Geri Dön

HIV pozitif hastalarda sitomegalovirüs enfeksiyon ve hastalıklarının seroepidemiyolojilerinin incelenmesi

Investigation of the seroepidemiology of cytomegalovirus infections and diseases in HIV-positive patients

  1. Tez No: 957964
  2. Yazar: DERYA SEVİMLİ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HAYRİYE KIRKOYUN UYSAL
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Herpesviridae ailesine ait olan Cytomegalovirus (CMV) enfeksiyonu, insan bağışıklık yetmezlik virüsü (HIV) pozitif bireylerde önemli fırsatçı bir enfeksiyondur. Özellikle bağışıklık sistemi zayıfladığında reaktive olma özelliği nedeniyle çeşitli klinik komplikasyonlara yol açmaktadır. Bu komplikasyonlar arasında retinit, akciğer enfeksiyonları, sindirim sistemi sorunları yer almaktadır. Dolayısıyla HIV ile CMV arasındaki etkileşimi anlamak HIV pozitif bireylerde hastalık prognozuna etkisinde kritik rol oynamaktadır. Bireylerde CMV varlığını saptamanın en etkili ve hızlı yolu serolojik ve moleküler yöntemlerdir. CMV'ye özgü IgM antikoru pozitifliği yeni veya aktif bir enfeksiyonu, IgG pozitifliği ise bireyin geçmişte CMV ile enfekte olduğunu göstermektedir. Yalnızca serolojik testlerin kullanılması hastalığın tanısında yeterli olmayabilir. Bu nedenle moleküler testler ile klinik örneklerde CMV DNA'nın varlığını göstermek önem taşımaktadır. Özellikle bağışıklığı baskılanmış bireylerde, CMV aktivasyonunu ve vücuttaki viral yükün saptanması aşamasında moleküler testler oldukça etkilidir. Çalışmamızda, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesine başvuran 300 HIV pozitif bireylere ait serolojik ve moleküler test verileri ile CMV enfeksiyonunun seroepidemiyolojisini belirlenmeyi amaçladık. Elde edilen bulgular, HIV'e bağlı immün baskılanma ile CMV reaktivasyonu arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayarak erken tanı ile klinik yönetim yaklaşımlarının geliştirilmesine olanak sağlayacaktır. Çalışmaya dahil edilen hastalara ait sonuçlar, HIV pozitif bireylerin takibinde CMV'nin nasıl daha iyi yönetilebileceği konusunda bizlere önemli bilgiler sağlayabilir. CMV'nin erken tanı ve tedavisi HIV pozitif hastalarda olası komplikasyonların önüne geçebilir ve hastalığın prognozunu etkileyerek yaşam kalitesini arttırabilir. Bu çalışma ile ayrıca HIV pozitif hastalarda fırsatçı enfeksiyonların yönetimi konusunda da rehber olmayı amaçlamaktayız.

Özet (Çeviri)

Cytomegalovirus (CMV) infection, belonging to the Herpesviridae family, is a significant opportunistic infection in individuals with human immunodeficiency virus (HIV). Especially when the immune system is weakened, its ability to reactivate can lead to various clinical complications. These complications include retinitis, which can cause vision loss, lung infections, and gastrointestinal problems. Therefore, understanding the interaction between HIV and CMV plays a critical role in the prognosis of the disease in HIV-positive individuals. The most effective and rapid methods for detecting the presence of CMV in individuals are serological and molecular techniques. The presence of CMV-specific IgM antibodies indicates a recent or active infection, while IgG positivity shows that the individual has been infected with CMV in the past. Using only serological tests may not be sufficient for the diagnosis of the disease. Therefore, demonstrating the presence of CMV DNA in clinical samples through molecular tests is of great importance. Especially in immunocompromised individuals, molecular tests are highly effective in detecting CMV activation and determining the viral load in the body. In our study, we aimed to determine the seroepidemiology of CMV infection using serological and molecular test data from 300 HIV-positive individuals who applied to Istanbul University, Istanbul Medical Faculty Hospital. The findings obtained will contribute to a better understanding of the relationship between HIV-related immunosuppression and CMV reactivation, and will enable the development of clinical management approaches through early diagnosis. The results of the patients included in the study may provide us with important information on how CMV can be better managed in the follow-up of HIV-positive individuals. Early diagnosis and treatment of CMV in HIV-positive patients may prevent possible complications, affect the prognosis of the disease, and improve quality of life. With this study, we also aim to provide guidance on the management of opportunistic infections in HIV positive patients.

Benzer Tezler

  1. Akut lenfoblastik lösemide monoklonal antikorlarla fenotipik özelliklerin ve T-lenfotropik virus antikorlarının incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    HAYAT ERDEM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    OnkolojiHacettepe Üniversitesi

    Temel Onkoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. EMİN KANSU

  2. Human immunodeficiency virus infeksiyonlu (HIV) hastalarda tüberkülozis

    Başlık çevirisi yok

    FİRUZ ÇELİKOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    Göğüs Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MÜZEYEN ERK

  3. Metil kolantren ve fenobarbital ile karaciğer mikrozomal aril hidrokarbon hidroksilaz enziminin indüksiyonu

    Başlık çevirisi yok

    İSMET YILMAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    Biyokimyaİnönü Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ENGİN GÖZÜKARA