Meme kanserinin immünopatogenezinde immünobiyobelirteç (inflamatuar kemokin) olan CCL2, CCL5 VE CXCL10un immünomoleküler tayini ve rolü
Immunomolecular Determination and Role of Immunobiomarkers (inflammatory chemokines CCL2, CCL5 VE CXCL10 in the Immunopathogenesis of Breast Cancer
- Tez No: 966329
- Danışmanlar: PROF. DR. EMİNE ARSLAN
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Biyoloji, Biology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Selçuk Üniversitesi
- Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Biyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Biyoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Meme kanseri, meme dokusundaki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyümesi ve çoğalması sonucu oluşan bir kanser türüdür. Meme kanseri, dünya genelinde kadınlar arasında en sık görülen malignite olup, kansere bağlı ölümlerin önde gelen nedenlerinden biridir. Sitokinler meme kanseri ile ilişkili inflamatuar yanıtlarda önemli bir rol oynar. Meme kanserine katkıda bulunan çeşitli kemokinlerin ve kemokin reseptörleri tanıdaki ve tedavideki rolü için dinamik mekanizma hakkındaki bilgilere dayanarak; CCL2, CCL5, ve CXCL10 gibi kemokinlerin anormal koşullar ve patolojik yolaklar altında meme kanseri hastalarında salgılandığı belirlenmiştir. Bu çalışmada, Irak'ın Kerkük Şehrinde bulunan Kerkük Onkoloji ve Hematoloji Hastanesi'nde Aralık 2022 – Mayıs 2023 tarihleri arasında meme kanserli kadın hastaların demografik ve klinik özeliklerinin, ve bu üç kemokininin kandaki konsantrasyonlarının belirlenmesi, kemokin genlerinin PCR ile çoğaltarak dizi analizlerinin NCBI ile karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışma materyalini 100 meme kanserli hasta ve kontrol grubu olarak herhangi bir sağlık sorunu olmayan 100 sağlıklı birey oluşturmuştur. Hasta ve kontrol grubu bireylerin onam formları sayesinde klinik ve demografik özellikler belirlenmiştir. İstatistiksel analizler Microsoft Excel ve JMP Pro yazılımları kullanılarak yapılmıştır. Kanda kemokinlerin konsantrasyonları Elisa tekniği ile belirlenmiştir. Kandan DNA izolasyonu yapılarak spesifik primerler ile kemokin genleri amplifiye edilmiş ve dizi analizi yapılmıştır. Hastaların %33'ü 50–59 yaş aralığındaydı ve %93'ü evliydi. Cerrahi müdahale (mastektomi) uygulanan hasta oranı %78, kemoterapi alan hasta oranı %95 idi. %36 iv hastada metastaz tespit edildi. Evre IV'teki hasta oranının %30 ile en yüksek düzeyde olduğu saptandı. CCL2, CCL5 ve CXCL10 düzeyleri yaş gruplarına göre değişiklik göstermiş olup, her üç kemokinde de 50-59 yaş grubunda en yüksek konsantrasyonlar tespşt edildi. Amplifiye edilen genlerinin büyüklüğü: CCL2 490 bp, CCL5 481 bp ve CXCL10 310 bp olarak belirlenmiştir. Irak populasyonuna ait kemokin genlerinin dizileri GeneBank veritabanındaki (NCBI) genleri ile karşılaştırıldı. CCL2 ve CXCL10 gen dizileri diğer populasyonlarla %100 benzerlik gösterirken CCL5 geni %99 oranında benzerlik göstermiştir. Çalışmada, bu kemokinlerin özellikle ileri evre (Evre IV) hastaların kanlarında yüksek konsantrasyonlarda olduğunun belirlenmesi, CCL2, CCL5 ve CXCL10'un meme kanserinin önemli belirteci olabileceğini göstermiştir. Bu veriler Kerkük bölgesinde meme kanserli kadınların çoğunlukla geç evrede teşhis edildiğini ve klinik müdahelelerin genellikle ileri evrelerde uygulandığını göstermiştir. Gelecekte bölge halkı için erken tanıya yönelik toplumsal farkındalık çalışmaları artırılmalıdır. Kemokin temelli biyobelirteçlerin, tanı ve tedavi süreçlerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. İleri moleküler düzeyde yapılacak geniş örneklemli çalışmalar, bu kemokinlerin terapötik hedef potansiyelini daha net ortaya koyacaktır.
Özet (Çeviri)
Breast cancer is a type of cancer that arises from the uncontrolled growth and proliferation of cells in breast tissue. It is the most common malignancy among women worldwide and one of the leading causes of cancer-related deaths. Cytokines play a significant role in inflammatory responses associated with breast cancer. Based on information about the dynamic mechanisms of various chemokines and chemokine receptors contributing to breast cancer and their roles in diagnosis and treatment, it has been determined that chemokines such as CCL2, CCL5, and CXCL10 are secreted under abnormal conditions and pathological pathways in breast cancer patients. This study aimed to determine the demographic and clinical characteristics of female breast cancer patients, the concentrations of chemokines in their blood, and the sequence analysis of chemokine genes amplified by PCR compared with NCBI sequences at Kirkuk Oncology and Hematology Hospital in Kirkuk, Iraq, between December 2022 and May 2023. The study material included 100 breast cancer patients and a control group of 100 healthy individuals without any health problems. Clinical and demographic features of both patients and controls were recorded through informed consent forms. Statistical analyses were performed using Microsoft Excel and JMP Pro software. Blood chemokine concentrations were measured using the ELISA technique. DNA was isolated from blood, chemokine genes were amplified using specific primers, and sequence analysis was vi conducted. Among the patients, 33% were aged 50–59, and 93% were married. Surgical intervention (mastectomy) was applied to 78% of patients, and 95% received chemotherapy. Metastasis was detected in 36% of patients. Stage IV patients accounted for the highest proportion at 30%. The levels of CCL2, CCL5, and CXCL10 varied across age groups, with the highest concentrations observed in the 50–59 age group for all three chemokines. The sizes of the amplified genes were determined as follows: CCL2, 490 bp; CCL5, 481 bp; and CXCL10, 310 bp. Sequences of chemokine genes from the Iraqi population were compared with sequences in the GeneBank (NCBI) database. The CCL2 and CXCL10 gene sequences showed 100% similarity with other populations, while the CCL5 gene showed 99% similarity. The study found that the high concentrations of these chemokines in the blood, especially in advanced-stage (Stage IV) patients, indicate that CCL2, CCL5, and CXCL10 could be significant markers for breast cancer. These findings suggest that most women with breast cancer in the Kirkuk region are diagnosed at late stages and that clinical interventions are generally applied at advanced stages. In the future, community awareness programs for early diagnosis should be increased. Chemokine-based biomarkers are expected to contribute to diagnostic and therapeutic processes. Large-scale molecular studies in the future will more clearly reveal the therapeutic target potential of these chemokines.
Benzer Tezler
- Meme kanserinin konservatif cerrahi yöntemlerle tedavisi
Başlık çevirisi yok
VAROL ÇELİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1990
Onkolojiİstanbul ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HİLAL ÜNAL
- Meme kanserinin eksternal radyoterapisi (akut ve genç sekeller, azaltılmalarına yönelik teknik önlemler)
Başlık çevirisi yok
ORHAN ÖZSOY
- Meme kanserinin evrelendirilmesinde aksiller diseksiyon ile sentinel lenfadenektominin karşılaştırılması
Comparing sentinel lymphadenectomy with axillary dissection in staging breast cancer
İSMAİL GÜLER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2000
Genel CerrahiAnkara ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF.DR. BÜLENT ALIÇ
- Meme kanserinin palpabl olması veya palpe edilmemesinin prognostik ve prediktif değeri
Prognostic and predictive value of palpability in breast cancer
REMZİ AKTÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2002
Genel Cerrahiİstanbul ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF.DR. YAVUZ BOZFAKİOĞLU