Kudüs Haçlı Kralı IV. Baudouin ve dönemi (1174-1185)
Crusader King of Jerusalem Baldwin IV and his reign (1174-1185)
- Tez No: 979267
- Danışmanlar: PROF. DR. EBRU ALTAN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Tarih, History
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Ortaçağ Tarihi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Kudüs Kralı Amaury'nin (1162-1174) Yafa Kontu iken Kontes Agnes ile izdivacından doğan (1161) Baudouin, babasının 11 Temmuz 1174 tarihindeki ölümünün ardından 13 yaşında Kudüs tahtına çıktı. Bu sırada devlet işlerini Seneşal Miles de Plancy yönetiyordu. Fakat bu zat yerli baronlar tarafından sevilmediği için asillerin desteğini alan Trablus Kontu III. Raymond (1152-1187), kralın en yakın akrabası olarak naipliğe getirildi. Bunun üzerine Kudüs Krallığı'nda hizipleşme başlarken birbirine düşman iki grup ortaya çıktı. Bunlardan III. Raymond'un idaresindeki yerli baronlar ve Hospitalier Şövalyeleri'nden oluşan ilk grup, bu devirde krallığın içinde bulunduğu zor durumu göz önüne alarak Müslüman komşularıyla barışçıl ilişkiler kurulmasını savunuyordu. İkinci grubu ise Batı'dan yeni gelen maceraperest soylular ile Templier Şövalyeleri teşkil ediyordu. Bunlar Müslümanlara karşı saldırgan bir tutum izleme taraftarıydı. 1175 yılında Renaud de Châtillon ve Urfa Kontu II. Joscelin de Courtenay Müslümanlar tarafından serbest bırakılınca bu ikinci grup da liderlerine kavuşmuş oldu. Genç yaşına rağmen olgun bir liderlik sergileyen Kral IV. Baudouin iki grup arasında denge kurmaya çalıştı. Ancak 1176 senesinde dayısı II. Joscelin'i seneşal olarak tayin edip ve annesi Agnes'i de saraya davet edince güç dengesi ikici grup lehine değişmeye başladı. 1177'de artık reşit sayılan Kral IV. Baudouin krallığın yönetimini fiilen üstlendi ve aynı yıl içinde Selâhaddîn Eyyûbî karşısında Montgisard'ta muzaffer oldu. Bu galibiyet, Haçlılar açısından büyük bir moral kaynağı oldu. Fakat 1179'da Selâhaddîn'in Merc-i 'Uyûn zaferi ve Beytü'l Ahzân Kalesi'ni ele geçirmesi Frankları zor duruma düşürdü. 1180 yılında taraflar arasında geçici bir ateşkes sağlandı. Akabinde Selâhaddîn'in 1182 ve 1183 senelerinde Filistin'e düzenlediği seferler sırasında Kudüs Krallığı savunma durumunda kalmayı doğru buldu. Bu arada krallıktaki iç çekişmeler yeniden alevlendi. Cüzzamlı kralın sağlık durumu günden güne kötüye gitmeye başlayınca bir an önce onun yerini alacak birinin bulunması için harekete geçildi. Prenses Sibylle, annesi Agnes'in baskılarıyla, konnetable Amaury'nin Fransa'dan gelen kardeşi Guy de Lusignan ile evlenmeye karar verdi. Kral, başlangıçta bu izdivaca karşı çıkmış olsa da annesi ve kız kardeşinin baskılarına dayanamayarak en nihayetinde razı oldu ve Guy'e Yafa ile Askalân kontlukları verildi. Tüm bu yaşananlar, Kudüs'ün en nüfuzlu ailelerinden olan Ibelinleri hem siyasi hem de şahsi sebeplerle son derece rahatsız etti. Ibelinler ile Courtenaylar arasındaki husumet artık geri dönülemez boyutlara ulaşmıştı. Aynı tarihlerde, Patrik Amaury'nin ölümü üzerine toplanan Kudüs ruhani meclisi, Agnes'in baskılarıyla Kaysâriye Başpiskoposu Héraclius'u patrik olarak tayin etti. Böylece Courtenaylar ve Lusignanlar ile bunların müttefikleri olan Renaud de Châtillon ve yeni Patrik Héraclius'tan oluşan ittifak kontrolü tamamen ele geçirdi. İlerleyen günlerde Kral Baudouin artık ülkeyi yönetemeyecek duruma geldi. Sağlık sorunlarının yanında annesi ve kız kardeşinin baskılarıyla idareyi Sibylle'in kocası Guy'e bıraktı. Böylece Guy, Kudüs dışında krallığın yönetimini ele aldı. Fakat Guy'in yönetici olarak yetersizliği kısa sürede anlaşıldı ve ikili arasında çıkan anlaşmazlık büyüdü. Hastalığı yüzünden Sûr (Tyrus) şehrinin havasının kendisine Kudüs'ün rüzgârlı ikliminden daha iyi geleceğini düşünen Kral IV. Baudouin, eniştesinden bu iki kenti takas etmelerini istedi. Guy bu teklifi kabul etmediği gibi krala kaba bir cevap verince IV. Baudouin, derhal onu naiplikten azletti. Ardından 20 Kasım 1183'te, Sibylle'in ilk evliliğinden doğan ve henüz beş yaşında bulunan yeğeni Baudouin'i veliaht, III. Raymond'u ise yeniden naip ilan etti. Mart 1185'te IV. Baudouin henüz 24 yaşındayken hayatını kaybetti. Baudouin, yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen dirayetli ve cesur bir hükümdar olduğunu göstermişti. Fakat erken yaşta kendini gösteren hastalık, iç siyasetteki hizipleşmenin yanı sıra dışarıdan gelen tehditlerle başa çıkmasını zorlaştırdı. Asiller arasındaki rekabet ve saray entrikalarının hız kazandığı bu dönemde Selâhaddîn Eyyûbî'nin gittikçe güçlenen stratejik hamleleri Haçlı Krallığı'nın çöküşünü hızlandırdı. Nitekim IV. Baudouin'in ölümünden iki yıl sonra Selâhaddîn Eyyûbî tarafından Kudüs'teki Latin hâkimiyetine son verildi.
Özet (Çeviri)
Baudouin, born in 1161 to Count Amaury of Jerusalem (1162-1174) and Countess Agnes when he was Count of Jaffa, ascended the throne of Jerusalem at the age of 13 following his father's death on July 11, 1174. At that time, the affairs of state were managed by Seneschal Miles de Plancy. However, as this man was not well-liked by the local barons, Count Raymond III of Tripoli (1152-1187), who had the support of the nobility, was appointed regent as the king's closest relative. This led to factionalism in the Kingdom of Jerusalem, with two hostile groups emerging. The first group, consisting of local barons under Raymond III and the Knights Hospitaller, advocated for peaceful relations with Muslim neighbors, considering the difficult situation the kingdom was in at the time. The second group consisted of adventurous nobles newly arrived from the West and the Knights Templar. They favored an aggressive stance against the Muslims. In 1175, Renaud de Châtillon and Count II Joscelin de Courtenay of Edessa were released by the Muslims, and this second group was reunited with its leaders. Despite his young age, King Baldwin IV demonstrated mature leadership and attempted to maintain a balance between the two groups. However, in 1176, he appointed his uncle Joscelin II as seneschal and invited his mother Agnes to the court, shifting the balance of power in favor of the second group. In 1177, King Baldwin IV, now of age, effectively took over the reign of the kingdom and was victorious over Saladin at Montgisard that same year. This victory was a great source of morale for the Crusaders. However, Saladin's victory at Merc-i 'Uyûn in 1179 and his capture of the Castle of Beytü'l Ahzân put the Franks in a difficult position. A temporary truce was established between the parties in 1180. Subsequently, during Saladin's campaigns in Palestine in 1182 and 1183, the Kingdom of Jerusalem deemed it prudent to remain on the defensive. Meanwhile, internal strife within the kingdom reignited. As the leprous king's health began to deteriorate day by day, action was taken to find someone to replace him as soon as possible. Princess Sibylle, under pressure from her mother Agnes, decided to marry Guy de Lusignan, the brother of Constable Amaury, who had come from France. Although the king initially opposed this marriage, he was unable to resist the pressure from his mother and sister and finally consented, granting Guy the counties of Jaffa and Ascalon. All these events greatly disturbed the Ibelins, one of the most influential families in Jerusalem, for both political and personal reasons. The feud between the Ibelins and the Courtenays had now reached an irreparable level. Around the same time, the Jerusalem ecclesiastical council, convened upon the death of Patriarch Amaury, appointed Heraclius, Archbishop of Caesarea, as patriarch under Agnes's pressure. Thus, the alliance consisting of the Courtenays and the Lusignans, along with their allies Renaud de Châtillon and the new Patriarch Heraclius, took complete control. In the days that followed, King Baudouin became unable to rule the country. In addition to his health problems, pressure from his mother and sister led him to hand over the administration to Sibylle's husband, Guy. Thus, Guy took control of the kingdom outside Jerusalem. However, Guy's inadequacy as a ruler soon became apparent, and the disagreement between the two grew. Believing that the climate of the city of Tyre would be better for him than the windy climate of Jerusalem due to his illness, King Baudouin IV asked his brother-in-law to exchange the two cities. Guy not only rejected this offer but also responded rudely to the king, prompting Baldwin IV to immediately remove him from the regency. On November 20, 1183, he then declared his nephew Baldwin, born from Sibylle's first marriage and only five years old, as heir apparent, and reinstated Raymond III as regent. In March 1185, Baudouin IV died at the age of 24. Despite all the adversity he faced, Baudouin proved himself to be a resolute and courageous ruler. However, illness that manifested at an early age, coupled with factionalism in domestic politics and external threats, made it difficult for him to cope. During this period, marked by intensifying rivalry among the nobility and palace intrigues, Saladin's increasingly powerful strategic moves accelerated the decline of the Crusader Kingdom. Indeed, two years after Baldwin IV's death, Saladin put an end to Latin rule in Jerusalem.
Benzer Tezler
- Hittîn Savaşı ve Kudüs'te Haçlı Krallığı'nın sonu
The Battle of Hattin and the End of the Crusader Kingdom in Jerusalem
SÜMEYRA GÜLEL
- Antakya Haçlı Prinkepsliği (1098-1149)
Crusader State of Antioch (1098-1149)
ZAHİDE SARIGÜL
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
DinHitit Üniversitesiİslam Tarihi ve Sanatları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NADİR KARAKUŞ
- Tapınak Şövalyeleri: Kuruluşu, faaliyetleri ve kapatılması
Knights Templar: Establishment, activities, and closure
AHMET ÖZDEMİR
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
DinÇanakkale Onsekiz Mart ÜniversitesiFelsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı
DR. HÜLYA ÇETİN
- Yedinci Haçlı Seferi (1248-1250)
The Seventh Crusade (1248-1250)
ELİF KOÇER
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
TarihFatih Sultan Mehmet Vakıf ÜniversitesiTarih Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FAHAMEDDİN BAŞAR
PROF. DR. EBRU ALTAN