Redefining humanity: Posthumanism in Kazuo Ishiguro's Never Let Me Go and Ian McEwan's Machines Like Me
İnsanlığı yeniden tanımlamak: Kazuo Ishiguro'nun Beni Asla Bırakma ve Ian McEwan'ın Benim Gibi Makineler romanlarında posthümanizm
- Tez No: 974217
- Danışmanlar: PROF. DR. ABDUL SERDAR ÖZTÜRK
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: İngiliz Dili ve Edebiyatı, English Language and Literature
- Anahtar Kelimeler: Posthümanizm, Kazuo Ishiguro, Ian McEwan, Yapay Zekâ, Klonlama, Biyoteknoloji, Kimlik, Etik, Özerklik, Genetik Mühendislik, Posthumanism, Kazoo Ishiguro, Ian McEwan, AI (artificial intelligence), cloning, biotechnology, identity, ethics, autonomy, genetic engineering, Identity
- Yıl: 2025
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Karabük Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Batı Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İngiliz Dili ve Edebiyatı Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışma, 21. yüzyıl edebiyatında insanlık, kimlik ve kişilik kavramlarının değişen sınırlarını incelemek için eleştirel bir çerçeve olarak posthümanizmi ele almaktadır. Çalışmada özellikle Kazuo Ishiguro'nun Never Let Me Go (Beni Asla Bırakma) ve Ian McEwan'ın Machines Like Me (Benim Gibi Makineler) adlı eserlerine odaklanılmaktadır. Her iki roman da duygu, ahlaki muhakeme ve öz farkındalık kapasitesine sahip olan insan dışı varlıkları klonlar ve yapay zekâyı merkezine alan etkileyici anlatılar sunar. Bu anlatımlar aracılığıyla romanlar, uzun süredir egemen olan insan merkezli insan istisnacılığı anlayışına meydan okumakta ve yaşamın araçsal amaçlarla yaratılmasının etik sonuçlarını sorgulamaktadır. Never Let Me Go'da klonlar organ bağışı amacıyla tasarlanmakta ve büyütülmektedir; yaşamları, duygusal derinliklerine rağmen kendilerine tam bir kişilik tanımayan bir toplum tarafından önceden belirlenmiştir. Ishiguro'nun anlatısı, insan yaşamını faydacı bir işleve indirgeyen biyoteknoloji odaklı bir sistemi eleştirerek, okuyucuyu hissedebilen varlıkların metalaştırılması gerçeğiyle yüzleşmeye davet eder. Klonların sevgi, korku ve içsel sorgulama kapasiteleri, insan olmanın geleneksel tanımlarını karmaşıklaştırır. Benzer şekilde, Machines Like Me, insan ve makine arasındaki geleneksel ikilikleri sarsan düşünme, ahlaki karar alma ve duygusal etkileşim yeteneklerine sahip android Adam karakterini sunar. McEwan'ın Adam tasviri, yapay zekâ bağlamında özgür irade, denetim ve ahlaki sorumluluk gibi kavramlar üzerine kritik sorular ortaya koyar. Adam'ın programlanmış sınırlamaları ile görünen özerkliği arasındaki gerilim, yapay zekânın geleceği ve insan olmayan varlıkların haklarına dair toplumsal kaygıların bir yansımasıdır. Her iki roman da insan olmayan karakterleri merkeze alarak ve empatiye dayalı anlatım teknikleri kullanarak“kimlik”kavramını posthümanist bir şekilde yeniden yapılandırır; insanı merkezin dışına iter ve organik ile yapay arasındaki ayrımı bulanıklaştırır. Bu çalışma, söz konusu edebi temsil biçimlerinin, teknolojik gelişmelerin 9 yarattığı etik, duygusal ve felsefi ikilemler üzerine düşünme açısından önemli alanlar sunduğunu savunur. Çalışma, posthümanist incelemelerde disiplinler arası ve kültürler arası yaklaşımların önemine dikkat çekerek sonlanmaktadır. Biyoetik, yapay zekâ araştırmaları ve ekoeleştiri gibi alanlarla daha fazla etkileşimin yanı sıra, posthümanist kimlik, teknoloji ve etik konularına küresel bir bağlamda alternatif bakış açıları sunan Batı dışı edebiyatlara da daha yakından bakılması çağrısında bulunmaktadır.
Özet (Çeviri)
This study explores posthumanism as a critical framework for examining the shifting boundaries of humanity, identity, and personhood in 21st century literature, with a particular focus on Kazuo Ishiguro's Never Let Me Go and Ian McEwan's Machines Like Me. Both novels provide compelling narratives that foreground non-human entities clones and artificial intelligence as central figures capable of emotion, moral reasoning, and self awareness. Through these portrayals, the novels challenge the long-held humanist notion of human exceptionalism and interrogate the ethical implications of creating life for instrumental purposes. In Never Let Me Go, clones are designed and raised for organ donation, their lives predetermined by a society that denies them full personhood despite their emotional depth. Ishiguro's narrative critiques a biotechnology-driven system that reduces human life to a utilitarian function, prompting the reader to confront the commodification of sentient beings. The clones' capacity for love, fear, and reflection complicates traditional conceptions of what constitutes a human subject. Similarly, Machines Like Me presents the android Adam, whose capacity for autonomous thought, ethical judgment, and emotional engagement destabilizes conventional binaries between human and machine. McEwan's depiction of Adam raises critical questions about free will, control, and moral responsibility in the context of artificial intelligence. The tension between Adam's programmed constraints and his apparent autonomy mirrors broader societal concerns about the future of AI and the rights of non-human beings. By centering non-human characters and employing empathetic narrative techniques, both novels enact a posthumanist reconfiguration of identity, decentering the human and blurring distinctions between the organic and the artificial. This study argues that such literary representations serve as important sites for reflecting on the ethical, emotional, and philosophical dilemmas posed by rapid technological advancement. 7 The study concludes by emphasizing the value of interdisciplinary and cross cultural approaches in posthumanist studies. It calls for expanded engagement with fields such as bioethics, AI research, and ecocriticism, as well as a closer look at non-Western literatures that offer alternative perspectives on posthumanist identity, technology, and ethics in a global context.
Benzer Tezler
- Redefening perfection: Posthuman identities in The Circle and The Every
Mükemmelliğin yeniden tanımı: The Circle ve The Every adlı eserlerde posthüman kimlikler
KÜBRA AKDOĞAN
Yüksek Lisans
İngilizce
2025
İngiliz Dili ve EdebiyatıYeditepe Üniversitesiİngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
DR. BURAK AKKURT
- Richard Long'un yapıtlarında doğaya karşı ambivalant eğilim
Richard Long's ambivalent tendency to nature in his art works
DİDEM KARA
Sanatta Yeterlik
Türkçe
2012
Güzel SanatlarMarmara ÜniversitesiResim Ana Sanat Dalı
PROF. TAYFUN ERDOĞMUŞ
- Türk-İslâm adâlet mekanizması ve ilk Müslüman Türk devletlerinde adliye teşkilatı
Turko-Islamic justice mechanism and judicial organization in the first Muslim Turkish states
NURAY FIRAT
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
TarihMimar Sinan Güzel Sanatlar ÜniversitesiTarih Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYDIN USTA
- Bilgi Çağı`nda plastik sanatlarda yeni ifade olanakları
New possibilities of expression in contemporary modern art in the information age
ÖZLEM SERVETOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2002
Güzel SanatlarDokuz Eylül ÜniversitesiResim-İş Eğitimi Ana Sanat Dalı
DOÇ. BEDRİ KARAYAĞMURLAR
- Kutsallaştırma pratikleriyle gündelik yaşamın ve mekanın oluşumu: Fatih-Çarşamba örneği
Production of daily life and space through practices of sacralization: The case of Fatih-Çarşamba
TUBA KARA
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
Mimarlıkİstanbul Teknik ÜniversitesiMimarlık Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SIDIKA ASLIHAN ŞENEL