İleri evre hepatoselüler kanser hastalarında prognostik nütrisyonel indeksin sorafenib tedavisi öncesi prognostik değeri
Prognostic value of nutritional index before sorafenib treatment in advanced stage hepatocellular cancer patients
- Tez No: 979586
- Danışmanlar: PROF. DR. ABDULLAH ÖZGÜR YENİOVA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Hepatoselüler kanser, Prognostik Nütrisyonel İndeks, Sağkalım, Hepatocellular carcinoma, Prognostic Nutritional Index, Survival
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Bu çalışmanın temel amacı, hepatoselüler kanser (HSK) tanısı almış hastalarda prognostik nütrisyonel indeks (PNI) düzeyleri ile sağkalım arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışma ile, prognostik nütrisyonel indeksin HSK'li hastalarda hastalığın gidişatını öngörmedeki potansiyel rolünü ortaya koymak hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif tanımlayıcı çalışma, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Onkoloji Kliniği'nde 1 Ocak 2013 ile 1 Nisan 2024 tarihleri arasında hepatoselüler kanser tanısı alarak sorafenib tedavisi planlanan hastalar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Hastalara ait demografik, klinik ve laboratuvar verileri hastane bilgi sistemi üzerinden temin edilmiştir. Prognostik nütrisyonel indeks düzeylerine göre oluşturulan gruplar, sağkalım açısından karşılaştırılmıştır. Veri analizi SPSS 22.0 programı kullanılarak yapılmış; uygun istatistiksel testler uygulanmıştır. p<0,05 anlamlılık düzeyi olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya hepatoselüler kanserli, 18 yaş üzeri toplam 48 hasta dahil edilmiştir. Hastaların %87.5'i erkek olup, medyan yaş 66.5 yıldır. Etiyolojik olarak en sık neden Hepatit B (%68.8) saptanmıştır. Tanı anında olguların %58.3'ünde tümör boyutu 5 cm'nin üzerinde, %70.8'inde ise üç veya daha fazla lezyon bulunmuştur. Uygulanan tedaviler arasında en sık yöntem transarteriyel kemoembolizasyon (TAKE, %29.2) olup, bunu cerrahi (%22.9), radyofrekans ablasyon (%8.3) ve TARE (%6.3) izlemiştir. ROC analizi sonucunda Prognostik Nütrisyonel İndeks (PNİ) için en uygun eşik değerin 43.2 olduğu belirlenmiş (AUC=0.833; p<0.001) ve bu değere göre hastalar PNİ yüksek ve düşük olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Düşük PNİ grubunda albümin ve lenfosit düzeyleri anlamlı olarak düşük, toplam bilirubin düzeyleri ise yüksek bulunmuştur. Kaplan-Meier analizine göre PNİ yüksek grubun medyan genel sağkalımı 25 ay, düşük grubun ise 9.4 ay olarak saptanmış (p=0.011); progresyonsuz sağkalım sırasıyla 15.3 ve 2.8 ay olup fark ileri düzeyde anlamlıdır (p<0.001). Hastalık kontrol oranı PNİ yüksek grupta %79.2, düşük grupta %25.0 olarak bulunmuş (p<0.001) ve yüksek PNİ düzeyinin daha iyi sağkalım ve tedavi yanıtı ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Sonuç: Çalışmamız, Prognostik Nütrisyonel İndeks'in (PNİ) hepatoselüler kanserli hastalarda sağkalımı öngörmede bağımsız ve anlamlı bir prognostik belirteç olduğunu göstermiştir. PNİ yüksek olan hastalarda medyan genel sağkalım 25.0 ay, düşük PNİ grubunda ise 9.4 ay olarak saptanmıştır. Benzer şekilde progresyonsuz sağkalım süreleri sırasıyla 15.3 ay ve 2.8 ay olup fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.001). Yalnızca serum albümin düzeyi ve lenfosit sayısına dayanan bu indeksin basit, ekonomik ve kolay erişilebilir olması, klinik uygulamada kullanımını kolaylaştırmaktadır. Düşük PNİ değerleri, yetersiz beslenme durumu ve zayıf immün yanıtla ilişkili olup olumsuz prognozu işaret etmektedir. PNİ'nin hepatoselüler kanserli hastalarda hasta prognozunu öngörmede güvenilir, pratik ve klinik kullanıma uygun bir belirteç olduğunu desteklemektedir.
Özet (Çeviri)
Introduction and Aim: The primary aim of this study was to investigate the relationship between Prognostic Nutritional Index (PNI) levels and survival outcomes in patients diagnosed with hepatocellular carcinoma (HCC). The study sought to evaluate the potential role of PNI as a predictive marker for disease progression and prognosis in HCC patients. Materials and Methods: This retrospective descriptive study was conducted on patients diagnosed with hepatocellular carcinoma and planned for sorafenib treatment at Tokat Gaziosmanpaşa University Oncology Clinic between January 1, 2013, and April 1, 2024. Demographic, clinical, and laboratory data of the patients were obtained through the hospital information system. Groups formed based on prognostic nutritional index levels were compared for survival. Data analysis was performed using SPSS 22.0, and appropriate statistical tests were applied. A p-value of <0.05 was considered the level of significance. Results: A total of 48 patients aged over 18 years with hepatocellular carcinoma were included in the study. The majority of patients were male (87.5%), with a median age of 66.5 years. Hepatitis B infection was identified as the most common etiological factor (68.8%). At the time of diagnosis, 58.3% of patients had a tumor size larger than 5 cm, and 70.8% had three or more lesions. The most frequently applied treatment modality was transarterial chemoembolization (TACE, 29.2%), followed by surgical resection (22.9%), radiofrequency ablation (8.3%), and TARE (6.3%). ROC curve analysis identified the optimal PNI cutoff value as 43.2 (AUC=0.833; p<0.001). Patients were subsequently classified into high- and low-PNI groups according to this threshold. The low-PNI group exhibited significantly lower serum albumin and lymphocyte levels, and higher total bilirubin levels. Kaplan–Meier survival analysis demonstrated that the median overall survival was 25 months in the high-PNI group and 9.4 months in the low-PNI group (p=0.011). Median progression-free survival was 15.3 months and 2.8 months, respectively (p<0.001). The disease control rate was 79.2% in the high-PNI group and 25.0% in the low-PNI group (p<0.001), indicating that higher PNI levels were associated with improved survival and treatment response. Conclusion: Our study demonstrated that the Prognostic Nutritional Index (PNI) serves as an independent and significant prognostic biomarker in patients with hepatocellular carcinoma. Patients with higher PNI levels had a median overall survival of 25.0 months, compared to 9.4 months in the low-PNI group. Similarly, progression-free survival was significantly longer in the high-PNI group (15.3 vs. 2.8 months; p<0.001). As PNI is based solely on serum albumin concentration and lymphocyte count, it represents a simple, cost-effective, and easily obtainable index suitable for clinical application. Low PNI values reflect poor nutritional status and impaired immune function, correlating with worse prognosis. These findings support the use of PNI as a reliable, practical, and clinically applicable prognostic indicator in patients with hepatocellular carcinoma.
Benzer Tezler
- Sivas'ta kadınların işgücüne katılım farklılıkları
Başlık çevirisi yok
BİNNUR ERCEM
Yüksek Lisans
Türkçe
1984
SosyolojiCumhuriyet ÜniversitesiKurumlar Sosyolojisi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. FARUK KOCACIK
- Ağızlık açma mekanizmalarının tasarımı
Başlık çevirisi yok
RECEP EREN
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Tekstil ve Tekstil MühendisliğiUludağ ÜniversitesiTekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HALİL R. ALPAY
- Sivas yöresinde akraba evliliği yapan ve yapmayan çiftlerde dermatoglifik benzerlikler
Similarities of dermataoglyphies among individval of married relatives and married couples not related to each other in Sivas region
Y. SELMA SÜNGÜ
Yüksek Lisans
Türkçe
1984
Tıbbi BiyolojiCumhuriyet ÜniversitesiTıbbi Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. İLHAN SEZGİN