Yaygın anksiyete bozukluğu tanılı hastalarda yaşa göre aleksitimi düzeyleri ve sosyodemografik veriler ve klinik özelliklerle ilişkisi
Alexithymia levels according to age in patients diagnosed with generalized anxiety disorder and its relationship with sociodemographic data and clinical features
- Tez No: 973906
- Danışmanlar: PROF. DR. KAMİL NAHİT ÖZMENLER
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Aleksitimi, Yaygın Anksiyete Bozukluğu, Somatizasyon, Geriatrik psikiyatri, Depresyon, Alexythymia, Generalized Anxiety Disorder, Somatization, Geriatric Psychiatry, Depression
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Yaygın Anksiyete Bozukluğu (YAB) tanılı hastalarda duygularını tanıyabilme ve ifade etmede güçlük anlamına gelen aleksitimi düzeylerinin yaş ile ilişkisi ve hastaların sosyodemografik özellikleri ile sahip oldukları klinik özelliklerin aleksitimi ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç Yöntem: Çalışmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları polikliniğe başvuruda bulunup çalışmaya dahil edilme kriterlerini taşıyan ve çalışmaya katılmayı kabul eden DSM-5 Bozuklukları İçin Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-5-CV) uygulanarak DSM5' e göre Yaygın Anksiyete Bozukluğu tanısı almış 130 hasta dahil edilmiştir. Çalışmaya dahil edilen katılımcıların muayenesi sırasında yarı yapılandırılmış sosyodemografik veri formu doldurulmuştur. Sosyodemografik veri formunda hastaların yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, meslek, kentsel/kırsal yaşam ve gelir düzeyi gibi bilgiler yer almaktadır. Ardından katılımcıların anksiyete düzeyinin değerlendirilmesi için Türkçe geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları yapılmış olan ve klinisyen tarafından değerlendirmesi yapılan“Hamilton Anksiyete Ölçeği”, aleksitimi düzeyini değerlendirmek maksatlı“Toronto Aleksitimi Ölçeği”, Somatik, Anksiyete ve Depresif belirtilerinin değerlendirmesi için“Hasta Sağlığı AnketiSomatik, Anksiyete, Depresif Belirtiler Ölçeği”ve semptomların hasta tarafından nasıl yorumlandığını değerlendirmek amacıyla“Semptom Yorumlama Anketi”uygulanmıştır. Bulgular: 130 YAB tanılı hasta üzerinde gerçekleştirilen bu çalışmanın bulguları, aleksitimi düzeylerinin demografik ve klinik değişkenlere göre anlamlı farklılıklar gösterdiğini ortaya koymuştur. İleri yaş gruplarında duyguları tanıma ve ifade etme güçlüğü artışı ile aleksitimi düzeyleri diğer yaş gruplarına göre yüksek xi bulunmuş, erkek hastaların aleksitimi puanları da kadınlara kıyasla belirgin şekilde daha yüksek bulunmuştur. Eğitim düzeyi ile aleksitimi arasında negatif ilişki saptanmıştır. Buna karşılık, katılımcıların ekonomik durumu ve mesleki işlevselliği ile aleksitimi düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Klinik değişkenler incelendiğinde, somatik belirti şiddeti arttıkça aleksitimi puanlarının yükseldiği, benzer şekilde depresif ve anksiyöz belirti düzeyleri arttıkça aleksitiminin de anlamlı ölçüde arttığı görülmüştür. Sonuç: YAB tanılı bireylerde aleksitimi, hastalığın klinik seyriyle yakından ilişkili önemli bir bileşen olarak görülmektedir. Çalışmada elde edilen bulgular, ileri yaş, erkek cinsiyet ve düşük eğitim düzeyi gibi etkenlerin daha yüksek aleksitimi düzeyleriyle ilişkili olduğunu göstermiştir. Ekonomik durum ve mesleki işlevsellik değişkenleri ile aleksitimi arasında ise anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Ayrıca, aleksitimik eğilimlerin varlığı, hastaların bedensel belirtilerinin yanı sıra depresif ve anksiyöz semptomlarının şiddetini artırabilmektedir. Bu durum, YAB tedavisinde duygusal farkındalık ve ifade becerilerine odaklanan müdahalelerin önemini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, aleksitimi, YAB'nın gidişatını ve tedaviye yanıtını etkileyebilecek kritik bir faktör olup klinik değerlendirme ve müdahalelerde mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of the study is to investigate the relationship between the level of alexithymia, which means difficulty in recognizing and expressing emotions, and age in patients diagnosed with Generalized Anxiety Disorder (GAD), and the relationship between the sociodemographic characteristics of the patients and their clinical features and alexithymia. Materials and Methods: The study included 130 patients with Generalized Anxiety Disorder according to DSM-5, who applied to the Health Sciences University Gülhane Training and Research Hospital, Mental Health and Diseases outpatient clinic and met the inclusion criteria and did not accept to participate by applying the Structured Clinical Interview for DSM-5 Disorders (SCID-5-CV). During the examination of the participants included in the study, a semi-structured sociodemographic data form was filled out. The sociodemographic data form includes information such as the patients' age, gender, marital status, education level, occupation, urban/rural life, and income level. Then, the“Hamilton Anxiety Scale”, which has been studied for validity and reliability in Turkish and evaluated by the clinician, was applied to evaluate the anxiety level of the participants, the“Toronto Alexithymia Scale”to evaluate the level of alexithymia, the“Patient Health Questionnaire - Somatic, Anxiety, Depressive Symptoms Scale”to evaluate the somatic, anxiety and depressive symptoms, and the“Symptom Interpretation Questionnaire”to evaluate how the symptoms were interpreted by the patient. Results: The findings of this study, conducted on 130 patients diagnosed with GAD, revealed that alexithymia levels varied significantly according to demographic and clinical variables. Alexithymia levels were found to be higher in older age groups compared to other age groups, with difficulty recognizing and expressing emotions xiii increasing. Male patients also had significantly higher alexithymia scores than females. A negative correlation was found between education level and alexithymia. However, no statistically significant difference was found between participants' economic status or occupational functioning and alexithymia levels. When clinical variables were examined, alexithymia scores increased as somatic symptom severity increased, and similarly, alexithymia significantly increased as depressive and anxious symptom levels increased. Conclusions: Alexithymia in individuals diagnosed with GAD is considered a significant component closely related to the clinical course of the disorder. The study findings indicated that factors such as older age, male gender, and lower education levels were associated with higher levels of alexithymia. No significant relationship was found between variables such as economic status and occupational functioning and alexithymia. Furthermore, the presence of alexithymic tendencies can increase the severity of patients' depressive and anxious symptoms, as well as their physical symptoms. This highlights the importance of interventions focusing on emotional awareness and expressive skills in the treatment of GAD. Consequently, alexithymia is a critical factor that can influence the course of GAD and its response to treatment and should be considered in clinical assessments and interventions.
Benzer Tezler
- Yaygın anksiyete bozukluğu tanısı olan hastalarda belirsizliğe tahammülsüzlüğün bağlanma biçimleriyle ilişkisinin araştırılması
Investigation of the relationship between intolerance of uncertainty and attachment styles in patients diagnosed with generalized anxiety disorder
İLKYAZ ÖZ BAKILAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
PsikiyatriEskişehir Osmangazi ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÖKAY AKSARAY
- Huzursuz bacak sendromlu hastalarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu semptomları: Klinik önemi ve günlük yaşam üzerine etkisi
Başlık çevirisi yok
İLKNUR YARDIMCI
- Psoriazisli hastalarda, hastalık şiddeti ile depresyon, anksiyete ve yetiyitimi düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi
An investigation on the relationship of disease severity with depression, anxiety and disability level in psoriasis patients
KHANDAN BARZEGARJALALI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
PsikiyatriHacettepe ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BERNA DİCLENUR ULUĞ
- Kannabis kullanım bozukluğu hastalarında Gastrointestinal Sistem (GIS) hormonları ile agresyon ve aşerme arasındaki ilişkinin incelenmesi
Investigation of the relationship between Gastrointestinal System (GIS) hormones and aggression and craving in patients with cannabis use disorder
ELİF MERVE KURT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Uyuşturucu Alışkanlığı ve AlkolizmSakarya ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AHMET BÜLENT YAZICI
- Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi
The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma
HACI HASAN ESEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
PatolojiSelçuk ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK