Eskiçağ Mezopotamya metinlerinde düşman algısı: (MÖ 3200-MÖ 539)
The perception of enemy in the Ancient Mesopotamian inscription (BC. 3200-BC 539)
- Tez No: 972535
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ÜMRAN OZAN KARAHAN
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Tarih, History
- Anahtar Kelimeler: Düşman, Tarih, Enemy, History
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Uşak Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Düşman, evrensel ve zamansız bir kavram olarak insanlık tarihinin ayrılmaz bir parçasıdır. Geçmişten günümüze, tarihte yaşanan pek çok olumsuz olay düşmanların varlığıyla açıklanmıştır. Dolayısıyla tarihin her aşamasında düşman kavramına atıf bulunmaktadır. Özellikle yazının ilk kayıt altına alındığı eski Mezopotamya'dan günümüze ulaşan birçok yazılı materyalde düşman olarak nitelendirilen sayısız figür bulunmaktadır. Bu çalışma, eski Mezopotamya metinlerinde düşmanlara dair metinsel kanıtların tespit ve analizi üzerine inşa edilmiştir. Bu amaçla, eski Mezopotamya uygarlıklarına ait dini, edebi ve siyasi metinleri dijital ya da basılı olarak sunan birincil kaynaklar incelenmiştir. Daha sonra akademisyenler tarafından hazırlanan ikincil kaynaklara başvurulmuştur. Böylece eski Mezopotamya uygarlıklarının düşman kavramına yaklaşımlarına dair çıkarımlar elde edilmiştir. Bulgular aynı zamanda düşman kavramının kökeni ve doğası hakkında çıkarımlar yapmamızı da sağlamıştır. Bu bulgulardan elde edilen sonuçlar, fail konumundaki muktedirin bakış açısını yansıtan metinlerde aşağılanan, alay edilen ve önyargılı bir şekilde davranılan düşmanın, propaganda aracı olarak ötekileştirmeye tabi tutulduğunu ortaya koymuştur. Bu bakımdan temelleri karşıtlık ve ikili anlatılarla şekillenen metinlerde düşmanın kötülüğün, muktedirlerin ise iyiliğin temsilcisi olarak resmedildiği tespit edilmiştir. Eski Mezopotamya'da düşman söylemi giderek yöneticileri karşılaştırma yoluyla meşrulaştıran kullanışlı bir araç haline gelmiştir. Böylece krallara, tanrı(ça)lar tarafından verilen ilahi onayın, düşmanlarının olumsuz deneyimleri aracılığıyla kanıtlandığına inanılmıştır. Düşmanın kimliği, eylemleri ve içinde bulunduğu durumlar, ilahi destekten yoksun oldukları mesajına katkıda bulunmuştur. Olayların kralı olumlu bir şekilde resmetmesinin mümkün olmadığı durumlarda ise, metinsel kanıtlarda başarısızlığa atıfta bulunulmamıştır. Aksine, krallar hep başarılı ve olumlu bir şekilde tasvir edilmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak, eski Mezopotamya metinlerinde bir düşmandan diğerine ve bir kraldan diğerine tekrar tekrar aktarılan kalıplaşmış bir düşman anlatıları geleneği oluşmuştur.
Özet (Çeviri)
The enemy, as a universal and timeless concept, is deeply embedded in human history. Many negative historical events have been explained through the existence of enemies, making references to this concept frequent throughout the ages. Especially in ancient Mesopotamia - the birthplace of writing - numerous texts contain figures labeled as enemies. This study focuses on identifying and analyzing references to enemies in ancient Mesopotamian texts. To achieve this, primary sources containing religious, literary, and political texts from Mesopotamian civilizations - both digital and printe - were examined. Scholarly secondary sources were also consulted. This approach helped determine how ancient Mesopotamian societies perceived the concept of the enemy and allowed for inferences about its origin and nature. The findings show that enemies were often humiliated, ridiculed, and portrayed through prejudice in texts reflecting the ruling power's perspective. These figures were“othered”as part of propagandistic discourse. Texts shaped by binary narratives typically framed the enemy as evil and rulers as embodiments of good. Over time, enemy discourse in Mesopotamia became a tool to legitimize rulers by contrast. Divine approval, believed to be granted by the gods, was implied through the misfortunes of enemies. The enemy's identity, actions, and circumstances reinforced the message that they lacked divine favor. In instances where events could portray the king negatively, failures were omitted, and efforts were made to depict the ruler positively. Consequently, a stereotyped narrative tradition emerged - transmitting enemy portrayals from one reign to another. This enduring narrative structure helped reinforce authority and perpetuate the ideological roles of both kings and enemies in ancient Mesopotamian literature.
Benzer Tezler
- Eski Mezopotamya ve eski Anadolu kanunlarının etkileşimi ve mukayesesi
Effection and comparison of Anatolian and Mesopotamian laws
UĞUR CAN TUTKAOĞLU
- Hitit Devleti'nde Kizzuvatna'nın yeri ve önemi
The place and significance of Kizzuwatna in Hittite state
MURAT AYDIN
Yüksek Lisans
Türkçe
2014
Eski Çağ Dilleri ve KültürleriAdnan Menderes ÜniversitesiTarih Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HÜSEYİN ÜRETEN
- Yeni Asur ve Yeni Babil medikal metinlerinde bahsi geçen ritüeller
Rituals mentioned in the Neo Assyrian and the Neo Babylon medical texts
ECE TÜRER
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
TarihSelçuk ÜniversitesiTarih Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ HATİCE GÜL KÜÇÜKBEZCİ
- Kültepe metinlerinde geçen coğrafya adları bunların lokalizasyonu ve diğer yönleri hakkında elde edilen bilgiler
Geography names in the Kültepe texts and the location and its to be gotten knowledge in the about outher direction
REMZİ KUZUOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
1999
Eski Çağ Dilleri ve KültürleriAnkara ÜniversitesiEskiçağ Dilleri ve Kültürleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEBAHATTİN BAYRAM