Geri Dön

Hipofiz adenomlarında rezidü kitle değerlendirilmesinde 3T intraoperatif MRG'nin rolü ve preoperatif MRG bulgularının rezidü risk tahmininde etkinliği

The role of 3T intraoperative MRI in the evaluation of residual tumor in pituitary adenomas and the effectiveness of preoperative MRI findings in predicting residual risk

  1. Tez No: 983108
  2. Yazar: AYKUT KARANFİL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. NİL TOKGÖZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: İntraoperatif Manyetik Rezonans Görüntüleme, Hipofiz Adenomu, Kavernöz Sinüs Kompartmanları, Intraoperative Magnetic Resonance Imaging, Pituitary Adenoma, Cavernous Sinus Compartments
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gazi Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmada, 3T intraoperatif manyetik rezonans görüntüleme (iMRG) eşliğinde gerçekleştirilen endoskopik transsfenoidal cerrahi (eTSC) sonrası rezidü tümörün değerlendirilmesi ve preoperatif MRG bulgularının rezidü riskini öngörmedeki etkinliği araştırılarak, cerrahi öncesi ve sırasındaki görüntülemenin tamamlayıcı rolü ortaya konulmuştur. Ocak 2016 – Şubat 2025 tarihleri arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı'nda iMRG eşliğinde eTSC uygulanan toplam 165 hasta retrospektif olarak analiz edilmiştir. Olguların 96'sı nonfonksiyone hipofiz adenom (NFPA) ve 69'u fonksiyone hipofiz adenomudur (FPA). Demografik, klinik ve cerrahi verilerin yanı sıra preoperatif MRG'de adenomların radyolojik özellikleri değerlendirilmiştir. İntraoperatif, erken postoperatif (ePO) ve geç postoperatif MRG'ler kullanılarak gross total rezeksiyon (GTR) oranı, tümör rezeksiyon oranı (TRO) ve rezidü hacim (RV) hesaplanmıştır. iMRG sonrasında hem FPA hem NFPA gruplarında GTR oranında minimal, fakat istatistiksel olarak anlamlı olmayan bir artış (FPA'da 1 olgu, NFPA'da 3 olgu) saptanmıştır. İntraoperatif ve ePO dönemler karşılaştırıldığında FPA grubunda RV'de minimal azalma ve TRO'da minimal artış, NFPA grubunda TRO'da anlamlı artış ve RV'de anlamlı azalma bulunmuştur. Postoperatif MRG ile karşılaştırıldığında iMRG'de yalnızca 1 adet yanlış pozitif olgu izlenmiş olup, yanlış negatif olgu saptanmamıştır. Multivaryat regresyon analizinde, FPA'larda kavernöz sinüs (KS) posterior kompartman uzanımı ve SIPAP 3-4 suprasellar uzanım, NFPA'larda ise cerrahi öyküsü, maksimum tümör çapının 2 cm'den büyük olması ve heterojen kontrastlanma GTR elde edilememesini öngören faktörler olarak bulunmuştur. GTR tahmin etkinliği açısından karşılaştırıldığında hem FPA hem NFPA gruplarında revize Knosp sınıflamasına kıyasla KS kompartman sınıflamasının, NFPA'larda ise Zurich skoruna kıyasla şekil sınıflamasının istatistiksel olarak anlamlı derecede daha iyi performans gösterdiği saptanmıştır. Sonuç olarak, 3T iMRG hipofiz adenom cerrahisinde cerrahi karar sürecini destekleyen güvenilir bir yöntemdir. iMRG'nin GTR oranına ve özellikle NFPA'larda belirgin olmak üzere TRO'da artış ve RV'de azalmaya katkısı gösterilmiştir. Tümör boyutu, kontrastlanma paterni, cerrahi öyküsü, KS kompartman uzanımı ve suprasellar uzanım gibi parametrelerin birlikte değerlendirilmesi ve radyolojik sınıflamalar rezidü riskinin öngörülmesinde klinik olarak anlamlı katkı sağlamaktadır. Bu parametrelerin cerrahi planlamaya dâhil edilmesi, rezidü oranlarını azaltabilir ve fonksiyonel sonuçları iyileştirebilir. Çalışmamız, literatürde hipofiz adenomu cerrahisi ile ilişki araştırılan faktörlerden farklı olarak KS kompartmanları ve kompartmanlar kullanılarak oluşturulan sınıflamanın GTR başarısını tahmin etmedeki potansiyelini ortaya koymuştur. Ancak bu sınıflamanın geçerli hale gelmesi için daha geniş hasta grubu ile ileri çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Özet (Çeviri)

This study aimed to evaluate residual tumor detection following 3T intraoperative magnetic resonance imaging (iMRI)–guided endoscopic transsphenoidal surgery (eTSC) and to assess the effectiveness of preoperative MRI findings in predicting the risk of residual tumor, thereby demonstrating the complementary role of pre- and intraoperative imaging. A total of 165 patients who underwent iMRI-guided eTSC at the Department of Neurosurgery, Gazi University Faculty of Medicine, between January 2016 and February 2025 were retrospectively analyzed. Among them, 96 had nonfunctioning pituitary adenomas (NFPAs) and 69 had functioning pituitary adenomas (FPAs). In addition to demographic, clinical, and surgical data, the radiological characteristics of the adenomas were evaluated on preoperative MRI. Gross total resection (GTR), extent of resection (TRO), and residual volume (RV) were determined based on intraoperative, early postoperative (ePO), and postoperative MRI scans. Following iMRI, both FPA and NFPA groups showed a minimal but statistically nonsignificant increase in GTR (1 FPA and 3 NFPA cases). When comparing intraoperative and ePO periods, a slight decrease in RV and a slight increase in TRO were observed in the FPA group, whereas the NFPA group showed a significant increase in TRO and a significant decrease in RV. When compared with postoperative MRI, iMRI demonstrated one false-positive case but no false-negative cases. In the multivariate regression analysis, posterior cavernous sinus (KS) compartment extension and SIPAP grade 3–4 suprasellar extension were found to be statistically significant predictors of failure to achieve gross total resection (GTR) in FPAs, while a history of prior surgery, maximum tumor diameter greater than 2 cm, and heterogeneous enhancement were significant predictors in NFPAs. When comparing predictive performance, the KS compartment-based classification showed significantly higher accuracy than the revised Knosp classification in both FPA and NFPA groups, while in NFPA group, the shape classification outperformed the Zurich score in predicting GTR. In conclusion, 3T iMRI serves as a reliable adjunct that enhances intraoperative decision-making during pituitary adenoma surgery. iMRI contributed to an increase in GTR rate and, particularly in NFPAs, to an improvement in TRO and reduction in RV. Comprehensive assessment of tumor size, enhancement pattern, surgical history, KS compartment extension, suprasellar involvement and radiological classification systems provides valuable guidance in predicting residual risk. Incorporating these parameters into preoperative planning may help reduce residual rates and improve functional outcomes. This study introduces a novel approach in pituitary adenoma surgery by demonstrating the utility of the KS compartment-based classification in predicting GTR outcomes; however, further studies with larger patient populations are needed to validate this classification.

Benzer Tezler

  1. Hipofiz makroadenomlarında cerrahi tedavi etkinliğini öngörmede manyetik rezonans görüntüleme bulgularının değerlendirilmesi

    Evaluation of magnetic resonance imaging findings in prediction of surgical treatment effectiveness in pituitary macroadenomas

    MUHAMMED SAMED CANSIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Radyoloji ve Nükleer TıpSelçuk Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALAADDİN NAYMAN

  2. Hipofiz tümörlerinin endoskopik transsfenoidal cerrahi sonuçlarının değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    MURAT GEZİCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    NöroşirürjiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MAHMUT ÇAMLAR

  3. Nüks/rezidü hipofiz adenomu nedenli reopere olan hastaların 2017 WHO hipofiz adenomlarında yeni sınıflandırma kriterlerine göre tekrar değerlendirilmesi

    Reevaluation of patients who reoperated due to nuks/residue pituitary adenoma, according to the new classification criteria in 2017 WHO pituitary adenomas

    MERVE CENGİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İç HastalıklarıOndokuz Mayıs Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RAMİS ÇOLAK

  4. Akromegali hastalarında adenom volümü ile perioperatif hormon düzeyleri arasındaki ilişkinin araştırılması

    Investigation of the relationship between perioperative hormon levels and adenom volume in akromegaly patients

    ATİLLA DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    NöroşirürjiGaziantep Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İBRAHİM ERKUTLU

  5. Hipofiz adenomlarında cyberknıfe sonrası MR izlemi

    Cyberknife radiotherapy for pituitary adenomas: post-treatment MR findings

    ALİ FIRAT SARP

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA FAZIL GELAL