Geri Dön

Beliren yetişkinlik dönemi romantik ilişkilerinde yakınlığın kimlik statüleri ve ana-babaya bağlanma ile ilişkisi

The relationship between intimacy in romantic relationships with identity status and attachment to parents in emerging adulthood

  1. Tez No: 961292
  2. Yazar: ESLEM GENÇER
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HÜLYA ERCAN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Psikoloji, Psychology
  6. Anahtar Kelimeler: Ana-babaya bağlanma, Duygusal ilişki, Öz kimlik, İlişkisel yakınlık, Parental bonding, Romantic relationship, Self-identity, Relational closeness
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Beliren yetişkinlik dönemi, bireylerin kimlik gelişimi, bağımsızlaşma süreci ve romantik ilişkilerde yakınlık kurma deneyimlerini yoğun biçimde yaşadığı kritik bir gelişim aşamasıdır. Bu dönemde bireyler, yaşamlarının farklı alanlarında kendilerini tanımlama, sosyal rollerini keşfetme ve benlik algılarını geliştirme sürecine girerler. Romantik ilişkiler ise bireylerin duygusal yakınlık, güven ve bağlılık deneyimlemelerine imkân sağlayan önemli sosyal etkileşim alanlarından biridir. Ancak romantik ilişkilerde yaşanan yakınlığın bireylerin kimlik gelişimi ve ana babaya bağlanma stilleriyle nasıl bir ilişki içerisinde olduğu konusu yeterince araştırılmamıştır. Bu araştırma, beliren yetişkinlik dönemi romantik ilişkilerinde yakınlığın kimlik statüleri ve ana babaya bağlanma ile ilişkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında üniversite öğrenimi gören ve 18-25 yaş aralığında olan, en az bir kez romantik ilişki deneyimi yaşamış bireyler oluşturmuştur. Çalışma grubuna toplamda 528 kişi katılmış, normallik testleri sonrası analizler 496 katılımcı ile yürütülmüştür. Veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, Romantik İlişkilerde Yakınlık Ölçeği, Ego Kimlik Süreci Ölçeği ve Ana Babaya Bağlanma Envanteri kullanılarak toplanmıştır. Ölçeklerin güvenilirlik ve geçerlilik değerleri önceki çalışmalarda kanıtlanmıştır. Verilerin analizinde, betimsel istatistikler, bağımsız örneklem t-testi, korelasyon analizi ve çoklu regresyon teknikleri kullanılmıştır. İlk aşamada, cinsiyetin romantik ilişkilerde yaşanan yakınlık üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, erkeklerin kadınlara kıyasla daha fazla romantik ilişki yaşadıklarını göstermiştir. Erkek katılımcıların romantik ilişki sayıları kadınlara göre anlamlı düzeyde daha yüksektir. Romantik ilişkilerde fiziksel çekim, kendini açma, destek ve güven gibi alt boyutlarda ise cinsiyet farklılıkları incelenmiştir. Sadece fiziksel çekim boyutunda erkeklerin kadınlardan daha yüksek puan aldığı saptanmış, diğer boyutlarda anlamlı fark bulunmamıştır. Bu durum, cinsiyetin romantik ilişkilerde fiziksel çekime olan yaklaşımı etkileyebileceğini, ancak duygusal yakınlık ve destek gibi alanlarda benzer eğilimlerin sergilendiğini göstermektedir. Araştırmada, kimlik statüsü ile romantik ilişkilerde yakınlık düzeyi arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Kimlik bağlanma düzeyi arttıkça romantik ilişkilerdeki yakınlık da artış göstermiştir. Bu bulgu, bireyin kendini tanıma, amaç ve değerlerini belirleme sürecinde elde ettiği kimlik netliğinin, karşılıklı güvene ve sağlıklı ilişki dinamiklerine katkıda bulunduğunu göstermektedir. Yaş değişkeni de romantik yakınlıkla pozitif yönde ilişkilidir. Yaşın artması, bireylerin daha olgun, dengeli ve sağlıklı ilişki kurma eğiliminde olduklarını göstermiştir. Ana babaya bağlanma puanları da romantik ilişkilerde yakınlık düzeyleri ile anlamlı ilişki göstermiştir. Özellikle anneye güvenli bağlanma puanları yüksek olan bireylerin, romantik ilişkilerinde daha fazla güven, destek ve duygusal bağlılık sergiledikleri görülmüştür. Bu bulgu, erken dönem bağlanma deneyimlerinin, yetişkinlikte kurulan romantik ilişkilerde önemli rol oynadığını desteklemektedir. Araştırma sonuçları, beliren yetişkinlik döneminde kimlik gelişimi, cinsiyet farklılıkları ve erken dönem bağlanma deneyimlerinin romantik ilişkilerde yaşanan yakınlık üzerinde anlamlı etkileri olduğunu göstermiştir. Kimlik bağlanması romantik ilişkilerdeki yakınlık üzerinde en güçlü etkene sahipken, yaş ve ana babaya bağlanma da anlamlı ancak daha düşük düzeyde etkili bulunmuştur. Sonuç olarak, bu çalışma romantik ilişkilerde yakınlık deneyimlerinin çok boyutlu yapısını ortaya koymuş ve bu dinamiklerin kimlik gelişimi ile erken dönem bağlanma örüntüleriyle olan ilişkisini ortaya çıkarmıştır. Elde edilen bulgular, psikolojik danışmanlık ve çift terapileri gibi uygulamalarda yol gösterici olabilir. Ayrıca ilerleyen araştırmalar için farklı kültürel örneklemlerle benzer çalışmaların yapılması önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

Emerging adulthood, typically spanning the ages of 18 to 25, represents a critical developmental period characterized by intense experiences of identity formation, independence, and the pursuit of emotional closeness in romantic relationships. During this period, individuals engage in self-exploration across different life domains and strive to establish a coherent sense of self. Romantic relationships offer a vital social context for individuals to experience emotional intimacy, trust, and commitment. However, the relationship between romantic intimacy and psychosocial factors such as identity development and parental attachment remains underexplored. The primary aim of this study was to examine the relationship between romantic intimacy, identity status, and parental attachment among emerging adults. Additionally, the effects of demographic variables such as gender and age on romantic intimacy were investigated. It is anticipated that the findings will contribute to developmental psychology, attachment theory, and identity formation literature and offer practical implications for counseling and intervention programs designed to promote healthy romantic relationships and identity development. The study employed a relational survey model. The sample consisted of university students aged 18–25 who were enrolled at Karamanoğlu Mehmetbey University during the 2024–2025 academic year and had at least one prior or ongoing romantic relationship. A total of 528 participants were initially surveyed; after normality testing, the final analysis was conducted with 496 participants. Data were collected using a Personal Information Form, the Romantic Intimacy Scale, the Ego Identity Process Questionnaire, and the Parental Attachment Inventory. All scales used have established psychometric properties. Descriptive statistics, independent samples t-tests, correlation analysis, and multiple regression analysis were performed using SPSS 25. The results showed a significant difference in the number of romantic relationships between genders, with male participants reporting more relationships than females. Analysis of the sub-dimensions of romantic intimacy revealed significant gender differences only in the physical attraction dimension, with males scoring higher. No significant gender differences were found in self-disclosure, support, or trust dimensions, suggesting that emotional closeness and support in romantic relationships are perceived similarly by both genders. A significant positive relationship was found between identity commitment and romantic intimacy. As identity commitment increased, so did the level of intimacy experienced in romantic relationships. This finding supports the notion that the clarity of identity achieved through self-exploration contributes to the ability to form deeper and more secure relationships. Age was also positively correlated with intimacy, indicating that older participants were more likely to engage in mature and stable relationships. Parental attachment scores were found to be significantly associated with romantic intimacy. Individuals with high maternal attachment scores exhibited greater trust, support, and emotional closeness in their romantic relationships, highlighting the enduring influence of early attachment experiences on later romantic dynamics. The study's findings demonstrate that identity development, gender differences, and early attachment experiences significantly influence romantic intimacy during emerging adulthood. Identity commitment emerged as the strongest predictor of intimacy, while age and parental attachment also contributed significantly, albeit to a lesser extent. In conclusion, this study provides a comprehensive understanding of the multidimensional nature of romantic intimacy and its relationship with identity formation and early attachment patterns. The results offer valuable insights for psychological counseling and couples therapy interventions aimed at fostering healthy relational dynamics. Further research is recommended to explore these relationships across different cultural contexts and longitudinally to enhance the generalizability of these findings.

Benzer Tezler

  1. Ebeveynleri boşanmış beliren yetişkinlerin romantik ilişkilerinde yaşadıkları duygusal güven eksikliği ve mutluluk korkusunun ilişki kalitesine etkisi

    The impact of emotional insecurity and fear of happiness on relationship quality in adults with divorced parent

    EZGİ BURAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Psikolojiİstanbul Okan Üniversitesi

    Psikoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ARİF HALDUN SOYGÜR

  2. Genç yetişkin bireylerin romantik öz yeterliklerinin pozitif şemaları ile olan ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between young adult individuals' romantic self-efficacy and positive schemas

    ŞULE NUR GÜLEÇOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PsikolojiSelçuk Üniversitesi

    Aile Danışmanlığı ve Eğitimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZLEM ALTUNSU SÖNMEZ

  3. Olumsuz çocukluk çağı deneyimleri olan beliren yetişkinlerin romantik ilişkilere bakışı

    The perspective of emerging adults with adverse childhood experiences on romantic relationships

    FATMA FEYZA BAKIR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Psikolojiİstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi

    Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ OSMAN SÖNER

  4. Beliren yetişkinlik döneminde romantik ilişkisi olan ve olmayan bireylerin varoluşsal kaygı düzeylerinin kıyaslanması

    Comparison of existential anxiety levels of individuals with and without romantic relationships during emerging adulthood

    EMRULLAH BATUHAN CAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Psikolojiİstanbul Gelişim Üniversitesi

    Psikoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYTEN ERDOĞAN

  5. Beliren yetişkinlikte mükemmeliyetçilik ve duygu düzenleme stratejilerinin sosyal görünüş kaygısı ile ilişkisinin incelenmesi

    Examining the relationship of perfectionism and emotion regulation strategies with social appearance anxiety in emerging adulthood

    YAĞMUR UÇAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    PsikolojiUfuk Üniversitesi

    Psikoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ FUNDA KUTLU