Geri Dön

İmmün hemolitik anemi ve immün trombositopenik purpura tanılı hastalarda D vitamini düzeylerinin klinik, laboratuvar bulguları, prognoz ve tedavi yanıtıyla ilişkisinin araştırılması

Investigating the role of vitamin D levels and clinical, laboratory findings, prognosis, and treatment response in patients with immune hemolytic anemia and immune thrombocytopenic purpura

  1. Tez No: 972966
  2. Yazar: ALİ FATİH BABADAĞ
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ HAYRİYE MİNE MİSKİOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: İmmün trombositopenik purpura (İTP) ve immün hemolitik anemi (İHA) gibi hayatı tehdit eden immünolojik hematolojik hastalıkların tedavisinde ilk basamakta kortikosteroidler kullanılmaktadır. Steroid tedavisine direnç olması durumunda eltrombopag, splenektomi, rituksimab ve azatioprin gibi immünsupresif ajanlar, tedavinin ikinci basamağında uygulanabilmektedir. İmmünite üzerine olan etkileri, doğal ve adaptif bağışıklık hücreleri üzerinde çeşitli çalışmalarda gösterilen D vitamininin otoimmün hastalıklarda da tedavi direncinde çeşitli mekanizmalarla rol oynayabileceği düşünülmektedir. Kalsiyum metabolizması üzerine olan etkileri bilinen D vitamininin anti-inflamatuar ve immün düzenleyici etkinliği üzerine çalışmalar halihazırda yürütülmektedir. Bu çalışmada immün hemolitik anemi ve immün trombositopenik purpura tanılı hastalarda D vitamini düzeylerinin klinik, laboratuvar bulguları, prognoz ve tedavi yanıtı üzerine etkisinin araştırılması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Ocak 2012 ile Ocak 2025 tarihleri arasında hematoloji servisi ve polikliniğinde değerlendirilen İTP ve İHA tanılı hastalar retrospektif olarak incelendi. Hastaların demografik verileri (yaş, cinsiyet), öykü, laboratuvar (glukoz, üre, kreatinin, ürik asit, AST, ALT, ALP, GGT, total bilirubin, indirekt bilirubin, LDH, albumin, CRP, prokalsitonin, total kolesterol, HDL, LDL, trigliserid, folik asit, B12, ferritin, D vitamini, parathormon, HbA1C, PT, APTT, INR, fibrinojen), görüntüleme sonuçlarına ait bilgiler (abdomen - tiroid USG), tanı öncesi ve tanı anındaki komorbiditeleri, kullandığı ilaçlar, aldığı tedaviler, hastaların tedaviye verdikleri yanıtlar ve genel sağ kalım verileri geriye yönelik olarak hastane bilgi yönetim sisteminden taranarak kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya 83 İHA, 123 İTP tanılı olmak üzere 206 hasta alınmıştır. Çalışmamızdaki 83 İHA hastasının %37,3'ünde D vitamini eksikliği, %41'inde D vitamini yetersizliği saptanırken; 123 İTP hastasının %30,9'unda D vitamini eksikliği, %43,9'unda D vitamini yetersizliği saptanmıştır. Bu veriler Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği tarafından saptanan Türkiye ortalamasıyla karşılaştırıldığında; çalışmamızda D vitamini replasmanı yapılması gereken hasta oranı, Türkiye ortalamasına benzer bulunmuştur. Cinsiyet ve yaş ile D vitamini düzeyleri arasında anlamlı ilişki bulunmazken İHA hastalarının, İTP hastalarından istatistiksel olarak anlamlı biçimde daha yaşlı olduğu görülmüştür. Vücut kitle indeksleri arasında İHA ve İTP grupları arasında anlamlı fark yokken, İHA hastalarında VKİ arttıkça D vitamininin anlamlı biçimde düştüğü saptanmıştır (p=0,032). Hastaların hemogram parametreleri, rutin biyokimyasal testleri, B12 vitamini, folik asit, ferritin, koagülasyon değerleri ile D vitamini düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. D vitamini düzeylerine göre parathormon ölçümleri arasında ise istatiksel olarak anlamlı fark tespit edilmiştir (p<0,05). D vitamini 10'un altında olan hastaların parathormon düzeyleri, beklendiği üzere anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Çalışmamızdaki İTP hastalarının, İHA hastalarına göre daha fazla atak geçirdiği görülmüştür (p<0,01). İmmün hemolitik anemi hastalarında D vitamini düzeyiyle atak sayıları arasında ilişki bulunmazken İTP hastalarında D vitamini düzeylerine göre atak sayıları karşılaştırıldığında da istatistiksel açıdan anlamlı fark saptanmıştır. D vitamini <10 olan hastaların, D vitamini >20 olan hastalara göre daha fazla atak geçirdiği görülmüştür (p=0.028). D vitamini düzeylerine göre hastaların yatış süreleri karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamış ve İHA ve İTP grupları arasında yatış süreleri açısından anlamlı fark olmadığı görülmüştür (p=0,133). İmmün hemolitik anemi hastaları ortalama 30,4 (medyan 14), İTP hastaları ortalama 56,5 (medyan 39) ay izlem süresine sahip olup İTP hastalarının daha uzun süre izlendiği görülmüştür (p<0,01). D vitamini düzeyleriyle izlem süresi arasında ilişki saptanmamıştır. Hasta grupları sağ kalım açısından değerlendirildiğinde İTP hastalarının, İHA hastalarına göre sağ kalım sürelerinin anlamlı olarak uzun olduğu görülmüştür (p<0,01) Her iki grupta da D vitamini <10 olan hastaların sağ kalımı daha kısa bulunmuştur. Yapılan ileri analizlerde D vitamininin mortalite üzerine bağımsız bir değişken olmadığı görülmüştür. İmmün hemolitik anemi hastalarında yaşlanma ve komorbidite varlığının mortaliteyi arttırdığı görülürken (p<0,05), İTP hastalarında mortalite üzerine istatistiksel olarak fark yaratan bir bağımsız değişken saptanmamıştır. Sonuç: İmmün hemolitik anemi ve immün trombositopenik purpura hastalarında D vitamini eksikliği, oldukça sık görülmektedir. Düşük D vitamini düzeylerinin, özellikle İTP hastalarında atak sıklığında artış ve daha fazla tedavi gereksinimi ile ilişkili olduğu gözlenmiştir. D vitamini düzeylerinin immün sistem üzerindeki rolü dikkate alındığında, bu hastalarda tanı anında D vitamini ölçümü yapılması ve olası eksikliğin düzeltilmesi tedavi başarısını destekleyebilir. Daha geniş örneklemlerde, prospektif olarak planlanacak ve immünolojik belirteçlerin daha ayrıntılı değerlendirileceği çalışmalar, D vitamini ve bu iki hastalık arasındaki ilişkinin daha net ortaya koyulduğu sonuçlar verecektir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Objective: Corticosteroids are used as the first-line treatment for life-threatening immunological hematologic diseases such as immune thrombocytopenic purpura (ITP) and immune hemolytic anemia (IHA). In cases of steroid resistance, immunosuppressive agents such as eltrombopag, splenectomy, rituximab, and azathioprine can be administered as second-line therapies. Vitamin D, whose effects on innate and adaptive immune cells have been demonstrated in various studies, is thought to play a role in treatment resistance in autoimmune diseases through several mechanisms. While its effects on calcium metabolism are well known, studies investigating its anti-inflammatory and immunomodulatory efficacy are ongoing. This study aimed to investigate the effect of vitamin D levels on clinical and laboratory findings, prognosis, and treatment response in patients diagnosed with immune hemolytic anemia and immune thrombocytopenic purpura. Materials and Methods: Patients diagnosed with ITP and IHA who were evaluated in the hematology ward and outpatient clinic between January 2012 and January 2025 were retrospectively analyzed. Demographic data (age, sex), medical history, laboratory parameters (glucose, urea, creatinine, uric acid, AST, ALT, ALP, GGT, total bilirubin, indirect bilirubin, LDH, albumin, CRP, procalcitonin, total cholesterol, HDL, LDL, triglycerides, folic acid, vitamin B12, ferritin, vitamin D, parathormone, HbA1C, PT, APTT, INR, fibrinogen), imaging findings (abdominal and thyroid ultrasonography), comorbidities before and at diagnosis, medications used, treatments received, treatment responses, and overall survival data were collected retrospectively from the hospital information management system. Results: A total of 206 patients were included in the study, comprising 83 with IHA and 123 with ITP. Among IHA patients, 37.3% had vitamin D deficiency and 41% had vitamin D insufficiency; among ITP patients, 30.9% had vitamin D deficiency and 43.9% had vitamin D insufficiency. When compared with the national average reported by Turkish Endocrinology and Metabolism Association, the proportion of patients in our study requiring vitamin D replacement is similar to the Turkish average. No significant relationship was found between vitamin D levels and sex or age; however, IHA patients were significantly older than ITP patients. Although there was no significant difference in body mass index (BMI) between the two groups, an inverse relationship between BMI and vitamin D levels was observed in IHA patients (p = 0.032). We found no statistically significant difference between vitamin D levels and hemogram parameters, routine biochemical tests, vitamin B12, folic acid, ferritin, or coagulation values. However, there was a significant difference between parathormone levels according to vitamin D categories (p< 0.05); patients with vitamin D levels below 10 ng/mL had significantly higher parathormone levels, as expected. Immune thrombocytopenic purpura patients experienced significantly more disease relapses than IHA patients (p< 0.01). While no correlation was found between vitamin D levels and relapse frequency in IHA patients, in ITP patients, relapse frequency differed significantly by vitamin D category: patients with vitamin D <10 ng/mL had more relapses than those with vitamin D >20 ng/mL (p = 0.028). No statistically significant difference was found in hospital stay duration according to vitamin D levels, and no difference was observed between IHA and ITP groups regarding hospitalization time (p=0.133). The mean follow-up duration was 30.4 months (median 14) for IHA patients and 56.5 months (median 39) for ITP patients, indicating that ITP patients were followed longer (p<0.01). No correlation was found between vitamin D levels and follow-up duration. In terms of survival, ITP patients had significantly longer survival times compared to IHA patients (p<0.01). In both groups, patients with vitamin D <10 ng/mL had shorter survival. Further analysis revealed that vitamin D was not an independent variable affecting mortality. In IHA patients, advanced age and the presence of comorbidities were associated with increased mortality (p<0.05), while in ITP patients, no independent variable significantly affected mortality. Conclusion: Vitamin D deficiency is quite common in patients with immune hemolytic anemia and immune thrombocytopenic purpura. Low vitamin D levels, particularly in ITP patients, were associated with increased relapse frequency and higher treatment requirements. Considering the role of vitamin D in immune regulation, measuring vitamin D levels at the time of diagnosis and correcting possible deficiencies may enhance treatment success. Larger prospective studies evaluating immunologic markers in greater detail will provide more conclusive evidence regarding the relationship between vitamin D and these two diseases.

Benzer Tezler

  1. İmmün hematolojik hastalıklarda eşlik eden diabetes mellitus veya steroide bağlı diabetes mellitus bulunmasının, bazı inflamatuar belirteçler ve prognoz üzerine etkisinin araştırılması

    The effect of the presence of concomitant diabetes mellitus or steroid-induced diabetes mellitus in immune hematological diseases on some inflammatory markers and prognosis

    IRMAK KIRÇİÇEĞİ ÖNAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıManisa Celal Bayar Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ HAYRİYE MİNE MİSKİOĞLU

  2. KLL, HL ve NHL tanılı hastalarda otoimmün hastalık ilişkisinin araştırılması

    Investigation of the relationship between autoimmune diseases in patients with CLL, HL and NHL diagnosis

    ABDULHEKİM BÜLBÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıFırat Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞE UYSAL

  3. Kronik Lenfositik Lösemi tanılı hastaların takibinde otoimmün hastalıkların görülme sıklığı ve otoimmün belirteçlerin pozitiflik oranın araştırılması

    Investigation of the frequency of autoimmune diseases and the positiveness rate of autoimmune markers in the follow-up of patients diagnosed with Chronic Lymphocytic Leukemia

    EMRAH KAÇAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CENGİZ DEMİR

  4. Kronik immün trombositopeni ve otoimmün hemolitik anemisi olan çocuk hastalarda immündisregülasyon ile seyreden immün yetmezlik durumlarının araştırılması

    Investigation of immune deficiency conditions with immundisregulation in pediatric patients with chronic immune thrombocytopenia and autoimmune hemolythic anemia

    BÜŞRA UZUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıMarmara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET KOÇ

  5. İdiopatik trombositopenik purpura ve Trombotik Trombositopenik Purpura'da klinik hemostaz bozuklukları

    Clinical hemostasis disorders in idiopathic thrombocytopenic purpura and Thrombotic Thrombocytopenic Purpura

    HALİL İBRAHİM POYRAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    HematolojiHacettepe Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM CELALETTİN HAZNEDAROĞLU