Geri Dön

A discussion on the concepts of“Demarcation”,“Incommensurability”and“Paradigm”in philosophy of science

Bilim felsefesinde“Sınırlandırma”,“Eşölçülemezlik”ve“Paradigma”kavramları üzerine bir tartışma

  1. Tez No: 976440
  2. Yazar: ONUR EREN ÖZERKMEN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ LEVENT YURDAKUL KAVAS
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Felsefe, Philosophy
  6. Anahtar Kelimeler: Eleştirel Rasyonalizm, Yanlışlanabilirlik, Sınırlandırma Ölçütü, Paradigma, Bilimsel Devrim, Eşölçülemezlik, Epistemolojik Anarşizm, Metodolojik Anarşizm, Metodolojik Çoğulculuk, Bilimsel Çoğulculuk, Bilim felsefesi, Critical Rationalism, Falsifiability, Demarcation, Criterion, Paradigm, Scientific Revolution, Incommensurability, Epistemological Anarchism, Methodological Anarchism, Methodological Pluralism, Scientific Pluralis, Science philosophy
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Yeditepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Felsefe Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu tez, bilim felsefesinin üç temel kavramı olan sınırlandırma, paradigma ve eşölçülemezlik üzerine kuramsal bir inceleme sunmaktadır. Çalışmada, bu kavramlar sırasıyla Karl Popper, Thomas S. Kuhn ve Paul Feyerabend'in düşünsel çerçeveleri üzerinden analiz edilmiştir. Tezin temel problemi, bilim ile bilim dışı bilgi türleri arasında evrensel ve sabit bir ayrım çizgisinin belirlenip belirlenemeyeceği, yani sınırlandırma sorunudur. Popper'in yanlışlanabilirlik ilkesi, bu soruna mantıksal tutarlılık ve deneysel test edilebilirlik üzerinden evrensel bir çözüm önerisi sunar. Ancak Kuhn'un paradigma kuramı, bilimin tarihsel, sosyolojik ve kültürel bağlamlarda geliştiğini göstererek söz konusu evrenselci yaklaşımın göreli olabileceğini bize gösterir. Paradigma tartışmaları sırasında ortaya çıkan eşölçülmezlik kavramı Feyerabend'in anlayışıyla paradigmalar arası anlam dünyalarının birbirleriyle karşılaştırılamayacağını ileri sürerek demarkasyon probleminin göreli olma olanağını genelgeçer kılar. Dolayısıyla tekil bir bilimsel ölçüt sisteminin olanağı geçersizdir. Bilim ile bilim dışı bilgi arasında kesin bir sınır çizmektense, bilimsel rasyonelliğin çoğulcu ve bağlama duyarlı biçimlerde ele alınması gerektiği savunulmaktadır. Sınırlandırma, dışlayıcı bir çizgi olarak değil, farklı bilgi geleneklerinin karşılaştığı, etkileşime geçtiği ve birbirlerini eleştirel olarak değerlendirdiği felsefi bir alan olarak yeniden tanımlanmalıdır. Popper, Kuhn ve Feyerabend arasında yapılan karşılaştırmalı çözümleme sonucunda, sınırlandırma probleminin tarihsel olarak dönüşen ve çoğulcu biçimde inşa edilen bir epistemik alan olarak düşünülmesi gerektiğine varılmıştır. Bu alanda, farklı ontolojik kabuller, yöntemsel yaklaşımlar ve kültürel değerlerle şekillenen birden fazla bilimsel sorgulama biçimi bir arada var olabilir. Bu anlayışla, bilimin tarihsel ve kuramsal karmaşıklığını tanımakla birlikte, özgürleştirici, çoğulcu ve kapsayıcı bir bilim anlayışının da mümkün ve gerekli olduğu savunulmaktadır.

Özet (Çeviri)

This thesis offers a theoretical exploration of three core concepts in the philosophy of science: demarcation, paradigm, and incommensurability. These are examined through the perspectives of Karl Popper, Thomas S. Kuhn, and Paul Feyerabend. The central issue addressed is whether a universal and fixed boundary can be drawn between science and non-scientific forms of knowledge, which constitutes the demarcation problem. Popper's falsifiability principle proposes a universal criterion based on logical consistency and testability. Kuhn's paradigm theory, however, suggests that science develops within historical and sociocultural contexts, making such criteria relative. Feyerabend's notion of incommensurability further argues that different paradigms operate within incompatible semantic frameworks. This challenges the validity of any single, objective scientific standard. Rather than defining science through rigid boundaries, this thesis supports a pluralistic and context-sensitive understanding of scientific rationality. Demarcation is reconsidered as a philosophical field where different traditions of knowledge interact and are critically evaluated. The comparative analysis leads to the conclusion that demarcation should be seen as a historically evolving and pluralistically constructed epistemic space. Within this space, various forms of scientific inquiry shaped by distinct ontological assumptions, methodological approaches, and cultural values may coexist. Within this perspective, while acknowledging the historical and theoretical complexity of science, it is argued that a liberating, pluralistic, and inclusive understanding of science is both possible and necessary.

Benzer Tezler

  1. Articulation of tribalism into modernity: The case of Pashtuns in Afghanistan

    Aşiretçiliğin moderniteye eklemlenmesi: Afganistan'da Peştunların durumu

    ZEYNEP TUBA SUNGUR

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2013

    SosyolojiOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Ortadoğu Araştırmaları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERDOĞAN YILDIRIM

  2. Doğa bilimlerinde betimleme ve yorumlama korelasyonu problemine bir yaklaşım: Wıttgensteın

    An approach to the problem of description and interpretation correlation in natural science: Wittgenstein

    KORAY KARAKOÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    FelsefeAydın Adnan Menderes Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CENGİZ İSKENDER ÖZKAN

  3. Bilim felsefesi bağlamında bilim-sahte bilim ve aşı-aşı karşıtlığı tartışması

    The debate between science and pseudoscience and vaccine and anti-vaccine within the context of philosophy of science

    ÖZNUR BAYRAK TEKİN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Bilim ve TeknolojiSivas Cumhuriyet Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ TAŞKIN

  4. KITSCH and architecture: the production of KITSCH in the architecture of Turkey in 1980s and 1990s.

    KITSCH ve mimarlık: 1980'ler ve 1990'larda Türk mimarlığında

    DİDEM KILIÇKIRAN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1996

    MimarlıkOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    AYŞEGÜL TOGOL

  5. Hart ve Kelsen'in hukuk kuramlarından hareketle hukukun etik temelleri

    The ethical grounds of law with the reference to the theories of Hart and Kelsen

    ALİ İHSAN ZORER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    FelsefeAydın Adnan Menderes Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BERFİN KART TEPE