XVI. yüzyılın ikinci yarısında Halep ve Erzurum Beylerbeyiliklerinde eşkıyalık hareketleri
Banditry movements in the Beylerbeyliks of Aleppo and Erzurum in the second half of the Sixteenth Century
- Tez No: 979527
- Danışmanlar: PROF. DR. AHMET GÜNEŞ
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Tarih, History
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Yeniçağ Tarihi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Devlet yaşayan bir kurumdur. Hayatını sürdürebilmek, düzeni sağlayabilmek için de belirli kural ve kanunlara ihtiyacı vardır. İnsanlar tarih boyunca topluluklar halinde yaşamıştır ve düzeni sağlamak da kanun ve kurallarla mümkün olmuştur. Dolayısıyla bir devlette kanun ve kural koymak ne kadar eski bir davranış ise eşkıyalık da buna paralel olarak o kadar eski bir harekettir. Toplumlara göre niteliği değişse de tarih boyunca çoğu devlet için düzen bozan her türlü hareket eşkıyalık olarak tanımlanabilmiştir. Osmanlı Devleti için de durum böyledir. Kanuna aykırı, düzeni, asayişi, huzuru bozan pek çok davranış eşkıyalık kapsamına alınmıştır. Eşkıyalık hareketlerine karışanlar ehl-i örf, ehl-i şer ya da reayadan olabilmekte; karıştıkları olaylar ve cezalandırılma usulleri kanuna, hareketlerin niteliğine ve yapanın kim olduğuna göre değişiklik göstermektedir. XVI. yüzyılın ikinci yarısı itibarıyla oldukça geniş ve çok uluslu bir coğrafyada yaşamını sürdüren Osmanlı Devleti'nin bir yandan en güçlü dönemini yaşadığı ancak diğer yandan bazı kırılmalara sahne olduğu genel kanıdır. Yüzyılın sonlarına doğru başlayan Celali İsyanları ise bu kırılma sürecinin en önemli göstergesi konumundadır. Nitekim özellikle Anadolu'yu derinden etkileyen bu süreç sistemde yaşanan kırılmanın yarattığı etkiye ehl-i örf ve reaya nezdinde verilmiş bir tepki olarak karşımıza çıkmaktadır. Eşkıyalık hareketlerine dair mevcut çalışmalar da Celali İsyanları ve sonrasına odaklandığı için genellikle XVII. yüzyıl ve sonrasını kapsamakta, XVI. yüzyıldaki bu değişim sürecine dair çalışmalar kısıtlı kalmaktadır. Bu çalışma yaşanan kırılmayı, Osmanlı Devleti'ndeki dönüşümün yarattığı sancıyı anlayabilmek adına XVI. Yüzyılın ikinci yarısına odaklanmıştır. Celali İsyanlarını yaratan muhtemel nedenlerin yaşandığı dönemde meydana gelen eşkıyalık hareketleri; nedenleri, sıklığı, kimler tarafından gerçekleştirildiği, bu hareketlere karşı devletin takındığı tavır ve bu hareketlerin olası amaçları ile birlikte araştırılmıştır. Konuya daha geniş bakabilmek adına da dönemin büyük eyaletlerinden olup önemli ticaret yollarını bünyesinde barındıran Halep ve Erzurum Beylerbeylikleri seçilmiş, yaşanan eşkıyalık hareketleri mühimme defterlerinde yer alan örnekler üzerinden incelenmiştir.
Özet (Çeviri)
The state is a living institution. In order to sustain its existence and maintain order, it requires specific rules and laws. Throughout history human beings have lived in communities, and maintaining order has only been possible through the establishment of such laws and regulations. Therefore, just as the act of legislating is as old as organized societies, banditry has emerged in parallel as an equally ancient phenomenon. Although its nature varies among societies, throughout history, almost every state has defined banditry as any action that disrupted social order. The same applies to the Ottoman Empire. Any act that violated the law and disturbed order, public safety or peace was considered an act of banditry. Those involved in such acts could belong to the military-administrative class, the religious-legal class or the subjects. The nature of their offenses and the punishments imposed upon them varied depending on the laws, the type of act and the status of the perpetrator. It is generally acknowledged that by the second half of the 16th century the Ottoman Empire, while ruling over a vast and multi-ethnic territory, was experiencing its most powerful era on the one hand, yet undergoing certain structural disruptions on the other. The Celali Rebellions, which began toward the end of the century are regarded as the most significant indicators of this period of disruption. Particularly affecting Anatolia, these uprisings represented a reaction both from the administrative class and the subjects to the strains caused by systemic transformations within the empire. Since most existing studies on banditry focus on the Celali Rebellions and subsequent developments, they generally cover the 17th century and beyond leaving the 16th century transition period relatively underexplored. This study focuses on the second half of the 16th century in order to understand the rupture and the pains of transformation within the Ottoman Empire. It examines the banditry movements that occurred during the period leading up to the Celali Rebellions, exploring their causes, frequency, perpetrators, the state's responses, and their possible motivations. To provide a broader perspective two major provinces of the period Aleppo and Erzurum were selected, both of which contained important trade routes. The banditry incidents that took place in these provinces were analyzed through examples recorded in the mühimme registers.
Benzer Tezler
- Yeni Cami'nin akustik açıdan performans değerlendirmesi
Evaluation of the acoustical performance of the New Mosque
EVREN YILDIRIM
Yüksek Lisans
Türkçe
2003
Mimarlıkİstanbul Teknik ÜniversitesiMimarlık Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEVTAP YILMAZ DEMİRKALE
- Identité de classe sociale et l'ethnicité
Sınıf ve etnisite kimliği
HURİ KİRAZ ÖZDOĞAN
Yüksek Lisans
Fransızca
2013
Siyasal BilimlerGalatasaray ÜniversitesiSiyaset Bilimi Ana Bilim Dalı
PROF. FÜSUN ÜSTEL
- Mühimme defterlerine göre Osmanlı Devleti'nde Suhte isyanları (1558-1576)
Revolts of Suhte in the Ottoman State according to Mühimme registration (1558-1576)
ÖZLEM YILMAZ SOLAK
- XVII. yüzyılın ı̇lk yarısında Osmanlı-Habsburg diplomatik ı̇lişkileri ve Osmanlı diplomasisi
Ottoman-Habsburg diplomatic interactions and the Ottoman diplomacy during the first half of the seventeenth century
MAHMUT HALEF CEVRİOĞLU