Bir dekadenz durumu olarak deprem sürecinde komşuluk ve iletişim (Malatya ili özelinde ampirik bir araştırma)
Neighborhood and communication in the earthquake process as a decadenzy case (An empirical research specific to Malatya province)
- Tez No: 978891
- Danışmanlar: PROF. DR. MUSTAFA YAĞBASAN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: İletişim Bilimleri, Communication Sciences
- Anahtar Kelimeler: Dekadan, Decadent
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Malatya Turgut Özal Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: İletişim Bilimleri Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Sosyal ve toplumsal ilişkiler, insanların deprem gibi kriz durumlarında gösterdikleri tavır ve dayanışma pratikleri üzerinden yeniden yapılandırılması gereken dinamik bir yapıya sahiptir. Doğal afetler gibi geniş ölçekli krizler bu sosyal ilişkilerin görünürlüğünü ve niteliğini daha fazla ortaya çıkarmaktadır. Komşuluk, doğal afetler vb. kriz durumlarında sosyal dayanışmanın en fazla yaşandığı bir alan olarak öne çıkmaktadır. Fakat modernleşmeyle birlikte artan bireyselleşme, sosyal yabancılaşma ve güvensizlik olguları nedeniyle geleneksel dayanışma şekli olan komşuluk ilişkilerinde çözülme riskini de beraberinde getirmiştir. Depremler, sadece fiziksel yapıları değil, aynı zamanda toplumsal ilişkileri de derinden etkileyerek, bireylerin hayatında büyük değişimlere yol açar. Türkiye'de 6 Şubat 2023'de merkezi Kahramanmaraş olan depremlerde sadece fiziki yıkımlar değil, psikolojik, sosyolojik ve kültürel seviyede derin yıkımlara da neden olmuştur. Kahramanmaraş merkezli depremler, hem bireylerin gündelik yaşamında hem de toplumsal bağların yapısında önemli değişimlere neden olmuştur. Deprem sürecinde depremzedelerin, kurulan yeni yaşam alanlarında (konteyner kentler gibi) kurdukları komşuluklar, sosyal destek mekanizmalarının fonksiyonelliğinin test edilebildiği önemli bir bağlamdır. Çalışmanın temel problemi, deprem sonrasında komşuluk ilişkilerinin nasıl değişip şekillendiği ve bu ilişkilerde toplumsal ve sosyal çözülme (dekadenz) yaşanıp yaşanmadığı, iletişim araçlarının bu süreçteki etkileridir. Bu çalışma, kriz dönemlerinde modern toplum yapılarındaki, toplumsal değerlerin devamlılığı, yardımlaşma ve dayanışma pratiklerinin işlevselliği, ruhsal açıdan dayanıklılık ve iletişim kanallarının sosyal bağlara etkilerinde, geleneksel değerlerin varlığını araştırmaktadır. Araştırma, nitel bir yaklaşım benimsemiş ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Örneklem, Malatya'daki konteyner kentlerde yaşayan ve farklı sosyoekonomik özelliklere sahip 12 bireyden oluşmaktadır. Görüşmeler, bireylerin deprem sonrası deneyimlerini anlamak ve komşuluk ilişkilerindeki değişimi derinlemesine analiz etmek amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın teorik çerçevesi, Nietzsche'nin“dekadenz”(çöküş/yozlaşma) kavramı ve Emile Durkheim' in toplumsal dayanışma yaklaşımları olan mekanik ve organik dayanışma temelleri üzerine inşa edilmiş, deprem sonrasındaki komşuluk ilişkileri ve iletişimlerine yönelik fenomenolojik yaklaşımla toplumsal değerlerdeki değişimin göstergesi olan komşuluk ilişkilerindeki dönüşüm analiz edilmiştir. Bu çalışmanın asıl amacı, depremden sonra kurulan konteyner kentlerdeki yeni yaşam alanlarında bireylerin deneyimlerinin neler olduğu, kazanılan deneyimlerin psikolojik, sosyal, kültürel ve toplumsal yansımalarını deprem gibi afetlerden sonra insanların sosyal çevresini oluşturan komşuluk ilişkilerindeki değişim ve dönüşümü katılımcı deneyimleri aracılığıyla fenomenolojik açıdan inceleyerek ortaya çıkarmaya çalışmaktır. Bulgular anlam birimlerine ayrılarak, tema, kategori ve kodlar oluşturulmuş ve sosyal deneyimler kendi özgünlük çerçevesinde açıklanmıştır. Katılımcı ifadelerine göre komşuluğun, bazen yardımlaşma ve dayanışma ile yeniden yorumlandığı; bazen ise güvensizlik, iletişimsizlik ve sosyal izolasyon gibi durumların yaşanmasında dekadenz (çöküş) etkilerinin varlığı gözlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda, deprem sonrası kurulan konteyner kentlerde ki komşuluk ilişkilerinde; dayanışmanın, güvenin ve aidiyetin yeniden yapılandırılma potansiyelini barındırırken, aynı zamanda kalıcı olmayan, güven problemlerini ve sosyal alanlarda çözülmeleri içinde barındırdığı bulgusuna ulaşılmıştır.
Özet (Çeviri)
Social and communal relations have a dynamic structure that can be restructured through the attitudes and solidarity practices that people show in crisis situations such as earthquakes. Large-scale crises such as natural disasters make the visibility and quality of these social relations more visible. Neighborhood stands out as an area where social solidarity is experienced the most in crisis situations such as natural disasters. However, increasing individualization with modernization has also brought the risk of disintegration in neighborhood relations, which are traditional forms of solidarity, due to social alienation and insecurity. Earthquakes deeply affect not only physical structures but also social relations, leading to major changes in the lives of individuals. The earthquakes centered in Kahramanmaraş on February 6, 2023 in Turkey caused not only physical destruction, but also deep destruction at psychological, sociological and cultural levels. The earthquakes centered in Kahramanmaraş in Türkiye caused significant changes both in the daily lives of individuals and in the structure of social ties. The neighborhoods established by earthquake victims in newly established living spaces (such as container cities) during the earthquake process are an important context in which the functionality of social support mechanisms can be tested. The main problem of the study is how neighborhood relations change and take shape after the earthquake, whether there is a social and societal disintegration (decadence) in these relations, and the effects of communication tools in this process. This study investigates the continuity of social values, the functionality of cooperation and solidarity practices, spiritual resilience and the existence of traditional values in the effects of communication channels on social ties in modern social structures during periods of crisis. The research adopted a qualitative approach and was conducted using a semi-structured interview technique. The sample consisted of 12 individuals with different socio-economic characteristics living in container cities in Malatya. The interviews were conducted to understand the individuals' experiences after the earthquake and to analyze in depth the changes in neighborhood relations. The theoretical framework of the study is built on Nietzsche's concept of“decadence”(decadence/degeneration) and Emile Durkheim's social solidarity approaches, which are mechanical and organic solidarity foundations, and the transformation in neighborly relations, which is an indicator of the change in social values, is analyzed with the phenomenological approach towards neighborhood relations and communications after the earthquake. The main purpose of this study is to try to reveal the experiences of individuals in the new living spaces in the container cities established after the earthquake, the psychological, social, cultural and societal reflections of the experiences gained, by phenomenologically examining the changes and transformations in neighborhood relations that constitute the social environment of people after disasters such as earthquakes through participant experiences. The findings are divided into units of meaning, themes, categories and codes are created and social experiences are explained within the framework of their originality. According to the participant statements, it has been observed that neighborhood is sometimes reinterpreted with cooperation and solidarity; sometimes it is observed that there are decadence (collapse) effects in situations such as insecurity, miscommunication and social isolation. In line with the findings obtained as a result of the research, in neighborhood relations in container cities established after the earthquake; While it contains the potential to restructure solidarity, trust and belonging, it has also been found that it contains non-permanent trust problems and dissolutions in social areas.
Benzer Tezler
- La recepción de la poesia de Antonio Machado desde el punto de vista del 'yo poético' y la 'temporalidad' en el siglo XX
Antonio Machado'nun şiirlerinde“şiirsel ben”ve“zamansallık”kavramlarının XX: Yüzyıl boyunca alımlanması
OLCAY ÖZTUNALI
Doktora
İspanyolca
2005
Batı Dilleri ve EdebiyatıAnkara ÜniversitesiBatı Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MUKADDER YAYCIOĞLU
- Arthur Schnitzler ve Halid Ziya Uşaklıgil'in eserlerinde ahlâk yalancılığı: Fräulein Else, Die Griechische Tänzerin, Die Toten Schweigen, Rüya Romanı ve Aşk-ı Memnû
Dualmoral in the works of Arthur Schnitzler and Halid Ziya Uşakligil: Fräulein Else, Die Griechische Tänzerin, Die Toten Schweigen, Rüya Romanı ve Aşk-ı Memnû
ZENNUBE ŞAHİN
Yüksek Lisans
Türkçe
2011
Alman Dili ve EdebiyatıAtatürk ÜniversitesiAlman Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YILMAZ ÖZBEK
- Die polemische moral als literarisches analysemittel im gesamtschaffen von Frank Wedekind
Frank Wedekind`in tüm eserlerinde edebi analiz aracı olarak polemik ahlak
NEJDET KELEŞ
Doktora
Almanca
2004
DinHacettepe ÜniversitesiAlman Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. NİHAT ÜLNER
- Modernist bir künstlerroman'a doğru: George Egerton'ın The Wheel of God romanında dekadans ve yeni kadın hareketi
Towards a modernist künstlerroman: The Wheel of God by George Egerton between decadence and new womanhood
NUREFŞAN SARIAYDIN
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
İngiliz Dili ve EdebiyatıTekirdağ Namık Kemal Üniversitesiİngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. PETRU GOLBAN
- Das Kafkaeske bei Bilge Karasu
Başlık çevirisi yok
SAİT GALİP
Yüksek Lisans
Almanca
1993
Alman Dili ve EdebiyatıAnkara ÜniversitesiAlman Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YILDIZ ECEVİT