Osmanlı klasik hukukunda ribh-i şer'î (1500-1700)
Ri̇bh-i şer'î in Ottoman classical law (1500-1700)
- Tez No: 975783
- Danışmanlar: PROF. DR. MURTEZA BEDİR
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Din, Religion
- Anahtar Kelimeler: Osmanlı Hanefîliği, ribh-i şer'î, îne akdi, beyʿ bi'l-vefâ, doktrinel gelişim, fetva-kanun etkileşimi, Ottoman Hanafism, ribḥ-i sharʿī (legal profit), īna contract, bayʿ bi'l-wafāʾ, doctrinal development, fatwa-law interaction
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İslam Hukuku Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışma, Osmanlı Hanefîliğinde ribh-i şer'înin kavramsal çerçevesini ve hukuki zeminini, ribh-i şer'îyi doğuran iki başlıca finansman modeli olan îne/muamele-i şer'iyye ve beyʿ bi'l-vefâ akitleri üzerinden inceler. Söz konusu iki işlem, ribadan kaçınma kaygısıyla kurgulanmış“hukukî çözümler”olmakla birlikte, mezhep içi serüvenleri ve meşruiyet zeminleri bakımından ayrışmaktadır. Araştırma, Hanefî literatürünün farklı yazın türlerini (şerh, haşiye, vâkıât/fetva mecmuaları, risâle) dönemsel bir çizgide tarayarak bu akitlerin gelişimini analiz etmektedir. 18. yüzyıl öncesine ait Osmanlı fıkıh literatürü ve şeyhülislam fetvaları üzerinden her iki akdin hükmüne ve işleyişine dair boyutları tasnif edilerek sunulmuş; özellikle muamelede ribhin tahakkuku, ispatı, tazmini ve vakıf paralarının işletilmesi gibi alt sorun alanları örnek fetvalarla tartışılmıştır. Çalışmanın bulguları, îne akdinin Hanefî uleması tarafından caiz ancak mekruh olduğunun görüldüğünü ortaya koymaktadır. Aynı zamanda, Osmanlı ulemasının bu akde dair değerlendirmelerinde, akdin mekruhluğunun dile getirilmesi konusunda belirgin bir zayıflama olduğu ve îne akdini muamele-i şer'iyye ile ilişkilendirmekten kaçındıkları görülmüştür. Vefâ akdi konusunda ise uzun süren ihtilaflar yaşanmış, ihtilaflara rağmen akit toplum için önemini korumuş ve nihayet kendine özgü hukuku olan ayrı bir işlem şekli olarak kabul edilmiştir. Bunlara ek olarak, Osmanlı sultanı tarafından sadır olan bir emirle bu akitlerden alınacak ribhin sınırlandırıldığı ve bunun fetvalara da konu olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu emr-i şerifin uygulanabilmesi için gerekli hukukî zeminin, Ebussuud tarafından verilen iki farklı fetva ile aşamalı olarak inşa edilmesi süreci ayrıntılı olarak gösterilmiştir. Sonuç olarak çalışma, îne ve vefâ akitleri ekseninde Osmanlı Hanefîliğinin doktrinel süreklilik ve değişimlerini görünür kılmış; bununla birlikte, ribh-i şer'înin sınırlandırılması pratiği üzerinden kanun–fetva–fürû hattında norm üretim süreçlerinin nasıl işlediğini ortaya koymuştur.
Özet (Çeviri)
This study examines the conceptual framework and legal foundation of ribḥ-i sharʿī in Ottoman Ḥanafism, with particular focus on two principal financing models that generate ribḥ-i sharʿī: īna/muʿāmala-i sharʿiyya and bayʿ bi'l-wafāʾ contracts. Although both transactions constitute“legal solutions”devised to avoid ribā, they diverge in terms of their intra-madhab trajectories and legitimacy foundations. The research analyzes the development of these contracts by systematically surveying different genres of Ḥanafī literature (commentaries, glosses, collections of cases/fatwas, treatises) along a chronological framework. The dimensions regarding the rulings and operations of both contracts have been classified and presented through pre-18th century Ottoman fiqh literature and grand mufti fatwas; sub-problem areas such as the realization, proof, and compensation of ribā in transactions, as well as the investment of waqf funds, have been discussed with exemplary fatwas. The findings of the study reveal that the īna contract was viewed by Ḥanafī scholars as permissible yet reprehensible (makrūh). Concurrently, it has been observed that in the assessments of Ottoman scholars regarding this contract, there was a notable weakening in expressing the contract's reprehensibility, and they refrained from associating the īna contract with muʿāmala-i sharʿiyya. Regarding the wafāʾ contract, prolonged disputes occurred; despite these controversies, the contract maintained its significance for society and was ultimately accepted as a distinct transaction form with its own particular legal framework. Additionally, it has been established that the ribā to be collected from these contracts was limited by a decree issued by the Ottoman sultan, which also became the subject of fatwas. The process by which the necessary legal foundation for implementing this imperial decree (amr-i sharīf) was gradually constructed through two different fatwas issued by Ebussuud has been demonstrated in detail. In conclusion, the study has made visible the doctrinal continuities and changes in Ottoman Ḥanafism through the lens of īna and wafāʾ contracts; moreover, it has revealed how norm production operated along the law-fatwa-furūʿ axis through the practice of limiting ribḥ-i sharʿī.
Benzer Tezler
- Osmanlı hukuku yasama faaliyeti bağlamında Hukuk-ı Aile Kararnamesi
Hukuk-i Aile Kararnamesi in the context of the legislative activity of Ottoman law
SÜLEYMAN TEPE
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
DinAnkara Yıldırım Beyazıt ÜniversitesiKamu Hukuku Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AHMET KILINÇ
- Osmanlı Devleti'nde gayrimüslimlerin mülk ve vakıf edinimi (18. yüzyıl)
The acquisition of non-muslims' property and waqf in the Ottoman Empire (18. century)
MUHAMMED CEYHAN
- Arnavutluk'ta çıkan isyanların İslâm-Osmanlı ceza hukuku açısından incelenmesi
Analysis of the Albanian rebellions in the light of the Islamic-Ottoman law
FATİH ŞABANİ
- Osmanlı hukukunda külli kaideler (Felsefi temelleri, literatürü ve tezahürleri)
Legal maxims in Ottoman law (Philosophical basics, literature and manifestations)
YASİN YILMAZ
- İslam ve Osmanlı Hukukunda tıbbî müdahaleden doğan hukuki sorumluluk
Civil liability arising from the medical intervention according to Islamic and Ottoman law
SÜLEYMAN EMRE ZORLU