Geri Dön

Pelvik venöz hastalığının tedavisinde endovasküler embolizasyon yönteminin etkinliğinin ve güvenilirliğinin değerlendirilmesi

Evaluation of the effectiveness and safety of endovascular embolization in the treatment of pelvic venous disease

  1. Tez No: 984128
  2. Yazar: SEDAT YILDIZ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SERKAN KETENCİLER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Pelvik venöz hastalık, endovasküler embolizasyon, kronik pelvik ağrı, VAS, ovaryan ven reflüsü, Pelvic venous disease, endovascular embolization, chronic pelvic pain, VAS, ovarian vein reflux
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, pelvik venöz hastalığı (PeVH) tanısıyla endovasküler embolizasyon uygulanan hastalarda tedavinin klinik etkinliğini ve güvenilirliğini değerlendirmek; semptom şiddeti, laboratuvar parametreleri ve görüntüleme bulguları üzerindeki etkilerini retrospektif olarak analiz etmektir. Gereç ve Yöntem: 01.02.2020–01.02.2024 tarihleri arasında İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği'nde pelvik venöz hastalığı tanısı ile endovasküler embolizasyon uygulanan toplam 108 erişkin kadın hasta retrospektif olarak incelenmiştir. Hastaların demografik özellikleri, klinik semptomları, preoperatif görüntüleme bulguları, laboratuvar değerleri ve işlem sonrası 1., 3. ve 6. aylarda Vizüel Analog Skala (VAS) ile değerlendirilen ağrı düzeyleri analiz edilmiştir. Ayrıca komplikasyonlar, venöz reflü varlığı ve ovaryan ven çapları değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizlerde parametrik olmayan yöntemler kullanılmış ve anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 108 hastanın yaş ortalaması 40,95 ± 8,24 yıl olup, tamamı kadındır. Hastaların %88,9'unda dismenore, %83,3'ünde disparoni ve %33,3'ünde pelvik bölgede şişkinlik yakınması görülmüştür. Görüntüleme bulgularına göre tüm hastalarda sol ovaryan ven reflüsü mevcut olup, ortalama ovaryan ven çapı 7,15 ± 1,80 mm olarak ölçülmüştür. Endovasküler embolizasyon sonrasında VAS skorlarında anlamlı ve kademeli bir azalma saptanmış; preoperatif ortalama 59,81 olan VAS değeri postop 1. ayda 38,88'e, 3. ayda 32,57'ye ve 6. ayda 29,35'e gerilemiştir (p<0,001). İşlem sonrası D-Dimer, CRP ve WBC değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı artış izlenmiş olup bu değişiklikler klinik açıdan anlamlı bir komplikasyonla ilişkili bulunmamıştır. Major komplikasyon gözlenmezken, koil migrasyonu yalnızca bir hastada (%0,9) saptanmıştır. Sonuç: Endovasküler embolizasyon, pelvik venöz hastalığının klinik yönetiminde etkili ve güvenilir bir tedavi seçeneği olarak değerlendirilmektedir. Ağrı skorlarında belirgin iyileşme sağlanması ve komplikasyon oranlarının düşük olması, yöntemin hem semptomatik hem de yapısal açıdan olumlu sonuçlar sunduğunu göstermektedir. Bu çalışma, PeVH'de hasta seçimi ve tedavi yaklaşımının şekillendirilmesine katkı sağlayacak nitelikte olup, daha geniş örneklemli ve ileriye dönük çalışmalarla bulguların desteklenmesi önemlidir.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study was to evaluate the clinical efficacy and safety of endovascular embolization in patients diagnosed with pelvic venous disease (PeVD), and to assess its effects on symptom severity, laboratory parameters, and imaging findings in a retrospective cohort. Materials and Methods: A total of 108 adult female patients who underwent endovascular embolization for pelvic venous disease between 01.02.2020 and 01.02.2024 at the Cardiovascular Surgery Clinic of İstanbul University of Health Sciences Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu City Hospital were retrospectively analyzed. Demographic characteristics, clinical symptoms, preoperative imaging findings, laboratory parameters, and postoperative pain scores measured using the Visual Analog Scale (VAS) at the 1st, 3rd, and 6th months were evaluated. Complications, ovarian venous reflux, and venous diameters were also assessed. Non-parametric statistical methods were applied, and a p-value <0.05 was considered statistically significant. Results: The mean age of the 108 patients included in the study was 40.95 ± 8.24 years, and all participants were female. Among the patients, 88.9% reported dysmenorrhea, 83.3% dyspareunia, and 33.3% pelvic fullness. Imaging revealed left ovarian vein reflux in all cases, with a mean ovarian vein diameter of 7.15 ± 1.80 mm. Following endovascular embolization, VAS pain scores significantly decreased from a preoperative mean of 59.81 to 38.88 at 1 month, 32.57 at 3 months, and 29.35 at 6 months (p<0.001). Postoperative D-dimer, CRP, and WBC levels demonstrated statistically significant increases; however, these changes were not associated with clinically relevant complications. No major complications occurred, and coil migration was detected in only one patient (0.9%). Conclusion: Endovascular embolization is an effective and safe therapeutic option in the management of pelvic venous disease. Significant reductions in pain scores, improvement in symptoms, and a low complication profile support the clinical utility of this minimally invasive approach. This study contributes valuable evidence regarding patient selection and treatment planning in PeVD, and further large-scale, prospective studies are warranted to strengthen these findings.

Benzer Tezler

  1. Preeklampsi, eklampsi ve kronik hipertansiyonlu gebelerdefaktör V leiden mütasyonunun prognoza etkisi

    The effect of factor V leiden mutation on prognosis in pregnants with preeclampsia, eclampsia, and chronic hypertension

    BAKİYE AKBAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Kadın Hastalıkları ve DoğumKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MEHMET ARMAĞAN OSMANAĞAOĞLU

  2. Aşırı aktif mesanede mikroRNA ilişkisi ve klinik korelasyon

    The role of microRNA in over active bladder: Relationship and clinical correlation

    KÜRŞAT KÜÇÜKER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    ÜrolojiPamukkale Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZAFER AYBEK

  3. Endometriozis'in non-invaziv tanısında farklı biyomarkırların duyarlılıklarının karşılaştırılması

    Comparison of different biomarkers sensitivity in non-invasive diagnosis of Endometriosis

    SEFA ERDEM ÖZHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Kadın Hastalıkları ve DoğumOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. ARİF KÖKÇÜ

  4. Aşırı aktif mesane sendromlu olgularda idrarda ve serumda pro-BNP, anp, prokalsitonin, NGF, BDNF düzeylerinin klinik bulgular ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between urine and serum pro-BNP, anp, procalcitonin, NGF, BDNF levels and clinical findings in cases with overactive bladder syndrome

    ONUR TENGİLİMOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CENK YAŞA

  5. Polikistik over sendromlu hastalarda plazma insulin like peptide-5 (INSL5) düzeyleri ile hormonal ve metabolik parametrelerin ilişkisi

    Analysis of insulin like peptide-5 (İNSL5) levels and their association between hormonal and metabolic parameters in polycystic ovary syndrome patients

    DENİZ CENGİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    İç HastalıklarıBolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ESRA NUR ADEMOĞLU DİLEKÇİ