Hemodiyaliz tedavisi altındaki olgularda damar ulaşım yoluyla; klinik, nutrisyonel, labaratuar parametrelerin ilişkisi
The relationship between vascular access and clinical, nutritional and laboratory parameters in patients undergoing hemodialysis treatment
- Tez No: 971818
- Danışmanlar: PROF. DR. ALİ GÜREL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Fırat Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) glomerüler filtrasyon hızının(GFH) kalıcı olarak azalması sonucu vücutta üremik toksinlerin birikmesi ve sıvı-elektrolit dengesinin bozulması ile karakterize progresif bir hastalıktır. Bu hastaların yaşamını sürdürebilmeleri için renal replasman tedavisine ihtiyaç vardır ve bu amaçla en yaygın uygulanan yöntemlerden biri hemodiyalizdir (HD). Bu tedavinin etkin bir şekilde sürdürülebilmesi için hastanın kan dolaşımına uygun bir damar erişimi sağlanmalıdır; hemodiyaliz amacıyla en sık kullanılan damar erişim yolları arteriyovenöz fistül (AVF) ve santral venöz kateterdir (SVK). Damar erişim yolunun seçimi, hemodiyaliz tedavisinin etkinliğini ve hastaların komplikasyon gelişme riski, morbidite ile mortalite gibi klinik sonuçlarını önemli ölçüde etkileyebilmektedir. Bu çalışmanın amacı, HD tedavisi altındaki hastalarda kullanılan iki farklı damar erişim yolu olan AVF ve SVK'nin inflamasyon, malnütrisyon ve bazı biyokimyasal parametreler üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Çalışmaya, HD programında takip edilen toplam 100 hasta (50'si AVF ile, 50'si SVK ile diyalize giren) dahil edilmiştir. Tüm hastaların demografik verileri, klinik özellikleri, beslenme durumunu gösteren parametreleri [örn. serum albümini, vücut kitle indeksi (VKİ), Prognostik Nutrisyonel İndeksi (PNI)], inflamasyon belirteçleri [C-reaktif protein (CRP), nötrofil-lenfosit oranı (NLR),Ferritin], laboratuvar değerleri (örn. kalsiyum, fosfor, parathormon [PTH], hemoglobin,) ve diyaliz yeterlilik parametreleri(Kt/V, URR) kaydedilmiştir. Ayrıca hastaların suprailiak cilt altı yağ doku kalınlığı skinfold kaliper yardımıyla ölçülmüştür. AVF ve SVK grupları bu parametreler açısından karşılaştırılmış; ayrıca diyaliz süresi ile beslenme ve inflamasyon göstergeleri arasındaki ilişkiler değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizlerde Mann-Whitney U ve Ki-kare testleri ile Spearman korelasyonu kullanılmış; p<0,05 anlamlı kabul edilmiştir. AVF grubundaki hastaların diyaliz süresi SVK grubundan daha uzun olmasına rağmen beslenme durumları ve diyaliz etkinlikleri daha iyi bulunmuştur. AVF grubunda serum albümin düzeyi ve PNI değeri, SVK grubuna göre anlamlı derecede yüksek saptanmıştır; SVK grubunda ise inflamasyon göstergesi CRP, NLO seviyeleri AVF grubuna göre yüksek bulunmuş fakat istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek değildir. Diyaliz yeterlilik göstergeleri olan Kt/V ve URR de AVF grubunda SVK grubuna kıyasla anlamlı şekilde yüksek tespit edilmiştir (p<0,05) bununla birlikte SVK grubunda da bu parametrelerde istenilen hedefe ulaşılmıştır. Ayrıca, SVK kullanan hastalarda son altı ay içerisindeki vücut ağırlığı kaybı ve son bir senedeki hastaneye yatış sıklığı AVF grubuna göre daha fazla saptanmıştır. Elde edilen bulgular literatürdeki verilerle uyumlu olup, HD hastalarında AVF kullanımının SVK'ye kıyasla inflamasyon ve nutrisyonel açıdan daha avantajlı olduğunu göstermektedir. AVF'li hastalarda daha düşük inflamasyon ve daha iyi beslenme durumu saptanması, klinik olarak AVF'nin öncelikli tercih edilmesinin önemini vurgulamaktadır.
Özet (Çeviri)
End-stage renal disease (ESRD) is a progressive disorder characterized by a persistent decline in glomerular filtration rate (GFR), leading to the accumulation of uremic toxins and disruption of fluid-electrolyte balance in the body. Patients with ESRD require renal replacement therapy to sustain life, and one of the most widely used modalities for this purpose is hemodialysis (HD). For effective HD treatment, appropriate vascular access to the patient's bloodstream must be established; the most commonly used vascular access routes for HD are arteriovenous fistula (AVF) and central venous catheter (CVC). The choice of vascular access has a significant impact on the efficacy of HD treatment and clinical outcomes such as the risk of complications, morbidity, and mortality. The aim of this study was to investigate the effects of AVF and CVC, two different vascular access routes used in patients undergoing HD, on inflammation, malnutrition, and several biochemical parameters. A total of 100 patients undergoing HD (50 with AVF and 50 with CVC) were included in the study. Demographic data, clinical features, nutritional parameters [e.g., serum albumin, body mass index (BMI), Prognostic Nutritional Index (PNI)], inflammatory markers [C-reactive protein (CRP), neutrophil-to-lymphocyte ratio (NLR), ferritin], laboratory values (e.g., calcium, phosphorus, parathyroid hormone [PTH], hemoglobin), and dialysis adequacy parameters (Kt/V, URR) of all patients were recorded. Additionally, the suprailiac subcutaneous fat thickness of the patients was measured using a skinfold caliper. The AVF and CVC groups were compared in terms of these parameters, and the relationship between dialysis duration and nutritional and inflammatory indicators was also assessed. Statistical analyses were performed using the Mann-Whitney U and Chi-square tests, as well as Spearman correlation; p<0.05 was considered statistically significant. Although patients in the AVF group had a longer dialysis duration compared to those in the CVC group, their nutritional status and dialysis adequacy were found to be better. Serum albumin and PNI values were significantly higher in the AVF group compared to the CVC group, while CRP and NLR levels, although higher in the CVC group, did not reach statistical significance. Dialysis adequacy parameters (Kt/V and URR) were also significantly higher in the AVF group (p<0.05), although the CVC group also met the recommended targets. Additionally, patients using CVC were found to have greater weight loss over the past six months and a higher frequency of hospitalizations within the last year compared to those in the AVF group. The findings obtained are consistent with the existing literature and demonstrate that the use of AVF in HD patients is more advantageous than CVC in terms of inflammation and nutritional status. The observation of lower inflammation and better nutritional profiles in AVF patients emphasizes the importance of prioritizing AVF as the vascular access of choice.
Benzer Tezler
- Erişkin açık kalp cerrahisi sonrası heparine bağlı trombositopeni olasılığı yüksek olmayan hastalarda diğer trombositopeni nedenleri
After open heart surgery in adults with other causes of thrombocytopenia without a high probability of heparin-i̇nduced thrombocytopenia
ERCAN KELEŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiDokuz Eylül ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HÜSEYİN HÜDAİ ÇATALYÜREK
- Böbrek transplantasyonunda kardiyovasküler hastalıklar ve risk faktörleri
Cardiovascular diseases and risk factors in renal transplantation
MOHAMMED JUMA MOHAMMED
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2002
Kardiyolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. SÜHEYLA APAYDIN GÜVEN
- Medikal ve hemodializ tedavisi altındaki kronik renal yetmezlikli olgularda osteokalsin düzeyleri
Başlık çevirisi yok
A. GÖKHAN ÖZGEN
- Akut lösemi tanısıyla hematoloji servisinde kemoterapi verilip takibi yapılan hastalarımızda gelişen akut böbrek hasarı sıklığı ve etiyolojik faktörlerin irdelenmesi
İnvestigation of the frequency of acute kidney injury and etiological factors in patients with acute leukemia who were given chemotherapy and followed-up in the hematology service
NİGAR TAGHİYEVA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. OSMAN YOKUŞ