Geri Dön

Eğitim ortamlarında paydaşların toplum çevirmenliğine yönelik algı ve beklentileri

Community interpreting in educational settings: Stakeholders' perceptions and expectations

  1. Tez No: 975360
  2. Yazar: ALİ DURAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. OKTAY ESER
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Mütercim-Tercümanlık, Translation and Interpretation
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Amasya Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: İngilizce Mütercim Tercümanlık Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Son yıllarda artan uluslararası göç hareketleri, pek çok ülkenin demografik yapısını hızla çok dilli ve çok kültürlü hâle getirmiş; savaşlar, ekonomik nedenler ve doğal afetler, göçü tetikleyen başlıca etkenler arasında yer alarak özellikle eğitim, sağlık ve hukuk gibi temel kamu hizmetlerine erişimde dil engelini ön plana çıkarmıştır. Bu bağlamda toplum çevirmenliği (TÇ), farklı dil ve kültürlerden gelen bireyler ile hizmet sağlayıcılar arasında köprü kuran stratejik bir araç hâline gelmiştir. Bu araştırmada, Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illerinde (TR83) görev yapan eğitim paydaşları (okul yöneticileri, öğretmenler, psikolojik danışmanlar, veliler) ile profesyonel ve ad hoc toplum çevirmenlerin TÇ'yi nasıl algıladıkları, deneyimledikleri ve değerlendirdikleri incelenmiştir. Amaçlı, maksimum çeşitlilik ve kar topu örnekleme teknikleriyle belirlenen katılımcılarla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış, veriler yorumlayıcı fenomenolojik analizle (YFA) çözümlenmiştir. Bulgular, TÇ'nin eğitim ortamlarında iletişim engellerini azaltıcı, kültürlerarası anlayışı güçlendirici bir işleve sahip olduğunu; özellikle çok dilli öğrenci nüfusuna sahip okullarda çevirmenlerin öğrenci–veli–okul arasındaki köprü rolünü üstlendiğini göstermiştir. Ancak Türkiye'de eğitim ortamlarında TÇ'ye ilişkin sistemli ve kurumsallaşmış bir yapı bulunmamakta, yasal düzeyde herhangi bir belge ya da kanuni düzenleme mevcut değildir. Hizmetin niteliğinin çevirmenin dilsel yeterliği, kültürel bilgisi ve etik duyarlılığına bağlı olduğu; profesyonel olmayan çevirmenlerin yanlış anlamalara yol açabileceği, profesyonel çevirmenlerin ise terminoloji hâkimiyetinin iletişimi güçlendirdiği belirtilmiştir. TÇ'ye, resmi süreçler (kayıt, nakil, denklik, veli görüşmeleri) ile öğrenci–öğretmen iletişimi, oryantasyon, uyum, öğrenci ihtiyaçlarının tespiti, okul kültürünün aktarılması ve arabuluculuk gibi alanlarda ihtiyaç duyulmakta; rehberlik hizmetleri, anlaşmazlık çözümü, özel durum görüşmeleri, yeni gelen öğrencilerin karşılanması ve velilere bilgilendirme gibi durumlarda da sıkça başvurulmaktadır. Okullarda çevirmenlik rolünün çoğu zaman öğrencilere veya kardeşlerine verildiği, bunun gizlilik, rol çatışması ve doğruluk açısından riskler barındırdığı; çocuk çevirmenliğin hız, erişilebilirlik ve dil yetkinliği algısıyla tercih edilmesine rağmen tarafsızlık izlenimini zedeleyebildiği, ikincil travma, damgalanma ve güç dengesizlikleri gibi olumsuzluklar yaratabildiği saptanmıştır. Çocuk çevirmenler akran zorbalığı, tehdit veya dışlanmaya maruz kalabilmekte; kimi zaman bilgiyi eksik ya da çarpıtılmış biçimde aktarmaktadır. Çocuklar çoğu zaman bu görevi memnuniyetle kabul etseler de rol çatışması ve duygusal yük görünmezleşmektedir. Profesyonel çeviri hizmetlerinin yokluğunda teknolojik çözümler ve yetişkin aracılar devreye girse de çoğu zaman yetersiz kalmakta; makine çevirisi ve mobil çeviri araçlarının tam anlamıyla işlevsel kullanılmaması iletişim kalitesini sınırlamaktadır. Ayrıca yapay zekâ entegrasyonuna yönelik herhangi bir bulguya rastlanmamıştır. Çocukların yetişkinlere özgü konulara tanıklığı, çocuğun yüksek yararı ilkesine aykırı düşmektedir. Sonuç olarak eğitimde TÇ, geçici bir kolaylaştırma değil; erişim, adalet ve katılım için yaşamsal bir altyapıdır. Bu doğrultuda, okul temelli ve sürdürülebilir istihdam modelleri, açık iş tanımı–etik protokoller–nitelik güvencesi, çocuk çevirmenliği önleyici yazılı düzenlemeler, paydaşlara yönelik farkındalık programları ve dijital araçların mahremiyet–doğruluk ilkeleriyle bütünleşik kullanımı önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

In recent years, the intensification of international migration has rapidly transformed the demographic structures of many countries into increasingly multilingual and multicultural configurations. Wars, economic factors, and natural disasters have emerged as the principal drivers of migration, bringing language barriers to the forefront—particularly in access to essential public services such as education, healthcare, and the legal system. In this context, community interpreting (CI) has become a strategic instrument for bridging communication gaps between individuals from diverse linguistic and cultural backgrounds and service providers. This study investigates how educational stakeholders (school administrators, teachers, psychological counselors, and parents) as well as professional and ad hoc community interpreters in the TR83 region of Türkiye (Amasya, Çorum, Samsun, and Tokat) perceive, experience, and evaluate CI. Participants, selected through purposive, maximum variation, and snowball sampling techniques, were engaged in semi-structured interviews, and the data were analyzed using Interpretative Phenomenological Analysis (IPA). The findings indicate that CI plays a pivotal role in educational settings by reducing communication barriers and fostering intercultural understanding. In schools with linguistically diverse student populations, interpreters act as key mediators between students, parents, and the school. However, in Türkiye, there is no systematic or institutionalized framework for CI in educational contexts, nor any legal documents or statutory regulations governing such practices. The quality of service is largely contingent upon the interpreter's linguistic proficiency, cultural competence, and ethical sensitivity; while non-professional interpreters may cause misunderstandings, professional interpreters' mastery of specialized terminology was found to enhance communication efficacy. CI is required in both formal procedures (enrollment, transfer, equivalency, parent–teacher meetings) and informal domains such as student–teacher communication, orientation, adaptation, needs assessment, conveying school culture, and mediation. It is also frequently utilized in guidance services, conflict resolution, special needs consultations, the reception of newly arrived students, and parental information sessions. Nonetheless, interpreter roles are often assigned to students or their siblings, which entails risks concerning confidentiality, role conflict, and accuracy. Although child interpreting is preferred for perceived advantages of speed, availability, and linguistic capability, it may compromise neutrality, and can result in secondary trauma, stigmatization, and power imbalances. Child language brokers (CLB) may be exposed to peer bullying, threats, or exclusion and, at times, transmit incomplete or distorted information. While children often accept this role willingly, the role conflict and emotional burden remain largely invisible.In the absence of professional interpreting services, technological solutions and adult intermediaries are employed, yet these frequently prove inadequate. The suboptimal use of machine translation and mobile translation tools limits communication quality, and no evidence of artificial intelligence integration was observed. The exposure of children to adult-oriented subject matter runs counter to the principle of the best interests of the child. In conclusion, CI in education should be regarded not as a temporary facilitation, but as an essential infrastructure for ensuring access, equity, and participation. Accordingly, the study recommends school-based and sustainable employment models, clearly defined job descriptions, ethical protocols, and quality assurance mechanisms; written regulations to prevent child interpreting; stakeholder awareness programs; and the integrated use of digital tools in compliance with principles of confidentiality and accuracy.

Benzer Tezler

  1. 1985-1986 yıllarında Polatlı Devlet Hastanesine kaza nedeniyle başvuranların incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    FERHAN ŞENOL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    İlk ve Acil YardımGazi Üniversitesi

    Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    DOÇ. DR. HİKMET PEKCAN

  2. Sivas'ta kadınların işgücüne katılım farklılıkları

    Başlık çevirisi yok

    BİNNUR ERCEM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    SosyolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Kurumlar Sosyolojisi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. FARUK KOCACIK

  3. 7-14 yaş grubu çocuklarının karşılaştıkları trafik kazaları ve bunlara uygulanan trafik eğitimi

    Başlık çevirisi yok

    METLİBAN KUŞHAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    UlaşımGazi Üniversitesi

    Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    DOÇ. DR. EYÜP G. İSPİR

  4. Sürücülerde kandaki alkol miktarı ile trafik kazası arası ilişki

    Başlık çevirisi yok

    Z.SEMRA GÜMRÜKÇÜ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    UlaşımGazi Üniversitesi

    Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    PROF. DR. RIDVAN EGE