Geri Dön

Hiperodaklanma, yaratıcılık ve mizahın dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanısı ve belirti şiddeti ile ilişkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 977098
  2. Yazar: İLAY DEMİR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. NURSU ÇAKIN MEMİK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, hiperodaklanma, yaratıcılık, mizah, çocuk, ergen, attention-deficit/hyperactivity disorder, children, adolescents, hyperfocus, creativity, humor
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Bu çalışmada, çocuk ve ergenlerde hiperodaklanma, yaratıcılık ve mizah düzeylerinin, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tanısı ve belirti şiddeti ile ilişkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem ve Gereç: Çalışmaya klinik örneklemden hem DEHB tanılı olgu grubunda hem de kontrol grubunda 30 olmak üzere, toplamda 60 çocuk ve ergen dahil edilmiştir. Katılımcılara Conners Anababa Dereceleme Ölçeği-Yenilenmiş Kısa Form, İnternet Oyun Oynama Bozukluğu Ölçeği Kısa Formu, Aşırı Odaklanma Ölçeği sorularının çocuklara uygun şekilde dönüştürülmüş formları (çocuk ve ebeveyn), Torrance Yaratıcı Düşünce Testi ve Çocuklar için Mizah Tarzları Ölçeği uygulanmıştır. Gruplar arası farklar, korelasyon analizleri ve ROC eğrisi (Receiver Operating Characteristic; ROC) analizleri ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Ebeveyn değerlendirmelerine göre hiperodaklanma açısından, DEHB grubunun puanları, kontrol grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p=0,007; p<0,05). Toplam mizah puanı (p=0,326) ile kendini geliştirici (p=0,659), katılımcı (p=0,172) ve saldırgan mizah (p=0,488) puanları DEHB grubunda daha yüksek olmasına rağmen; DEHB ve kontrol grubu arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmamıştır (p>0,05). DEHB grubunun toplam sözel yaratıcılık (p=0,007), sözel akıcılık (p=0,035), sözel esneklik (p=0,06) ve sözel orijinallik (p=0,002) puanlarının; kontrol grubuna göre istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,05). Tartışma ve Sonuç: Çalışma, çocuk ve ergenlerde DEHB ile hiperodaklanma, yaratıcılık ve mizah arasındaki ilişkileri bütüncül olarak ele alan ilk araştırmadır. Bulgular, DEHB'nin yalnızca eksiklikler ile değil, potansiyel güçlü yönleri ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Klinik uygulamalarda bu güçlü yönlerin desteklenmesinin, DEHB'nin prognozuna olumlu yönde etki edeceğini düşündürmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: This study examined, in children and adolescents, the associations of hyperfocus, creativity, and humor with attention-deficit/hyperactivity disorder (ADHD) diagnosis and symptom severity. Method: A total of 60 participants were recruited from a clinical setting (ADHD group n = 30; control group n = 30). Measures included the Conners Parent Rating Scale—Revised Short Form (parent-report), the Internet Gaming Disorder Scale—Short Form, adapted child- and parent-report versions of the Hyperfocus Scale, the Torrance Tests of Creative Thinking (TTCT), and the Humor Styles Questionnaire for Children. Between-group differences, bivariate correlations, and receiver operating characteristic (ROC) analyses were conducted. Result: Based on parent reports, the ADHD group showed significantly higher hyperfocus scores than controls (p = .007, p < .05). Although the ADHD group obtained higher scores on total humor (p = .326) as well as on self-enhancing (p = .659), affiliative (p = .172), and aggressive humor (p = .488), these differences were not statistically significant (p > .05). The ADHD group scored significantly higher than controls on total verbal creativity (p = .007), verbal fluency (p = .035), and verbal originality (p = .002); the difference for verbal flexibility trended in the same direction (p = .060). Conclusion: To our knowledge, this is the first study to address, in an integrated manner, the relations among ADHD, hyperfocus, creativity, and humor in child and adolescent samples. The findings suggest that ADHD should be evaluated not only in terms of difficulties but also with attention to capacities that may be cultivated. In clinical practice, fostering these strengths is suggested to have a positive impact on the prognosis of ADHD.

Benzer Tezler