Aterosklerozlu hastalarda uzun kodlayıcı olmayan RNA coromarker ile okside LDL kolesterol düzeyleri arasındaki ilişkinin araştırılması
Investigation of the relationship between long non-coding RNA coromarker and oxidized LDL cholesterol levels in patients with atherosclerosis
- Tez No: 979246
- Danışmanlar: DOÇ. DR. BURCU BAYOĞLU
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Genetik, Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Tıbbi Biyoloji, Genetics, Thoracic and Cardiovascular Surgery, Medical Biology
- Anahtar Kelimeler: Ateroskleroz, Epigenetik, Kodlamayan RNA, Kolesterol-LDL, Atherosclerosis, Epigenetic, Non-coding RNA, Cholesterol-LDL
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Tıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Tıbbi Biyoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Ateroskleroz; kronik inflamasyon, oksidatif stres ve metabolik fonksiyon bozukluğunu içeren immüno-metabolik bir hastalıktır. Aterosklerozun karmaşık patolojik ilerleyişinde potansiyel biyobelirteçlerin bulunması, aterosklerozun önlenmesi ve tedavisi için büyük önem taşımaktadır. Çalışmalar, ateroskleroz ile epigenetik mekanizmalar arasında kuvvetli bir ilişki olduğunu göstermektedir. Dolaşımdaki lncRNA'lar ve ateroskleroz gelişimi arasındaki ilişkilere odaklanan çalışmalar giderek önem kazanmaktadır. Ayrıca ateroskleroz gelişiminde inflamatuvar süreçler ile LDL oksidasyonu arasında bir ilişki bulunmaktadır. Çalışmamızda, CoroMarker (AC100865.1) geninin ateroskleroz gelişim süreçlerindeki rolü ile okside LDL kolesterol düzeyleri arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır. Aterosklerozlu hastalarda (n=50 koroner arter hastalığı (KAH), n=44 periferik arter hastalığı (PAH)) ve sağlıklı kontrollerde (n=97) uzun kodlayıcı olmayan RNA CoroMarker geninin ekspresyon düzeyleri kantitatif Gerçek Zamanlı-Polimeraz Zincir Reaksiyonu (qRT-PCR), plazma ox-LDL düzeyleri Enzyme-Linked ImmunoSorbent Assay (ELISA) yöntemleri ile belirlendi. Çalışmamızda, lncRNA CoroMarker geninin ekspresyon düzeyleri hasta ve kontrol grupları arasında karşılaştırıldığında hasta grubunda kontrol grubuna kıyasla yüksek bulundu ancak istatistiksel anlamlılık sınırına ulaşamadı (p=0,32). Hasta ve kontrol grupları arasında ox-LDL düzeyleri karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p=0,189). CoroMarker gen ekspresyon düzeyleri hasta ve kontrol gruplarında cinsiyet değişkenine göre karşılaştırıldığında hem kontrol hem de hasta grubunda istatistiksel olarak anlamlı bir sonuç bulunamadı (p>0,05). Hasta grubunda CoroMarker gen ekspresyon düzeyleri ile ox-LDL arasında pozitif yönlü, zayıf bir korelasyon olduğu tespit edildi, ancak sonuçlar istatistiksel olarak anlamlılık sınırına ulaşamadı (rs=0.06, p=0,71). CoroMarker gen ekspresyonu ile açlık kan şekeri düzeyleri karşılaştırıldığında düşük düzeyde pozitif yönlü bir korelasyon tespit edildi ancak istatistiksel anlamlılık sınırına ulaşamadı (rs=0,18, p=0,086). Hasta grubunda ox-LDL ile HDL-kolesterol düzeyleri arasında ters yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir korelasyon olduğu gözlendi (rs=- 0.421, p=0,009). Araştırma sonucunda aterosklerozlu hasta grubunda sağlıklı kontrollere göre lncRNA CoroMarker ekspresyon düzeyinin yüksek olmasına rağmen istatistiksel anlamlılık sınırına ulaşamaması, lncRNA CoroMarker ile hastalık etiyolojisi arasında zayıf bir ilişki olduğunu düşündürmektedir. Bulguların anlamlı olmaması, sınırlı örneklem büyüklüğü ve hasta grubunda kolesterol düşürücü ilaç kullanımının etkisiyle açıklanabilir.
Özet (Çeviri)
Atherosclerosis is an immunometabolic disease involving chronic inflammation, oxidative stress, and metabolic dysfunction. Identifying potential biomarkers for the complex pathological progression of atherosclerosis is crucial for its prevention and treatment. Studies demonstrate a strong relationship between atherosclerosis and epigenetic mechanisms. Studies focusing on the relationship between circulating lncRNAs and the development of atherosclerosis are gaining increasing importance. Furthermore, there is a relationship between inflammatory processes and LDL oxidation in the development of atherosclerosis. Our study aimed to investigate the relationship between the role of the CoroMarker (AC100865.1) gene in the development of atherosclerosis and oxidized LDL cholesterol levels. Expression levels of the long non-coding RNA CoroMarker gene were determined in patients with atherosclerosis (n=50 with coronary artery disease (CAD), n=44 with peripheral artery disease (PAD)) and healthy controls (n=97) using quantitative Real-Time-Polymerase Chain Reaction (qRT-PCR), and plasma ox-LDL levels were determined using Enzyme-Linked ImmunoSorbent Assay (ELISA). In our study, expression levels of the lncRNA CoroMarker gene were found to be higher in the patient group compared to the control group, but did not reach the statistical significance level (p=0.32). When ox-LDL levels were compared between the patient and control groups, no statistically significant difference was found (p=0.189). When CoroMarker gene expression levels were compared between the patient and control groups according to gender, no statistically significant results were found in either the control or patient groups (p>0.05). A weak, positive correlation was found between CoroMarker gene expression levels and ox-LDL in the patient group, but the results did not reach statistical significance (rs = 0.06, p=0.71). When CoroMarker gene expression was compared with fasting blood glucose levels, a low-level positive correlation was found, but it did not reach statistical significance (rs= 0.18, p=0.086). A moderate, inverse, and significant correlation was observed between ox-LDL and HDL-cholesterol levels in the patient group (rs=-0.421, p=0.009). The study's finding that lncRNA CoroMarker expression levels were higher in the atherosclerosis patient group compared to healthy controls, but did not reach statistical significance, suggests a weak relationship between lncRNA CoroMarker and disease etiology. The lack of significance in the findings may be explained by the limited sample size and the use of cholesterol-lowering medications in the patient group.
Benzer Tezler
- Development of mirna biomarkers for the differentiation between gingivitis and periodontitis: A pilot study
Gingivitis ve periodontitis ayrımı için mirna biyobelirteçlerinin geliştirilmesi: Pilot çalışma
DHAFIR LATIEF FAYADH FAYADH
Doktora
İngilizce
2023
BiyokimyaSüleyman Demirel ÜniversitesiKimya Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA CALAPOĞLU
- Koroner arter bypass cerrahisinin solid tümör öyküsü olan hastalarda mortalite ve morbiditeye etkileri
Effects of coronary artery bypass surgery on mortality and morbidity in patients with solid tumor history
FERİDUN AKBULUT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiTrakya ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SERHAT HÜSEYİN
- Akut serebrovasküler olay geçiren hastalarda serum triptofan mitabolit düzeylerinin klinik önemi
Clinical significance of serum tryptophan metabolite levels in patients with acute cerebrovascular accident
MOHAMMAD AHMAD BIK
- Kronik kalp yetersizliği olan metabolik sendromlu hastalarda insülin direncinin sol ventrikülün sistolik ve diyastolik fonksiyonu ve fonksiyonel kapasite ile olan ilişkisi
The relationship between insulin resistance and left ventricular systolic and diastolic functionsand functional capacity in patients with chronic heart failure and metabolic syndrome
FUNDA BAŞYİĞİT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2007
KardiyolojiSağlık BakanlığıKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET TEMİZHAN
- Tip 2 diyabetik hastalarda düzeltilmiş qt intervalinin kardiak sonlanımla ilişkisi
Relationship of corrected qt interval with cardiac outcomein type 2 diabetic patients
REMZİ YILDIZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
İç HastalıklarıSağlık BakanlığıDahiliye Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ MUSTAFA TEMİZEL