Erzincan ilinde aile sağlığı merkezlerinde çalışan sağlık profesyonellerinin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu hakkındaki tutum ve görüşleri
Attitudes and opinions of healthcare professionals working in family health centers in Erzincan regarding attention deficit and hyperactivity disorder
- Tez No: 981295
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ERSAN GÜRSOY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukluk, ergenlik ve erişkinlik dönemlerinde görülen, dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik belirtileriyle seyreden nörogelişimsel bir bozukluktur. Yaşa bağlı olarak belirtiler farklılaşmakta; çocuklukta hiperaktivite daha belirgin iken erişkinlikte dikkat sorunları ve yürütücü işlev yetersizlikleri ön plana çıkmaktadır. DEHB, bireylerin akademik, mesleki ve sosyal işlevselliğini olumsuz etkilemekte, istihdamda azalma, riskli davranışlarda artış ve ilişkilerde sorunlara yol açabilmektedir. Birinci basamak sağlık çalışanları, DEHB'li bireylerin ilk başvuru noktası olması nedeniyle erken tanı, doğru yönlendirme ve aile danışmanlığında kritik rol üstlenmektedir. Bu doğrultuda, çalışmanın amacı aile hekimleri ve yardımcı sağlık personelinin DEHB'ye ilişkin bilgi ve farkındalık düzeylerini belirlemek ve elde edilen verilerle gelecekteki tarama ve izlem protokollerine katkı sağlamaktır. Yöntem: Bu araştırma, Erzincan ilindeki 32 Aile Sağlığı Merkezinde (ASM) görev yapan sağlık çalışanlarıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada 85 aile hekimi ve 65 yardımcı sağlık personeline ulaşılmış; toplam 148 katılımcıdan elde edilen verilerden eksik doldurulan 4 anket çıkarılarak analizler 144 kişi üzerinden yürütülmüştür. Veriler, akademik bir kurul tarafından hazırlanıp bilimsel geçerliliği sağlanan 37 soruluk anket aracılığıyla toplanmıştır. Anketin 14 sorusu sosyodemografik özellikleri, 23 sorusu ise DEHB'ye ilişkin bilgi, tutum ve farkındalık düzeylerini değerlendirmeye yöneliktir. Soruların 6'sı açık uçlu, 11'i çoktan seçmeli, 19'u ise kapalı uçlu olup üçlü ve beşli Likert tipi ölçeklerden oluşmaktadır. Bilgi düzeyi DEHB'nin etiyolojisi, çekirdek belirtileri, tanı, klinik seyir ve tedavi alanlarını kapsamış; doğru yönlendirme ve tutumlar ayrıca ölçülmüştür. Bulgular: Çalışmaya katılan 144 sağlık çalışanının %63,2'si kadın, yaş ortalaması 36,8±8,1 yıl, mesleki deneyim süresi 12,6±7,8 yıl ve aile hekimliği sistemindeki deneyimi 7,2±5,1 yıl olarak saptanmıştır. Katılımcılar günde ortalama 57 hasta görmekte, bunun yaklaşık 13'ü çocuk hastadır. Katılımcıların %54,2'si hekim, %45,8'i yardımcı sağlık personelidir. 2 Katılımcıların %40,9'u daha önce DEHB eğitimi aldığını, %27,1'inin ise yakın çevresinde DEHB tanılı birey bulunduğunu belirtmiştir. DEHB şüphesi olan öğrencilerde %86,1'i çocuk ve ergen psikiyatrisine yönlendirme yapacağını ifade etmiştir. Tedavi yöntemlerinde en etkili yaklaşım olarak %47,9 bilişsel davranışçı terapileri, %22,9 aile eğitimini, %18,8 farmakolojik tedaviyi belirtmiştir. İlacın kullanımı konusunda %84'ü, çocuk psikiyatrisi hekiminin önerisine uyulmasını savunmuştur. Bilgi düzeyi puan ortalaması 9,27±4,16 olup hekimler yardımcı personele kıyasla anlamlı derecede daha yüksek puan almıştır (p<0,001). Daha önce eğitim alanlar ve yakın çevresinde DEHB tanılı birey bulunanlar anlamlı düzeyde daha yüksek bilgi puanı elde etmiştir (p<0,001). Ünvanlar arasında bilgi düzeyi açısından fark saptanmamıştır. Sonuç: Çalışma, birinci basamak sağlık çalışanlarının DEHB'ye ilişkin bilgi düzeylerinin genel olarak orta seviyede olduğunu, özellikle tanı, klinik seyir ve tedavi alanlarında önemli eksiklikler bulunduğunu ortaya koymuştur. Çekirdek belirtilere yönelik farkındalık yüksek olsa da bu durum tanı ve yönetim süreçlerine yeterince yansımamaktadır. Eğitim almış katılımcıların daha yüksek bilgi düzeyine sahip olması, hedefe yönelik eğitimlerin etkili olduğunu gösterirken, katılımcıların yalnızca %40'ının bu konuda eğitim almış olması mezuniyet öncesi ve sonrası eğitimlerde yetersizlik olduğunu düşündürmektedir. Hekimlerin ünvanlarına göre bilgi düzeyleri arasında anlamlı farklılık olmaması bireysel ilgi ve güncel eğitimlerin bilgi düzeyinin belirlenmesinde daha kritik olduğunu ortaya koymaktadır. Yakın çevresinde DEHB tanısı bulunan katılımcıların daha yüksek puanlar elde etmesi, kişisel deneyimlerin öğrenme sürecine katkısını desteklemektedir. Sonuç olarak, birinci basamak sağlık çalışanlarının DEHB'nin tanı, tedavi ve yönetiminde etkin rol üstlenebilmeleri için düzenli, vaka temelli eğitimler ile ulusal rehber ve tarama programlarının geliştirilmesi önerilmektedir.
Özet (Çeviri)
Objective: Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder (ADHD) is a neurodevelopmental disorder characterized by symptoms of inattention, hyperactivity, and impulsivity, manifesting across childhood, adolescence, and adulthood. Symptomatology varies by age; while hyperactivity is more prominent in childhood, difficulties in attention and executive functioning become more apparent in adulthood. ADHD negatively affects academic, occupational, and social functioning, leading to reduced employment, increased risky behaviors, and interpersonal difficulties. Primary care health professionals play a critical role in early detection, appropriate referral, and family counseling, as they constitute the first point of contact for individuals with ADHD. Accordingly, the aim of this study was to assess the knowledge and awareness levels of family physicians and allied health personnel regarding ADHD, and to contribute to the development of future screening and follow-up protocols based on the findings. Methods: This study was conducted with health professionals working in 32 Family Health Centers in Erzincan, Turkey. A total of 85 family physicians and 65 allied health personnel were recruited. After excluding four incomplete questionnaires, data from 144 participants were analyzed. Data collection was performed using a 37-item questionnaire prepared by an academic committee and validated for scientific reliability. The questionnaire consisted of 14 items on sociodemographic characteristics and 23 items assessing knowledge, attitudes, and awareness of ADHD. It included six open-ended, eleven multiple-choice, and nineteen closed-ended questions, structured on three- and five-point Likert scales. Knowledge assessment covered ADHD etiology, core symptoms, diagnosis, clinical course, and treatment, while referral accuracy and attitudes were also evaluated. Results: Of the 144 participants, 63.2% were female, with a mean age of 36.8±8.1 years, mean professional experience of 12.6±7.8 years, and mean duration of family medicine practice of 7.2±5.1 years. Participants reported seeing an average of 57 patients per day, of which 4 approximately 13 were children. Physicians constituted 54.2% of the sample, while allied health personnel accounted for 45.8%. A total of 40.9% reported prior training on ADHD, and 27.1% indicated having a relative diagnosed with ADHD. In suspected ADHD cases, 86.1% stated they would refer the child to a child and adolescent psychiatrist. Regarding treatment approaches, 47.9% considered cognitive-behavioral therapy the most effective, followed by family education (22.9%) and pharmacological treatment (18.8%). Furthermore, 84% emphasized adherence to child psychiatry specialists' recommendations for medication use. The mean knowledge score was 9.27±4.16, with physicians scoring significantly higher than allied health personnel (p<0.001). Participants with prior ADHD training or with a relative diagnosed with ADHD obtained significantly higher scores (p<0.001). No significant differences were observed in knowledge scores across physician titles. Conclusion: This study demonstrated that the overall knowledge level of primary care health professionals regarding ADHD was moderate, with marked deficiencies particularly in diagnosis, clinical course, and treatment. Although awareness of core symptoms was relatively high, this did not adequately translate into diagnostic and management processes. The higher scores among participants with prior training highlight the effectiveness of targeted education, yet the finding that only 40% had received such training suggests inadequacies in both undergraduate and postgraduate curricula. The absence of significant differences across physician titles indicates that individual interest and continuing education are more critical determinants of knowledge level. Moreover, the higher scores among those with a relative diagnosed with ADHD underscore the contribution of personal experience. In conclusion, for primary care health professionals to play a more effective role in the diagnosis, treatment, and long-term management of ADHD, regular case-based training programs, along with the development of national guidelines and screening initiatives, are strongly recommended.
Benzer Tezler
- Erzincan ilindeki aile sağlığı merkezinde görevli hekim ve hemşirelerin tüberkülozda doğrudan gözetim tedavisine yaklaşımlarının değerlendirilmesi
Evaluation of the approaches of physicians and nurses working in family health centers in Erzincan province to directly observed treatment in tuberculosis
SAMİ YİĞİT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Aile HekimliğiErzincan Binali Yıldırım ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ERSAN GÜRSOY
- Bireylerin e-sağlık okuryazarlığı durumları ile bulaşıcı hastalık risk farkındalığı ve korunma düzeylerinin belirlenmesi
E-determination of health literacy statuses and infectious disease risk awareness and protection levels
FEYZA NUR MURAT
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
Halk SağlığıAtatürk ÜniversitesiHalk Sağlığı Hemşireliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SONAY BİLGİN
- Ortaöğretim beden eğitimi ve spor dersi öğretim programına yönelik öğretmen görüşlerinin incelenmesi
Examination of teachers' views on the secondary education physical education and sports curriculum
EMRE ÇALIK
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
SporErzincan Binali Yıldırım ÜniversitesiBeden Eğitimi ve Spor Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YAKUP KOÇ
- Ergenlerde akran zorbalığı ile ebeveynlerin çocuk yetiştirme tutumu arasındaki ilişkinin belirlenmesi
Determination of the relation between peer bullying in adolescents and child rearing attitudes of parents
GÜLSÜN AYRAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2013
HemşirelikAtatürk ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYDA ÇELEBİOĞLU
- İstismar ve ihmalin çocuklar üzerindeki fiziksel ve psikolojik etkilerinin incelenmesi
Examination of the physical and psychological effects of abuse and neglect on children
MELTEM CAN ÖZCAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2010
HemşirelikAtatürk ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYDA ÇELEBİOĞLU