Asetabulum kırıkları sonrasında gelişen kalça osteoartriti için prediktif faktörlerin analizi
Analysis of predictive factors for hip osteoarthritis developing after acetabular fractures
- Tez No: 971743
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ NEVZAT GÖNDER
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
- Anahtar Kelimeler: Asetabulum kırıkları, Kocher–Langenbeck yaklaşımı, Posterior duvar kırıkları, Travma sonrası kalça osteoartriti, Acetabular fractures, Kocher–Langenbeck approach, Post-traumatic hip osteoarthritis, Posterior wall fracture
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gaziantep Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmada, asetabulum kırığı nedeniyle açık redüksiyon ve internal fiksasyon uygulanan hastalarda, cerrahi sonrası uzun dönem en önemli komplikasyonlardan biri olan post-travmatik kalça osteoartriti için prediktif faktörler belirlenerek müdahale edilebilir risklerin azaltılması, böylece yeniden cerrahi gereksinimin en aza indirilmesi ve yaşam kalitesinin artırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya asetabulum kırığı sonrası açık redüksiyon ve internal fiksasyon yapılan hastalar dahil edilmiştir. Hastalar en az iki yıl süreyle klinik ve radyolojik olarak takip edilmiş, osteoartrit gelişimi açısından yaş, cerrahiye kadar geçen bekleme süresi, kırık tipi ve cerrahi yaklaşım gibi değişkenler incelenmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların 94'ü erkek (%72,3), 36'sı kadın (%27,7) idi ve ortalama yaş 42,8±13,5 yıl olarak bulundu. En sık travma mekanizması motorlu taşıt kazaları (%58,5), ardından yüksekten düşme (%28,5) idi. En yaygın kırık tipi posterior duvar kırığı (%22,3) olup, bunu çift kolon kırıkları (%14,6) izledi. En az iki yıllık takip süresinde osteoartrit gelişim oranı genç erişkinlerde % 21,6, ileri yaş grubunda ise % 33 olarak saptanmıştır. Osteoartrit gelişimi ile ileri yaş (≥40 yıl) arasında anlamlı ilişki görülmüş (p=0,002), ancak çok değişkenli analizlerde bu ilişki bağımsız bir risk faktörü olarak doğrulanmamıştır. Cerrahiye kadar geçen sürenin uzaması, osteoartrit gelişimiyle anlamlı düzeyde ilişkili bulunmuştur (p<0,001). Kırık tiplerinden özellikle posterior duvar kırıkları (p=0,02), transvers kırık (p=0,04) osteoartrit açısından en yüksek risk grubunu oluşturmuş, ayrıca Kocher–Langenbeck yaklaşımı da bağımsız risk faktörü olarak öne çıkmıştır (p<0,001). Cerrahi redüksiyon kalitesi bağımsız bir prediktif faktör olarak saptanmıştır (p<0,001). Sonuç: Asetabulum kırıkları sonrasında gelişen posttravmatik osteoartrit, cerrahi tedaviye rağmen kalıcı ağrı ve fonksiyonel kısıtlılığa neden olan önemli bir komplikasyondur. Bu çalışmanın bulguları, osteoartrit gelişiminde kırık tipi (özellikle posterior duvar ve transvers tutulumlu kırıklar) ve redüksiyon kalitesinin belirleyici olduğunu göstermektedir. Ayrıca cerrahiye kadar geçen sürenin uzaması ve posterior yaklaşımın tercih edilmesi de riski artıran etmenler arasında yer almaktadır. Cerrahi planlamada erken müdahale, doğru cerrahi yaklaşımın seçimi ve anatomik redüksiyonun titizlikle sağlanması; uzun dönem fonksiyonel sonuçların iyileştirilmesi ve sekonder cerrahi gereksiniminin azaltılması açısından kritik öneme sahiptir.
Özet (Çeviri)
Objective: This study aimed to reduce the risk of post-traumatic hip osteoarthritis, one of the most important long-term complications after surgery, by determining predictive factors in patients who underwent open reduction and internal fixation due to acetabular fractures, thus minimizing the need for re-surgery and improving quality of life. Materials and Methods: Patients who underwent open reduction and internal fixation after acetabular fractures were included in the study. Patients were followed up clinically and radiologically for at least two years, and variables such as age, time to surgery, fracture type, and surgical approach were examined in terms of osteoarthritis development. Results: Of the patients included in the study, 94 were male (72.3%) and 36 were female (27.7%), and the mean age was 42.8±13.5 years.The most common mechanism of trauma was motor vehicle accidents (58.5%), followed by falls from heights (28.5%). The most common fracture type was posterior wall fractures (22.3%), followed by double-column fractures (14.6%). With a minimum two-year follow-up, the rate of developing osteoarthritis was 21.6% in young adults and 33% in older adults. A significant association was observed between the development of osteoarthritis and older age (≥40 years) (p=0.002), but this association was not confirmed as an independent risk factor in multivariate analyses. Prolonged time to surgery was significantly associated with the development of osteoarthritis (p<0.001). Among fracture types, posterior wall fractures (p=0.02) and transverse fractures (p=0.04) constituted the highest risk group for osteoarthritis, and the Kocher– Langenbeck approach also stood out as an independent risk factor (p<0.001). The quality of surgical reduction was found to be an independent predictive factor (p<0.001). Conclusion: Posttraumatic osteoarthritis following acetabular fractures is a significant complication that causes persistent pain and functional limitations despite surgical treatment. The findings of this study demonstrate that the type of fracture (especially fractures involving the posterior wall and transverse) and the quality of reduction are determinants of osteoarthritis development. Furthermore, prolonged time to surgery and the preference for a posterior approach are also factors that increase risk. Early intervention in surgical planning, selection of the correct surgical approach, and meticulous anatomic reduction are critical for improving long-term functional outcomes and reducing the need for secondary surgery.
Benzer Tezler
- Kognitif veya nöromusküler bozukluğu olan geriatrik hastalarda kalça kırığının tedavisinde iki farklı tipte çimentosuz kısıtlayıcı asetabular komponent kullanılarak yapılan total kalça protezi (TKP) uygulamasının sonuçlarının karşılaştırılması
Application of the result of total hip arthroplasty (THA) by using made two different types of cementless constrained acetabular component in the treatment of hip fracture in geriatric patients with cognitive or neuromuscular disorder
ADNAN KANTARCI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
GeriatriBursa Uludağ ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TEOMAN ATICI
- Anterolateral insizyonel yaklaşım ve posterolateral insiyonel yaklaşım ile gerçekleştirilen total kalça artroplasti sonuçlarının değerlendirilmesi
Evaluation of total hip arthroplasty results performed with anterolateral approach and posterolateral approach
İBRAHİM DOYURAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AHMET YILMAZ
- Asetabulum kırık sınıflamalarının cerrahi yaklaşım planlaması açısından kullanılabilirliği
The availability of acetabular fracture classifications in terms of surgical approach planning
MEHMET HAKAN İLTER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
UZMAN ERDEM EDİPOĞLU
DOÇ. DR. MUSTAFA GÖKHAN BİLGİLİ
- Asetabulum kırıklarında cerrahi tedavi sonrası hastanın yürüme analizi ile değerlendirilmesi
Acetabulum fractures evaluation analysis of patients with walking after surgery
NURHAK YAVUZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Ortopedi ve TravmatolojiTrakya ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CEM ÇOPUROĞLU
- Femur intertrokanterik kırıklarda proksimal femur çivisi uygulamalarında lag vida yerleşim bölgesine ait dansitenin fiksasyon üzerine etkisi
The effect of bone density at the lag screw insertion site on fixation in proximal femoral nailing for intertrochanteric femur fractures
ÖMER FARUK ÇELİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YUSUF ALPER KATI