Geri Dön

Akciğer stereotaktik beden radyoterapisinde kullanılan farklı solunum takip yöntemlerinin dozimetrik, klinik ve geç akciğer toksisitesi etkilerinin araştırılması

Evaluation of the dosimetric, clinical, and late pulmonary toxicity effects of different respiratory motion management methods in lung stereotactic body radiotherapy

  1. Tez No: 963109
  2. Yazar: SÜMEYRA ÖZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SERAP AKYÜREK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyasyon Onkolojisi, Radiation Oncology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Gelişen onkolojik tedavi yöntemleri ve yaklaşımları ile birlikte önemli sayıda malignite hastası lokal akciğer tedavisine ihtiyaç duymaktadır. Stereotaktik beden radyoterapi (SBRT), kolay uygulanabilen, etkili ve güvenilir bir radyoterapi yöntemidir. Akciğer SBRT uygulamalarında solunum hareketinin kontrolü büyük önem taşımakta olup, bu amaçla farklı görüntüleme yöntemleri kullanılmaktadır: Bunlardan biri, serbest solunum sırasında tüm solunum fazlarının kaydedildiği serbest nefes ile 4-boyutlu bilgisayarlı tomografi (BT) çekim (FB/4D); bir diğeri ise hastanın derin inspiryumda nefesini tuttuğu sırada elde edilen BT görüntüsüne (DIBH) dayalı planlama tekniğidir. FB/4D tekniği, hastanın solunumunu belirli bir fazda sabitlemesini gerektirmediğinden, DIBH'e göre hasta konforu açısından avantajlıdır. Bu çalışmada, her iki tekniğin dozimetrik özellikleri, tedavi etkinliği ve geç dönem parankimal hasar açısından karşılaştırılması amaçlandı. Yöntem: Mayıs 2020 ile Şubat 2024 tarihleri arasında tedavi edilen hastalar retrospektif olarak incelendi. İlk bölümde, çoklu hedefli akciğer SBRT uygulanan ve sistemimizde hem FB/4D hem de DIBH simülasyon BT'si bulunan hastalar için her iki yöntemle yeniden planlama yapıldı. Elde edilen planlar, hedef hacimler ve riskli organlara ait dozimetreler açısından karşılaştırıldı. İkinci bölümde, merkezimizde FB/4D ve DIBH teknikleri ile tedavi edilen lezyonlar değerlendirildi. Eğilim puanı eşleştirmesi (propensity score matching) ile lokal kontrol açısından karşılaştırma yapıldı ve lokal kontrolü etkileyen diğer faktörler analiz edildi. Üçüncü bölümde, SBRT sonrası lokal nüks gözlenmeyen ve geç dönem fibrozisi değerlendirilebilen lezyonlar incelendi. Geç dönem fibrozis kütle, takip BT'de gözlenen fibrozis alanının hacmi ve ortalama Hounsfield birimi (HU) kullanılarak hesaplandı. İki teknikle tedavi edilen gruplar eğilim skoru ile dengelendikten sonra fibrozis kütlesi karşılaştırıldı. Analizlerde Kaplan-Meier, korelasyon, iki durumlu lojistik regresyon, çoklu doğrusal regresyon, Wilcoxon, Ki-kare ve Mann-Whitney U testleri kullanıldı. p<.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çoklu akciğer SBRT lezyonlarının yeniden planlamasında, DIBH tekniği ile toplam akciğer ve CV12.5 Gy akciğer hacimlerinde anlamlı artış; hedef hacim (PTV), ortalama akciğer dozu, V5, V10, V13.5, V15, V20 akciğer hacimleri, kalp D0.1cc (Gy) ve göğüs duvarı D30cc (Gy) dozlarında ise anlamlı azalma saptandı (p<.05). İkinci bölümde solunum kontrol yöntemleri arasında lokal kontrol açısından anlamlı fark bulunmazken (p=.6); santral yerleşim, kolorektal kanser tanısı ve biyolojik etkin doz 10 (BED10) değerinin 105 Gy ve altında olması lokal nüks riskini artıran faktörler olarak bulundu (p<.05). Üçüncü bölümde geç dönem fibrozis kütlesi açısından iki teknik arasında anlamlı fark gözlenmedi (p=.4). Dozimetrik faktörlerden GTV hacmi, V5'ten V50'ye kadar olan akciğer hacimleri, ortalama akciğer dozu ve GI değerlerinin fibrozis ile korele olduğu görüldü. Regresyon analizlerinde ise V15, GI ve GTV fibrozis kütlesi ile; klinik faktörlerden yaş, eşlik eden KOAH, sigara öyküsü, BED3 ve SBRT öncesi ve sonrası sistemik tedavi kullanımı normalize fibrozis kütlesi ile ilişkili bulundu (p<.05). Sonuç: DIBH tekniği, dozimetrik açıdan FB/4D tekniğine göre avantaj sağlamakla birlikte, tedavi etkinliği ve geç dönem parankimal fibrozis açısından anlamlı bir fark göstermemektedir. Bu nedenle, hasta konforu da dikkate alınarak, kullanılacak solunum kontrol yöntemi hasta bazında belirlenmelidir.

Özet (Çeviri)

With advancements in oncological treatment approaches, a significant number of patients with malignancy require local lung therapy. Stereotactic body radiotherapy (SBRT) is a practical, effective and reliable treatment modality. In lung SBRT, managing respiratory motion is essential, and various techniques are used for this purpose: one of them is four-dimensional computed tomography (CT) (FB/4D), which records all phases of free breathing; another is deep inspiration breath-hold (DIBH), where planning is based on CT imaging captured during a breath-hold at deep inspiration. Since FB/4D does not require patients to hold their breath at any phase, it is considered more comfortable compared to DIBH. This study aimed to compare these two techniques in terms of dosimetry, treatment efficacy and late pulmonary parenchymal toxicity. Methods: Patients treated between May 2020 and February 2024 were retrospectively analyzed. In the first part, for patients previously treated with multi-target lung SBRT and having both FB/4D and DIBH simulation CTs, replanning was performed using both methods. Planning outputs were compared in terms of target volumes and organs-at-risk dosimetry. In the second part, lesions treated at our center using either FB/4D or DIBH techniques were evaluated. A propensity score matching analysis was used to compare local control between the two groups and other factors affecting local control were also examined. In the third part, lesions treated with SBRT at our center, without local recurrence and with available follow-up imaging for fibrosis assessment, were analyzed. Late fibrosis mass was calculated based on the volume and average HU value of fibrotic areas observed on follow-up CT. After matching groups based on the respiratory control technique via propensity scoring, fibrosis mass was compared. Kaplan-Meier, binary logistic regression, linear regression, Wilcoxon, Chi-square, and Mann-Whitney U tests were used for statistical analysis. A p-value of <.05 was considered statistically significant. Results: In the replanning of multi-target SBRT lesions, DIBH significantly increased total and CV12.5 lung volumes while reducing PTV volume, mean lung dose, V5, V10, V13.5, V15 and V20 relative lung volumes, heart D0.1cc (Gy) and chest wall D30cc (Gy) doses (p<.05). In the second part, the choice of respiratory control technique did not affect local control (p=.6), whereas central tumor location, colorectal cancer diagnosis and BED10 values 105 Gy or lower were found to increase the risk of local recurrence (p<.05). In the third part, no significant difference was observed in late fibrosis mass between the two techniques (p=.4). Planning and dosimetric factors such as GTV, lung volumes from V5 to V50, mean lung dose and GI values were correlated with fibrosis. In regression analyses, V15, GI and GTV were associated with fibrosis mass, while among the clinical factors, age, concomitant COPD, smoking history, BED3 and the use of systemic therapy before and after SBRT were found to be associated with normalized fibrosis mass (p<.05). Conclusion: The DIBH technique provides a dosimetric advantage over FB/4D; however, no significant differences were observed between the two techniques regarding treatment efficacy or late parenchymal fibrosis. Considering patient comfort, the choice of respiratory control method should be individualized.

Benzer Tezler

  1. Metastatik akciğer kanseri stereotaktik beden radyoterapisinde (SBRT) hedefe verilen marjların ve kolimatör yaprak genişliğinin planlanan hedef hacim (PTV) ve kritik organ dozlarına etkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effect of target margins and collimator leaf width on planning target volume (PTV) and critical organ doses in metastatic lung cancer stereotactic body radiotherapy

    FERHAT ÇETİNEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Radyasyon OnkolojisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BAHAR DİRİCAN

  2. Akciğer adenokarsinomunun radyolojik özellikleri

    Başlık çevirisi yok

    ORHAN SARIOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    OnkolojiTrakya Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CAHİT BABUNA

  3. Akut miyokard infarktüsünde intravenöz heparin tedavisi ile alınan sonuçlar (karşılaştırmalı bir çalışma)

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET ALİ ÇOBANOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. REMZİ ÖZCAN

  4. Tavşanlarda, tavşan beyin tromboplastini enjeksiyonu ile yaygın damar içi pıhtılaşmasının deneysel olarak gösterilmesi

    Başlık çevirisi yok

    NACİYE İŞBİL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    FizyolojiUludağ Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. KASIM ÖZLÜK