Geri Dön

Marx'tan Byung Chul Han'a yabancılaşmanın evrimi

The evolution of alienation from Marx to Byung-Chul Han

  1. Tez No: 975091
  2. Yazar: GÜLER MANSUROĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. CENGİZ TOSUN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Felsefe, Philosophy
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Mersin Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Felsefe Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışma, yabancılaşma kavramının felsefi tarih içindeki evrimini Marx'tan başlayarak günümüz düşünürü Byung Chul Han'a kadar takip etmektedir. Yabancılaşma, insanın kendisine, emeğine, doğaya ve topluma karşı yabancılaşmasını ifade eden çok katmanlı bir olgudur. Tez, yabancılaşmayı yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda psikolojik, kültürel, estetik ve siyasal düzeylerde incelemektedir. Hegel'de yabancılaşma, bilinç gelişiminin bir evresi olarak değerlendirilirken; Feuerbach bunu dini düzlemde, Marx ise ekonomik ve toplumsal düzlemde kavramsallaştırır. Marx'ın dört temel yabancılaşma biçimi (emek, ürün, insan, öz) çerçevesinde bireyin kapitalist üretim ilişkileri içinde nasıl nesneleştiği tartışılmıştır. Frankfurt Okulu'ndan Adorno, Marcuse ve Fromm gibi düşünürler, yabancılaşmayı kültür endüstrisi, tüketim toplumu ve bastırılmış bilinç üzerinden ele alarak kavrama yeni boyutlar kazandırmışlardır. Fanon, yabancılaşmayı sömürgecilik ve ırkçılık bağlamında beden ve kimlik düzeyinde incelerken; Foucault, bireyin iktidar ilişkileri içinde nasıl inşa edildiğini sorgular. Giorgio Agamben ise, bireyin yaşamının çıplak biyolojik varoluşa indirgenmesini bir yabancılaşma biçimi olarak sunar. Byung Chul Han, modern bireyin kendi kendini sömüren bir“performans öznesi”ne dönüşmesiyle, yabancılaşmanın yeni ve içselleştirilmiş biçimlerine dikkat çeker. Ona göre çağdaş yabancılaşma, bireyin özgürlük yanılsaması içinde kendini tüketmesidir. Tezde, yabancılaşmanın tarihsel olarak biçim değiştirse de özünde insanın kendiyle, toplumsal yapılarla ve doğayla olan ilişkisinin bozulması anlamına geldiği savunulmaktadır. Bu bağlamda Marx'ın ortaya koyduğu yabancılaşma kuramının, çağdaş düşünürler tarafından farklı alanlara taşınarak güncelliğini koruduğu gösterilmektedir.

Özet (Çeviri)

This thesis explores the evolution of the concept of alienation from the philosophical perspective of Karl Marx to contemporary thinker Byung-Chul Han. Alienation is examined not only as an economic phenomenon but also through psychological, cultural, aesthetic, and political dimensions. Hegel interprets alienation as a necessary stage in the development of consciousness, while Feuerbach frames it in religious terms. Marx, however, formulates alienation in four main aspects: alienation from the product of labor, the labor process itself, fellow humans, and one's own essence. According to Marx, capitalist production transforms active individuals into passive objects. Thinkers of the Frankfurt School, such as Adorno, Marcuse, and Fromm, expanded the theory to include culture, consumer society, and repressed consciousness. Fanon examines alienation through colonialism and racism, focusing on the black body and identity. Foucault analyzes the construction of the self under systems of surveillance and discipline. Giorgio Agamben discusses alienation through the concept of“bare life,”where individuals are reduced to mere biological existence under sovereign power. Byung-Chul Han, a contemporary philosopher, argues that modern individuals become self-exploiting“performance subjects.”Alienation today, he suggests, is deeply internalized and masked by the illusion of freedom, where individuals believe they are free while unconsciously submitting to invisible systems of control. The thesis concludes that although the manifestations of alienation have changed over time, its core remains the same: the disruption of the relationship between humans and their essence, others, and nature. It also affirms that Marx's theory of alienation remains relevant and is reinterpreted by contemporary thinkers in light of modern challenges.

Benzer Tezler

  1. Marx'tan Lukács'a şeyleşme üzerine bir inceleme

    A study on reification from Marx to Lukács

    DOĞAN CAN BARAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    FelsefeKocaeli Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BORA ERDAĞI

  2. Genç Marx'tan Kapital'e: Sermayenin diyalektiği

    From early Marx to Capital: The dialectic of capital

    UMUT SOYTAŞ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kamu YönetimiMuğla Sıtkı Koçman Üniversitesi

    Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ CELAL FATİH TÜRE

  3. From Marx to Lacan and to Badiou: Towards the ethics of Marxism

    Marx'tan Lacan ve Badıou'ya: Marksizm'in etiğine doğru

    İBRAHİM MERGEN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2013

    Siyasal Bilimlerİstanbul Teknik Üniversitesi

    Siyaset Çalışmaları Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    PROF. DR. AYDAN TURANLI

  4. Kosova'da ulusun inşası ve karşı-kamusallaşma mekanlarının üretimi

    Nation-building and making spaces of counterpublics in Kosovo

    ATTİLA BEKSAÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Mimarlıkİstanbul Bilgi Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ABDULLAH UĞUR TANYELİ

  5. Marx, para ve soyutlama üzerine bir inceleme

    An inquiry on Marx, money and abstraction

    GÜRKAN AKBABA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    SosyolojiKocaeli Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BORA ERDAĞI