Geri Dön

İnfektif endokardit tanısı alan hastaların epidemiyolojik, mikrobiyolojik, klinik, laboratuvar, radyolojik özelliklerinin incelenmesi

Epidemiological, microbiological, clinical, laboratory and radiological characteristics of patients diagnosed with infective endocarditis analysis

  1. Tez No: 967325
  2. Yazar: HİLAL ABAKAY
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MELDA TÜRKEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
  6. Anahtar Kelimeler: İnfektif endokardit, sağlık bakımıyla ilişkili enfeksiyon, toplum kaynaklı enfeksiyon, Community-acquired, infective endocarditis, healthcare-associated infections
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Günümüzde infektif endokardit (İE) mortalitesi ve morbiditesi yüksek bir hastalık olmaya devam etmektedir. Yaşlanan nüfus, gelişen invaziv tanı ve tedavi yöntemlerinin bir sonucu olarak epidemiyolojik, mikrobiyolojik değişimler görülmektedir. Gelişen tanı yöntemleri ve tedavilere rağmen İE mortalitesi %25'den daha fazladır (1). Amaç: Çalışmamızda, infektif endokardit hastalarının epidemiyolojik, klinik, mikrobiyolojik özelliklerinin, risk faktörlerinin sağlık bakımıyla ilişkili olup olmamasına göre karşılaştırılması, mortalite üzerine etkili faktörlerin belirlenmesi ve zaman içerisindeki epidemiyolojik ve mikrobiyolojik değişimlerin gösterilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine Ocak 2013-Aralık 2022 tarihleri arasında İE ön tanısıyla yatan 260 hasta tarandı. Çalışmamıza bu tarihlerde geçerli olan Modifiye Duke kriterlerine göre 114 kesin İE olgusu dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, semptomları, bulguları, laboratuvar ve görüntüleme sonuçları, etken olarak tanımlanan mikroorganizmalar, etkenlerin direnç profilleri, uygulanan antimikrobiyal ve cerrahi tedaviler, komplikasyonlar, mortaliteyi etkileyen risk faktörleri, enfeksiyonun edinildiği yere göre incelendi. Epidemiyolojik ve mikrobiyolojik değişimleri göstermek amacıyla hastalar beşer yıllık periyotlar halinde incelendi. Bulgular: Hastaların ortanca yaşı 59,0 (%25-%75: 47,0-67,0) ve %61,4'ü erkekti. Hastaların %41,2'si toplum kökenli infektif endokardit (TKE) ve %58,8'i sağlık bakımıyla ilişkili infektif endokardit (SBİE) olarak sınıflandırıldı. SBİE hastalarının %77,6'sı non-nozokomiyal olduğu görüldü. İE vakalarının %85,1'inde en az bir tane eşlik eden hastalık olduğu görüldü. İE hastalarında en sık görülen komorbidite hipertansiyon (HT) (%49,1) idi. SBİE hastalarında (%61,2), TKE hastalarına (%6,4) oranla kronik böbrek yetmezliği (KBY) daha sık görüldü ve istatistiksel açıdan anlamlı saptandı (p<0,001). Hastaların %71,1'inde eşlik eden bir kardiyak risk faktörü mevcuttu. En sık görülen kardiyak risk faktörü yapısal kalp hastalığıydı (%52,6). Yapısal kalp kapak hastalıkları incelendiğinde SBİE'de dejeneratif kalp kapak hastalığı, TKE' de mitral kapak prolapsusu ve romatizmal kalp kapak hastalığının daha fazla oranda görülmesi istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0,001). Dönemsel olarak risk faktörleri incelendiğinde konjenital kalp hastalığı ikinci beş yılda daha fazla görülmesi istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0,015). Hastaların %62,3'ünde kardiyak olmayan bir risk faktörü mevcuttu. En sık görülen kardiyak olmayan risk faktörleri yakın zamanlı hastaneye yatış öyküsü (%35,1) ve hemodiyalizdi (%34,2). TKE ve SBİE hastaları karşılaştırıldığında, SBİE hastalarında hemodiyaliz, TKE hastalarında diş enfeksiyonlarının daha sık enfeksiyon kaynağı olması, istatistiksel olarak anlamlı saptandı (sırasıyla p<0,001, p=0,049). İE hastalarında en sık görülen semptomlar; ateş (%72,8) ile üşüme ve titreme (%50) idi. Doğal kapak tutulumlu İE olguları dışındaki diğer hastalarda, transtorasik ekokardiyografi (TTE) ile tanı konulma oranlarının düşük olduğu görüldü (%30,4). Hastaların %76,3 'ünde doğal kapak tutulumu mevcuttu. Kapak tutulum sıklıkları incelendiğinde, en sık kapak tutulumunun mitral kapak tutulumu olduğu belirlendi. Hastaların %85,1'inde kan kültüründe üreme görüldü. En sık üreyen etken S.aureus (%26,3) idi. S.aureus'da metisilin direnci %10, KNS'lerde metisilin direnci %80, enterokoklarda ampisilin direnci %20, kandidalarda flukonazol direnci %50 olarak saptandı. Streptokoklarda penisilin direnci saptanmadı. İE ilişkili en sık görülen komplikasyon, emboli (%45,6) ve ciddi kapak yetmezliğiydi (%45,6). Hastaların %35,1'inde antibiyoterapiyle birlikte cerrahi tedavi de uygulanmıştı. Çalışmamızda hastane içi mortalite %41,2 olarak bulundu. Hastane içi mortaliteyi etkileyen faktörler, tek değişkenli Cox regresyon analizinde değerlendirildiğinde; yaş, komorbidite varlığı, diyabetes mellitus (DM), hipertansiyon (HT), santral venöz kateter (SVK) varlığı, Candida spp. varlığı, tanı anında eşlik eden enfeksiyon olması, takipte hastane kaynaklı enfeksiyon gelişmesi, septik şok, akut böbrek yetmezliği, akut kalp yetmezliği, miyokard infarktüsü, yoğun bakıma yatış, hastaneye yatış anında daha düşük trombosit, daha yüksek troponin ve hematüri hastane içi mortaliteyle ilişkili bulundu. Çalışmamızda, hastane içi mortalitenin, cerrahi tedavi uygulanan hastalarda %70, transözofageal ekokardiyografi (TÖE) yapılan hastalarda %60, ampirik aminoglikozid kullanımında %75 azaldığı belirlendi (sırasıyla p=0,001 p=0,002 p=0,019). Sonuç: Yaşlanan nüfusla beraber romatizmal kalp hastalıklarının azalması; dejeneratif kalp hastalıklarının, komorbiditelerin artması, hemodiyaliz uygulanan hastaların sayısının artmasından dolayı streptokoklardan, stafilokoklara ve enterokoklara doğru mikrobiyolojik bir geçiş olduğu gösterilmiştir. Hastalarımızın büyük çoğunluğu non-nozokomiyal SBİE olup, kateterle uygulanan hemodiyaliz tedavisinin önemli bir risk faktörü olması nedeniyle; enfeksiyon önleme ve kontrol ekiplerinin güçlendirilmesi, kateter takılması ve bakım konusunda sağlık personellerinin eğitimleriyle farkındalığın arttırılması uygulanabilir önlemler olduğu hatırlatılmak istenmiştir.

Özet (Çeviri)

Introduction: Infective endocarditis (IE) remains a high mortality and morbidity disease. Epidemiological and microbiological changes are being observed as a result of the ageing population and the development of invasive diagnostic and treatment methods. The mortality rate of IE is over 25%, despite improved diagnosis and treatment (1). Objective: In our study, we aimed to compare the epidemiological, clinical and microbiological characteristics of patients with infective endocarditis according to whether the risk factors were related to health care or not, to determine the factors influencing mortality, and to show the epidemiological and microbiological changes over time. Materials and Methods: Between January 2013 and December 2022, 260 patients with a pre-diagnosis of IE were hospitalised at the Tepecik Training and Research Hospital, University of Health Sciences. Our study included 114 definite cases of IE according to the modified Duke criteria in use at the time. Demographic characteristics, symptoms, findings, laboratory and imaging results, microorganisms identified as causative agents, causative agent resistance profiles, antimicrobial and surgical treatments, complications, risk factors for mortality and site of infection were analysed. Patients were followed for five years to detect epidemiological and microbiological changes. Results: The median age of the patients was 59,0 years (25%-75%: 47,0- 67,0 years) and 61,4% were male. Of the patients, 41.2% were classified as community-acquired infective endocarditis (CIE) and 58.8% as healthcare-associated infective endocarditis (HAIE). 77,6% of patients with HAIe were non-nosocomial. Natural valve involvement was present in 76,3% of patients. It was found that 85,1% of IE cases had at least one co-morbidity. The most common comorbidity in patients with IE was hypertension (HT) (49,1%). Chronic renal insufficiency (CRF) was more frequent and statistically significant in HAIE patients (61,2%) compared to CIE patients (6,4%) (p<0.001). A cardiac risk factor was present in 71,1% of patients. The most common cardiac risk factor was structural heart disease (52,6%). When analysing structural heart disease, it was statistically significant that degenerative heart disease was more common in HAIE, and mitral valve prolapse and rheumatic heart disease were more common in CIE. 62,3% of patients had a non-cardiac risk factor. The most common non-cardiac risk factors were a history of recent hospitalisation (35,1%) and haemodialysis (34,2%). When comparing CIE and HAIE patients, it was statistically significant that haemodialysis was a more frequent source of infection in HAIE patients and dental infections were a more frequent source of infection in CIE patients (p<0,001, p=0,049, respectively). The most common symptoms in IE patients were fever (72,8%) and chills (50%). The rate of diagnosis by transthoracic echocardiography (TTE) was low in patients other than IE cases with native valve involvement (30,4%). When the frequency of valve involvement was analysed, mitral valve involvement was the most common. Blood cultures showed growth in 85.1% of patients. The most common organism was S. aureus (26,3%). Methicillin resistance in S. aureus was 10%, methicillin resistance in CoNS was 80%, ampicillin resistance in enterococci was 20% and fluconazole resistance in Candida was 50%. Penicillin resistance was not detected in streptococci. The most common complications associated with IE were embolism (45,6%) and severe valve insufficiency (45,6%). In 35,1% of patients, surgery was combined with antibiotherapy. In our study, in-hospital mortality was 41,2%. When the factors affecting in-hospital mortality were evaluated in univariate Cox regression analysis, age, presence of comorbidity, diabetes mellitus (DM), hypertension (HT), presence of central venous catheter (CVC), presence of Candida spp., concomitant infection at the time of diagnosis, development of nosocomial infection during follow-up, septic shock, acute renal failure, acute heart failure, myocardial infarction and intensive care unit admission were found to be associated with in-hospital mortality. In our study, in-hospital mortality was reduced by 70% in patients who underwent surgery, 60% in patients who underwent transesophageal echocardiography (TEE) and 75% in patients who received empirical aminoglycoside therapy (p=0,001 p=0,002 p=0,019, respectively). Conclusion: It has been shown that there is a microbiological transition from streptococci to staphylococci and enterococci due to the decrease in rheumatic heart disease with the ageing population, the increase in degenerative heart disease, comorbidities and the increase in the number of patients on haemodialysis. As the majority of our patients had non-nosocomial HAI and catheter-based haemodialysis treatment is an important risk factor, we wanted to remind that strengthening infection prevention and control teams and raising awareness by training healthcare staff on catheter insertion and care are feasible measures.

Benzer Tezler

  1. İnfektif endokarditli vakaların araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    HARUN TEZEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    KardiyolojiErciyes Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  2. İndirgenmiş değişmeli halkalar üzerine

    Başlık çevirisi yok

    NURCAN ARGAÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    MatematikEge Üniversitesi

    Matematik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ARİF KAYA

  3. İndirgenmiş değişmeli olmayan halkalar üzerine

    Başlık çevirisi yok

    ALEV KISIR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    MatematikEge Üniversitesi

    Matematik Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ARİF KAYA

  4. Normal ve anormal mitral kapakların morfolojik özellikleri

    Başlık çevirisi yok

    MUAMMER AKAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiUludağ Üniversitesi

    Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İ. AYHAN ÖZDEMİR

  5. Baş-boyun kitlelerinde bilgisayarlı tomografi

    Başlık çevirisi yok

    HULUSİ EĞİLMEZ