Geri Dön

Bethesda III tiroid nodülleri nedeniyle opere edilen hastalarda malignite oranı ve maligniteye etki eden faktörlerin retrospektif analizi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 984473
  2. Yazar: AYKUT ÖZKILIÇ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MURAT ÖZDEMİR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Genel Cerrahi, Endocrinology and Metabolic Diseases, General Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Tiroid nodülleri toplumda yaygın görülen endokrin hastalıkları arasında yer almakta olup, malignite riskinin değerlendirilmede sitolojik inceleme materyalleri Bethesda sınıflama sistemi ile sınıflandırılmaktadır. Bethesda sınıflamasında III. kategori olan 'önemi belirsiz atipi (AUS) grubu heterojen yapısı ve değişken malignite oranları nedeniyle klinik yönetimi en tartışmalı gruplardan biridir. Bu çalışmanın amacı; Bethesda III kategorisindeki tiroid nodüllerinde malignite riskini etkileyen faktörleri belirlemek, yüksek riskli nodülleri erken dönemde tespit ederek tekrar biyopsi yerine doğrudan cerrahiye yönlendirilmesini ve aynı zamanda düşük riskli nodülleri saptayarak gereksiz cerrahiden kaçınılmasını sağlayabilecek belirleyici parametreleri ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2017 ile Aralık 2024 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Hastanesi'nde İİAB sonucu Bethesda III olarak raporlanan 18 yaş üzerindeki hastalar retrospektif olarak incelendi. Hastaların demografik bilgileri, tiroidit öyküsü, tiroid fonksiyon testleri kaydedildi. Nodüllerin sonografik özellikleri EU-TIRADS sınıflamasına göre değerlendirildi. Opere edilen ve takip edilen hastalarda karşılaştırıldı. Opere edilen Bethesda III nodüllü hastalarda kesin patoloji sonuçları üzerinden maligniteye etki eden faktörler değerlendirildi. Tek ve çok değişkenli analizler için Mann–Whitney U, Ki-kare ve Fisher's Exact testleri kullanıldı. Malignite riskini belirlemede çok değişkenli lojistik regresyon analizi uygulandı. Bulgular: Toplam 519 hasta çalışmaya dahil edildi. Tek ve çift biyopsi sonucu AUS gelen hastalarda malignite oranı %40.5 bulundu. İkinci biyopsi sonucu Bethesda II nodüllerin %74'ü EU-TIRADS 3 iken, Bethesda VI grubunda EU-TIRADS 3 nodül saptanmadı. Opere edilen Bethesda III nodüllerde malign ve benign grup karşılaştırıldığında, malign gruptaki hastalarda median yaş daha gençti (46.5 vs 50.0; p=0.008). Cinsiyet, TSH düzeyi, nodül büyüklünün malignite ile ilişkisi bulunmadı.Tiroidit öyküsü benign grupta %40.4 malign grupta %19.8 olarak saptandı (p<0.001). Malignite oranları, EU-TIRADS 5 nodüllerde %83.3, EU-TIRADS 4'te %68.9 ve EU-TIRADS 3'te %48.9 olarak saptanmıştır. Tek biyopsi ile Bethesda III tanısı alan nodüllerde EU-TIRADS 5 grubunda malignite %84,6 iken, çift biyopsi ile AUS raporlananlarda bu oran %81,5 idi (p=0.73). Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde; yaş arttıkça malignite riski azalmakta (OR: 0.97; %95 GA: 0.95–0.99; p=0.02), tiroidit öyküsü olanlarda risk daha düşüktü (OR: 0.35; %95 GA: 0.19–0.62; p<0.001). EU-TIRADS 5 kategorisindeki nodüllerde (OR: 5.49; %95 GA: 2.40–12.55; p<0.001), EU-TIRADS 4 nodüllerde (OR: 2.57; %95 GA: 1.42–4.63; p=0.002) anlamlı malignite risk artışı saptandı. Tartışma ve Sonuç: Bethesda III kategorisinde nodüllerde cerrahi sonrası malignite oranı, güncel kılavuzların üzerinde %40 düzeyinde bulunmuştur. EU-TIRADS 3 nodüllerde malignite riski ve cerrahi riskler göz önüne alındığında ikinci biyopsi ve moleküler testler açından değerlendirilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Buna karşılık, ilk biyopsi Bethesda III ve eşlik eden EU-TIRADS 5 nodüllerde, malignite riski oldukça yüksektir. Ayrıca, bu grupta ikinci biyopsi yapıldığında dahi malignite oranlarının anlamlı şekilde değişmemesi nedeniyle tekrar biyopsi yerine ön planda cerrahi tedavi düşünülmelidir. Çok değişkenli analiz sonuçlarına göre, malignite riskini öngörmede en güçlü faktör EU-TIRADS sınıflama sistemi olmuştur. Tiroidit öyküsü olması ve ileri yaş ise malignite riskini azaltmaktaydı. Sonuç olarak, Betheasda III nodüllerde, sonografik risk faktörleri, tiroidit varlığı, yaşı gibi klinik parametreler dikkate alınarak, bireyselleştirilmiş bir tedavi yöntemi benimsenmelidir.

Özet (Çeviri)

Background and Objective: Thyroid nodules are one of the most common endocrine disorders worldwide. The risk of malignancy is primarily assessed using cytological evaluation, with results classified according to the Bethesda System. Within this system, category III,“Atypia of Undetermined Significance”(AUS), represents the most controversial group due to its heterogeneity and variable malignancy rates. This study aimed to identify the factors influencing malignancy risk in Bethesda III nodules, detect high-risk nodules that may require early surgical intervention to avoid repeat biopsy, and recognise low-risk nodules to avoid unnecessary surgery. Materials and Methods: This retrospective study included patients aged over 18 who were diagnosed with Bethesda III nodules on FNAB between January 2017 and December 2024 at Ege University Hospital. Demographic characteristics, history of thyroiditis, and thyroid function tests were recorded. Sonographic features of the nodules were evaluated according to the EU-TIRADS classification system. Patients who underwent surgery were compared with those under follow-up. Factors associated with malignancy based on final histopathology were analysed using univariate and multivariate methods in surgically treated patients. Where appropriate, statistical comparisons were made using Mann–Whitney U, Pearson's Chi-square and Fisher's Exact tests. Variables that were significantly associated with malignancy (p<0.10) in the univariate analysis were then evaluated using a multivariate logistic regression model to identify the independent predictors. Results: A total of 519 patients were included in the study. The overall malignancy rate among patients with one or two AUS-diagnosed biopsies was 40.5%, which is higher than typically reported in current guidelines. The median age of patients in the malignant group was significantly lower than that of the benign group (46.5 vs 50.0 years; p=0.008). A history of thyroiditis was more common in the benign group (40.4%) than in the malignant group (19.8%) (p<0.001). Nodules categorized as EU-TIRADS 5 were associated with a significantly higher malignancy rate. No significant associations were found between malignancy and gender, TSH level, or nodule size. Among patients who underwent repeat biopsy, 74% of Bethesda II nodules were classified as EU-TIRADS 3, whereas no Bethesda VI nodules were found in this category. In nodules diagnosed as AUS on a single FNAB, the malignancy rate was 84.6% in EU-TIRADS 5, compared to 81.5% in those with two AUS results (p=0.73). In multivariate logistic regression, increasing age was associated with a reduced risk of malignancy (OR: 0.97; 95% CI: 0.95–0.99; p=0.02), and a history of thyroiditis was also a significant protective factor (OR: 0.35; 95% CI: 0.19–0.62; p<0.001). Conversely, EU-TIRADS 5 nodules (OR: 5.49; 95% CI: 2.40–12.55; p<0.001) and EU-TIRADS 4 nodules (OR: 2.57; 95% CI: 1.42–4.63; p=0.002) were independently associated with a significantly increased malignancy risk. Discussion and Conclusion: The malignancy rate observed in Bethesda III nodules in this study exceeded the range suggested in current clinical guidelines. For nodules classified as EU-TIRADS 3, repeat biopsy and/or molecular testing should be considered due to their lower malignancy risk and to avoid unnecessary surgery. In contrast, nodules initially classified as AUS with concurrent EU-TIRADS 5 features should be prioritized for surgical management, as the malignancy risk remains high even with a second AUS result. The EU-TIRADS classification system emerged as the most significant predictor of malignancy, whereas advanced age and a history of thyroiditis were protective factors. Ultimately, management decisions for Bethesda III nodules should not rely solely on cytology but must be individualized by integrating sonographic features, clinical history, and patient-specific risk factors.

Benzer Tezler

  1. Bethesda II tanılı tiroid nodülleri ne kadar masum?

    How innocent are thyroid nodules diagnosed with bethesda II?

    KAYAHAN EYÜBOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Genel CerrahiKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET ULUŞAHİN

  2. Foliküler paternli indetermine tiroid nodüllerinin preoperatif doğru tanısında, hücre bloğu immünsitokimyası bir çözüm olabilir mi? Galektin-3, HBME1, CK19 ve CD56 antikorlarının kombine kullanımı

    Can cell block immunocytochemistry be a solution in the preoperative correct diagnosis of follicular pattern indeterminated thyroid nodules? combined use of Galectin-3, HBME1, CK19 and CD56 antibodies

    MERVE TURAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    PatolojiAnkara Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KORAY CEYHAN

  3. Tiroid nodüllerinde benign – malign ayrımınında ultrasonografik EU-Tirads skorlaması ile ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) ve bethesda skorlamasının teşhis performanslarının değerlendirilmesi

    Evaluation of the diagnostic performances of ultrasonographic eu-tirads scoring, fine-needle aspiration biopsy (FNAB), and bethesda scoring in the benign–malignant differentiation of thyroid nodules

    ŞEBNEM ÇİMEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Genel CerrahiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NAZİF ZEYBEK

  4. Sitolojik olarak bethesda kategori III tiroidnodulü olan hastalarda tırads skorlamasisteminin malignite öngördürmepotansiyelinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the malignancy predictive potential of the tirads scoringsystem in patients with bethesda category III thyroid nodules cytologically

    HAZAL PİŞKİN URAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MAZHAR MÜSLÜM TUNA

  5. Tiroid nodülü ince iğne aspirasyon sitolojisi önemi belirsiz atipi saptananlarda trombosit/ lenfosit ve nötrofil/ lenfosit oranlarının klinik önemi

    Clinical significance of platelet/lymphocyte and neutrophil/lymphocyte ratios in patients diagnosed with atypia of undetermined significance in thyroid fine-needle aspiration cytology

    DİDEM TOKER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    İç HastalıklarıZonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TANER BAYRAKTAROĞLU