Geri Dön

Tiroid papiller mikrokarsinom tanısı ile endokrinoloji bölümünde takipli hastalarda lenf nodu metastaz sıklığının değerlendirilmesi

Evaluation of the frequency of lymph node metastasis in patients with thyroid papillary microcarcinoma in the endocrinology department

  1. Tez No: 971917
  2. Yazar: MERVE ÜN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. FERİDUN KARAKURT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Papiller Tiroid Karsinomu, Mikrokarsinom, Mikrokalsifikasyon, Lenf Nodu, Metastaz, Papillary Thyroid Carcinoma, Microcarcinoma, Microcalcification, Lymph Node, Metastasis
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Necmettin Erbakan Üniversitesi
  10. Enstitü: Meram Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Endokrinoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Tiroid kanseri olgularının yaklaşık %85'ini papiller tiroid karsinomu (PTK) oluşturmaktadır. Tiroid kanserine yakalanma riski, 50 yaş sonrasında belirgin şekilde artış göstermektedir. Kadınlarda bu risk daha yüksek oranlarda seyretmektedir. Papiller tiroid karsinomları genellikle tiroid bezi ve servikal lenf nodları ile sınırlı kalmakta ve nadiren uzak organ metastazı yapmaktadır. İnce iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB), tiroid kanserlerinin tanısında temel bir yöntem olmakla birlikte, teknik sınırlılıkları nedeniyle folliküler lezyonlar ile folliküler karsinomların ayırt edilmesinde yetersiz kalabilmektedir. PTK'nin esas tedavisi cerrahidir. Cerrahi tedavi sonrası nihai histopatoloiji sonucuna göre her hastada evreleme ve rekürens riskinin belirlenmesi gerekmektedir. Tümör çapı ve lenf nodu metastazı PTK hastalarında rekürens riski üzerinde etkili olabilecek en önemli prognostik faktörlerdendir. Papiller tiroid mikrokarsinomu (PTMK), 1 cm ya da daha küçük çaplı papiller tiroid kanserlerini tanımlayan, genellikle yavaş seyirli ve prognozu iyi olan bir tümör grubudur. Ancak bazı olgularda lenf nodu metastazı gibi klinik açıdan önemli durumlar gelişebilmekte ve bu durum tedavi yaklaşımını etkileyebilmektedir. Bu çalışmada, Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Polikliniği'nde PTMK tanısı ile takip edilen hastalarda lenf nodu metastaz sıklığının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Bu çalışma 2018–2023 yılları arasında Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde PTMK tanısı almış 136 hastanın tıbbi kayıtlarının retrospektif olarak incelenmesiyle gerçekleştirilmiştir. Hastaların yaş, cinsiyet, lenf nodu metastazı durumu, lenfatik invazyon, ekstratiroidal yayılım, çıkarılan lenf nodu sayısı ve patolojik lenfadenopati (LAP) varlığı gibi klinik ve patolojik özellikleri değerlendirilmiştir. Lenf nodu metastazı ile ilişkili faktörleri belirlemek amacıyla çok değişkenli lojistik regresyon analizi yapılmış, modelin öngörü performansı ROC analizi ile test edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dâhil edilen hastaların %80,1'i kadın, %19,9'u erkek olup yaş aralıkları 23–91 yıl arasında değişmektedir. Olguların %16.9'unda lenf nodu metastazı saptanmıştır. Lenfatik invazyon oranı metastazı olanlarda %30,4 iken, metastazı olmayanlarda %2,7 olarak bulunmuştur (p<0,05). Benzer şekilde, ekstratiroidal yayılım metastaz grubunda %13,0 oranında gözlenmiş, metastazı olmayanlarda bu oran %0,9'dur (p=0,015).Preoperatif patolojik LAP, metastazı olan hastalarda anlamlı şekilde daha yüksek oranlarda tespit edilmiştir. Lojistik regresyon analizine göre çıkarılan lenf nodu sayısı ve lenfatik invazyon varlığı, metastaz öngörüsünde en belirleyici değişkenler olarak öne çıkmıştır. ROC analizi sonucunda modelin AUC değeri yüksek bulunmuş ve 6,5 çıkarılan lenf nodu eşiği metastazı öngörmede anlamlı bir sınır olarak belirlenmiştir. Sonuç: Bu çalışma, PTMK tanılı hastalarda lenf nodu metastazı ile ilişkili klinik ve patolojik belirleyicileri ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, özellikle lenfatik invazyon, ekstratiroidal yayılım, çıkarılan lenf nodu sayısı ve preoperatif patolojik LAP varlığının lenf nodu metastazı ile anlamlı düzeyde ilişkili olduğunu göstermektedir. Lojistik regresyon ve ROC analizleri sonucunda, 6,5'in üzerinde lenf nodu çıkarılması, metastaz varlığı için önemli bir eşik değeri olarak belirlenmiştir. Bu sonuçlar, PTMK hastalarının risk sınıflamasında bu değişkenlerin dikkate alınmasının, daha doğru tanı, evreleme ve bireyselleştirilmiş izlem stratejileri açısından klinik karar süreçlerine değerli katkılar sağlayabileceğini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Purpose: Papillary thyroid carcinoma (PTC) accounts for approximately 85% of thyroid cancer cases. The risk of developing thyroid cancer increases significantly after the age of 50. This risk is higher in women. Papillary thyroid carcinomas are generally confined to the thyroid gland and cervical lymph nodes and rarely metastasize to distant organs. Fine needle aspiration biopsy (FNAB) is a fundamental method in the diagnosis of thyroid cancer; however, due to its technical limitations, it may be insufficient in distinguishing follicular lesions from follicular carcinomas. The primary treatment for PTC is surgery. Following surgical treatment, staging and recurrence risk must be determined for each patient based on the final histopathological results. Tumor size and lymph node metastasis are among the most important prognostic factors that may influence recurrence risk in PTC patients. Papillary thyroid microcarcinoma (PTMK) is a group of tumors that describe papillary thyroid cancers with a diameter of 1 cm or less, which are generally slow-growing and have a good prognosis. However, in some cases, clinically significant conditions such as lymph node metastasis may develop, which may affect the treatment approach. This study aimed to evaluate the frequency of lymph node metastasis in patients diagnosed with PTMK and followed up at the Endocrinology Outpatient Clinic of Necmettin Erbakan University Faculty of Medicine. Materials and Methods: This study was conducted by retrospectively reviewing the medical records of 136 patients diagnosed with PTMK at Necmettin Erbakan University Faculty of Medicine Hospital between 2018 and 2023. The clinical and pathological characteristics of the patients, such as age, gender, lymph node metastasis status, lymphatic invasion, extrathyroidal spread, number of lymph nodes removed, and presence of pathological lymphadenopathy (LAP), were evaluated. Multivariate logistic regression analysis was performed to determine the factors associated with lymph node metastasis, and the predictive performance of the model was tested using ROC analysis. Results: Of the patients included in the study, 80.1% were female and 19.9% were male, with ages ranging from 23 to 91 years. Lymph node metastasis was detected in 16.9% of the cases. The rate of lymphatic invasion was 30.4% in those with metastasis and 2.7% in those without metastasis (p<0.05). Similarly, extrathyroidal spread was observed in 13.0% of the metastasis group and 0.9% of those without metastasis (p=0.015). Preoperative pathological LAP was significantly higher in patients with metastasis. According to logistic regression analysis, the number of lymph nodes removed and the presence of lymphatic invasion emerged as the most predictive variables for metastasis. The ROC analysis revealed that the model had a high AUC value, and a threshold of 6.5 lymph nodes removed was determined to be a significant cutoff point for predicting metastasis. Conclusion: This study identified clinical and pathological determinants associated with lymph node metastasis in patients diagnosed with PTMK. The findings indicate that lymphatic invasion, extrathyroidal spread, the number of lymph nodes removed, and the presence of preoperative pathological LAP are significantly associated with lymph node metastasis. Based on logistic regression and ROC analyses, the removal of more than 6.5 lymph nodes was determined to be an important threshold value for the presence of metastasis. These results suggest that considering these variables in the risk classification of PTMK patients could provide valuable contributions to clinical decision-making processes in terms of more accurate diagnosis, staging, and individualized follow-up strategies.

Benzer Tezler

  1. Mikropapiller tiroid karsinomu olan hastalarda prognozu etkileyen faktörlerin ve rekürrens riskinin belirlenmesi

    Determination of factors affecting prognosis and recurrence risk in patients with papillary thyroid microcarcinoma

    AYDAN FARZALIYEVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    İç HastalıklarıBaşkent Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZLEM TURHAN İYİDİR

  2. Tiroid papiller mikrokarsinomunda lenf nodu metastazı olan ve olmayan vakalarda DPP-4 (CD26), NIS (Sodyum-İyot Simporter) ve TSH reseptörü ekspresyon düzeyinin tespiti ve prognozla ilişkisi

    Detection of DPP-4(CD26), NIS (Sodium-Iodine Symporter) and TSH receptor expression level in thyroid papillary microcarcinoma with and without lymph node metastasis and its relationship with prognosis

    DERYA KİRMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET AYHAN KARAKOÇ

  3. Tiroid papiller mikrokarsinom tanılı hastalarda postoperatif prognozu etkileyen faktörlerin retrospektif olarak incelenmesi

    Retrospective analysis of factors affecting postoperative prognosis in patients diagnosed with papillary thyroid microcarcinoma

    TALHA SOYERİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıKocaeli Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BERRİN ÇETİNARSLAN ARSLAN

  4. 2010 - 2020 yılları arasında hastanemize başvuran opere papiller tiroid kanseri tanılı hastalarda antropometrik ve metabolik verilerin değerlendirilmesi

    Evalution of anthropometric and metabolic data of operated papillary thyroid cancer patients admitted to OUR hospital between 2010-2020

    NUMAN KAVAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıAtatürk Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HABİB BİLEN

  5. Diferansiye tiroid kanserlerinde boyun ultrasonografide tespit edilen kalın korteksli lenf nodlarının önemi

    The importance of thick cortex lymph node detected in neck ultrasonography in differential thyroid cancers

    İSMAİL BODRUM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YASİN ŞİMŞEK