Martin Heidegger'in sanat anlayışı
Martin Heidegger's understanding of art
- Tez No: 977718
- Danışmanlar: PROF. DR. CAMGIRBEK BÖKÖŞOV
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Felsefe, Philosophy
- Anahtar Kelimeler: Heidegger, Sanat, Ontoloji, Hakikat, Dasein, Şiir, Teknik eleştiri, Heidegger, Martin, Heidegger, Art, Ontology, Truth, Dasein, Poetry, Critique of technology, Heidegger, Martin
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Felsefe Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu tez, Martin Heidegger'in sanat anlayışını ontolojik bir bakış açısıyla ele alarak, sanat yapıtının yalnızca estetik bir nesne değil, varlığın hakikatinin açığa çıktığı bir“olay”olarak nasıl kavramsallaştırıldığını incelemektedir. Heidegger, sanat yapıtını klasik anlamda bir güzellik veya temsil meselesi olarak değil; varlığın kendisini gösterdiği bir açıklık alanı olarak görür. Bu bağlamda sanat, sadece izleyicinin duyusal beğenisini tatmin eden değil, aynı zamanda düşünsel bir yüzleşmeye davet eden bir varlık kipidir. Tezin ilk bölümünde, sanatın tarihsel ve felsefî gelişim süreci özetlenmiş; Heidegger'in sanat anlayışına zemin hazırlayan düşünsel çerçeve ortaya konmuştur. Sanatın klasik estetik anlayıştan farklı olarak, ontolojik bir yönü olduğu vurgulanmış, sanatın sadece bir yaratım ya da teknik üretim değil; bir hakikat alanı olduğu düşüncesi temellendirilmiştir. İkinci bölümde, Heidegger'in varlık ve hakikat anlayışı sanatla ilişkilendirilerek ele alınmıştır. Ona göre hakikat, yalnızca mantıksal önermelerin doğruluğu değil, gizlenmiş olanın açığa çıkmasıdır (Aletheia). Sanat yapıtı ise bu hakikatin açıldığı özgül bir uzamdır. Heidegger'in“alet-olma”,“şeylik”,“dünya-yeryüzü”gibi kavramları sanatın bu ontolojik boyutunu açıklamak için kullanılmıştır. Üçüncü bölümde, sanat yapıtının şiir, dil ve teknik ile olan ilişkisi tartışılmıştır. Özellikle şiir, Heidegger için sanatın en asli biçimi olarak tanımlanır. Çünkü şiir, dil aracılığıyla varlığın hakikatini açar. Sanatın bu yönü, onu yalnızca güzelliğin ifadesi olmaktan çıkarıp, varoluşsal bir deneyime dönüştürür. Heidegger'in teknoloji eleştirisi de bu bağlamda önemlidir; modern çağda her şey araçsallaştırılırken, sanat buna karşı bir direniş alanı açar. Son bölümde, Heidegger'in sanat anlayışının çağdaş sanat kuramları üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Özellikle fenomenoloji, hermenötik ve postmodern estetik alanlarında Heidegger'in kavramları yol gösterici olmuştur. Sanat, bu anlayışta yalnızca geçmişi temsil eden değil, geleceği kuran, insanın kendi varoluşunu anlamlandırma biçimlerinden biri olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, bu tezde Heidegger'in sanat anlayışı, klasik estetik kalıpların ötesine geçerek sanat yapıtının bir varlık olayı olarak ele alındığı özgün bir düşünsel çerçevede incelenmiş; sanatın insanla varlık arasında kurulan derin ilişkiye aracılık eden bir hakikat sahnesi olduğu ortaya konmuştur.
Özet (Çeviri)
This thesis examines Martin Heidegger's understanding of art from an ontological perspective, analyzing how a work of art is conceptualized not merely as an aesthetic object but as an“event”in which the truth of Being is revealed. Heidegger does not consider the artwork as a matter of beauty or representation in the classical sense, but as a field of openness where Being discloses itself. In this regard, art is not only an activity that satisfies sensory appreciation, but also a mode of existence that invites the observer to a confrontation with truth. The first chapter of the thesis provides a philosophical and historical background of the development of art and outlines the conceptual framework that underpins Heidegger's view. It emphasizes that art, unlike classical aesthetic approaches, possesses an ontological dimension. Rather than being a mere product of creation or technique, art is seen as a space in which truth emerges. The second chapter discusses Heidegger's concepts of Being and truth in relation to art. According to Heidegger, truth is not merely the correctness of a proposition but the unveiling of what is concealed (Aletheia). A work of art is a privileged site in which this unveiling occurs. Heidegger's concepts such as“readiness-to-hand,”“thingness,”and“world-earth conflict”are employed to explain the ontological depth of art. The third chapter explores the relationship between the artwork and language, poetry, and technology. Poetry, for Heidegger, is the most original form of art, as it brings forth the truth of Being through language. This situates art not merely as an expression of beauty, but as a space of existential experience. Heidegger's critique of modern technology is also central in this context; while everything is instrumentalized in the technological age, art opens up a field of resistance. The final chapter evaluates the influence of Heidegger's approach to art on contemporary aesthetic theory. His philosophical contributions have shaped phenomenology, hermeneutics, and postmodern aesthetics. In this framework, art is not merely a reflection of the past, but a mode of shaping the future and interpreting human existence. In conclusion, this thesis reveals Heidegger's unique approach to art as a departure from traditional aesthetic categories and conceptualizes the work of art as an ontological event. The study presents art as a scene of truth that mediates the profound relationship between human beings and Being itself.
Benzer Tezler
- Martin Heidegger'in sanat anlayışında varlık, sanat yapıtı ve insan arasındaki ilişki
Relation between being, work of art, and human in Martin Heidegger's conception of art
METİN BAL
- Martin Heidegger'in varlık anlayışında sanat yapıtının konumu
The location of work of art in Martin Heidegger's understanding of being
ECE BAŞARAN ERÇATAN
- Geç Heıdegger düşüncesinde varlığın tezahürü olarak sanat
Art as the manifestation of being in Heidegger's late though
LÜTFİYE BOZDAĞ
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
FelsefeMimar Sinan Güzel Sanatlar ÜniversitesiFelsefe Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KAAN HARUN ÖKTEN
- Spaces of boredom: Imagination and the ambivalence of limits
Sıkıntı mekanları: Hayalgücü ve sınırların muğlaklığı
ÖZGE EJDER
Doktora
İngilizce
2005
Felsefeİhsan Doğramacı Bilkent ÜniversitesiSanat ve Tasarım Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MAHMUT MUTMAN
- Yeni düşünme biçimi: Sanat yapıtında açımlanan Heidegger'in şey felsefesi
A new way of thinking: Heidegger's philosophy of thing as disclosed in work of art
SENEM KURTAR