Kolektif güvenlik anlaşması teşkilatı ve kriz anı karar alma süreçleri: 2010 Kırgızistan olayları örneği
Collective security treaty organization decision-making processes: The case of Kyrgyzstan
- Tez No: 980288
- Danışmanlar: DOÇ. DR. AYNA ASKEROĞLU ARSLAN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Uluslararası İlişkiler, Siyasal Bilimler, International Relations, Political Science
- Anahtar Kelimeler: Kolektif Güvenlik Anlaşması Teşkilatı, Collective Security Treaty Organization
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Avrasya Araştırmaları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Sovyetler Birliği'nin dağılması, Türkistan coğrafyasında siyasal, ekonomik ve toplumsal alanlarda köklü bir dönüşümü beraberinde getirmiştir. Merkezi otoritenin çöküşüyle bağımsızlığını kazanan cumhuriyetler, hem kendi iç istikrarlarını tesis etmekte hem de uluslararası güvenlik ortamına uyum sağlamakta ciddi zorluklarla karşılaşmıştır. Bu süreçte sınır ihtilafları, etnik çatışmalar, radikal hareketler ve ekonomik kırılganlıklar, bölgenin güvenlik mimarisini doğrudan etkilemiştir. Rusya Federasyonu, Sovyet sonrası dönemde bölgesel nüfuzunu koruyabilmek için askeri ve siyasi entegrasyon araçlarını geliştirmiştir. Bu bağlamda 1992'de imzalanan Kolektif Güvenlik Anlaşması (KGA), 2002'de kurumsallaşarak Kolektif Güvenlik Anlaşması Teşkilatı'na (KGAT) dönüşmüş ve bölgesel güvenlikte başat aktör olmuştur. KGAT üye devletlerin toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığının kolektif biçimde korunmasını amaçlamaktadır. Özellikle terörizm, radikalizm, uyuşturucu kaçakçılığı ve organize suçlarla mücadele KGAT'ın öncelikli gündemleri arasında yer almıştır. Ancak üye ülkelerin farklı tehdit algıları, benzer üretim yapılarına dayalı ekonomik kırılganlıkları ve aralarındaki rekabet, entegrasyon sürecinin önündeki en temel engeller olmuştur. Bu çerçevede, karar alma süreçleri oybirliği esasına dayandırılmış, fakat bu durum teşkilatın kriz anlarında hızlı ve etkili tepki vermesini çoğu kez zorlaştırmıştır. 2010 Kırgızistan olayları örneğinde KGAT'ın tutumu, teşkilatın caydırıcılık kapasitesi üzerine tartışmaları yoğunlaştırmıştır. Türkistan bölgesinde yaşanan renkli devrimler ve Afganistan kaynaklı güvenlik tehditleri, KGAT'ın karar alma süreçlerini doğrudan etkilemiştir. Bölge devletleri, rejim güvenliğini tehdit eden dış kaynaklı hareketlere karşı daha korumacı bir tutum benimsemiş ve Batı'ya karşı Rusya ile iş birliğini artırmıştır. Bu süreçte Çin'in de enerji güvenliği ve sınır istikrarı bağlamında bölgeye yönelik ilgisinin artması, Şanghay İşbirliği Örgütü'nün kurulmasına zemin hazırlamış, böylece KGAT çok aktörlü bir güvenlik rekabeti içinde konumlanmıştır. Sonuç olarak KGAT hem üye devletlerin iç güvenlik kaygılarının hem de bölgesel güç rekabetinin bir yansıması olarak işlev görmektedir. Tez kapsamında yapılan analiz, teşkilatın karar alma süreçlerinin ideolojik, maddi ve kurumsal sınırlılıklardan etkilendiğini göstermektedir. Bu nedenle KGAT, teorik olarak kolektif güvenlik hedefi taşısa da pratikte Rusya'nın çıkarları doğrultusunda yönlenen ve üye devletler arasındaki güven eksikliğini aşmakta zorlanan bir yapı görünümü arz etmektedir. Dolayısıyla teşkilat, Türkistan'da istikrar sağlama iddiasına rağmen, caydırıcı kapasitesi tartışmalı olan, ancak bölgesel güvenlik mimarisinde vazgeçilmez bir rol üstlenen hibrit bir yapı olarak değerlendirilmektedir.
Özet (Çeviri)
The dissolution of the Soviet Union brought profound political, economic, and social transformations to the Turkestan region. With the collapse of central authority, the newly independent republics faced significant challenges in establishing internal stability and adapting to the international security environment. In this process border disputes, ethnic conflicts, radical movements, and economic vulnerabilities directly shaped the region's security architecture. The Russian Federation, in an effort to preserve its post-Soviet influence, sought to develop military and political integration mechanisms. In this context, the Collective Security Treaty (CST), signed in 1992, was institutionalized in 2002 as the Collective Security Treaty Organization (CSTO), becoming a central actor in regional security. The CSTO aims to ensure the collective protection of member states' territorial integrity, sovereignty, and independence. Countering terrorism, radicalism, drug trafficking, and organized crime has been among the organization's foremost priorities. However, divergent threat perceptions among member states, economic vulnerabilities rooted in similar production structures, and mutual rivalries have constituted the main obstacles to deeper integration. Decision-making procedures, based on consensus, have further constrained the organization's ability to respond swiftly and effectively during crises. The CSTO's stance during the 2010 Kyrgyzstan events intensified debates on its deterrent capacity. The so-called“Color Revolutions”in the Turkestan region, alongside security threats emanating from Afghanistan, have directly influenced the CSTO's decision-making processes. Regional states adopted a more defensive posture against externally driven movements perceived as threats to regime security and in turn, deepened their cooperation with Russia while distancing themselves from the West. Meanwhile, China's growing interest in the region, particularly in relation to energy security and border stability, paved the way for the establishment of the Shanghai Cooperation Organization, positioning the CSTO within a broader, multi-actor security competition. In conclusion, the CSTO functions as both a reflection of member states' internal security concerns and regional power rivalries. The analysis undertaken in this thesis demonstrates that the organization's decision-making processes are constrained by ideological, material, and institutional limitations. As a result, although the CSTO theoretically pursues collective security objectives, in practice it operates largely in line with Russian interests and struggles to overcome the lack of mutual trust among its members. Therefore, while the organization claims to promote stability in Turkestan, it ultimately emerges as a hybrid structure—its deterrent capacity remains contested, yet it holds an indispensable role in the regional security architecture.
Benzer Tezler
- Uluslararası güvenlik sisteminde değişim: Kolektif müdahale doktrininin yükselişi
Change in the international security system: Rise of the collective intervention doctrine
TANER TAVAS
Doktora
Türkçe
2011
Uluslararası İlişkilerGazi ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET EMİN ÇAĞIRAN
- Collecive Security Treaty Organization (CSTO) and the limitations of Russia's influence over the other CSTO member states
Kollektif Güvenlik Anlaşması Teşkilatı (KGAT) ve Rusya?nın diğer KGAT üye devletleri üzerindeki etkisinin sınırlılıkları
JANARGUL BORKOEVA
Yüksek Lisans
İngilizce
2011
Uluslararası İlişkilerOrta Doğu Teknik ÜniversitesiAvrasya Çalışmaları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. OKTAY F. TANRISEVER
- Kolektif güvenlik anlaşması örgütü ve Özbekistan
Collective security treaty organization and Uzbekistan
AYTAÇ GÜHER
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
Uluslararası İlişkilerNiğde Ömer Halisdemir ÜniversitesiAvrasya Araştırmaları Ana Bilim Dalı
DOÇ. MEHMET SERKAN TAFLIOĞLU
- Askeri harcamaların ekonomik büyüme üzerindeki etkisi: Kolektif güvenlik antlaşması örgütü üyeleri ve Azerbaycan üzerine ampirik bir analiz
The impact of military expenditures on economic growth: An empirical analysis on the members of the collective security treaty organization and Azerbaijan
SABİR ALİYEV
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
Ekonomiİstanbul Üniversitesiİktisat Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EMİNE ARZU İMREN KARAOSMANOĞLU
- Orta Asya'da bir güvenlik örgütü olarak Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü
The Collective Treaty Security Organization as a security organization in Central Asia
BEİBİT BAİMURATOV
Yüksek Lisans
Türkçe
2014
Uluslararası İlişkilerİstanbul Ticaret ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. SARE AYDIN