Geri Dön

Diyetisyenlerde sosyal fizik kaygısının, yeme bozuklukları ve yaşam kalitesi ile ilişkisi

The relationship between social physique anxiety, eating disorders, and quality of life among dietitians

  1. Tez No: 984296
  2. Yazar: SEDEN ÜRETMEN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MERVE YILMAZ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Beslenme ve Diyetetik, Nutrition and Dietetics
  6. Anahtar Kelimeler: Diyetisyen, Sosyal Fizik Kaygısı, Yeme Bozukluğu, Yaşam Kalitesi, Beslenme ve yeme bozuklukları, Dietitians, Social Physique Anxiety, Eating Disorders, Quality of Life, Feeding and eating disorders
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İzmir Tınaztepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Sosyal fizik kaygısı, insanların fiziksel görünüşleri başkaları tarafından değerlendirilirken hissettikleri kaygıdır. Bazı meslek grupları, mesleki gereklilikler nedeniyle bu kaygı açısından risk altında kabul edilebilmektedir. Diyetisyenler, mesleki rolleri gereği fiziksel görünümlerine yönelik toplumsal beklentilerle daha fazla karşılaşabilecekleri için, sosyal fizik kaygısı ve yeme bozukluğu açısından diğer meslek gruplarına göre daha fazla risk altında olma ihtimalleri bulunmaktadır. Bu araştırma, diyetisyenlerde sosyal fizik kaygısının yeme bozuklukları ve yaşam kalitesi ile ilişkisini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Türkiye'de aktif olarak danışan/hasta bakmakta olan diyetisyenler oluşturmuştur. Örneklem büyüklüğü, %95 güven düzeyi ve %5 hata payı ile 385 katılımcı üzerinden hesaplanmış; analizler ise 439 katılımcı üzerinden gerçekleştirilmiştir. Veriler, Ocak 2025–Ağustos 2025 tarihleri arasında Google Forms aracılığıyla çevrimiçi olarak yürütülmüştür. Demografik özellikleri değerlendiren 14 soruluk Katılımcı Bilgi Formu, yeme bozuklukları ve belirtilerini ölçen 13 soruluk EDE-Q-13 ölçeği, sosyal fizik kaygı düzeylerini belirlemek üzere 12 soruluk Sosyal Fizik Kaygı Envanteri (SFKE) ve yaşam kalitesini değerlendiren 12 soruluk SF-12 ölçeği kullanılmıştır. Katılımcıların boy uzunluğu ve vücut ağırlığı bilgileri beyana dayalı olarak alınmış ve beden kütle indeksi hesaplanmıştır. Çalışmada katılımcıların 384'ü kadın (%87,5) ve 55'i erkek (%12,5) olup; yaş ortalaması 26,5 ± 4,5 yıl ve ortalama BKİ değeri 22,8 ± 3,5 kg/m² olarak belirlenmiştir. Analizler sonucunda SFKE alt boyutu Fiziksel Görünüm Rahatlığı (FGR) puanları, kadın diyetisyenlerde erkeklere göre anlamlı derecede yüksek bulunmuş (p = 0,041); BKİ değeri şişman olan bireylerin FGR puanları ise normal ve zayıf kategoridekilerden anlamlı olarak yüksek saptanmıştır (p = 0,013). Ayrıca, yüksek gelir grubundaki katılımcıların SFKE toplam ve FGR alt boyutu puanları da daha yüksektir. EDE-Q-13 ölçeği toplam puanının medyanı 2,40 (min: 0,00 – max: 10,60) olarak bulunmuş olup; BKİ EDE-Q toplam (p = 0,001), EDE-Q1 (p = 0,000), EDE-Q2 (p = 0,017), EDE-Q3 (p = 0,000) ve EDE-Q4 (p = 0,001), çalışılan bölge EDE-Q4 (p = 0,009), aylık danışan sayısı EDE-Q toplam (p = 0,009), EDE-Q2 (p = 0,010), EDE-Q3 (p = 0,009), EDE-Q4 (p = 0,026), EDE-Q5 (p = 0,010) ve fiziksel aktivite düzeyi EDE-Q4 (p = 0,015) ile EDE-Q5 (p = 0,000) alt boyutları ile anlamlı ilişki göstermiştir. SF-12 ölçeğinin mental bileşen skoru (MBS), medeni durum (p = 0,018) ve gelir durumu (p = 0,003) ile anlamlı olarak ilişkilendirilmiş; fiziksel bileşen skoru (FBS) ve MBS ise fiziksel aktivite düzeyine göre anlamlı farklılık göstermiştir (FBS, p = 0,035; MBS, p = 0,038). Fiziksel bileşen skoru puanlarındaki her 1 birimlik artış, fiziksel görünüm rahatlığı puanlarında 0,05 birimlik artışa yol açarken; yeme bozukluğu puanlarındaki her 1 birimlik artış FGR puanlarında 0,84 birimlik artışa neden olmaktadır. Sonuç olarak, sosyal fizik kaygısı, yeme bozuklukları ve yaşam kalitesi birbirleriyle karşılıklı etkileşim içerisindedir; bu alanlardan birinde yaşanan olumsuzluk, diğerlerini de olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, diyetisyenlerin yaşam kalitesini korumak ve yeme bozukluğu ile sosyal fizik kaygısının olumsuz etkilerini önlemek amacıyla müdahaleler geliştirilmesine ve bu konularda daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Özet (Çeviri)

Social physique anxiety refers to the distress experienced when individuals perceive their physical appearance as being evaluated by others. Certain professional groups may be particularly vulnerable to this form of anxiety due to occupational demands. Dietitians, in particular, face heightened societal expectations regarding their physical appearance as part of their professional identity, which may render them more susceptible to social physique anxiety and eating disorders compared to other occupational groups. This study aimed to investigate the relationship between social physique anxiety, eating disorders, and quality of life among dietitians. The study population comprised dietitians in Turkey who were actively engaged in client/patient care. The required sample size was calculated as 385 participants at a 95% confidence level with a 5% margin of error, and analyses were ultimately conducted on 439 participants. Data were collected online via Google Forms between January 2025 and August 2025. Demographic characteristics were obtained through a 14-item Participant Information Form. Eating disorders and related symptoms were assessed using the 13-item Eating Disorder Examination Questionnaire (EDE-Q-13), social physique anxiety was evaluated with the 12-item Social Physique Anxiety Inventory (SPAI), and quality of life was measured with the 12-item Short Form Health Survey (SF-12). Participants self-reported their height and weight, from which body mass index (BMI) was calculated. The sample included 384 women (87.5%) and 55 men (12.5%), with a mean age of 26.5 ± 4.5 years and a mean BMI of 22.8 ± 3.5 kg/m². Analyses indicated that scores on the Physical Appearance Comfort (PAC) subscale of the SPAI were significantly higher among female dietitians compared to males (p = 0.041). Participants classified as obese reported significantly higher PAC scores than those in the normal and underweight categories (p = 0.013). Moreover, participants with higher income levels had significantly greater total SPAI and PAC scores. The median total score on the EDE-Q-13 was 2.40 (range: 0.00–10.60). Significant associations were observed between BMI and total EDE-Q scores (p = 0.001), as well as with EDE-Q1 (p < 0.001), EDE-Q2 (p = 0.017), EDE-Q3 (p < 0.001), and EDE-Q4 (p = 0.001). Significant associations were also found between region of practice and EDE-Q4 (p = 0.009); monthly client numbers and total EDE-Q (p = 0.009), EDE-Q2 (p = 0.010), EDE-Q3 (p = 0.009), EDE-Q4 (p = 0.026), and EDE-Q5 (p = 0.010); and physical activity level with EDE-Q4 (p = 0.015) and EDE-Q5 (p < 0.001). The mental component score (MCS) of the SF-12 was significantly associated with marital status (p = 0.018) and income level (p = 0.003). Both the physical component score (PCS) and MCS differed significantly according to physical activity level (PCS: p = 0.035; MCS: p = 0.038). Each one-unit increase in PCS was associated with a 0.05-unit increase in PAC scores, while each one-unit increase in eating disorder scores corresponded to a 0.84-unit increase in PAC scores. In conclusion, social physique anxiety, eating disorders, and quality of life appear to be interrelated; difficulties in one domain may adversely affect others. Interventions are therefore needed to support dietitians' quality of life and to mitigate the detrimental effects of social physique anxiety and eating disorders. Further research in these areas is strongly done.

Benzer Tezler

  1. Hastanede yatan disfajili bireylerin malnütrisyon, yaşam kalitesi ve kaygı düzeylerinin belirlenmesi

    Determanition of malnutrition,quality of life and anxiety levels of hospitalized individuals with dysphagia

    GÜLŞAH CİVELEK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Beslenme ve DiyetetikSelçuk Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DİDEM ÖNAY DERİN

    PROF. DR. EBRU KARACA UMAY

  2. Kadın diyetisyenlerde sosyal fizik kaygısının ortoreksiya nervoza ve egzersiz bağımlılığına etkisi

    The effect of social physical anxiety on orthorexia nervosa and exercise addiction in female dietitians

    ZEYNEP ECE SUNGUR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Beslenme ve DiyetetikBaşkent Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ İREM OLCAY EMİNSOY

  3. Comparison of sports nutrition knowledge, supplement usage and orthorexia tendencies between different sport branches

    Farklı spor dalları arasında spor beslenme bilgisi, takviye kullanımı ve ortoreksiya eğilimlerinin karşılaştırılması

    ESRA AYDEMİR

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2021

    SporAnkara Üniversitesi

    Spor Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FIRAT AKÇA

  4. Kamu hastanelerinde çalışan diyetisyenlerde tükenmişlik düzeyinin ölçülmesi üzerine bir araştırma; Ankara ili örneği

    A study on the measurement of burnout levels in dietitians working at public hospi̇tals; An example of Ankara

    ÖZDEN BOSTANCI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Sağlık Kurumları YönetimiTürk Hava Kurumu Üniversitesi

    İşletme Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. KEMAL TEKİN

  5. Diyetisyenlerin sosyal medyadaki paylaşımlarının bilimsel ve etik yönden incelenmesi (ınstagram örneği)

    Investigation of social media sharing of dietitians scientific and ethics rules (instagram example)

    BEYZA MENDEŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Beslenme ve DiyetetikBiruni Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BARIŞ ÖZTÜRK

    YRD. DOÇ. EBRU ÖZTÜRK