Geri Dön

Doğum indüksiyon başarısını öngörmede ultrasonografik olarak uterus ve serviks arasındaki açıların değerlendirilmesi, bishop skoru ve servikal uzunluk ile prediktivitelerinin kıyas edilmesi

Evaluation of the angles between the uterus and cervix by ultrasonography in predicting the success of labor induction: Comparison of their predictive value with the bishop score and cervical length

  1. Tez No: 953098
  2. Yazar: AYŞE GİZEM YILDIZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALİ TURHAN ÇAĞLAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Miada ulaşmış nullipar hastalarda doğum indüksiyon başarısını öngörmede uteroservikal açı, posterior servikal açı, bishop skoru ve servikal uzunluğun etkinliğini araştırmaktır. Yöntem: Çalışmamız Kasım 2022 ve Haziran 2023 tarihleri arasında hastanemize yatışı yapılarak doğum indüksiyonu kararı verilen hastalarda prospektif olarak yapılmıştır. Anne yaşının 18-40 arası olduğu, nullipar ve tekil canlı verteks prezente fetüs taşıyan 37 ila 41. gebelik haftası arasında olduğu gebeler seçilerek, kriterleri sağlayan 140 hasta transvajinal sonografi ve digital servikal muayene ile değerlendirilmiştir. Ultrasonografi ile servikal uzunluk ve uterusla serviks arasındaki açılar olan uteroservikal açı ve posterior servikal açı ölçülmüş ve beraberinde hastanın vajinal muayenesi yapılarak Bishop skoru kaydedilmiştir. Klinisyen kararına çalışma ekibinin dahil olmadığı bir biçimde hastalara olgunlaştırıcı olarak foley balon, mizoprostol veya dinoproston uygulanmış yada direkt olarak oksitosin infüzyonu başlanmıştır. Kategori III Nst veya aktif vajinal kanama varlığında hastalar acil C/S ye alınmış olup, bu hastalar çalışmadan dışlanmıştır. 24 saat içerisinde aktif faza giremeyenler başarısız indüksiyon olarak değerlendirilmiştir ve başarısız vajinal doğum girişimi olarak sınıflandırılmıştır. Hastalar vajinal doğum başarısı sağlanan ve sağlanamayan olarak iki gruba ayrılmışlar ve her iki grup arasındaki hedef parametreler ayrı ayrı kıyaslanmışlardır. Hastalar indüksiyon yöntemleri ve yatış tanılarına göre ayrı ayrı gruplanarak da hedef parametreler kıyaslanmıştır. Ayrıca hastalarda uteroservikal açı ve posterior servikal açı, Bishop skoru ve servikal uzunluk ile kombine edilerek kıyaslanmış ve doğum başarısını ne kadar predikte ettikleri değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmamıza katılan 140 gebeden 14 gebe intrapartum dönemde acil sezaryene alınmış olup çalışmadan dışlanmıştır. 126 hastanın 61 tanesi vajinal yolla ve 65 tanesi başarısız vajinal doğum girişimi nedeniyle abdominal yolla doğum yapmıştır. Çalışmamızda vajinal doğum yapan hastalar başarılı ve CS ile doğum yapan hastalar başarısız grup olarak kategorize edilmiştir. İki grup arasında demografik ve temel obstetrik bazı parametreler karşılaştırıldığında yaş, boy, abort sayısı ve gebelik haftası açısından anlamlı bir fark bulunmazken, kilo ve VKİ başarısız grupta anlamlı olarak yüksekti. (Kilo için AUC=0.645, sensitivite=%66, spesifisite=%64, p value=0.003 ve cut-off value=77; VKİ için AUC=0.650, sensitivite= %65, spesifisite=%69, p value=0.002 ve cut-off value=29.3) Yapılan regresyon analizinde ise vücut kitle indeksinde 1 birim artış başarısız vajinal doğum girişimini 1.128 kat artırırken (OR=1.128, p=0.014), hastanın kilosunda 10 kilogramlık bir artış ise başarısız vajinal doğum girişimini 1.4 kat artırır.(OR=1.038) İndüksiyon başarısı sağlanan grupta servikal uzunluk anlamlı olarak kısalmıştır. (p=0.008) Servikal uzunluk için yapılan ROC analizi eğrisi verilerine göre bulunan cut-off değeri 18.8 mm'dir. (AUC=0.632, sensitivite=%78, spesifisite=%48, p=0.008, cut-off value= 18.8) Regresyon analizinde ise servikal uzunluktaki bir santimetrelik artış başarısız vajinal doğum girişimini 1.056 kat artırmaktadır.(OR=1.056, p=0.010) Her iki grupta UCA ile Bishop skoru benzer iken, dilatasyon ve efasmanın indüksiyon öncesi daha ileri olduğu hastalarda vajinal doğum başarısı daha yüksektir.(p= 0.005) PCA ise başarılı grupta oldukça yüksek olsa da istatistiksel olarak anlamlı değildir ancak PCA değeri literatüre uygun olarak >100 ve <100 olarak klasifiye edildiğinde sadece oksitosin uygulanan ve servikal olgunlaştırıcı kullanılmayan hasta grubunda açının 100 derece ve üzeri olduğu durumlar vajinal doğumu predikte etmektedir.(p=0.022) Ayrıca PCA değerinin 100 ve üzerinde olduğu ve servikal uzunluğun 25 mm altında olduğu durumlar da vajinal doğumu predikte etmekte istatistiksel olarak anlamlıdır. (p=0.021) Başarısız grupta aktif faz süresi ve oksitosin süresi anlamlı olarak uzundur. (p<0.001) Doğum ağırlığı ise başarısız vajinal doğum girişimi riski ile istatistiksel olarak ilişkilidir.(p=0.001) ROC analizi eğrisine göre 3260 gr ve üzeri fetüslerde başarısız vajinal doğum girişimi riski artmıştır. Doğum ağırlığındaki 100 gramlık artış başarısız vajinal doğum girişimi riskini 1.176 kat artırmakta idi.(OR=1.176, p<0.001) Tanıya göre sınıflamada herhangi anlamlı istatistiki bir veri bulunamamasına rağmen; yöntemlere bakıldığında foley balon uygulanan hastalarda uterus ve serviks arasındaki açılar oldukça benzerdir fakat yöntemin sezeryanla doğum oranı diğer yöntemlere kıyasla oldukça yüksektir. (%49) Sonuç: Miadında değerlendirilen nullipar gebelerde Uteroservikal açı ve Bishop skoru ölçümü doğum indüksiyonunun başarısını öngörmede başarılı değildir. Ancak servikal uzunluk, PCA, dilatasyon ve efasman doğum indüksiyonu için başarılı birer prediktördür. Hastanın kilosunun 77 kg ve üzeri olması ve VKİ değerinin 29.3'ten büyük olması başarısız vajinal doğum girişimi riskini artırır. Başarısız vajinal doğum girişimi olan hastalarda oksitosin uygulanma süresi ve aktif faz süresi beklenildiği üzere uzamıştır.

Özet (Çeviri)

Aim: To investigate the efficacy of uterocervical angle, posterior cervical angle, bishop score and cervical length in predicting labor induction success in nulliparous patients at term. Methods: Our study was conducted prospectively in patients who were admitted to our hospital between November 2022 and June 2023 and decided for induction of labor. Maternal age was between 18-40 years, nulliparous and carrying a singleton live vertex-presenting fetus between 37 and 41 weeks of gestation. 140 patients who met the criteria were evaluated by transvaginal sonographyand digital cervical examination. Cervical length, uterocervical angle and posterior cervical angle, which are the angles between the uterus and cervix, were measured by sonography and Bishop score was recorded by vaginal examination. A foley balloon, misoprostol or dinoprostone was administered as a ripening agent or oxytocin infusion was started directly, without the involvement of the study team in the clinician's decision. In the presence of category III NST or active vaginal bleeding, patients were placed on emergency C/S and excluded from the study. Those who failed to enter the active phase within 24 hours were considered as failed induction and classified as failed vaginal delivery attempt. Patients were divided into two groups as successful and unsuccessful vaginal delivery and the target parameters were compared separately between both groups. Target parameters were also compared by grouping patients separately according to induction methods and hospitalization diagnoses. In addition, uterocervical angle and posterior cervical angle were compared with Bishop's score and cervical length and the extent to which they predicted labor success was evaluated. Results: Out of 140 pregnant women who participated in our study, 14 pregnant women were excluded from the study due to Category III NST or active vaginal bleeding. 61 of the patients delivered vaginally, but 65 of them were delivered by C/S due to unsuccessful vaginal delivery attempts. In our study, some demographic and basic obstetric parameters were compared between the successful and unsuccessful groups. There was no significant difference between the two groups in Elbette! Aşağıda verdiğiniz başlığın akademik ve teknik bağlama uygun İngilizce çevirisini bulabilirsiniz: **“Evaluation of the Angles Between the Uterus and Cervix by Ultrasonography in Predicting the Success of Labor Induction: Comparison of Their Predictive Value with the Bishop Score and Cervical Length”** Eğer bu bir tez, makale ya da sunum başlığıysa, bu haliyle yaygın kullanılan tıbbi terminolojiye ve akademik İngilizceye uygundur. İsterseniz daha kısa ya da farklı bir versiyon da hazırlayabilirim. terms of age, height, presence of abortions and gestational week, but weight and BMI were significantly higher in the unsuccessful group. (AUC=0.645, sensitivity=66%, specificity=64%, p value=0. 003 and cut-off value=77; AUC=0.650, sensitivity=65%, specificity=69%, p value=0.002 and cut-off value=29.3) In the regression analysis, a unit increase in body mass index increases the rate of unsuccessful vaginal delivery attempt 1.128 times (OR=1.128, p=0.014), while an increase of 10 kilograms in the patient's weight increases the rate of unsuccessful vaginal delivery attempt 1.4 times. (OR=1.038, p=0.01). Cervical length was significantly shorter in the group with successful induction (p=0.008). The cut-off value found according to the ROC analysis curve data for cervical length was 18.8 mm.(AUC=0.632, sensitivity=0.632, specificity=78%) In the regression analysis for cervical length, cervical length increases the risk of unsuccessful vaginal delivery attempt 1.056 times per a centimeter.(OR=1.056, p=0.010). While UCA and Bishop score were similar in both groups, the success of vaginal delivery was higher in patients in whom dilatation and effacement were more advanced before induction.(p= 0.005) Although PCA was quite high in the successful group, it was not statistically significant, but when the PCA value was classified as >100 and <100 in accordance with the literature, only in the group of patients who were administered oxytocin and did not use cervical ripeners, an angle of 100 degrees or more predicted vaginal delivery.(p=0.022). Active phase duration and oxytocin duration were significantly longer in the unsuccessful group. (p<0.001, p=0.006) Birth weight was also statistically associated with unsuccessful vaginal delivery attempts. (p=0.001) According to the ROC analysis curve, unsuccessful vaginal delivery attempts increased in fetuses weighing 3260 g and above. A hundred gram increase in birth weight increased the risk of unsuccessful vaginal delivery attempt by 1.176 times (OR=1.176, p<0.001). Although no significant statistical data was found in the classification according to the diagnosis, the angles between the uterus and cervix were quite similar in patients with foley balloon, but the cesarean delivery rate of this method was quite high compared to other methods (49%). Conclusion: In nulliparous pregnant women evaluated at term, uterocervical angle and Bishop score measurements were not successful in predicting the success of labor induction. However, cervical length, PCA, dilatation and effacement are successful predictors for labor induction. A patient's weight of 77 kg or more and a BMI greater than 29.3 increase the risk of a failed vaginal delivery attempt. As expected, the duration of oxytocin administration and the duration of the active phase were prolonged in patients with failed vaginal labor attempts. More studies including a large number of pregnant women are needed.

Benzer Tezler

  1. Doğum indüksiyonu başarısının öngörülmesinde uteroservikal açının değerlendirilmesi

    Assessment the efficacy of the uterocervical angle foreseeing the success of labor induction

    EMRAH DAĞDEVİREN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET AYTAÇ YÜKSEL

    UZMAN BERNA ASLAN ÇETİN

  2. Doğum indüksiyonu başarısı üzerine maternal ve fetal faktörlerin etkileri

    The effects of maternal and fetal factors on success of birth induction

    HALİL İBRAHİM ŞİŞMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kadın Hastalıkları ve DoğumKütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ CENK SOYSAL

  3. Doğum indüksiyonu öncesinde elastografi ile bishop skorunun korelasyonunun incelenmesi ve doğumu öngörmesi

    Investigation of correlation between elastography and bishop score before labor induction and prediction of birth

    DENİZ NACAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RECEP ERİN

  4. Doğum sonuçlarını öngörmede bishop skoru ile intrapartum ultrason skoru'nun karşılaştırılması

    Comparison of bishop score and intrapartum ultrasound score in prediction of birth results

    KÜBRA KARAKOLCU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HALİL GÜRSOY PALA

  5. İlk gebeliklerde başarılı doğum indüksiyonun öngörülmesinde ultrasonografi ile servikal kıvam (cervıcal consistency) ve uzunluk değerlendirilmesi

    Evaluation of cervical consistency and length by ultrasonography in predicting successful labor induction in first pregnancies

    MEHMET NADİR KILINÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    UZMAN EMRE DESTEGÜL