Birinci basamakta takip edilen Tip 2 diyabet hastalarının takiplerinin değerlendirilmesi
Evaluation of the follow-up of Type 2 diabetes patients monitored in primary care
- Tez No: 956527
- Danışmanlar: DOÇ. DR. İSMAİL ARSLAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Tip 2 Diyabet, Birinci Basamak Sağlık Hizmetleri, Diyabet İzlem ve Takip Süreci, Type 2 Diabetes, Primary Health Care, Diabetes Follow-up and Monitoring
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışma, birinci basamak sağlık hizmetlerinde izlenen tip 2 diyabet hastalarının takip süreçlerini değerlendirmek ve hastaların sosyodemografik özelliklerinin diyabet takibi üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Özellikle hastaların cinsiyet, yaş, meslek, boy, kilo, medeni durum, eğitim ve gelir gibi özelliklerinin diyabet izlemine yansımaları araştırılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, 10 Şubat – 28 Mart 2025 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği polikliniklerinde yürütülen tanımlayıcı kesitsel bir çalışmadır. Çalışmaya tip 2 diyabet tanılı, 18–65 yaş aralığında toplam 272 hasta (%55,1 kadın; yarıdan fazlası 55 yaş ve üzeri) dahil edilmiştir. Örneklem büyüklüğü, yaklaşık 900 hastalık evren için %95 güven düzeyi ve %5 hata payı ile en az 270 olarak hesaplanmış; gönüllü katılımcılara ulaşılmasıyla 272 hasta üzerinde analiz yapılmıştır. Veriler, katılımcıların sözel ve yazılı onamı alınarak yüz yüze anket yöntemiyle toplanmıştır. Anket formunda hastaların demografik bilgileri, diyabet süresi, kullandıkları tedavi türü (oral antidiyabetik ve/veya insülin), diyabet eğitimi alıp almadıkları, yaşam tarzı alışkanlıkları (sigara ve alkol kullanımı, fiziksel aktivite düzeyi) ve diyabet izlemiyle ilgili uygulamalar (düzenli diyabetik ayak muayenesi, göz hastalıkları/nefroloji /nöroloji/diyetisyen sevkleri, ek kronik hastalık varlığı vb.) sorgulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 27.0 programı ile analiz edilmiş; kategorik veriler ki-kare testi ile karşılaştırılmış ve p<0,05 istatistiksel anlamlılık kriteri olarak kullanılmıştır. Bulgular: Hastaların diyabet tanı süreleri 5 yıl ve altı %25,7, 5–10 yıl arası %34,2, 10 yılı aşanlar ise %40,0 oranındaydı. Tedavi olarak katılımcıların %67,3'ü yalnız oral antidiyabetik, %29,4'ü oral ilaç ile birlikte insülin, %3,3'ü ise tek başına insülin kullanmaktaydı. Birinci basamaktaki takip uygulamalarında önemli eksiklikler saptandı: Hastaların yalnız %9,6'sına diyabetik ayak muayenesi yapılmıştı ve sadece %36,0'sı şimdiye dek diyabet eğitimi alabildiğini belirtti. Öte yandan, oftalmolojik değerlendirme ve beslenme danışmanlığı görece daha yaygındı; katılımcıların %69'u en az bir kez göz hastalıkları uzmanına yönlendirilmiş veya başvurmuş, %86'sı diyetisyene danışmıştı. Nefroloji ve nöroloji konsültasyonları ise daha sınırlı kaldı (sırasıyla %24 ve %18 oranında). İleri yaştaki, çalışmayan (emekli) ve düşük eğitim/gelir düzeyine sahip hastaların diyabet süresinin belirgin şekilde daha uzun olduğu ve bu gruplarda komplikasyon gelişimi ile uzman sevk oranlarının daha yüksek bulunduğu saptandı. Benzer biçimde, düşük gelir grubundaki hastalarda diyabete bağlı komplikasyonlar ve ilgili branşlara sevk ihtiyacı, yüksek gelirlilere kıyasla anlamlı derecede fazlaydı. Cinsiyete göre karşılaştırmalarda erkek hastaların diyabet yönetiminde daha yoğun tedavi aldığı (insülin kullanımı veya ek tedavi gereksinimi) ve komplikasyon takibi için nefroloji ile nöroloji konsültasyonlarına daha sık yönlendirildiği görüldü (örn. nefroloji sevki: erkeklerde %29,5, kadınlarda %19,3; p=0,05). Yaşam tarzı faktörlerinin diyabet takibine etkisi dikkat çekiciydi: Sigara kullanan hastaların diyabet bakımına entegrasyonunun daha düşük olduğu belirlendi. Fiziksel aktivitenin önemi verilerimizle teyit edildi: Düzenli egzersiz yapan hastaların metabolik durumunun ve diyabet seyrinin belirgin biçimde daha iyi olduğu saptandı. Hiç egzersiz yapmayan grubun %47,4'ü insülin tedavisine ihtiyaç duyarken, haftada en az 4 gün aktif egzersiz yapanlarda bu oran %18,9'du (p<0,001). Benzer şekilde, sedanter hastaların diyabete bağlı ayak komplikasyonu yaşama oranı yüksek olup (%15,5), aktif yaşam sürenlerde oldukça düşüktü (%4,1; p=0,011). Ayrıca, hipertansiyon varlığı önemli bir risk göstergesiydi. Hipertansiyonu olan diyabet hastalarında diyabetik ayak prevalansı anlamlı derecede daha yüksek bulundu (%15,0'e karşı %3,8; p=0,002) ve bu hastaların diyabet eğitimi alma oranı daha yüksekti. Birden fazla kronik ek hastalığı (ör. hipertansiyon, hiperlipidemi, koroner arter hastalığı) olan diyabetliler, diğerlerine kıyasla daha fazla diyabet eğitimi almış (%44,6) ve daha yüksek oranda insülin tedavisine geçmiş durumdaydı (%41,2; p<0,001), bu da komorbiditesi olan hastaların diyabet yönetiminin daha zor olduğunu göstermektedir. Sonuç: Birinci basamakta takip edilen tip 2 diyabet hastalarının bakımında, standart izlem gereklerinin tam olarak karşılanamadığı ve hasta grupları arasında önemli farklılıklar olduğu görülmüştür. Özellikle diyabetli hastaların yalnızca onda birine ayak muayenesi yapılmış olması ve üçte ikisinin herhangi bir diyabet eğitimi almamış olması, takipteki aksaklıklara işaret etmektedir. Bulgularımız, ileri yaş, düşük sosyoekonomik düzey, sedanter yaşam ve sigara kullanımı gibi risk faktörlerine sahip hastaların diyabetinin daha kötü seyredebileceğini ve bu gruplarda komplikasyonların daha sık olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle, birinci basamakta diyabet yönetimini iyileştirmeye yönelik şu öneriler getirilebilir: (1) Hasta eğitimini yaygınlaştırmak: Diyabet eğitimi programlarına katılım artırılmalı, özellikle eğitim düzeyi düşük veya genç hastaların bu programlara erişimi teşvik edilmelidir. (2) Düzenli kontrolleri aksatmamak: Her diyabet hastasında rutin ayak muayenesi yapılması ve yıllık göz dibi değerlendirmesi gibi takip unsurları standart hale getirilmelidir. (3) Yaşam tarzı değişikliklerini desteklemek: Sedanter hastalara fiziksel aktivite kazandırılması ve sigara kullananlara bırakma konusunda özel danışmanlık verilmesi, metabolik kontrolü iyileştirecektir. (4) Yüksek risk gruplarını yakın izlemek: İleri yaşlı, birden fazla komorbid hastalığı olan veya düşük gelir/ eğitim düzeyine sahip hastalar komplikasyonlar açısından daha yakından takip edilmeli; gerekirse bu hastalar erken dönemde ilgili uzmanlara (göz, nefroloji, nöroloji, diyetisyen vb.) yönlendirilmelidir. Sonuç olarak, birinci basamakta bireyselleştirilmiş, proaktif ve kılavuzlara dayalı bir izlem stratejisi benimsenerek tip 2 diyabet hastalarında uzun vadede metabolik kontrolün iyileştirilebileceği ve komplikasyonların azaltılabileceği düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: This study aimed to evaluate the follow-up processes of patients with type 2 diabetes managed in primary care and to examine how patients sociodemographic characteristics affect diabetes monitoring. Specifically, it investigated how factors such as gender, age, occupation, height, weight, marital status, education level, and income level are reflected in the diabetes follow-up process. Materials and Methods: This descriptive cross-sectional study was conducted from February 10 to March 28, 2025, at the University of Health Sciences Ankara Training and Research Hospital, Family Medicine outpatient clinics. The study included a total of 272 patients aged 18–65 years with a diagnosis of type 2 diabetes (55.1% female; over half were aged ≥55 years). The sample size was calculated as at least 270 for an estimated population of ~900 patients (95% confidence level, 5% margin of error). Ultimately, 272 voluntary participants were enrolled and analyzed. Data were collected via a face-to-face survey after obtaining the participants verbal and written informed consent. The survey form inquired about patients demographic information, duration of diabetes, type of treatment used (oral antidiabetic medications and/or insulin), whether they had received any diabetes education, lifestyle habits (smoking, alcohol use, and physical activity level), and practices related to diabetes follow-up (e.g., regular diabetic foot examinations, referrals to ophthalmology/nephrology/neurology/dietitian, presence of comorbid chronic diseases, etc.). The collected data were analyzed using SPSS version 27.0. Categorical variables were compared with the chi-square test, and a p-value of <0.05 was considered statistically significant. Results: The duration of diabetes since diagnosis was 5 years or less in 25.7% of patients, 5–10 years in 34.2%, and over 10 years in 40.0%. In terms of treatment, 67.3% of participants were using only oral antidiabetic medications, 29.4% were on oral medication plus insulin, and 3.3% were on insulin alone. Significant deficiencies were identified in primary care follow-up practices: only 9.6% of patients had ever undergone a diabetic foot examination, and only 36.0% reported having received any diabetes education so far. On the other hand, ophthalmologic evaluation and nutritional counseling were relatively more common; 69% of participants had been referred to or consulted an ophthalmologist at least once, and 86% had consulted a dietitian. Nephrology and neurology consultations remained more limited (24% and 18% of patients, respectively). It was found that older patients, those who were retired (not actively working), and those with lower education or income levels had significantly longer diabetes duration, and these groups had higher rates of complication development as well as specialist referrals. Similarly, patients in the low-income group had significantly higher frequencies of diabetes-related complications and need for referrals to relevant specialties compared to patients with higher income. Gender-based comparisons indicated that male patients were under more intensive treatment in diabetes management (e.g., more frequent insulin use or need for additional therapy) and were more often referred for nephrology and neurology consultations for complication monitoring. For instance, the referral rate to nephrology was 29.5% in men vs. 19.3% in women (p=0.05). Lifestyle factors had a notable impact on diabetes care. It was observed that patients who smoked were less integrated into diabetes care; only 20.5% of current smokers had received diabetes education. Patients who had smoked for many years before quitting exhibited the highest complication rates (the prevalence of diabetic foot was 21.9% in former long-term smokers vs. 6.8% in those who continued smoking; p=0.001), demonstrating the long-term harms of smoking. Regular physical activity was confirmed to be very important for better outcomes. Patients engaging in routine exercise had a significantly better metabolic profile and disease course. Among patients who did not exercise at all, 47.4% required insulin therapy, whereas this rate was only 18.9% among those who exercised actively at least four days a week (p<0.001). Likewise, sedentary patients had a higher rate of diabetes-related foot complications (15.5%) compared to those leading an active lifestyle (4.1%; p=0.011). Patients with comorbid conditions were also distinctive. The presence of hypertension was a significant risk factor: the prevalence of diabetic foot ulcers was significantly higher in diabetic patients with hypertension (15.0% vs. 3.8%; p=0.002), and these patients also had a higher rate of having received diabetes education. Additionally, patients with multiple chronic comorbidities (e.g., hypertension, hyperlipidemia, coronary artery disease) had higher rates of receiving diabetes education (44.6%) and being on insulin therapy (41.2%) compared to those without such comorbidities (p<0.001), indicating that managing diabetes is more challenging in patients with coexisting chronic conditions. Conclusion In the care of type 2 diabetes patients followed in primary care, standard follow-up requirements were not fully met, and there were significant disparities among different patient groups. In particular, the fact that only one in ten patients had undergone a foot examination and that two-thirds had not received any diabetes education highlights major gaps in the follow-up care. Our findings showed that patients with risk factors such as advanced age, lower socioeconomic status, a sedentary lifestyle, and smoking tended to have a worse diabetes course and more frequent complications. Therefore, the following recommendations can be made to improve diabetes management in primary care: 1) Expand patient education: Participation in diabetes education programs should be increased; in particular, patients with lower educational levels or younger patients should be encouraged to take part in these programs. 2) Ensure regular follow-ups: Follow-up elements such as performing a routine diabetic foot exam for every patient and conducting an annual fundoscopic (retinal) examination should be established as standard practice. 3) Support lifestyle modifications: Encourage physical activity in sedentary patients and provide dedicated counseling to help smokers quit, as these measures will improve metabolic control. 4) Monitor high-risk groups closely: Patients who are older, have multiple comorbid conditions, or have low income/education levels should be monitored more closely for complications. If necessary, these patients should be referred early to relevant specialists (ophthalmology, nephrology, neurology, dietetics, etc.) for preventive care.
Benzer Tezler
- Bir aile sağlığı merkezine kayıtlı tip 2 diyabetes mellitus tanılıhastaların tedavi ve takiplerinin değerlendirilmesi
Evaluation of the treatment and follow-up of patients with type 2 diabetes mellitus in a primary care center
PELİN ATAĞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Aile Hekimliğiİstanbul Medeniyet ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET SARGIN
- COVİD-19 tanısı ile Hacettepe Üniversitesi erişkin hastanesinde izlenen hastaların hastalık ile ilgili risk algıları ve yaşam tarzı değişikliği planlarının değerlendirilmesi
Evaluation of disease-related risk perceptions and lifestyle change plans of patients followed up at Hacettepe University adult hospital with the diagnosis of COVİD-19
KAMIL ZARNISHANOV
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
İç HastalıklarıHacettepe Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜLAY SAİN GÜVEN
DR. ÖĞR. ÜYESİ NURSEL ÇALIK BAŞARAN
- 2005-2010 yılları arasında nefroloji bölümünde takip edilen son dönem böbrek yetmezliği hastalarının retrospektif analizi
Retrospectively assesment of end stage renal failure patients that had been followed in nephrology department between years 2005-2010
SALİM ÖZENÇ
- Birinci basamakta takip edilen tip 2 diyabet hastalarında motivasyon odaklı ve hasta merkezli kısa görüşme sürecinin beslenme ile egzersiz davranışı üzerine etkisi
The effect of motivational short interview model in TYPE 2 diabetic patient in primary care
BİLGE TUNCEL TURGUT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Aile HekimliğiMarmara ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET AKMAN
- Tip 2 diyabetes mellitus hastalarında diyabetik ayak bilgisinin ve özetkililiğinin araştırılması
Research of diabetic foot knowledge and self-effi̇cacy of TYPE 2 diabetes mellitus patients
ASLI KIR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ERKAN ŞENGÜL