Geri Dön

Sezaryen kerr hattının üç farklı sütür yöntemi ile kapatılması sonrası postoperatif skar defektlerinin karşılaştırılması

Comparison of postoperative scar defects following closure of the cesarean section kerr incision using three different suture techniques

  1. Tez No: 983217
  2. Yazar: ZELİHA ATAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SEMRA YÜKSEL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: İstmosel, Sezaryen Skar Defekti, Rezidüel Miyometriyal Kalınlık, Isthmocele, Scar Defect, Residual Myometrial Thickness
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Tıp Eğitimi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

SEZARYEN KERR HATTININ ÜÇ FARKLI SÜTÜR YÖNTEMİ İLE KAPATILMASI SONRASI POSTOPERATİF SKAR DEFEKTLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI Amaç: Sezaryen operasyonu ülkeler arası farklılık gösterse de dünyada en çok uygulanan majör ameliyatlardan birisidir ve sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Sezaryen oranlarındaki bu artış haliyle komplikasyon oranında da artışa neden olmuştur. İstmosel, sezaryen skar defekti ya da divertikülü olarak da adlandırılan, hastada düzensiz menstrüasyon ve dismenore gibi şikayetlere neden olabilen sezaryenin önemli bir komplikasyonudur. Çalışmamızın amacı, sezaryende üç farklı insizyon kapatma tekniği sonrası postoperatif skar defektlerini karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışma prospektif olarak dizayn edilmiş ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğine başvuran, herhangi bir sebeple sezaryen (CS) endikasyonu koyulan ve ilk defa CS operasyonu olan hastaları kapsamaktadır. Çalışmaya grup 1 (çift kat kilitsiz) 50 hasta, grup 2 (çift kat kilitli) 50 hasta ve grup 3 (tek kat kilitli) 50 hasta olmak üzere 150 hasta dahil edildi. Hastalar postoperatif 6. haftada transvajinal ultrason (TVUSG) ile myometriyum kalınlığı, kerr hattının internal osa uzaklığı, ağrı skorlaması ve ek durumlar yönünden değerlendirilmiştir. Verilerin istatistiğinde IBM SPSS versiyon 27.0 programı kullanılmıştır. Bulgular: Çift kat kilitli, çift kat kilitsiz ve tek kat kilitli gruplarının arasında rezidüel myometriyum kalınlığı açısından değerlendirildiğinde anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır. Rezidüel myometriyal kalınlık ortalama değeri Grup 1'de 18,83 ± 2,73, Grup 2'de 19±1,78 ve Grup 3'te ise 15,33±5,38 olarak ölçülmüştür (p= 0.024*). Yapılan ikili karşılaştırmalarda, tek kat kilitli grubundaki hastalarda rezidüel myometrial kalınlığın daha az olduğu bulunmuştur. Antevert ve retrovert uterus karşılaştırıldığında retrovert uterus olanlarda rezidüel miyometriyal kalınlığının az daha az olduğu görülmüştür. Antevert uterusu olan hastalardaki ortalama rezidüel myometrial kalınlık 19,47 mm iken retrovert uterusa sahip olan hastaların rezidüel myometrial kalınlık ortalaması 15,9 mm olarak değerlendirilmiştir. (p=0,004). Gruplar arasında kerr insizyonunun servikse uzaklığı, VAS, postoperatif DMAH ve antibiyotik kullanımı,sigara kullanımı, ek hastalık veya ilaç kullanım öyküsü, geçirilmiş uterin cerrahi öyküsü, hemogram takipleri açısından istatiksel olarak anlamlı bir fark izlenmedi. Sonuç: Çalışma sonuçlarına göre; tek kat kilitli teknik uygulanan sezaryen hastalarında myometriyum kalınlığının diğer gruplara kıyasla anlamlı derecede daha düşük olduğu belirlenmiştir. Bu bulgu, tek kat kilitli yöntemin skar iyileşmesi açısından daha olumsuz etkiler yaratabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca, retrovert uterus olanlarda antevert olanlara göre rezidüel myometriyal kalınlığının daha az olduğu görülmüştür. Sezaryen skar defektinin klinik sonuçları göz önüne alındığında insizyon hattının kapatılma şekliyle ilgili daha fazla örneklemli çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

COMPARISON OF POSTOPERATIVE SCAR DEFECTS FOLLOWING CLOSURE OF THE CESAREAN SECTION KERR INCISION USING THREE DIFFERENT SUTURE TECHNIQUES Objective: Although cesarean section varies between countries, it is one of the most commonly performed major surgeries worldwide, and its number is increasing day by day. This increase in cesarean section rates has naturally led to an increase in complication rates. Isthmus defect, also known as cesarean scar defect or diverticulum, is a significant complication of cesarean section that can cause complaints such as irregular menstruation and dysmenorrhea in patients. The aim of our study is to compare postoperative scar defects after three different incision closure techniques in cesarean section. Materials and Methods: The study was prospectively designed and included patients who presented to the Department of Obstetrics and Gynecology at Başakşehir Çam and Sakura City Hospital, Health Sciences University, had an indication for cesarean section (CS) for any reason, and were undergoing CS for the first time. A total of 150 patients were included in the study: group 1 (double-layer non-locking) 50 patients, group 2 (double-layer locking) 50 patients, and group 3 (single-layer locking) 50 patients. Patients were evaluated at 6 weeks postoperatively using transvaginal ultrasound (TVUSG) for myometrial thickness, distance of the Kerr line from the internal os, pain scoring, and additional conditions. IBM SPSS version 27.0 software was used for statistical analysis of the data. Results: When evaluating residual myometrial thickness among the doublelocked, double-unlocked, and single-locked groups, a significant difference was found. The mean residual myometrial thickness was measured as 18.83 ± 2.73 in Group 1, 19 ± 1.78 in Group 2, and 15.33 ± 5.38 in Group 3 (p= 0.024*). In the pairwise comparisons, it was found that the residual myometrial thickness was lower in patients with a single-layer lock. When comparing anteverted and retroverted uteri, residual myometrial thickness was slightly lower in patients with retroverted uteri. The mean residual myometrial thickness in patients with anteverted uteri was 19.47 mm, while the mean residual myometrial thickness in patients with retroverted uteri was 15.9 mm.(p=0.004). No statistically significant differences were observed between the groups in terms of the distance of the Kerr incision from the cervix, VAS, postoperative DMAH and antibiotic use, smoking, history of additional diseases or medication use, history of previous uterine surgery, or hemogram follow-ups. Conclusion: According to the study results, it was determined that the myometrial thickness in cesarean patients who underwent the single-layer locking technique was significantly lower compared to other groups. This finding suggests that the single-layer locking technique may have more adverse effects on scar healing. Additionally, it was observed that residual myometrial thickness was lower in patients with a retroverted uterus compared to those with an anteverted uterus. Considering the clinical outcomes of cesarean scar defects, further studies with larger samples are needed regarding the method of closing the incision line.

Benzer Tezler

  1. Barbed sütür ve konvansiyonel/düz sütürün sezaryen skar kalınlığı üzerine etkilerinin karşılaştırılması ve ultrason elastografi ile değerlendirilmesi

    Comparison of the effects of barbed suture and conventional suture on caesarian scar thickness and evaluation by ultrasound elastography

    ŞEYMA YESİRALİOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TOLGA KARACAN

  2. Primer sezaryen olan hastalarda kerr insizyonunun tek kat kilitli ya da tek kat kilitsiz onarım tekniklerinin niş oluşumu açısından transvajinal ultrasonografi ile karşılaştırılması

    Comparing the effect of single layer locked versus single layer unlocked kerr incision closure techniques on the risk of niche by transvaginal ultrasound in patients with primary cesarean section

    RECEP BAYRAKTAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BARIŞ MÜLAYİM

  3. Sezaryen operasyonlarından pfannenstiel kerr ile modifiye misgav ladach yöntemlerinin karşılaştırılması

    Comparison cesarean operations between pfannenstiel kerr and modify misgav ladach method

    NİHAN KIZILTUĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. SERPİL AYDOĞMUŞ

  4. Primer sezaryen olan hastalarda kerr insizyonunun tek kat ya da çift kat onarım tekniklerinin transvaginal ultrasonografi ile karşılaştırılması

    Comparison of kerr incision singleor double layer repair techniques with transvaginal ultrasonography in patients with primary cesarean section

    HARUN REŞİD TÜRKMENOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGaziantep Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ İRFAN KUTLAR

  5. Primer sezaryen olan hastalarda Kerr insizyonunun tek kat ya da çift kat onarım tekniklerinin saline infüzyon sonografisi ile karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    NUR BETÜL TEKİNER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    UZMAN LALE SUSAN TÜRKGELDİ