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZGE SERÇE PEHLEVAN

  2. Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenen geç preterm bebeklerin maternal risk faktörlerine bağlı morbiditelerinin değerlendirilmesi

    The effects of maternal risk factors on the morbidity of late preterm infants in the neonatal intensive care unit

    EMRAH ÇIĞRI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıBaşkent Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞE NUR ECEVİT

  3. Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde izlenen ve intravenöz sıvı tedavisi uygulanan preterm yenidoğan bebeklerde kullanılan farklı sodyum derişimlerinin klinik ve laboratuvar değişkenlere etkilerinin değerlendirilmesi, hiponatremi ve hipernatremi sıklığı

    Evaluation of the effects on clinical and laboratory variables, hyponatremia and hypernatremia frequency of different sodium consentrations used in preterm newborn infants who were followed and treated with intravenous fluid therapy in Newborn Intensive Care Unit

    MELEK NUR ŞAHBAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET ÖZDEMİR

  4. Geç preterm yenidoğanların yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatış nedenleri ve neonatal izlemlerinin değerlendirilmesi

    Causes of admission to the neonatal intensive care unit and evaluation of clinical outcomes in late preterm newborns

    SAFA MERİÇ ALDAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA NUR SARI