Timik epitelyal tümörlerde minimal invaziv cerrahi yaklaşım
Minimally invasive surgical approach in thymic epithelial tumors
- Tez No: 951063
- Danışmanlar: PROF. DR. BERKER ÖZKAN, DR. SALİH DUMAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Cerrahisi, Thoracic Surgery
- Anahtar Kelimeler: Timik epitelyal tümör, timoma, minimal invaziv torakoskopik cer-rahi, VATS, sağkalım, komplikasyon, Masaoka-Koga evreleme sistemi, TNM, Thymic epithelial tumor, thymoma, minimally invasive surgery, VATS, survival, complication, Masaoka-Koga, TNM
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
TİMİK EPİTELYAL TÜMÖRLERDE MİNİMAL İNVAZİV CERRAHİ YAKLAŞIM Amaç: Timik epitelyal tümörlerde cerrahi, tedavinin temelini oluşturur. Son yıllarda minimal invaziv cerrahi teknikler (VATS) geleneksel yaklaşımlara alternatif olarak öne çıkmıştır. Bu çalışmada; timik epitelyal tümörlerde minimal invaziv cerrahi yaklaşımın ve klinik, histopato-lojik, radyolojik ve postoperatif sonuçların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Ocak 2003–Ocak 2025 tarihleri arasında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı'nda opere edilen ve patoloji sonucu timik epitelyal tümör olarak doğrulanan 116 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Tüm olgular VATS (vi-deo yardımlı torakoskopik cerrahi) yaklaşımıyla opere edilmiş ve açık cerrahiye geçilen, neoad-juvan tedavi alan hastalar dışlanmıştır. Hastalara ait demografik veriler, MG birlikteliği, tümör çapı, SUVmax değerleri, histopatolojik alt tipleri, evreleme sistemleri (Masaoka-Koga, TNM 8 ve 9), uygulanan cerrahi yaklaşım ve adjuvan tedavi gibi parametreler kaydedildi. Bu veriler literatür destekli tanımlar ile kodlanarak SPSS 25 ile analiz edildi. Sağkalım analizinde Kaplan-Meier testi kullanıldı. p<0.050 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Olguların yaş ortalaması 47, %56.9'u erkekti. MG eşlik oranı %81 idi ve va-kaların %94.8'i unilateral VATS ile tamamlandı. En sık histolojik alt tip B2 (%36.2), en yaygın evre Masaoka-Koga IIA (%37.1) idi. Ekstended cerrahi uygulanan 22 hastada hastanede yatış süresi anlamlı şekilde daha uzundu (p=0.046). Komplikasyon oranı genel olarak %4.3 (n=7) olup, timik karsinom grubunda komplikasyon oranı %100'dü (p<0.001). Ekstended cerrahide çoklu organ rezeksiyonu komplikasyon oranını artırdı (p=0.015). 60. ay DFS oranı %99, 120. ay DFS %97.1; OS ise sırasıyla %93.4 ve %80.8 olarak bulundu. Yaş ≥50, eşlik eden hastalık ve MG yokluğu, genel sağkalımı olumsuz etkileyen faktörlerdi (p<0.050). Adjuvan tedavi, özellik-le ileri evre ve invaziv timomada sık uygulanmış; sağkalım üzerine doğrudan anlamlı etki gös-termemiştir (p>0.05). Bununla birlikte, literatürde adjuvan tedavinin pozitif cerrahi sınır, yeter-siz rezeksiyon ve invaziv tümör varlığında sağkalımı destekleyici etkileri olduğu bildirilmekte-dir. Sonuç: Minimal invaziv cerrahi, timik epitelyal tümörlerde güvenle uygulanabilirliği, düşük komplikasyon oranları ve tatmin edici uzun dönem sağkalım sonuçları ile öne çıkmakta-dır. Timik karsinom, B2/B3 alt tipleri ve çoklu organ tutulumu; yüksek komplikasyon oranları ve ileri evre hastalık ile anlamlı ilişki göstermiştir. Sağkalım; ileri yaş, komorbid durumlar ve miyas-tenia gravis yokluğu ile olumsuz etkilenmiştir. Adjuvan tedavi ileri evrelerde daha sık tercih edilmesine rağmen sağkalım üzerinde istatistiksel anlamlı bir etki gözlenmemiştir.
Özet (Çeviri)
MINIMALLY INVASIVE SURGICAL APPROACH IN THYMIC EPITHELIAL TUMORS Objective: Surgical resection is the cornerstone of treatment in thymic epithelial tu-mors. In recent years, minimally invasive surgical techniques, particularly video-assisted thora-coscopic surgery (VATS), have emerged as viable alternatives to traditional open approaches. This study aimed to evaluate the role of minimally invasive surgery in thymic epithelial tumors, along with clinical, histopathological, radiological, and postoperative outcomes. Methods: A retrospective analysis was conducted on 116 patients operated on between January 2003 and January 2025 at the Department of Thoracic Surgery, Istanbul Fa-culty of Medicine, Istanbul University, whose pathology results confirmed thymic epithelial tumors. All patients underwent VATS, and those who received neoadjuvant therapy and requi-red conversion to open surgery were excluded. Demographic data, presence of myasthenia gravis (MG), tumor diameter, SUVmax values, histopathological subtypes, staging systems (Masaoka-Koga, 8th and 9th TNM), surgical approach, and adjuvant therapy were recorded. Data were coded using literature-supported definitions and analyzed with SPSS 25. Kaplan-Meier analysis was used for survival. A p-value <0.05 was considered statistically significant. Results: The mean age of the patients was 47 years, and 56.9% were male. MG was present in 81% of cases, and 94.8% of surgeries were completed with unilateral VATS. The most common histological subtype was B2 (36.2%), and the most frequent stage was Masaoka-Koga stage IIA (37.1%). In 22 patients who underwent extended resection, hospital stay was significantly longer (p=0.046). The overall complication rate was 4.3% (n=7), with a 100% complication rate in the thymic carcinoma group (p<0.001). Multiorgan resection during exten-ded surgery significantly increased the risk of complications (p=0.015). The 60-month disease-free survival (DFS) rate was 99%, and 120-month DFS was 97.1%; overall survival (OS) was 93.4% and 80.8%, respectively. Age ≥50, comorbidities, and the absense of MG negatively affected overall survival (p<0.050). Although adjuvant therapy was more frequently administe-red in advanced and invasive thymomas, it did not show a statistically significant impact on survival (p>0.05). However, literature supports its benefit in cases of positive surgical margins, incomplete resections, or invasive disease. Conclusion: Minimally invasive surgery can be safely performed in thymic epithelial tumors, offering low complication rates and favorable long-term survival outcomes. Thymic carcinoma, B2/B3 subtypes, and multiorgan involvement were significantly associated with higher complication rates and advanced-stage disease. Overall survival was adversely affected by older age, comorbidities, and the absense of myasthenia gravis. While adjuvant therapy was more commonly applied in advanced stages, it did not significantly improve survival. Negative surgical margins, effective management of MG, and a multidisciplinary approach remain key determinants of treatment success.
Benzer Tezler
- Timik tümörlerde C-erb-B2, CD117 ve EGFR ekspresyonu ve klinikopatolojik yaklaşım
C-erb-B2, CD117 and EGFR expressions and clinicopathological approach in thymic tumors
EYLEM PINAR ESER
- Preoperatif timik epitelyal tümör karakterizasyonunda 18F-FDG PET/BT'nin katkısı
Contribution of preoperative 18F-FDG PET/BT in characterization of thymic epithelial tumor
CANER CİVAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul ÜniversitesiNükleer Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ZEYNEP GÖZDE ÖZKAN
- Adneksiyal kitlelerde frozen materyalleri ve parafin takip sonuçlarının karşılaştırmalı değerlendirilmesi
Comparative evaluation of frozen materials and paraffin tracking results in adnexal masses
İREM KALIPCI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CEMAL REŞAT ATALAY
- Timomada cerrahi tedavi
Surgical treatment of timoma
SUPHİ AYDIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Göğüs CerrahisiSağlık BakanlığıGöğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SELİM ŞAKİR ERKMEN GÜLHAN
- Timoma ve timik karsinom vakalarında PD-L1 ve SOX-2 ekspresyonunun klinikopatolojik bulgularla ilişkisi
The relationship of PD-L1 and SOX-2 expression with clinicopathological findings in case of thymoma and thymic carcinoma
HAKAN ÖZTÜRKÇÜ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
PatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYLİN GÜL