Geri Dön

Mol gebelikte EpCAM ve MMP-9 ekspresyonlarının radyolojik görüntüleme ve klinik izlem desteği ile immünohistokimyasal olarak değerlendirilmesi ve tanısal/prognostik rolü

Immunohistochemical evaluation of EpCAM and MMP-9 expressions in molar pregnancy with the support of radiological imaging and clinical follow-up and their diagnostic/prognostic role

  1. Tez No: 979429
  2. Yazar: KARDELEN TÜRKÜ SAÇAR BAYRAKCI
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. İLKBAL TEMEL YÜKSEL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: EpCAM, MMP-9, molar gebelik, gestasyonel trofoblastik neoplazi, immünohistokimya, β-hCG, prognoz, EpCAM, MMP-9, hydatidiform mole, gestational trophoblastic disease, immunohistochemistry, β-hCG, prognosis
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Hidatidiform mol, anormal trofoblastik proliferasyon ve düzensiz farklılaşma ile karakterize, bazı olgularda gestasyonel trofoblastik neoplaziye (GTN) ilerleyebilen patolojik bir gebelik formudur. Trofoblastik davranışla ilişkili moleküler belirteçlerin tanımlanması, tanısal doğruluğun artırılması ve malign potansiyelin öngörülmesi açısından önem taşımaktadır. Epitelyal Hücre Adezyon Molekülü (EpCAM) ve Matriks Metalloproteinaz-9 (MMP-9), epitel farklılaşması ve hücre dışı matriksin yeniden şekillenmesi süreçlerinde görev alan iki önemli proteindir; ancak molar gebeliklerdeki klinik ve patolojik önemleri yeterince tanımlanmamıştır. Amaç: Bu çalışmanın amacı, komplet ve parsiyel hidatiform mol olgularında EpCAM ve MMP-9'un immünohistokimyasal ekspresyonlarını değerlendirmek, bu bulguların klinik, biyokimyasal ve radyolojik verilerle ilişkisini incelemek ve GTN gelişimi açısından tanısal ve prognostik değerlerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: SBÜ Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi patoloji arşivinden geriye dönük olarak seçilen 135 formalinle fikse edilmiş parafin blok (FFPE) örneği (45 komplet mol, 45 parsiyel mol ve 45 birinci trimester mol dışı abort materyali) çalışmaya dâhil edilmiştir. İmmünohistokimyasal boyama antiEpCAM ve anti-MMP-9 antikorları kullanılarak yapılmıştır. Boyanma yoğunluğu ve dağılımı Toplam İmmün Boyanma Skoru (TIS) ile yarı kantitatif olarak değerlendirilmiştir. Klinik veriler, serum β-hCG düzeyleri ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) bulguları ile korelasyon analizleri gerçekleştirilmiş; istatistiksel değerlendirmede ANOVA, Kruskal–Wallis, korelasyon ve lojistik regresyon testleri kullanılmıştır (SPSS v25.0). Bulgular: EpCAM immünoreaktivitesi trofoblastik hücrelerden çok desidual stromal hücrelerde yoğun olarak izlenmiştir. Parsiyel mol olgularında EpCAM ekspresyonu komplet mol ve kontrol gruplarına göre anlamlı derecede yüksek xii bulunmuştur (p<0.05). Buna karşılık, MMP-9 ekspresyonu her iki molar grupta, özellikle komplet mol olgularında belirgin şekilde artmıştır (p<0.001). Serum CRP ve fibrinojen düzeyleri parsiyel mol olgularında anlamlı olarak daha düşük saptanmış, bu da daha sınırlı sistemik inflamatuvar yanıtı göstermiştir. Lojistik regresyon analizinde post-evakuasyon β-hCG düşüş hızı GTN gelişimi için en güçlü bağımsız prediktör olarak belirlenmiş (p=0.016), bunu MMP-9 aşırı ekspresyonu izlemiştir. MRG bulgularında GTN gelişen olgularda uterus duvarında kitle görünümü, miyometriyal invazyon ve heterojen sinyal intensitesi varlığı anlamlı olarak daha yüksek oranda gözlenmiştir. Sonuç: Parsiyel mol gebeliklerde desidual stromal hücrelerde belirgin EpCAM pozitifliği, maternal immün toleransın ve endometriyal adaptasyonun arttığını göstermektedir. Komplet mol olgularında artmış MMP-9 ekspresyonu, trofoblastların artan invaziv potansiyelini ve doku destrüksiyon eğilimini ortaya koymaktadır. Ayrıca MMP-9 ekspresyonu ile β-hCG düzeyleri arasındaki paralellik, bu belirtecin post-evakuasyon dönemde GTN gelişim riski ile ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. MMP-9'un invaziv kapasiteyi, β-hCG düşüş hızının ise hastalık seyrini yansıttığı göz önüne alındığında, bu iki parametrenin birlikte değerlendirilmesi, yüksek riskli olguların erken dönemde saptanmasına katkı sağlayabilir. Bu iki moleküler belirtecin β-hCG kinetiği ve radyolojik izlem bulguları ile birlikte kullanımı, molar gebeliklerin tanısal ve prognostik değerlendirmesinde klinik açıdan değerli bilgiler sunmaktadır.

Özet (Çeviri)

Background: Hydatidiform mole represents an abnormal gestational event characterized by aberrant trophoblastic proliferation and dysregulated differentiation, which may progress to gestational trophoblastic neoplasia (GTN). Identifying molecular markers associated with trophoblastic behavior is crucial for improving diagnostic accuracy and predicting malignant potential. Epithelial Cell Adhesion Molecule (EpCAM) and Matrix Metalloproteinase-9 (MMP-9) are two molecules implicated in epithelial differentiation and extracellular matrix remodeling, yet their clinicopathological relevance in molar gestations remains insufficiently defined. Objective: This study aimed to evaluate the immunohistochemical expression of EpCAM and MMP-9 in complete and partial hydatidiform moles and to determine their correlation with clinical, biochemical, and radiological parameters, emphasizing their potential diagnostic and prognostic value in GTN development. Materials and Methods: A total of 135 formalin-fixed paraffin-embedded (FFPE) tissue samples (45 complete moles, 45 partial moles, and 45 first-trimester non-molar miscarriages) were retrospectively retrieved from the pathology archives of SBÜ Başakşehir Çam and Sakura City Hospital. Immunohistochemical staining was performed using anti-EpCAM and anti-MMP-9 antibodies. Staining intensity and distribution were scored semi-quantitatively using the Total Immunostaining Score (TIS). Clinical data, serum β-hCG kinetics, and magnetic resonance imaging (MRI) findings were analyzed using ANOVA, Kruskal–Wallis, correlation, and logistic regression tests (SPSS v25.0). Results: EpCAM immunoreactivity was predominantly localized in decidual stromal cells rather than trophoblastic components, with significantly higher expression in partial mole cases compared with complete mole and control groups (p<0.05). In contrast, MMP-9 expression was markedly increased in both molar groups, most prominently in complete moles (p<0.001). Serum CRP and fibrinogen xiv levels were significantly lower in partial moles, supporting a milder systemic inflammatory response profile. Binary logistic regression identified the postevacuation β-hCG decline rate as the strongest independent predictor of GTN development (p=0.016), followed by MMP-9 overexpression. MRI findings revealed that patients who developed GTN more frequently exhibited uterine masses, myometrial invasion, and heterogeneous signal intensity, corroborating histopathologic and biochemical indicators of persistence. Conclusion: Marked EpCAM positivity in decidual stromal cells in partial molar pregnancies indicates enhanced maternal immune tolerance and increased endometrial adaptation. In complete mole cases, elevated MMP-9 expression reveals the heightened invasive potential and tissue-destructive tendency of trophoblasts. Moreover, the parallel relationship between MMP-9 expression and β-hCG levels suggests that this marker may be associated with the risk of GTN development during the post-evacuation period. Considering that MMP-9 reflects invasive capacity while the rate of β-hCG decline represents the clinical course of the disease, combined evaluation of these two parameters may aid in the early identification of high-risk cases. The use of these two molecular markers together with β-hCG kinetics and radiological follow-up findings provides clinically valuable information for the diagnostic and prognostic assessment of molar pregnancies.

Benzer Tezler

  1. Mol gebeliklerde tedavi modalitelerinin değerlendirilmesi: tek merkez deneyimi

    Başlık çevirisi yok

    CANSU BEKÇİ GÜLYAŞAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA EROĞLU

  2. İkinci trimester gebelikte FIB-4 ve APRI skorlarının intrahepatik kolestazı predikte etmedeki rolü

    The role of FIB-4 and APRI scores in predicting intrahepatic cholestasis during the second trimester of pregnancy

    CEREN ÖZCEYRAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DİLEK ŞAHİN

  3. 3. basamak hastanede mol hidatiform tanısı konulan hastaların analizi

    Analysis of patients diagnosed with hydatidiform mole in a tertiary hospital

    MERT ALİ KARATAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EKREM SAPMAZ

  4. Miyadında doğan bebeklerin kordon kanı, plasenta dokusu ve annelerinin periferik venöz kanlarında sigara maruziyeti ile oksidatif stres arasındaki ilişki

    Relationships between serum measures of oxidative stress and smoking in newborn cord blood, placenta tissue and their mothers? periferal blood

    MUSTAFA VARMA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHarran Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET KOÇ

  5. Gestasyonel trofoblastik hastalık (GTH) sonrası takip eden gebeliklerde reprodüktif ve obstetrik sonuçların incelenmesi

    Fertility and pregnancy outcome in gestational trophoblastic disease

    EROL NADİ VARLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURETTİN BORAN