Geri Dön

Öğretmenlerin yapay zeka farkındalık düzeylerinin incelenmesi ve eğitim-öğretimde yapay zeka kullanımına ilişkin hizmet içi eğitim: Bir program tasarısı önerisi

An examination of teachers' artificial intelligence awareness levels and an in-service training curriculum on the use of artificial intelligence in education: A curriculum design proposal

  1. Tez No: 966423
  2. Yazar: ADEM ÖZALTIĞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ALİ YAKAR
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Eğitim ve Öğretim, Bilim ve Teknoloji, Education and Training, Science and Technology
  6. Anahtar Kelimeler: yapay zeka, öğretmen farkındalığı, eğitimde yapay zeka, hizmet içi eğitim, dijital dönüşüm, eğitim teknolojileri, yapay zeka okuryazarlığı, eğitim programı tasarımı, pedagojik yenilikler, öğretmen eğitimi, Hizmet içi eğitim programları, Mesleki eğitim, Milli eğitim, İnsan-yapay zeka etkileşimi, artificial intelligence, teacher awareness, artificial intelligence in education, in-service training, digital transformation, educational technologies, artificial intelligence literacy, curriculum design, pedagogical innovations, teacher training, In service training, In service training programs, Vocational education, National education, Human-artificial intelligence interaction
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi
  10. Enstitü: Eğitim Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Eğitim Programları ve Öğretim Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Bilimsel düşüncenin evrimi, tarihsel süreçte farklı paradigmalar çerçevesinde gelişmiştir. Rönesans döneminde Francis Bacon'un tümevarım yöntemine yaptığı katkılar ve Galileo Galilei'nin sistematik gözlem ve deney yoluyla geliştirdiği deneysel yaklaşım, bilimsel yöntemin temelini oluşturmuştur. Isaac Newton'un determinist mekanik anlayışı ise klasik fiziğin çerçevesini belirlemiş ve uzun süre bilimsel düşünceye yön vermiştir. 20. yüzyıla gelindiğinde, kuantum fiziği ve görelilik kuramı gibi yeni bilimsel yaklaşımlar, klasik paradigmayı sorgulamış ve daha karmaşık, olasılıksal modellerin benimsenmesine yol açmıştır. Aynı yüzyılda ortaya çıkan sistem teorisi ve bağlantısallık temelli yaklaşımlar, disiplinler arası düşünme biçimlerini güçlendirmiştir. Günümüzde ise yapay zeka, makine öğrenmesi ve büyük veri analizleri gibi teknolojik gelişmeler, bilimsel düşünceye yeni bir boyut kazandırmakta; veri odaklı ve adaptif sistemlerin ön plana çıktığı bir paradigma dönüşümünü beraberinde getirmektedir. Artık bilgi, yalnızca bireysel öğrenme nesneleri olarak değil, birbirleriyle etkileşim içinde anlam kazanan dinamik bağlantılar bütünü olarak ele alınmaktadır. Bu noktada, öğretmenlerin yapay zekaya yönelik farkındalık düzeylerinin artırılması, yalnızca bu teknolojileri tanımaktan öte, onların bilgi üretme ve işleme süreçlerini anlamayı da gerektirmektedir. Eğitimde yapay zeka kullanımı, geleneksel bilgi aktarım modellerini dönüştürerek, öğrencilerin bilgiyi nasıl ilişkilendirdiği ve yapılandırdığı üzerine yoğunlaşmaktadır. Spinoza'nın Ethica eserinde ortaya koyduğu“karşılaşmalar”kavramı, modern yapay zeka modelleriyle büyük bir benzerlik taşımaktadır. Spinoza'ya göre, bireyler ve olaylar izole varlıklar değil, karşılaşmalar ve ilişkiler bütünü içinde anlam kazanan unsurlardır. Günümüz yapay zeka teknolojileri de bilgiyi bireysel öznelliklerden ziyade, dinamik bağlantılar kurarak üretmekte ve öğrenme süreçlerini biçimlendirmektedir. Öğrencilerin yapay zeka destekli öğrenme ortamlarında sadece bilgi alan bireyler olmaktan çıkıp, bilgiyi aktif olarak üreten ve yorumlayan bireyler haline gelmesi, eğitim sistemlerinde köklü bir değişimi beraberinde getirmektedir. Bu değişim ile birlikte, öğretmenlerin yapay zeka farkındalık düzeylerini belirlemek, bu farkındalığın çeşitli demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini analiz etmek ve yapay zeka destekli eğitim uygulamalarına yönelik bağlantısallık temelli etkili bir hizmet içi eğitim programı tasarlamak amacıyla bu araştırma gerçekleştirilmiştir. Program kapsamında, öğretmenlere yapay zekanın eğitimdeki kullanım alanları, sınıf içi uygulamaları, öğrenci başarısına etkileri ve etik boyutları hakkında teorik ve uygulamalı bilgiler sunulmaktadır. Eğitim programının içeriğinde, yapay zeka destekli öğretim materyali geliştirme, bireyselleştirilmiş öğrenme ortamları oluşturma ve yapay zeka tabanlı değerlendirme araçlarını kullanma gibi pratik uygulamalar yer almaktadır. Araştırma bulguları, eğitim politikalarının şekillendirilmesi, mesleki gelişim programlarının tasarlanması ve yapay zeka destekli eğitim uygulamalarının yaygınlaştırılması açısından da önemli çıktılar sunmaktadır. Yapay zeka teknolojileri, eğitim sistemlerinde giderek yaygınlaşmakta ve öğretmenlerin mesleki gelişim süreçlerini doğrudan etkilemektedir. Ancak, öğretmenlerin yapay zeka konusundaki bilgi düzeyleri, pedagojik yeterlilikleri ve bu teknolojilere yönelik tutumları büyük ölçüde değişkenlik göstermektedir. Eğitimde dijital dönüşüm sürecinin etkin bir şekilde ilerleyebilmesi için öğretmenlerin yapay zekaya yönelik farkındalıklarının artırılması kritik bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır. Bu doğrultuda, öğretmenlerin yapay zeka konusundaki bilgi, beceri ve farkındalıklarını değerlendirmek ve eğitim politikalarına katkı sunacak veriler elde etmek de amaçlarımızdan birisidir. Araştırma, nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma araştırma yöntemlerinden olan açıklayıcı sıralı karma yöntem deseni kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın evrenini, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Muğla ili Fethiye ilçesinde görev yapan 1981 öğretmen oluşturmaktadır. Basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenen örneklem grubunda, 322 öğretmen yer almıştır. Veriler, Öğretmenler İçin Yapay Zeka Farkındalık Düzeyi Ölçeği ve içinde açık uçlu soruların da bulunduğu Kişisel Bilgi ve Yazılı Görüş Formu kullanılarak toplanmıştır. Ölçek, beşli Likert tipi bir değerlendirme aracı olup, İnanç-Tutum, Pratik Bilgi, İlişkilendirme Yeteneği ve Teorik Bilgi olmak üzere dört faktörden oluşmaktadır. Ölçeğin güvenilirlik katsayısı (Cronbach's Alfa = 0.956) oldukça yüksek bulunmuş, bu da ölçüm aracının güçlü bir iç tutarlılığa sahip olduğunu göstermiştir. Bulgular, öğretmenlerin yapay zeka farkındalık düzeylerinin genel olarak yüksek olduğunu, ancak bazı alt boyutlarda (örneğin, inanç ve ilişkilendirme yeteneği) geliştirilmesi gereken alanlar bulunduğunu ortaya koymuştur. Öğretmenlerin büyük bir kısmı yapay zekanın eğitimde önemli bir araç olduğunu kabul etmekte, ancak bu teknolojileri etkili bir şekilde kullanma konusunda bilgi eksikliği yaşadıklarını ifade etmektedir. Öğretmenlerin en büyük endişeleri arasında yapay zeka araçlarının sınıf içi entegrasyonunda teknik destek eksikliği, etik kaygılar ve veri güvenliği gibi unsurlar öne çıkmaktadır. Bunun yanı sıra, yapay zeka araçlarının bireysel öğrenme süreçlerini nasıl dönüştürebileceği konusunda öğretmenlerin sınırlı bilgiye sahip olduğu görülmektedir. Bilginin yalnızca sahip olunması gereken bir nesne değil, ilişkilendirilmesi ve bağlamsal olarak anlamlandırılması gereken dinamik bir yapı olduğu gerçeği göz önüne alındığında, öğretmenlerin yapay zeka farkındalık düzeylerini artırmaya yönelik eğitim politikalarının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerekmektedir. Eğitimde yapay zeka teknolojilerinin etkili bir şekilde kullanılabilmesi için, öğretmenlerin bu alanda kapsamlı bir eğitim sürecinden geçmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT The evolution of scientific thought has developed within the framework of various paradigms throughout history. During the Renaissance period, Francis Bacon's contributions to the inductive method and Galileo Galilei's experimental approach, developed through systematic observation and experimentation, laid the foundations of the scientific method. Isaac Newton's deterministic mechanical understanding shaped the framework of classical physics and guided scientific thought for a long time. In the 20th century, new scientific approaches such as quantum physics and the theory of relativity questioned the classical paradigm, leading to the adoption of more complex and probabilistic models. Systems theory and connectivity-based approaches that emerged during the same century strengthened interdisciplinary modes of thinking. Today, technological advancements such as artificial intelligence (AI), machine learning, and big data analytics bring a new dimension to scientific thought, driving a paradigm shift where data-driven and adaptive systems come to the forefront. Knowledge is now considered not merely as individual learning objects but as a dynamic network of interconnected meanings. At this point, increasing teachers' awareness of AI requires not only recognizing these technologies but also understanding their role in knowledge generation and processing. The use of AI in education transforms traditional models of information transfer, focusing instead on how students associate and structure knowledge. Spinoza's concept of“encounters”in his work Ethica shows a significant resemblance to modern AI models. According to Spinoza, individuals and events are not isolated entities but elements that gain meaning through encounters and relationships. Similarly, today's AI technologies produce knowledge by establishing dynamic connections rather than through individual subjectivities, shaping learning processes accordingly. The transformation of students from passive recipients of information to active producers and interpreters of knowledge within AI-supported learning environments brings about a profound change in education systems. In line with this change, the present study was conducted to determine teachers' levels of awareness regarding AI, to analyze whether this awareness varies across different demographic variables, and to design a connectivity-based, effective in-service training curriculum on AI-supported educational practices. Within the scope of the curriculum, both theoretical and practical knowledge are provided to teachers on the use of AI in education, classroom practices, its effects on student achievement, and its ethical dimensions. The content of the curriculum includes practical applications such as developing AI-supported instructional materials, creating personalized learning environments, and using AI-based assessment tools. The findings of the study offer significant implications for shaping educational policies, designing professional development curricula, and disseminating AI-supported educational practices. AI technologies are becoming increasingly widespread in education systems and directly influence teachers' professional development processes. However, teachers' knowledge levels, pedagogical competencies, and attitudes towards these technologies vary considerably. Enhancing teachers' awareness of AI stands out as a critical requirement for effectively progressing through the digital transformation in education. In this regard, one of our aims is to assess teachers' knowledge, skills, and awareness concerning AI and to obtain data that can contribute to educational policy. The study was carried out using the explanatory sequential mixed methods design, one of the mixed research methods that combines both quantitative and qualitative approaches. The population of the study consisted of 1981 teachers working in the Fethiye district of Muğla province during the 2024–2025 academic year. The sample group, determined using simple random sampling, included 322 teachers. Data were collected using the“AI Awareness Scale for Teachers”and a“Personal Information and Written Opinion Form”containing open-ended questions. The scale is a five-point Likert-type assessment tool consisting of four factors: Belief-Attitude, Practical Knowledge, Associative Ability, and Theoretical Knowledge. The reliability coefficient of the scale (Cronbach's Alpha = 0.956) was found to be quite high, indicating strong internal consistency. The findings revealed that while teachers generally have high levels of AI awareness, there are areas (e.g., belief and associative ability) that need further development. Most teachers recognize AI as an important tool in education, yet they express a lack of knowledge about how to use these technologies effectively. Major concerns include the lack of technical support in classroom integration, ethical issues, and data security. Additionally, it was observed that teachers possess limited knowledge about how AI tools can transform individualized learning processes. Considering that knowledge is not merely an object to be possessed, but a dynamic structure that must be contextualized and associated, educational policies aimed at increasing teachers' awareness of AI should be approached holistically. It has been concluded that in order for AI technologies to be used effectively in education, teachers must undergo a comprehensive training process in this area.

Benzer Tezler

  1. Öğretimde yapay zekâ kullanımı çalıştayına katılan öğretmenlerin farkındalık, kaygı, tutum ve görüşlerinin incelenmesi

    Examining awareness, anxiety, attitudes and opinions of teachers participating in the workshop on the use of artificial intelligence in instruction

    SEDA CAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Eğitim ve ÖğretimBalıkesir Üniversitesi

    Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜLCAN ÖZTÜRK

  2. Milli Eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde görev yapan öğretmenler ile üniversite öğrencilerinin zihinsel engelli bireylerde spor'un etkilerine yönelik farkındalık düzeylerinin incelenmesi

    With the teacher who works at national education and rehabilitation center and university students who study on mentally disabled people, the effects of sport, research the level of awareness

    FUNDA POLATCANLI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    SporDumlupınar Üniversitesi

    Beden Eğitimi ve Spor Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET ACET

  3. Ortaöğretim okulu öğretmenlerinin kültürel zekâ düzeyleri ile çok kültürlü yeterlik algılarının incelenmesi

    The investigation perceptions of multicultural competence and levels of cultural intelligence for secondary schools teachers

    ÖZDEN EKİNCİ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Eğitim ve ÖğretimNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ATİLA YILDIRIM

  4. Turkish EFL teachers' awareness and perspectives on artificial intelligence incorporation into language instruction

    İngilizce öğretmenlerinin yapay zekanın dil öğretimine dahil edilmesine ilişkin farkındalıkları ve bakış açıları

    SEHER ÜRETMEN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2024

    Eğitim ve ÖğretimNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Yabancı Diller Eğitimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CEMİLE DOĞAN

  5. Öğretmenlerin yapay zekâ farkındalık düzeyleri ile yapay zekâ kaygı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Investigation of the relationship between teachers' artificial intelligence awareness levels and artificial intelligence anxiety levels

    BANU AKSU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Eğitim ve ÖğretimGazi Üniversitesi

    Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. H. SOMUNCUOĞLU ÖZERBAŞ